Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 820, sondan 5417. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 31. ayetidir. En'am Suresi 31. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 111 ve toplam ebced değeri ise 9412 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قد خسر الذين كذبوا بلقاء الله حتى اذا جاءتهم الساعة بغتة قالوا يا حسرتنا على ما فرطنا فيها وهم يحملون اوزارهم على ظهورهم الا ساء ما يزرون
Allah’ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, “Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay hâlimize!” diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!
İnkârcıların öldükten sonraki durumlarıyla ilgili gelişmeler geçmiş zaman fiilleriyle anlatılmaktadır. Müfessirler, bu ifadelerde, ba‘s ve âhiret olaylarının sanki vuku bulmuş kadar kesin olduğunu vurgulamak için geçmiş zaman fiillerinin kullanıldığını belirtirler. Bununla birlikte âyetlerin, yalnız kıyamete hasredilmesi yerine, her inkârcının ölümünden yani ruhunun bedeninden ayrılmasından sonraki durumunu anlattığını düşünmek de mümkündür. Buna göre, ölen her insan gibi müşriklerin ruhları da bedenlerinden ayrıldıktan sonra ölümün ardından ikinci bir hayat daha olduğunu apaçık görmüş, dünyadayken bu hayata inanmamakla yanıldıklarını anlamış ve bu yanılgılarını yüce Allah’ın huzurunda itiraf etmişlerdir. Şimdiye kadar ölmüş olanlar bu hali yaşamış olduğu gibi şimdiden sonra ölecek olanlar da yaşayacaklardır. İnsanlardan Allah’ın huzuruna çıkarılacaklarına inanmayanlar, bunu yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Sonunda o belli saat yani ölüm ansızın gelip de dünyadan ayrıldıklarında yahut yeniden diriltilip Allah’ın huzuruna çıkarıldıklarında, sırtlarına günahlarını yüklenmiş bir halde “Dünyadaki kusurlarımız, terkettiklerimiz yüzünden vah başımıza gelenlere!” diyeceklerdir.
Mehmet Okuyan
Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar, elbette kaybetmişlerdir. Sonunda o (Son) Saat onlara ansızın gelince, günahlarını sırtlarına yüklenerek “(Dünyada iyi davranışları) terk etmemizden dolayı bize yazıklar olsun!” diyecekler. Dikkat edin! Yüklendikleri şey ne kötüdür!
Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradılar. Nihayet onlara kıyamet vakti ansızın gelip çatınca onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: “Dünyada iyi amelleri terk etmemizden dolayı vay halimize!” Dikkat ediniz! Taşıdıkları şey ne kötüdür!
Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek: “Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize.” diyecekler. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!
(Halbuki ) Allah'a kavuşmayı (huzuruna çıkmayı ve amellerinin karşılığını bulmayı) yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Kıyamet günü ansızın gelince onlar, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak, "Dünyada yaptığımız kusurlardan ve sorumsuz davranışlardan dolayı yazıklar olsun bize” diye (hayıflanacak ve pişmanlık duyacaklardır; şimdi dikkatle) bakın (ve ibret alın!) Yüklendikleri günah ne kadar kötü ve (cezası) ağırdır.
Gerçekten de ziyana uğramışlardır Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar. Nihayet ansızın başlarına kıyamet kopunca günahlarını sırtlarına yüklenirler de yaptığımız taşkınlıklardan dolayı yazıklar olsun bize derler; ne de kötü yüktür taşıdıkları yükler.
Kıyamet saati ansızın gelip çatıncaya ve “Yazıklar olsun bize ki, onu gözardı etmişiz” diye ağlayıp dövününceye kadar, Allah'a varacaklarını yalan sayanlar, gerçekten zarar ve ziyana uğrayanlardır. Çünkü, omuzlarında günahlarının yükünü taşıyacaklardır. Ah, o yüklenecekleri ağırlık ne kötüdür.
Diriltilerek Allah'ın huzurunda hesaba çekilmeyi mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır, kıyametin kopacağı an ansızın gelince,
“Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" derlerken, günahlarını da sırtlarına yüklenmiş haldedirler. Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!
Allah'a kavuşulacağını yalanlayanlar zarar etmişlerdir. Onlara kıyamet aniden gelince, günahlarını sırtlarında taşır halde: "Dünyada ettiğimiz kusurlardan dolayı yazık bize!" derler. Dikkat edin, taşıdıkları şey ne kadar da kötüdür!
Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyle ki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yüklenerek: 'Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize…' derler. Dikkat edin, o işleyip-yüklendikleri ne kötüdür.
Allah'ın huzuruna çıkacaklarını inkâr edenler, gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet kendilerine kıyamet ansızın geldiği zaman şöyle diyecekler: “-Vah, bize yazıklar olsun! Dünyada kusur yaparak vaktimizi boşa çıkardık.” Onlar günahlarını arkalarına yükleneceklerdir. Dikkat edin ki, yüklendikleri günah ne kötüdür!...
Hiç şüphesiz, Allah ile karşılaşmayı inkâr edenler, kaybettiler. Ta ki aniden kıyamet kopunca: “Ne yazık! Bununla ilgili çok eksiğimiz var” derler. O gün günah yüklerini sırtlarında taşırlar. Taşıdıkları ne kötü şeydir!
Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar gerçekten kaybetmişlerdir. Nihayet kıyamet/ecel ansızın gelip çattığı zaman; günah yüklerini sırtlarına yüklenerek: “Orada yaptığımız eksiklerden dolayı yazıklar olsun bize!” diyecekler. Dikkat edin, o yüklenip taşıdıkları şeyler ne kötüdür!
Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar doğrusu kaybedenlerdir ki kıyamet saati onlara ansızın gelince, ağırlıklarını arkalarına yüklenerek, "Dünyada işlediğimiz büyük kusurlardan ötürü yazıklar olsun bize" derler. Dikkat edin, yüklendikleri şeyler ne kötüdür!
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara Kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: «Dünyada iyi amelleri terketmemizden dolayı vah bize!» Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!
Kaybedenler, ALLAH ile karşılaşmayı yalanlayanlardır. O an (dünyanın sonu) kendilerini ansızın yakalayınca, günah yüklerini sırtlarında taşıyarak, "Oradaki hayatımızı boşa harcamamızdan ötürü vay halimize," diyecekler. Yüklendikleri şey ne de kötü!
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Kıyamet günü ansızın gelince onlar, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak şöyle derler: "Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!
hakikat hüsranda kaldı o: Allahın karşısına çıkacaklarını inkâr eden kimseler ki nihayet saat gelib ansızın kendilerini bastırıverince «eyvah! hayatta yaptığımız taksırlerden dolayı hasretlerimize bak» derler o dem ki bütün veballerini sırtlarına yüklenmiş götürüyorlardır, bak ki ne fena yükler götürüyorlar!
Allahın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar gerçek en büyük ziyana uğramışdır. Nihayet kendilerine ansızın kıyamet günü çatdığı zaman, onlar (günâh) yüklerini sırtlarının üstüne yükleyerek, demişler (diyecekler) ki: «orada (Hayatda) yapdığımız taksirlerden dolayı eyvah bize!.. Dikkat edin, ne kötüdür o yüklenib taşıyacakları şeyler!
Allah'ın huzûruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrâna uğramışlardır. Nihâyet kıyâmet onlara ansızın geldiği zaman, onlar günahlarını sırtlarına yüklenerek: “Orada (dünyada) ihmâl ettiğimiz şeylerden dolayı bize yazıklar olsun!” diyeceklerdir. Dikkat edin, yüklenmekte oldukları şeyler ne kötüdür!
Böylece Rablerine kavuşmayı yalanlayanlar hayal kırıklığına uğramışlardır. Onlara kıyamet saati ansızın geldiğinde, yükleri sırtlarında sarılmış olarak gelirler ve “Allah’ın uyarılarını umursamadığımız için bize yazıklar olsun” derler. Taşıdıkları şeyler ne kadar kötü.
Allah/a kavuşmayı yalan sayanlar her halde ziyankâr oldular. En nihayet onlara ansızın kıyamet gelip çatınca ağırlıklarını sırtlarına yüklenerek «dünya diriliğinde» yaptığımız taksirden dolayı eyvah bizlere!» derler. Haberiniz olsun ki yüklendikleri, ne kötü şeylerdir.
Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Nihayet kıyamet ansızın onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yüklenerek, “Onda (dünyada) yaptığımız kusurlardan dolayı vah olsun bize!” derler. Dikkat edin, o yüklendikleri şey pek de kötüdür!
Evet, Allah’ın huzuruna varacaklarını inkâr edenler, gerçekten ziyana uğramışlardır:Bunlar dünyada kısa bir süre yaşayacaklar, nihâyet, kıyâmet veya ecel Saati ansızın gelip çatınca, sırtlarına günahlarını yüklenmiş bir vaziyette, “Yazıklar olsun bize, nasıl da onu ihmal etmişiz!” diye feryat edecekler. Fakat son pişmanlık fayda vermeyecek. Dikkat edin, sırtlarında ne kötü bir yük taşıyorlar!O hâlde, âhireti inkâr edenler şunu iyi bilsinler:
Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar kesinlikle hüsrana düşmüştür.
Sonunda Saat onlara ansızın geldiği zaman:
-“Orada bıraktığımız şeylere karşılık eyvahlar olsun bize!” dediler.
Onlar sırtlarında kendi yüklerini taşıyorlar.
Dikkat edin! Yüklendikleri şeyler ne kötüdür!
Allah’a kavuşacaklarını yalanlayarak, işte o gün perişan olacaklar ve kıyamet günü1 kendilerine ansızın gelince de günâhlarını sırtlarına yüklenerek: “Allah’a karşı (kullukta) yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun (bize).” diyecekler. Şunu iyi bilin ki onların yüklendikleri, ne kötü (yüktür.)
1 Sâat: Zamanın az bir bölümünün ismidir ki gece ile gündüzün yirmi dörtte birine denilmiştir. Ma’rife (belirli) olarak kullanıldığında, hesap ve sorgu günü olan “kıyamet” gününün ismidir. O gün hesabın süratine binaen ifade edilen hesap süresi demektir. İkinci bir görüşe göre de “kıyametin koptuğu vaktin” ismidir ki Allah’tan başka kimsenin bilmediği bir saatle ansızın bastıracağından dolayı bu isim verilmiştir. Yani, “sadece Allah tarafından bilinen saat” demektir.
Muhammed Esed
Kıyamet Saati ansızın gelip çatıncaya [ve] “Yazıklar olsun bize ki onu gözardı etmişiz!” diye ağlayıp dövününceye kadar Allah'a varacaklarını inkar edenler gerçekten hüsrana uğrayanlardır, çünkü omuzlarında günahlarının yükünü 21 taşıyacaklardır: Ah, o yüklenecekleri [ağırlık] ne kötüdür!
Allah ile karşılaşmayı hesaba katmayanlar hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat, bu dünyanın sonu ansızın onların başına gelip çattığında, işledikleri günahları sırtlanmış bir halde “Yazıklar olsun bize ahireti hesaba katmadığımız için.” derler. Dikkat edin ne berbat şeyler yükleniyorlar öyle. 6/47...51, 39/56, 43/66, 47/18, 45/34-35
Doğrusu, Allah(‘ın yargısı) ile karşılaşacaklarını yalanlayanlar hüsrana uğrayacaklar. Son saat ansızın geliverdiğinde, günahlarının yükünü sırtlarında taşır bir hâlde[1034] diyecekler ki: “Ondan mahrum kaldığımız için yazıklar olsun bize!” Ah, o yüklendikleri şey ne fenadır!
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 31. Ayet Açıklaması
[1034] Âyetteki sâ’ah, yeryüzünün değil, insanın “son saat”i olan ölüme atıf yapıyor gibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah Teâlâ'nın huzuruna çıkacaklarını kendilerine ansızın Kıyamet gelinceye kadar inkâr eden kimseler, muhakkak hüsrâna uğramışlardır. Onlar bütün veballerini sırtlarına yüklenmiş oldukları halde, «Eyvah bizlere, orada yaptığımız kusurlardan dolayı,» diyeceklerdir. Dikkat ediniz! Onların yüklenip taşıyacakları şeyler ne kadar kötü!
Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, gerçekten en büyük hüsrana uğramışlardır. Nihayet kıyamet saati kendilerini bastırıverince onlar, günah yüklerini sırtlarına yüklenerek: “Eyvah! Dünyada işlediğimiz kusurlarımızdan dolayı yazıklar olsun bize! ” diyecekler. Dikkat edin: Ne fena yükler götürüyorlar!
Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradı(lar). Nihayet kendilerine ansızın o sa'at gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak: "Hayatta (iyi işler yapmaktan) geri kalıp günah işlememizden ötürü vah bize!" dediler. Bakın, ne kötü şeyler yüklenip taşıyorlar!
Allah ile yüzleşme konusunu yalan sayanlar kaybedeceklerdir. Kıyamet saati beklemedikleri bir anda gelince günahlarını sırtlanmış olarak diyeceklerdir ki “Bu konudaki kusurlarımızdan dolayı vay halimize!” Baksana ne kötü yükler yüklenmişlerdir!
Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Kıyamet ansızın onların başına geldiği zaman “dünyada işlediğimiz kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” derler. sırtlarında da günahlarını taşırlar. Dikkat edin, taşıdıkları ne kötüdür.
Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar gerçekten hüsrana düşmüşlerdir. Kıyamet âniden başlarına kopuverdiğinde, “Dünyadaki ihmalimiz yüzünden yazıklar olsun bize!” derler. Günahlarını ise sırtlarına yüklenmişlerdir. Ne kötü birşeydir o yüklendikleri!
Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramıştır. Sonunda o saat ansızın kendilerine gelip çatınca, sırtlarında günahlarını taşır bir halde şöyle demişlerdir: "Dünya hayatında düştüğümüz aşırılıklardan dolayı vay hasretimize!" Dikkat edin! Ne kötü şeylerdir taşıyıp durdukları.
bayıķ ziyānlu oldı anlar kim yalan duttılar Tañrı’yı görmegi tā ol vaķt kim geldi anlara ķıyāmet añsuzda eyittiler “iy bizüm ḥasretümüz anuñ üzere kim ŧaķśırlıķ eyledük dünye içinde!” daħı anlar götürürler yazukların arķaları üzere yavuzdur ol kim götürürler!