Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6134, sondan 103. ayet; 98. sure ve Beyyine Suresinin 4. ayetidir. Beyyine Suresi 4. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 46 ve toplam ebced değeri ise 3273 olarak hesaplanmıştır. Beyyine Suresinin toplam ebced değeri 28116 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وما تفرق الذين اوتوا الـكتاب الا من بعد ما جاءتهم البينة
Müfessirlerin çoğunluğuna göre bu âyetteki “açık kanıt”tan maksat, getirdiği mesaj ve mûcizelerle apaçık hak ve hakikat elçisi olan Hz. Peygamber’dir. Buna rağmen Ehl-i kitap onun hakkında ihtilâfa düştüğü için kınanmıştır. Müfessirler Hz. Peygamber gelinceye kadar Ehl-i kitabın, son peygamberin geleceği hakkında fikir birliği içerisinde bulunduğunu, fakat Hz. Peygamber geldikten sonra bir kısmı ona inandığı, çoğu ise inkâr ettiği için ayrılığa düştüklerini söylemişlerdir (Taberî, XXX, 169; Şevkânî, V, 558-559). İbn Âşûr’a göre bu âyetteki “açık kanıt”la Hz. Îsâ’nın gelişi kastedilmiştir. Zira, İsrâiloğulları’nın geçmişteki bazı peygamberlerinin verdikleri haber uyarınca, Hz. Îsâ kendilerine peygamber olarak gönderildiği halde onların bazıları ona inanırken büyük çoğunluğu onun peygamberliğini tanımamışlar, böylece aralarında ayrılığa düşmüşler, yahudiler ve hıristiyanlar olarak bölünmüşlerdir (XXX, 478-479).
Mehmet Okuyan
Kendilerine kitap verilenler ancak o [beyyine] (apaçık bir elçi) kendilerine geldikten sonra ayrılığa düşmüşlerdi.
1- Gerçeği apaçık, açıklayıcı olan bilgi. 2- Hakk'ı kabul etmeye yanaşmadılar.
Ahmet Akgül
Kitap Ehlinden olanlar, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra (Allah’ın ayetlerini yanlış yorumlama ve yozlaştırma çabalarından ve kıskançlık damarlarından dolayı) fırkalara ayrılmışlardır.
İşte bundan sonra, müjdelenen peygamberin, kendi içlerinden görevlendirilmeyip, âdil önder Muhammed'in hak delil Kuran ile tebliğe başlamasından sonra, kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlar ihtilâf çıkardılar, ayrı baş çektiler, düşman oldular.
Böyle iken, kendilerine kitab verilenler, ancak kendilerine o hüccet (Peygamber, yahud Kur'an) geldikten sonra tefrikaya düştüler. (Kimi peygambere iman etti, kimi inkâr etti, kimi de şübhe içinde bocaladı durdu.)
Ama ne var ki, kendilerine kutsal Kitap emânet edilmiş olan ve Son Peygamber zuhûr eder etmez ona iman edeceklerini öne süren Yahudi ve Hıristiyanlar, asıl kendilerine bu apaçık delil geldikten sonra —Tevrat ve İncil’in müjdelediği Son Elçiyi inkâr ederek— inanç birlikteliklerini bozup hak dinde ayrılık çıkardılar.
Mustafa İslamoğlu Beyyine Suresi 4. Ayet Açıklaması
[5841] Bu “belgeler” önceki vahiylerde bildirilen gelecek elçilerle ilgili bilgiler olmalıdır (Eski Ahid: Tesniye 18:15-19; İncil: Yuhanna, 14:16, 26,30; Matta, 24:14-15).
[5842] Zımnen: İnsanlığın değişmez değerlerinin öbür adı olan çağlar üstü islâmın amacı insanlığı ortak doğrular üzerinde birleştirmekti, fakat maksadı anlamayan müntesipler onu ihtilaf ve ayrılığa dönüştürdüler. Kur’an bunun sebebini de söyler: “aralarındaki kıskançlık yüzünden” (2:213). Bunun temelinde de hakikate teslim olma değil, hakikati teslim alma hastalığı yatmaktadır. İlâhî hikmet açısından bu, Allah’ın farklılığa izin vermesinin ve insan için takdir ettiği iradenin doğal bir sonucudur (11:118 ve 2:253). Bu da ilâhî hakkaniyetin şuurlu varlıklardaki yansıması olan diyalektiğin bir gereğidir. Âlemlerin Rabbi aklın inkişafını bu yasaya bağlamıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Halbuki, kitap verilmiş olanlar; ayrılmış olmadılar, kendilerine o hüccet geldikten sonra tefrikaya düştüler.
O gelince kimi inanmak, kimi reddetmek sûretiyle, onun hakkında ayrılığa düştüler. Oysa Ehl-i kitap daha önce böyle bir resulün geleceğini beklemekte ittifak içindeydiler.
Süleyman Ateş
Kitap verilmiş olanlar, ancak kendilerine açık kanıt geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Süleymaniye Vakfı Beyyine Suresi 4. Ayet Açıklaması
[*] "İnsanlar tek bir topluluktu; Allah onlara, müjde veren ve uyarıda bulunan nebiler gönderdi. Onlarla birlikte gerçeği içeren kitap da indirdi ki, ayrılığa düştükleri konularda insanlar arasında hakemlik yapsın. Kitapta ayrılığa düşenler kendilerine Kitap verilenlerden başkası olmadı. O açık belgeler geldikten sonra birbirlerinin haklarına göz diktikleri için böyle oldu. Sonra Allah inanmış olanları, anlaşamadıkları konuda, kendi izniyle doğruya ulaştırdı. Allah düzenine uyanı doğruya yöneltir." (Bakara 2:213).
Şaban Piriş
Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ayrılığa düştüler.