

İbnü't-Tin şöyle demiştir: Ömer r.a., "Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma!" [Haşr 10] ayetini yorumlayarak, İslam'ın ilk dönemlerinde yaşayan müslümanlarla sonra yaşayacak olan müslümanları eşit derecede görmüştür. Eğer fethedilen arazileri paylaştıracak olursa daha sonra gelecek olan müslümanlar için harac gelirinde hiçbir paylaşmayacaklarından endişe etmiştir.
Alimler, savaş yoluyla (anveten) fethedilen arazilerin paylaştırılması konusunda ihtilaf etmiştir. Meşhur iki görüş bulunmaktadır. Aslında bu konuda çok değişik görüşler vardır. En meşhur olanları şu üçüdür: Malik'e göre, fetihle birlikte bu araziler vakıf olur. Ebu Hanife ve Sevrl'ye göre, devlet başkanı, paylaştırma ve vakıf olarak tutma konusunda muhayyerdir.
Şafii'ye göre, devlet başkanı, ihtiyacı olmayıp da vakıf olmasını isteyenlerin payı dışında diğerlerini paylaştırmak zorundadır. Bu konudaki diğer bilgiler, "cihad" bölümünün sonlarında yer alacaktır. (3465. hadis)

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.