Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6084, sondan 153. ayet; 93. sure ve Duhâ Suresinin 5. ayetidir. Duhâ Suresi 5. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 19 ve toplam ebced değeri ise 2013 olarak hesaplanmıştır. Duhâ Suresinin toplam ebced değeri 12502 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
“İşin sonu” diye çevirdiğimiz âhiret ile “öncesi” diye çevirdiğimiz ûlâ kelimelerinin buradaki anlamları konusunda iki yorum yapılmıştır: a) Senin bundan sonraki hayatın bundan önceki hayatından daha güzel ve başarılı olacak, özellikle peygamberlik görevinin sonu başlangıcından daha verimli olacak, b) Ebedî olan âhirette cennetteki hayatın geçici olan dünya hayatından daha güzel olacak. Bize göre, –bu âyetlerin inmesine sebep olan putperestlerin, “Artık Muhammed’e vahiy gelmiyor; Allah onu unuttu” gibi sözler söyleyerek (Buhârî, “Tefsîr”, 93) Peygamber’in sonunun geldiğini, davasının fiyasko ile biteceğini ummaları karşısında– Allah Teâlâ, resulünün sonunun gelmesi şöyle dursun, bundan sonraki hayatının, peygamberlik faaliyetlerinin ruhanî tekâmülünün öncekinden daha verimli, daha başarılı olacağını müjdelemiştir.
Mehmet Okuyan
Rabbin, yakında sana (nimetler) verecek ve sen memnun olacaksın.
Maksat şefaattir. Hz. Ali'nin oğlu Muhammed-ibn-il-Hanefiyye'nin, ey Iraklılar, Allah kitabında en ziyade rahmeti şamil olan, en fazla ümit veren ayet, "Ey nefislerine uyup hadden aşırı hareket eden kullarım, Allah rahmetinden ümit kesmeyin; şüphe yok ki Allah, bütün suçları örter, şüphe yok ki o, suçları örter, rahimdir" ayetidir sanıyorsunuz (39, 53), halbuki biz Ehl-i Beyt deriz ki, Allah'ın kitabında, insana en fazla ümit veren ayet, "Ve elbette yakında rabbin, öyle şeyler verecek ki sana, nihayet razı olacaksın ona" ayetidir; andolsun Allah'a ki Muhammed Peygamberin razılığı, Tanrıyı bir tanıyanlara şefaattir. O derece bağışlayacak Tanrı ki sonucu, Muhammed Peygamber razı oldum, razı oldum diyecektir dediği rivayet edilmiştir. İmam Ca'fer-üs-Sadık (a.s), ceddimin rızası, Tanrıyı bir tanıyan hiçbir kimsenin cehennemde kalmamasıdır buyurmuştur (Mecma, 2, 606).
Abdullah Parlıyan
Rabbin sana ahirette sevap, ikram, şefaat gibi şeyleri verdikçe verecek ve sen de razı olacaksın.
5.Bu ayeti kerimenin iniş sebebi hakkında da Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan yukarıdakine benzer bir rivayet nakledilmiştir. Hakim`in, ed-Delail`de Beyhaki`nin, Taberani`nin ve daha başkalarının rivayet ettiklerine göre Abdullah bin Abbas (r.a.) şöyle söylemiştir: "Resulullah (a.s.)`a ümmetine fethi nasib edilecek (yer)ler köy köy gösterildi. Bu Resulullah (a.s.)`ı sevindirdi. Bunun üzerine Yüce Allah: "Elbette Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın" ayeti kerimesini indirdi.
Ali Bulaç
Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.
Böylece, Rabb’in sana özlediğin o mutlu günleri bahşedecek ve sen deO’nun sınırsız lütuf ve ikramıyla hoşnut kalacaksın. Bunun ispatı olarak, geçmişine dönüp bir baksana:
Peygamber Efendimize vâd edilen bu hoşnutluk hem dünya hem de âhiret yönündendir. Dünyada: İlahî feyizler, öncekilerin ve sonrakilerin ilimlerini bilme, fetihler ile dini yüceltmek, hakkı ve hayrı yaymada başarı, âhirette ise şefaat-ı uzmâ makamıdır. Bazı zatlara göre, Kur’ân’da en ümit veren ayet budur, zira kendisine ümmet olma şuur ve şerefini taşıyan kimseye şefaatçi olmadıkça Efendimizin razı olacağı düşünülemez.