Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5175, sondan 1062. ayet; 61. sure ve Saf Suresinin 12. ayetidir. Saf Suresi 12. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 78 ve toplam ebced değeri ise 7963 olarak hesaplanmıştır. Saf Suresinin toplam ebced değeri 61776 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يغفر لـكم ذنوبكم ويدخلـكم جنات تجري من تحتها الانهار ومساكن طيبة في جنات عدن ذلك الفوز العظيم
(Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koysun. İşte bu büyük başarıdır.
Bütün varlıkların Allah’ı tesbih ettiği yani Allah’ın evrendeki mutlak egemenliği hatırlatılıp bu gerçeği dikkate alanlar açısından özü sözü bir olmamanın, hele Allah’a karşı zevâhiri kurtarma çabası içine girmenin ne kadar saçma olduğuna dikkat çekilerek başlayan sûrenin sonunda, kurtuluş yolunun samimi bir iman ve bu imana uygun davranışlardan geçtiği bildirilmekte; Hz. Muhammed’den önceki peygamber Hz. Îsâ’nın hayatından canlı bir örnek verilerek Allah’ın dinine içtenlikle destek olanlar büyük fetihler ve zaferlerle, sonunda da en büyük başarı olan âhiret mutluluğuna erişmekle müjdelenmektedir. 13. âyetin “Allah’ın yardımı ve yakın bir fetih! Haydi müminleri müjdele” şeklinde çevrilen kısmı, savaşlarda müslümanların morallerini yükseltici bir ifade olarak sık sık tekrar edilmiş; özellikle Osmanlı’da ordunun muzaffer olacağı inancını pekiştirmek üzere mehteranın icrâ ettiği mûsikinin arasında coşku verecek biçimde seslendirilmiştir. Hz. Îsâ’ya iman etmiş olanlar büyük sıkıntılara mâruz kalsalar da sonunda inkârcılara karşı büyük bir üstünlük elde etmişlerdir. 14. âyet bu tarihî gerçeğe gönderme yaparak müslümanların bundan sonuçlar çıkarmaları istenmektedir. Bununla birlikte gözden kaçırılmaması gereken bir husus, dünyada elde edilecek zafer ve üstünlüğün 13. âyette “hoşunuza gidecek bir şey daha” şeklinde nitelenmiş olduğu ve 12. âyette belirtildiği üzere asıl güzel sonuç, kurtuluş ve başarının Allah’ın hoşnutluğuna ve âhiret mutluluğuna erişmek olduğudur. 14. âyetin “Böylece üstün geldiler” şeklinde çevrilen son cümlesi, “Allah Hz. Muhammed’i gönderip iman eden o kimseleri onaylayan bildirimlerde bulununca, özellikle Hz. Îsâ’nın Allah’ın kelimesi olduğunu haber verince, onların delilleri açık hale geldi veya delillerinin üstünlüğü ortaya çıktı” gibi mânalarla da açıklanmıştır (bk. Taberî, XXVIII, 92-93; İbn Atıyye, V, 305; Râzî, XXIX, 319. İman temeline dayalı olarak can ve malla Allah yolunda cihad etmenin ticaret olarak nitelenmesinin izahı için bk. Tevbe 9:111; “cihad” hakkında bk. Nisâ 4:84, 95; Mâide 5:35; Tevbe 9:73; Hac 22:77-78; adn cenneti hakkında bk. Ra‘d 13:23-24; “Allah’ın yardımcıları olma”nın anlamı hakkında bk. Âl-i İmrân 3:52; “havâri”, Hz. Îsâ’nın havârileri ve aralarında geçen konuşma hakkında bilgi için bk. Âl-i İmrân 3:3-4, 19, 45, özellikle 52; Mâide 5:110-115).
Mehmet Okuyan
O, günahlarınızı bağışlar; sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, durmaya değer cennetlerdeki güzel meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.
“Durulmaya değer cennetler” anlamı verdiğimiz “‘Adn cennetleri” ifadesi Kur’an’da 11 kez yer almaktadır. Bkz. Tevbe 9:72; Ra‘d 13:23; Nahl 16:31; Kehf 18:31; Meryem 19:61; Tâhâ 20:76; Fâtır 35:33; Sâd 38:50; Mü’min 40:8; Saff 61:12; Beyyine 98:8.
Bayraktar Bayraklı
Eğer böyle yaparsanız, Allah sizin günahlarınızı affeder, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte, en büyük kurtuluş budur.
Sizin suçlarınızı bağışlar ve sizi içinden nehirler akan Cennetlere koyar. Ve sizi, Adn Cennetlerinde, hoş meskenlere yerleştirir. İşte bu, büyük kurtuluştur.
(Böyle yaparsanız) O (Allah) sizin günahlarınızı bağışlayacak, sizi altından ırmaklar akan cennetlere sokacak ve Adn cennetlerinde çok güzel ve görkemli saraylara yerleştirecektir. İşte asıl büyük mutluluk ve kurtuluş budur (ve böyle elde edilir).
Suçlarınızı örter ve sizi, kıyılarından ırmaklar akan cennetlere ve ebedi Adn cennetlerinde tertemiz evlere sokar; bu, pek büyük bir kurtuluş, kutluluk ve murada eriştir.
Eğer böyle yaparsanız, Allah günahlarınızı bağışlayacak ve sizi öteki dünyada içinden ırmaklar akan bahçelere ve bu sonsuz mutluluk bahçelerindeki, güzel köşklere sokacaktır. İşte bu büyük bir kurtuluştur.
Allah da sizin günahlarınızı bağışlar. Sizi, altından ırmaklar akan Cennet konaklarına, Adn Cennetlerindeki güzel köşklere koyar. İşte bu büyük mutluluktur.
O da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.
(Bunu yaptığınız takdirde) Allah, günahlarınızı bağışlar ve sizi (ağaç ve köşkleri) altından ırmaklar akar cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel ve hoş saraylara koyar. İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Eğer böyle yaparsanız, Allah sizin için günahlarınızı bağışlar, sizi, içlerinde nehirler akan bağlara ve ebedî ikamet Cennetlerindeki meskenlere koyar. İşte en büyük kazanç budur!
(Bunu yapınız ki) Allah, günahlarınızı bağışlasın, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirsin. İşte bu en büyük kurtuluştur.
Böyle yaparsanız, Allah günahlarınızı size bağışlar, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. Büyük kurtuluş budur.
İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.
(Eğer böyle yaparsanız Allah) sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş yerlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.
Günahlarınızı mağfiret buyurur ve sizi altından ırmaklar akar Cennetlere ve Adn Cennetlerinde hoş hoş meskenlere koyar, işte büyük kurtuluş «fevzi azîm» odur
(Böyle yaparsanız O, sizin günâhlarınızı yarlığar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adin cennetlerindeki çok güzel saraylara sokar. İşte bu, en büyük kurtuluş (seâdet) dir.
(Böyle yaparsanız, O) günahlarınızı size bağışlar ve sizi, altlarından ırmaklar akan Cennetlere ve Adn Cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş, budur!
(O zaman Allah) Günahlarınızı bağışlar, altlarından ırmakların aktığı cennetlere koyar ki, o adn cennetlerinde tertemiz meskenler var. İşte büyük kurtuluş budur.
Bunları işlerseniz Allah sizin günahlarınızı yarlıgar. Sizi, ağaçları altından ırmaklar akar uçmaklara, ikamet olunacak Cennetlerindeki tertemiz, mükemmel hazırlanmış konaklara sokar. İşte büyük kurtuluş budur [²].
İsmail Hakkı İzmirli Saf Suresi 12. Ayet Açıklaması
[2] Ki bundan daha büyük kurtuluş yoktur.
Kadri Çelik
O da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn (ebedi) cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir. İşte büyük kurtuluş budur.
Eğer Allah yolunda cihâd ederseniz, O da sizin kusurlarınızı bağışlayacak ve sizi, içerisinden ırmakların çağıldadığı cennet bahçelerine veebedî mutluluk ve esenlik diyarı olan Adn bahçelerindeki muhteşem mekanlara köşklere, saraylara yerleştirecektir. İşte budur en büyük kurtuluş, en büyük başarı!
Günahlarınızı sizin için bağışlar.
Sizi altından Irmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki temiz meskenlere girdirir.
İşte bu Çok Büyük Başarı’dır / Kurtuluş’tur.
(Böyle yapın ki Allah) sizin günâhlarınızı bağışlasın ve sizi zemîninden ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirsin. İşte en büyük kurtuluş budur.
[Eğer böyle yaparsanız,] Allah günahlarınızı bağışlayacak ve sizi [öteki dünyada] içinden ırmaklar akan bahçelere ve bu sonsuz mutluluk bahçelerindeki 12 güzel köşklere koyacaktır: bu büyük bir mazhariyettir!
Bu sayede Allah sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi tabanından ırmakların çağladığı cennetlere, Adn cennetindeki muhteşem köşklere yerleştirir. İşte büyük kurtuluş budur. 3/195, 39/35
(Böyle yaparsanız) O sizin günahlarınızı bağışlayacak ve sizi zemininden ırmakların aktığı cennetlere koyacaktır; kalıcı güzelliğin merkezi[5090] olan cennetlerdeki tarifsiz huzur köşklerine: işte gerçek büyük başarı budur!
Sizin için günahlarınızı yarlığar ve sizi altından ırmaklar akar cennetlere ve Adn cennetlerinde tertemiz konaklara girdirir. Bu ise en büyük bir kurtuluştur.
Böyle yaparsanız sizin günahlarınızı affeder ve içinden ırmaklar akan cennetlere ve özellikle Adn cennetlerinde çok güzel saraylara yerleştirir. İşte en büyük başarı, en büyük mutluluk budur.
(Böyle yapınız ki Allah) sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve durulmağa değer bahçeler içinde güzel konutlara koysun. İşte büyük başarı budur.
O, sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi alt tarafından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.
O zaman Allah sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından ırmaklar akan Cennetlere ve Adn Cennetlerindeki çok güzel meskenlere yerleştirir. İşte asıl büyük bahtiyarlık budur.
Günahlarınızı affeder ve sizi, altından nehirler akan bahçelere, sürekli cennetlerdeki temiz-bereketli barınaklara yerleştirir. İşte bu en büyük başarıdır.