Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 41, sondan 6196. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 34. ayetidir. Bakara Suresi 34. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 62 ve toplam ebced değeri ise 2753 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (8) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
واذ قلنا للملئكة اسجدوا لادم فسجدوا الا ابليس ابى واستكبر وكان من الكافرين
Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.
Terim olarak secde ayaklar, dizler, eller ve alın yere konarak yapılan özel bir ibadet şekli olup namazın en önemli kısmıdır ve ibadetin ruhuna en uygun davranış biçimidir. Bu şekildeki bir hareketin, ibadet maksadıyla Allah’tan başkasına yapılması, hak dinlerin hiçbirinde câiz görülmemiştir. İbadet maksadı taşımaksızın insanların birbirine, saygı göstermek üzere secde etmeleri, İslâm’dan önceki bazı dinlerde ve kültürlerde câiz görülmüş ve uygulanmıştır. Nitekim Hz. Yûsuf’un babası ve annesiyle diğer aile fertleri ona kavuştuklarında secde etmişlerdi (Yûsuf 12:100). Meleklerin Âdem’e secde etmeleri Allah’ın emriyle olmuş, bu bir tek hareketle melekler iki şey yapmışlardır: a) Allah Teâlâ’ya ibadet, b) yeryüzünde O’nun halifesi olmak üzere yaratılmış ve birçok üstün vasıflarla donatılmış Âdem’e saygı ve onun hilâfete liyakatini tasdik. Âdem için yapılan secde şeklindeki saygı hareketi, Allah’ın emriyle olduğu ve Âdem’e ibadet maksadı taşımadığı için şirk şâibesinden de uzak bulunmuştur.
Meleklerin arasında bulunan ve onlar Allah’ın emri üzerine Âdem’e secde ettikleri halde bu emre karşı koyan İblîs’in “melek mi, cin mi” olduğu konusu tartışılmıştır. Bazı rivayetler yanında özellikle bu âyette geçen “... İblîs hariç melekler secde ettiler” ifadesine dayanan bazı tefsirciler onun önde gelen bir melek olduğunu, bu isyandan sonra meleklik sıfatını kaybettiğini ve kendisine Allah tarafından farklı özellikler verildiğini ileri sürmüşlerdir. Yine bazı rivayetler yanında özellikle “O, cinlerdendi; rabbinin emrinden dışarı çıktı” (Kehf 18:50) meâlindeki âyeti delil olarak kullanan tefsirciler de İblîs’in melek değil, cin türünden olduğunu, hatta nasıl Âdem insanlığın babası ise onun da cinlerin babası olarak yaratıldığını savunmuşlardır. Her ne kadar “İblîs hariç” şeklindeki istisna, İblîs’in meleklerden olduğu kanaatini veriyorsa da, bir toplulukla beraber bulunan, fakat onların cinsinden, türünden olmayan varlıklar için de istisna ifadesi kullanıldığı (istisnâ-i munkatı‘), meselâ “Koyun sürüsü geldi ancak çoban gelmedi” denilebildiği, ayrıca meleklerin yaratılış özellikleri arasında “Allah’ın emrine karşı çıkmamak ve buyurulanı yerine getirmek” (Tahrîm 66:6) vasfının da bulunduğu göz önüne alındığında İblîs’in melek türünden olmadığı tesbiti ve yorumu ağır basmaktadır.
Mehmet Okuyan
Hani meleklere “Âdem için (Allah’a) secde edin.” demiştik; onlar da hemen secde etmişti. İblis hariç. Yüz çevirmiş, kibirlenmiş, kâfirlerden olmuştu.
Buradaki hitabın meleklere yönelik olması ile İblis’in hariç tutulma durumu birbirine karıştırılmamalıdır. Zira Kehf 18:50’de belirtildiği üzere o, cinlerdendi. Ayrıca A‘râf 7:12’de “Âdem için (Allah’a) secde etme” emri meleklerden ayrı olarak doğrudan İblis’e hitaben de yer almaktadır. Ayetteki “İblis hariç” kısmını ayrı bir cümle olarak tercüme etmemizin sebebi Hicr 15:31 ve Sâd 38:74. ayetlerin başındaki kullanımlardır. Benzer mesajlar: A‘râf 7:11; Hicr 15:31; İsrâ 17:61; Kehf 18:50; Tâhâ 20:116; Sâd 38:74.
Bayraktar Bayraklı
Meleklere, “Âdem'e secde ediniz” dediğimiz vakit İblis'ten başka hepsi secde ettiler. İblis secde etmedi, kibirlendi ve kâfirlerden oldu.[14]
1- Ademi yarattığım için bana secde edin. 2- Şeytanın bir tür başka özelliğini ifade eden bir sıfattır. Şeytan-i racîm, İblis olarak anılmaktadır. 3- İblis, secde etmediği için kâfir olmadı; o, zaten kâfirdi; kâfir olduğu için secde etmedi. Bu nedenle “kâfir oldu” şeklinde yapılan çeviriler doğru değil.
Ahmet Akgül
Ve Biz bütün meleklere: "(O halde şimdi) Adem'e secde edin! (O'nun üstünlüğünü kabullenin!) ” demiştik. Onlar da hemen secde etmişlerdi. Yalnız İblis diretmiş, kibirlenmiş ve kâfirlerden (inatçı ve inkârcı nankörlerden) olup (gitmişti).
Hani meleklere, Âdem'e secde edin demiştik de İblisten başka bütün melekler secde etmişlerdi. O, secde etmekten çekinmiş, ululanmak istemişti de kafirlerden olmuştu.
İblis kelimesinin, şiddetli sıkıntıya, kedere uğramak anlamına gelen "iblâs" kelimesinden geldiği söylendiği gibi bu sözün Arapça olmayıp yabancı bir dilden Arapça'ya geçtiği de söylenmiştir (al-Müfredât, s. 59, Mecma'-ül-Beyan, c.1, s.35).
Abdullah Parlıyan
Sonra meleklere “Haydi Adem'in önünde secde edin” dediğimizde İblis dışında hepsi yere kapandı. O ise, reddetti bunu, kibrine yediremedi ve hakkı görmezlikten gelerek inkârcılardan oldu.
Hani biz meleklere:
“Âdem'e secde ederek saygı gösterin" demiştik. Melekler hemen secde ederek saygı gösterdiler. Yalnız İblis dayattı. Büyüklük taslayıp serkeşlik etti, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerden, kâfirlerden oldu.
5.Tefsirlerde ifade edildiğine göre burada kastedilen secde Hz. Adem`in önünde eğilmek şeklinde gerçekleştirilen bir selam secdesidir. Yüce Allah, halifelik görevi ile yarattığı insanın bu yönüyle meleklerden ve cinlerden üstün olduğunu bildirmek için meleklere ve cinlere Hz. Adem`e secde etmelerini emretmiştir. Bütün melekler bunu kabul ettiği halde İblis kendisinin daha üstün olması gerektiği düşüncesine kapılarak secde etmekten kaçınmıştır. Kendi kişisel düşüncesiyle Yüce Allah`ın ilahi hükmünü reddettiği ve bundan dolayı O`nun emrini yerine getirmekten kaçındığı için de kâfirlerden olmuştur.
Ali Bulaç
Ve meleklere: 'Adem'e secde edin' dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu.
Onu hatırla ki, meleklere: “-Âdem'e (hürmet olarak) secde edin.” demiştik de bütün melekler secde etmişlerdi. Ancak İblis secde etmekten yüz çevirip kibirlendi ve kâfirlerden oldu.
Bahaeddin Sağlam Bakara Suresi 34. Ayet Açıklaması
[Bu ayet, kâinattaki bütün yararlı yaratıklarla onlara müekkel olan meleklerin insanoğluna hizmet ettiğini, bir çeşit secdeye gittiğini bildirdiği gibi yılan, mikrop gibi şerli şeylerin ve onların binicileri olan şeytanların da insanoğlu demek olan Âdeme ram olmadıklarını, ona zarar verdiklerini hatırlatır.]
Besim Atalay
Ne zaman ki meleklere: «Âdeme secde edin!» dediğimizde, hemen hepsi secde etti, ancak iblis kasalarak çekindi, kâfirlerden idi o
O vakit biz meleklere: “Âdem'e secde edin.” (Onun varlığını kabul edin/önünde hürmetle eğilin) demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis ise yan çizmiş, kibre sapmış ve küstahça böbürlenmişti. Böylece kâfirlerden olmuştu.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 34. Ayet Açıklaması
Bkz. 7:11, 17:61, 18:50, 20:116, 38:76“Âdem’e secde edin.” ifadesindeki “secde” emri, Âdem’in topraktan yaratılmış iskeletine/bedenine değil, Allah tarafından ona üflenen ruhadır. İnsan, kendisine Allah tarafından üflenen ruhla birlikte, anlama kabiliyeti, idrâk etme becerisi, şuur, kavramsal düşünme ve görebilme melekeleri ile donanmıştır. Ruh, maddeden yaratılmamıştır. Yani o, atomların bir araya gelmesiyle oluşmuş bir varlık değil, Allah’ın emriyle meydana gelen şuur sahibi bir kanundur. Böyle olunca da o, çözülmez ve iyonlaşmaya doğru gitmez. Ruhun varlığı Allah ile kaimdir. Allah şuurlu bir kanun olarak ruhu kendi kudretine dayamıştır. Nitekim Hicr 15:29 ve Sad 38:72 ayetlerinde Allah, insanın yaratılışından sonra meleklere hitaben; “Ona belirli bir biçim verip de ruhumdan üflediğim zaman ona secde edin!” buyurmuştur. Buradaki “Ruhumdan üflediğim zaman” ifadesinin hemen arkasından gelen “onun için secde edin” emri ile secde, üflenen ruha bağlanıyor. Buradan da anlıyoruz ki; secde emri, ruhun bu dünyaya geliş ve gidiş sürecindeki refakatçisi ve taşıyıcısı durumunda olan beden elbisesine değil, geçici süreliğine beden elbisesiyle bir araya gelen ruhadır. Yani secde; kendisine üflenen “İlahi Ruh” sayesinde yücelen, şuur sahibi insanadır.
Diyanet İşleri (Eski)
Meleklere, "Adem'e secde edin" demiştik, İblis müstesna hepsi secde ettiler, o ise kaçındı, büyüklük tasladı ve inkar edenlerden oldu.
Hani biz meleklere (ve cinlere): Âdem'e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.
Hani meleklere: «Âdeme (yahud: Âdem için Allaha) secde edin» demişdik de (şeytanların reisi olan) iblisden başkası hemen secde etmişlerdi. O ise dayatmış, kibirlenmek istemişdi. (Zâten de) o kâfirlerdendi.
O vakit meleklere: “Âdem'e secde edin!”(2) demiştik; (cinlerden olan) İblis hâriç, hemen secde ettiler. (O) dayattı ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.
(2)Buradaki secde emri, Allah’a itâat, Âdem (as)’a selâm ve hürmet içindir. (İbn-i Kesîr, c. 1, 53)“Âdem’e melâikenin secde etmesi ve şeytanın etmemesi hâdisesiyle nev‘-i insana, semekten (balıktan) meleğe kadar ekser mevcûdât (varlıklar) musahhar (itâatkâr) olduğu gibi, yılandan şeytana kadar muzır (zararlı)mahlûkātın dahi ona itâat etmeyip düşmanlık ettiğini ifâde ediyor.” (Zülfikār, 25. Söz, 32)Ayrıca bakınız; (sahîfe 141, hâşiye 1; sahîfe 145, hâşiye 2; sahîfe 151, hâşiye 2; sahîfe 165, hâşiye 2; sahîfe 257, hâşiye 1; sahîfe 429, hâşiye 1)
İlyas Yorulmaz
Meleklere âdem için (Rabbinize) secde edin demiştik. İblisin dışında, meleklerin tamamı secde ettiler. İblis secde etmemekte diretti ve büyüklendi. Bundan dolayı inkârcılardan oldu.
Hani meleklere « Âdem/e secde edin, demiştik, onlar hemen secde etmişlerdi, yalnız İblis secdeden çekinmiş, bunu kibirine yedirememişti. O zaten kâfirlerdendi [⁵].
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 34. Ayet Açıklaması
[5] İlm-i İlâhide kafirlerdendi. Yahut emr-i İlâhiyi kabih görmekle kâfirlerden oldu, demektir.
Kadri Çelik
Hani meleklere, “Âdem'e secde edin” demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişlerdi. O ise şiddetle kaçınmış, büyüklük taslamıştı ve kafirlerden olmuştu.
(İblis, sözlükte çok aşırı karamsar olan, ümitsiz anlamına gelir. Aynı zamanda Allah’a isyan eden, insan soyuna boyun eğmemenin sembolik göstergesi olarak Hz. Âdem’e (a.s) secde etmeyi reddeden ve kıyamet gününe kadar insanları saptırmak için Allah’tan mühlet isteyen cinne verilen addır. Bu cinne şeytan da denir. O sadece kötü ve soyut bir güç değil, insan gibi belli bir kişiliğe sahip bir varlıktır. Genelde bilindiği gibi o bir melek değil, melekler gibi özel bir tür olan cinlerden biridir.)
Mahmut Kısa
Hani meleklere: “Karşısında saygıyla eğilmek sûretiyle, Âdem’e secde edin!” demiştik. Bunun üzerine, melekler Allah’ın emrine boyun eğerek secde ettiler; ancak meleklerin arasında yaşayan ve aslen bir cin olan İblis emrimize karşı geldi, kendisini Âdem’den üstün görerek kibre kapıldı ve bu nankörlüğünün sonucunda, ilâhî emre başkaldıran kâfirlerden biri oldu!
Ve Biz, meleklere:1 “Âdem’e secde2 edin.” deyince İblis’in3 dışında hepsi secde ettiler. O ise (secde etmekten) kaçındı, büyüklük tasladı ve o, kâfirlerden oldu.4
1 Burada iblis’in Âdem’e secde etmesi emredilmemişse de (A’raf:12, Hicr: 32, Sâd: 75)’de emredilmektedir.2 Secde: Lügatte son derece tevazu ile alçalıp baş eğmektir ki, "kibr"in zıddıdır. Dînen de alnı yere koymaktır ki, ta'zîm ve itaat etmenin en yüksek şeklidir. Şeriata ait her secdede bir alçalma, ta'zim ve itaat vardır. Bunun için Allah’tan başkasına secde etmek dinî bakımdan küfürdür. Bununla beraber meleklerin Âdem'e secdesini; kendi hakikatleri ile uygun olarak düşünmek ve hilafet gereği Âdem'e ilâhî emirle bir hizmetçi olmak için fiilî bir tasdik olarak kabul etmek daha uygundur. Asıl mabud, yüce Allah’tır ve bu secde Âdem'e bir ibadet değildir.3 İblis: Pişmanlık duyup mahzun olmak ve ümidini kesmek demektir. Bundan dolayı “iblis” kelimesi bu şeytanlaşan varlığın ismi olmayıp, sıfatı olabilir.4 Âyetin son bölümü: “O ise, (secde etmekten) kaçındı, büyüklük tasladı ve zâten o, kâfirlerden idi.” diye de tercüme edilebilir. Buna göre; “Allah’ın emir ve yasaklarını beğenmeyenin” kâfirliğine, hükmedilir.
Muhammed Esed
Sonra Meleklere “(Haydi!) Â-dem'in önünde yere kapanın!” dediğimizde 25 İblis dışında hepsi yere kapandı, o ise reddetti ve (üstelik) küstahça böbürlendi: böylece hakkı inkar edenlerden oldu. 26
Meleklere “Âdem için secde edin/emre amade olun” demiştik de onlar da hemen emre amade oldular. Sadece İblis kaçınmış, büyüklenmiş ve kâfirlerden olmuştu. 7/11, 15/29, 17/61, 20/116
İşte o zaman meleklere demiştik ki: “Âdem(oğlu) için emre âmâde olun![66] İblis[67] hariç, hepsi emre âmâde olmuştular. O (ise) emre karşı geldi, büyüklük tasladı ve nankörlerden oldu.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 34. Ayet Açıklaması
[66] Âdem’i “Âdemoğlu” olarak çevirimiz ve bu secdenin mahiyeti için bkz: 7:11, not 6 ve 7.
[67] İblis, şeytanın ismi değil içine düştüğü açmazı en güzel bir biçimde ifade eden sıfatıdır. el-İblâs, “belanın şiddeti karşısında düş kırıklığına uğrayarak umutsuzluğa kapılmak” anlamına gelir (Râğıb). Kur’an’da kelime bu anlamda kullanılmıştır (6:44; 30:12, 49). Zira onu iblisleştiren, umutsuzluktur. Allah’la ilişkisinin anlatıldığı yerlerde İblis, Âdem’le ilişkisinin anlatıldığı yerlerde şeytan olarak anılır (şeytan için bkz: 81:25, not 21). Sözün özü: Allah’tan umut kesmek insanı iblisleştirir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Hani Biz meleklere demiştik ki: «Âdem'e secde ediniz.» Onlar da hemen secde edivermişlerdi. Yanlız İblîs (Şeytan) kaçınmış, kibirlenmiş ve kâfirlerden olmuştu.
O vakit meleklere: “Âdem'e secde edin! ” dedik. İblis dışındaki bütün melekler secde ettiler. İblis bunu yapmadı, kibrine yediremedi ve kâfirlerden oldu [7, 11; 15, 29; 20, 116; 38, 72]
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 34. Ayet Açıklaması
[*] "Kâfirlerden oldu" sözü, İblis'ten önce de bazı meleklerin kâfir olduklarını gösterir. Melek, elçi anlamındadır (Müfredât). Onlar Allah'ın, birçok konuda elçi olarak görevlendirdiği cinlerdir. Allah Teâlâ şöyle demiştir: "Cinleri ve insanları, sadece bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zariyat 51:56) Şu âyet bunu açıkça anlatmaktadır: "Bir gün meleklere, 'Âdem'e secde edin!' dedik. İblis'in dışındakiler hemen secdeye kapandılar. O da o cinlerdendi ama Sahibinin (Rabbinin) emrinden çıktı." (Kehf 18:50) Bu âyeti doğru anlamak için: "Rabbinin emrinden çıkmayan cinler hangileriydi?" diye sormak gerekir. Bunun tek cevabı "melekler" olur. O zaman, meleklerin cinlerden olmadığı, sorumsuz varlıklar olduğu ve günah işleyemeyeceği şeklindeki algı yönetiminin önü kesilir. Burada emirden çıkan meleğin adı İblis'tir. İblis, meleklerden olmasaydı secdeden sorumlu tutulamazdı. Âyete göre secde etmemesinin tek sebebi kendini büyük görüp direnmesidir. Bu suçu hangi melek işlese aynı cezaya çarptırılır. İlgili âyetler şöyledir: "Mesih, Allah'a kul olmaktan geri durmaz. Mukarreb (Allah'a akın) melekler de öyledir. Kim O'na kulluktan geri durur da büyüklük taslarsa (bilmeli ki) Allah, onların hepsini huzuruna toplayacaktır. İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara hem ücretlerini tastamam verecek hem de ikramda bulunacaktır. Kul olmayı kendine yakıştıramayıp büyüklük taslayanları da acıklı bir azaba çarptıracaktır. Onlar, kendileri için Allah ile aralarına girecek ne bir dost (veli) ne de yardımcı bulacaklardır." (Nisa 4:172-173)
Şaban Piriş
Meleklere:-Adem için secde edin, demiştik de onlar da hemen secde edivermişlerdi. Sadece İblis kaçınmış, büyüklenmiş ve kafirlerden olmuştu.
(21) Secde emri, Hz. Âdem’in şahsında, insan nesline verilmiş olan yetenek ve görevlerin büyüklüğünü ve bu özellikleriyle insanın diğer bütün varlıklardan üstün bir duruma erişmeye aday bulunduğunu göstermektedir.(22) Veya “O zaten kâfirlerden idi.” Kehf Sûresinde geçeceği gibi, İblis, cinlerden idi. Bk. 18:50.
Yaşar Nuri Öztürk
O vakit biz meleklere, "Âdem'e secde edin" demiştik de İblis dışında tümü secde etmişti. İblis yan çizmiş, kibre sapmış ve nankörlerden olmuştu.