Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5649, sondan 588. ayet; 77. sure ve Mürselât Suresinin 27. ayetidir. Mürselât Suresi 27. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 38 ve toplam ebced değeri ise 2887 olarak hesaplanmıştır. Mürselât Suresinin toplam ebced değeri 71828 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arzın, jeolojik yapısı ve bilhassa su kaynakları sayesinde canlılar için uygun ortam ve şartlarda yaratılmış olduğuna dikkat çekilmekte, böylece dolaylı olarak bunun, aklını işletip ibret nazarıyla görenler için, yeniden dirilme olayından daha şaşırtıcı ve daha büyük bir olay olduğu ima edilmektedir (Şevkânî, V, 414).
Mehmet Okuyan
Oraya sabit ağırlıklar koydukve size tatlı sular içirdik.
Mustafa İslamoğlu Mürselât Suresi 27. Ayet Açıklaması
[5504] Sekaytuhu, “ona su sundum” anlamına gelir. Eskaytuhu, “ona sudan bir pay verdim” anlamına gelir (Furûk). Başı yüce haşmetli dağlar rahmet bulutlarının altına başını tutuyor da, şerefini Allah’tan alan insan akleden kalbini neden vahyin rahmet bulutlarının altına tutmayıp hakikati yalanlıyor? Vahiy bir dağa inseydi dağ haşyetten paramparça olurdu (59:21). Fakat insana indiği halde insan neden vahye karşı taş kesilir? Bulut dağa nâzil olur vahiy insana. Bulutu çeken dağ yeşile kavuşur, vahiy hakikatine yüreğini tutan insan cennete kavuşur. Aksi halde dağ nasıl kıraç kalırsa, insan da cennetinden olur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve orada yüksek, sabit dağlar kıldık, ve size bir tatlı su içirdik.
Dünya hayatının mezkûr âyetlerde bildirildiği tarzda düzenlenmesi, kesin olarak hikmetli bir Yaratıcı tarafından tanzim edildiğini ispatlar. Bu da âhiretin aklen mümkün olduğunun bir delilidir. Sayısız yaratıklar, milyonlarca tür bitkiler, yüz binlerce tür hayvanlar ve bunlardan bir nevi olarak insanlar, milyonlarca yıldan beri dünyanın bağrında beslenmektedirler. Bunların, milyonlarca çeşit ihtiyaçları hep dünyada yerleştirilmiştir. Bunların hepsini yerli yerinde yaratan üstün kudret, hikmet, irade ve adalet sahibi Allah, elbette yeni bir ülke kurmaya kadirdir.
Süleyman Ateş
Orada yüksek yüksek dağlar meydana getirmedik mi? Ve size tatlı su(lar) içirmedik mi?