Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1307, sondan 4930. ayet; 9. sure ve Tevbe Suresinin 72. ayetidir. Tevbe Suresi 72. ayetinin kelime sayisi 24, harf sayısı 107 ve toplam ebced değeri ise 8246 olarak hesaplanmıştır. Tevbe Suresinin toplam ebced değeri 738241 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وعد الله المؤمنين والمؤمنات جنات تجري من تحتها الانهار خالدين فيها ومساكن طيبة في جنات عدن ورضوان من الله اكبر ذلك هو الفوز العظيم
Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va’detti. Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.
Münafıklardan söz edilirken 67. âyette erkeğiyle kadınıyla münafık karakterine işaret edilmek üzere her iki cins ayrı ayrı zikredilmişti.71. âyette de müminlerin ortak niteliklerine değinildiğinden erkek vekadınları ayrı ayrı anılmıştır. Bu sûrede her iki tip ve âkıbetleri hakkında verilen bilgiler göz önüne alınırsa şöyle bir karşılaştırma yapılabilir (Râzî, XVI, 131): İki yüzlü davranan kimselere hâkim olan özellik, kötülükleri körükleyip iyilikten alıkoymak iken yürekten inananların temel vasfı iyiliği özendirmek, kötülükten vazgeçirmeye çalışmaktır. Münafıklar Allah yolunda harcamada eli sıkı davranırken müminler zekâtlarını verirler ve ayrıca cömertçe gönüllü bağışlarda bulunurlar, hatta imkânları elverdiği için daha fazla yapamadıklarına üzülürler. Münafıklar namaza üşenerek gelirler, müminler ise namazlarını bir kulluk vecîbesi sayarak içten gelen bir istekle kılarlar. Allah yolunda savaşmak gerektiğinde münafıklar türlü mazeretlerle yan çizmeye çalışırlar, müminler ise canlarını ve mallarını esirgemeden böyle bir çağrıya koşarlar, bu yolda asla yılgınlık göstermezler. Münafıklar Allah’ı ve O’nun mesajını umursamazlar, O’na ve vaad ettiklerine candan inanan müminlerle alay ederler, müminler ise Allah ve resulüne mutlak itaat gösterirler. Bu yüzden Allah, –içlerindeki inkârcılığı yenemeden ömürlerini tamamlayan– münafıkları ebedî olarak kalacakları cehenneme atacak, müminlere de hiç bitmeyen cennet nimetlerinin ve daha önemlisi kendi rızâsına erişmenin mutluluğunu tattıracaktır (71. âyette geçen evliyâ kelimesi için bk. Bakara 2:257; Nisâ4:2, 138-140, 144; En‘âm 6:14; Enfâl 8:72-73). 72. âyetin sonundaki ifade, mânevî hazların ve ruhanî âleme ait mutluluğun maddî imkânların sağladığı mutluluktan çok daha üstün olduğunu açıkça göstermektedir. Zira bir amaca vasıta kılınan şey ondan daha önemli ve değerli olamaz. Allah’ın rızâsını kazanmak, vaad edilen cennet nimetlerine erişebilmenin aracı olsaydı, o takdirde bu nimetlerin daha önemli olduğu sonucuna ulaşılabilirdi. Oysa âyette Allah’ın iradesine mutlak teslimiyet gösterenlerin bu davranışları karşılığında yine O’nun lutfuyla pek güzel mükâfatları hak edecekleri, fakat bütün bu nimetlerden daha önemli olarak O’nun rızâsına nâil olacakları ve en büyük başarının O’nun hoşnutluğuna erişmek olduğu bildirilmiştir (Râzî, XVI, 133; Adn cenneti hakkında bk. Ra‘d 13:22-24). Bir hadiste de, cennet ehli ile Allah arasında cereyan edecek konuşma esnasında onların O’nun hoşnutluğuna erişmeyi en büyük mutluluk olarak niteleyecekleri ve Cenâb-ı Allah’ın artık onlara gazap etmeyeceğini müjdeleyeceği ifade edilmiştir (Buhârî, “Tevhîd”, 38; “Rikak”, 51).
Mehmet Okuyan
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, içinde [ebedî] kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetler ve durmaya değer cennetlerde güzel meskenler vadetmiştir. Allah’ın rızası ise (hepsinden) büyüktür. Asıl büyük kurtuluş işte budur.
“Durulmaya değer cennetler” anlamı verdiğimiz “‘Adn cennetleri” ifadesi Kur’an’da 11 kez yer almaktadır. Bkz. Tevbe 9:72; Ra‘d 13:23; Nahl 16:31; Kehf 18:31; Meryem 19:61; Tâhâ 20:76; Fâtır 35:33; Sâd 38:50; Mü’min 40:8; Saff 61:12; Beyyine 98:8.
Bayraktar Bayraklı
Allah inanmış erkeklere ve inanmış kadınlara, içlerinden ırmaklar akan, içinde süreli kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde hoş meskenler söz vermiştir. Allah'ın rızası hepsinden büyüktür. İşte büyük kurtuluş budur.[178]
[178] Müminlerin davranışları ve ödülleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 266-270.
Erhan Aktaş
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, içinden ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları Cennetler ve Adn Cennetlerinde temiz yerleşim yerleri söz verdi. Allah'ın razı olması ise daha büyüktür.¹ İşte büyük başarı budur.
Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler va’ad etmiştir. Allah'tan olan hoşnutluk (rıdvan) ise en büyük (derecedir) . İşte bu, büyük kurtuluş ve mutluluk (saadetidir.)
Allah, inanan erkek ve kadınlara, kıyılarından ırmaklar akan cennetler, içlerinde tertemiz zevk ve sefalar edilecek olan ebedi Adn cennetlerinde bulunan meskenler vaadetmiştir. Allah'ın razılığıysa daha da büyüktür. İşte budur en büyük kurtuluş ve murada eriş.
Adn kelimesinin Süryaniceden geldiği söylenmiştir. Oturma ve ebedîlik anlamlarına gelir. Aynı zamanda adnin cennette bir şehir olduğunu, peygamberlerle şehitlerin orada oturacaklarını, diğer cennetlerin, adn cennetinin çevresinde bulunduğunu, burada inciden, yakuttan, altından köşkler olduğunu Arş altından esen bir yelin buraya vurduğunu, misk gibi koktuğunu söyleyenler olmuştur (Mecma, 1, 512-513).
Abdullah Parlıyan
Allah inanan erkeklere ve kadınlara içinde yerleşip kalacakları, içlerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı cennetleri vaadetmiştir. Ayrıca Adn cennetlerinde güzel, gönül çekici konaklar da vaadetmiştir. O gün orada Allah'ın razı olması ise hepsinden büyük bir nimet. İşte budur en büyük ve en yüce bahtiyarlık.
Allah mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, altlarından ırmaklar akan Cennet konakları va'detti. Orada ebedî yaşarlar. Adn Cennet'inde güzel köşkler va'detti. Allah'ın rızası, rızasına ulaşma mertebesi ise hepsinden daha büyük bir lütuftur. İşte asıl büyük mutluluk da budur.
Allah mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içlerinde sonsuza kadar kalacakları cennetler ve Adn cennetinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah'ın hoşnutluğuysa hepsinden daha büyüktür. Büyük kurtuluş işte budur.
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur.
Allah, müminlerin erkeğine ve dişisine, ağaçları altından ırmaklar akar cennetler vaad buyurdu, içlerinde ebedî olarak kalacaklar; hem Adn cennetlerinde güzel meskenler... Allah'ın bir rızası ise daha büyüktür. İşte bu, en büyük saadettir.
Allah, mümin erkeklerle mümin kadınlara, altlarında nehirler akan, içlerinde ebedî kalacakları Cennetler ve o ebedî ikamet Cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah’ın (onlardan) razı olması ise, bunlardan daha büyüktür. İşte en büyük kazanç budur.
Erkek, kadın, Allah inananlara altından ırmaklar akan cennetler vadediyor, orda sonsuz kalırlar, Aden cennetleri var, tertemiz konaklar var, Allahın hoşnutluğun bunlardan daha büyük, işte budur ulu onunç
Allah mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, içinde kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde tertemiz barınaklar vaat etmiştir. (Ancak) Allah'ın rızası (hoşnutluğu) ise bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu, en büyük kurtuluştur ve en yüce bahtiyarlıktır.
Bkz. 10:26, 48:5, 57:12Kur’an’da birçok kez bahis konusu edilen “adn cennetleri” Allah’ın murad ettiği şekilde ömrünü tamamlayarak rıza-i ilahiye mazhar olmuş erdemli kişilerin ahiret âleminde gidecekleri müstesna yerlerdir. Sınırsız ilahi nimetlerin bulunduğu Adn ve Firdevs cennetleri gibi yerlerin mahiyeti konusunda çok fazla detaya girmek doğru olmaz. Zira dünya algısıyla cenneti ve cennetteki nimetleri anlamaya çalışmak sadece nefsin iğreti istekleri doğrultusunda cılız tasvirler ortaya çıkarır ki bunlar cenneti anlamak için yeterli olmaz. Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için nice sevindirici ve göz kamaştırıcı nimetlerin saklı olduğunu hiç kimse bilmez. (Secde 32:17)
Diyanet İşleri (Eski)
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde hoş meskenler vadetmiştir. Allah'ın hoşnut olması en büyük şeydir. İşte büyük kurtuluş budur.
Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara, içinde ebedî kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vâdetti. Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte büyük kurtuluş da budur.
Allah Teâlâ, iman edip güzel ameller işleyenlere, yukarıdaki âyette ve daha birçok başka âyetlerde çeşitli cennet nimetleri va’detmiştir. Fakat bu âyet Allah rızâsının, bütün mükâfatlardan daha üstün olduğunu bildirmekte ve böylece dinî ve ahlâkî vazifelerin en yüksek gâyesinin «Allah rızası» olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü, diğer cennet nimetleri daha ziyade bedenî ve hissî taleplerimiz olduğu halde Allah rızası rûhumuzun talebi ve özlemidir.
Edip Yüksel
ALLAH, inanan erkeklere ve inanan kadınlara içinden ırmaklar akan ebedi kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde güzel evler söz vermiştir. ALLAH'ın hoşnud olması ise hepsinden daha büyük bir şeydir. İşte en büyük kurtuluş budur.
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, altlarından ırmaklar akan cennetler vaad buyurdu. Orada ebedi kalacaklardır. Hem de Adn cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte asıl büyük kurtuluş da budur.
Allah, mü'minlerin erkeğine, dişisine altından ırmaklar akar Cennetler va'd buyurdu, içlerinde muhalled kalacaklar hem Adin Cennetlerinde hoş hoş meskenler, Allahın bir rıdvanı ise hepsinden büyük, işte asıl fevzi azîm de budur
Allah, mü'min erkeklere de, mü'min kadınlara da — kendileri içinde ebedî kalıcı olmak üzere — altından ırmaklar akan Adn cennetlerini ve çok güzel meskenler va'detdi. Allahın bir rıdvaanı (rızaası) ise daha büyükdür. İşte bu, asıl bu, en büyük seadetdir.
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî olarak kalıcı oldukları Cennetler ve Adn Cennetlerinde güzel meskenler va'd etti.(2)Allah'ın rıdvânı (râzı olması) ise daha büyüktür! İşte büyük kurtuluş budur!
(2)“Hiç mümkün müdür ki, o Rahmân-ı Rahîm’in kendini tanıttırmasına mukābil, îmân ile tanımakla ve sevdirmesine mukābil, ibâdetle sevmek ve sevdirmekle ve rahmetine mukābil, şükür ile hürmet etmekle mukābele eden mü’minlere bir dâr-ı mükâfâtı (bir mükâfât yerini), bir saâdet-i ebediyeyi vermesin?” (Zülfikār, 10. Söz, 18)“Saâdet-i ebediye iki kısımdır: Birincisi ve en yüksek kısmı: Allah’ın rızâsıyla, lütfuna, tecellîsine, kurbiyetine (yakınlığına) mazhar olmaktır. İkinci kısmı ise, saâdet-i cismâniyedir (bedenle olan saâdettir). Bunun esasları ise, süknâ (mesken), ekl (yeme), nikâh (evlenme) olmak üzere üçtür. Ve bu üç esâsın derecelerine göre saâdet-i cismâniye tebeddül eder (değişir). Ve bu kısım saâdeti ikmâl ve itmâm eden(tamamlayan), hulûd ve devamdır. Çünki saâdet devâm etmezse, zıddına inkılâb eder (döner).” (İşârâtü’l-İ‘câz, 196)Ayrıca Cennet hayâtı hakkında, bakınız; (Sözler, 28. Söz, 169-175)
İlyas Yorulmaz
Allah, inanan erkeklerle inanan kadınlara, içlerinde sürekli kalacakları, altlarından ırmakların aktığı bahçeleri vaat etmiş, o bahçeler içerisinde tertemiz evler, nimet bahçeleri ve hepsinden daha büyüğü, Allah’ın onlardan hoşnutluğu var. İşte en büyük kurtuluş odur.
Allah, mü/min erkekler ile mü/min kadınlara ağaçları altından ırmaklar akar uçmakları, orada daim kalmak üzere vaadetmiştir. Aden [²] uçmaklarında, temiz, pâk meskenler de vaad buyurmuştur. Allah tarafından bir hoşnutluk her şeyden büyüktür. İşte büyük fevz ve necat budur.
İsmail Hakkı İzmirli Tevbe Suresi 72. Ayet Açıklaması
[2] Veya ikamet olunacak uçmaklarda.
Kadri Çelik
Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara içinde temelli kalıcılar oldukları, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaat etmiştir. Allah'tan olan hoşnutluk ise (bütün bu nimetlerden) daha büyüktür. İşte büyük kurtuluş budur.
Allah, iman edenerkeklere ve iman eden kadınlara, ağaçlarının altından ırmaklar çağlayan ve içinde sonsuza dek yaşayacakları cennet bahçeleri ve sınırsızmutluluk ve huzur kaynağı olan Adn bahçelerinde göz kamaştıran köşkler vaad etmiştir. Fakat bütün bunların ötesinde, öyle muhteşem bir nîmet var ki: Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak ve O’nun cemalini görmek, akla hayale gelebilecek tüm nîmetlerin en güzeli, en büyüğüdür! İşte büyük kurtuluş budur!Buraya kadar, ikiyüzlüleri tanımanızı sağlayacak ipuçları verilerek, yüzlerindeki maske düşürüldü ve gerçek müminlerin özellikleri ortaya kondu. O hâlde:
Allah erkek Müminler’e ve kadın Müminler’e, içinde sürekli kalacakları, altından Irmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde temiz meskenler vaad etti.
Allah’tan bir rıza / hoşnutluk daha büyüktür.
Çok Büyük Başarı / Kurtuluş işte budur.
Allah erkek ve kadın bütün mü’min-lere; içerisinde ebedî olarak kalacakları, zemîninden ırmaklar akan cennetleri, Adn cennetlerindeki güzel konakları ve hepsinden daha da büyüğü olan Allah’ın rızasını vâdetmiştir.1 İşte, en büyük kurtuluş da budur.
1 Allahu Teâlâ, cennet ehline: “Razı oldunuz mu? Hoşnut musunuz?” buyuracak, onlar da: “Ey Rabbimiz! Nasıl olmayız ki, bize başka kullarından hiç birine vermediğin nimeti verdin.” diyecekler. Bunun üzerine Allahu Teâlâ: “Size bundan da büyüğünü vereceğim” buyuracak. Onlar: “Bundan daha üstün ne olabilir?” diyecekler. İşte o zaman Allah; “Size rızamı helâl kılacağım ve artık size sonsuza kadar hiç gazap etmeyeceğim.” buyuracak. (Elmalılı)
Muhammed Esed
İnanan erkeklere ve kadınlara, içinde yerleşip kalacakları, içlerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı hasbahçeler vaad etmiştir O; ve o esenlik dolu ebedî bahçelerde güzel ve ferah evler: 100 Ve hepsinden daha üstünü de: Allah'ın hoşnutluğu, hoşça kabulü, işte budur, en büyük/en yüce bahtiyarlık!
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, tabanından ırmakların çağladığı ve içinde kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde de hoş ve güzel meskenler vaat etmiştir. Allah’ın hoşnutluğu ise her şeyden daha büyüktür. İşte muhteşem zafer budur. 2/5, 3/195, 4/57, 5/119, 11/108, 58/22, 98/8
Allah, inanan erkeklere ve inanan kadınlara zemininden ırmaklar akan cennetler vaad etti; orada daimî kalıcıdırlar; dahası, o mutluluk diyarı olan cennetlerde göz kamaştırıcı konutlar vardır; hele[1488] bir de Allah’tan gelen tarifi imkânsız hoşnutluk, bu (mutlulukların) en büyüğü olacaktır; bu, işte budur muhteşem başarı.
Mustafa İslamoğlu Tevbe Suresi 72. Ayet Açıklaması
[1488] Buradaki ve bağlacının bu bağlamdaki en makul vurgusu.
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah Teâlâ imân sahibi olan erkeklere ve kadınlara içinde ebedîyen kalıcılar olmak üzere altlarından ırmaklar akar cennetler ve Adn cennetlerinde pâk ikâmetgâhlar vaad buyurmuştur. Ve Allah Teâlâ tarafından olan bir rıza ise, daha büyüktür. İşte en büyük necât da budur.
Allah mümin erkeklere de, mümin kadınlara da, ebedî kalmak üzere girecekleri, içinden ırmaklar akan cennetler vaad etti. Hem Adn cennetlerinde hoş hoş konaklar! Hepsinden âlâsı ise Allah'ın kendilerinden razı olmasıdır. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı budur. [10, 26; 48, 5; 57, 12] {KM, I Pier 3, 7; Tekvin 2, 8-10}
Allah inanan erkeklere ve inanan kadınlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler va'detmiştir. Allah'ın (onlardan) razı olması ise hepsinden büyüktür. İşte büyük başarı budur.
Allah mümin erkeklerle mümin kadınlara söz vermiştir; içinden ırmaklar akan cennetler, kalıcı cennetlerdeki güzel konaklar onlarındır. Orada ölümsüz olacaklardır. Hepsinden önemlisi Allah’ın rızasıdır. Büyük kurtuluş işte budur.
Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde hoş meskenler vaat etmiştir. Allah'ın hoşnutluğu ise en büyük şeydir. İşte büyük kurtuluş budur.
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, içlerinde ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetler ile Adn Cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası ise hepsinden büyük bir ödüldür. En büyük bahtiyarlık da işte budur.
Allah, mümin erkeklerle mümin kadınlara, altından ırmaklar akan cennetler vaat etmiştir. Sürekli kalacaklardır orada. Adn cennetlerinde de tertemiz barınaklar vaat etmiştir. Allah'ın bir hoşnutluğu ise hepsinden büyüktür. İşte budur o büyük başarı/o büyük kurtuluş.