

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Hadîsin birinci rivâyetindeki «mâ yesvâ» kelimesi ekseri nüshalarda burada olduğu gibi nakledilmişse de bâzı nüshalarda «mâ yüsâvî» şeklinde olduğu görülmüştür. Doğrusu da budur: Kitabımızdaki şeklini bazı ulemâ, cahiller tarafından yapılmış bir i'râb hatası saymış; bir takımları da râvilerden birinin yaptığı bir değiştirme olarak kabul etmiş; İbni Ömer (Radîyallahu anh)'ın bu şekilde söylemediğini beyân etmişlerdir. îbni Ömer hazretleri kölesini tokatladığı için bu yaptığına keftâret olmak üzere âzâd etmişti. Buradaki sözünden maksat da bunu anlatmaktır. Yâni ben bu köleyi âzâd etmekle teberru' suretiyle âzâd olunan köle sevabını kazanamam; ben bunu ancak vurduğum tokada keffâret olsun diye âzâd ettim; demek istemiştir. Bu hadîsler kölelere ve hizmetçilere iyi muamele edilmesi lâzım geldiğine delildirler. Ulemâ bu kadarcık bir döğmekle köleyi âzâd etmek vâcib değil, mendüb olduğuna ittifak etmişlerdir. Bunun yapılan hataya keffâret olacağı ümîd edilir. Fakat sebepsiz olarak fazla döğerek Bir yerini kırmak veya koparmak, bir tarafını yakmak gibi ağır tecziyeler hususunda ihtilâf edilmiştir. Mâlikîler'le İmam Leys'e göre böyle bir köle, sahibi aleyhine âzâd olur ve sahibi, hükümet tarafından cezalandırılır. Diğer ulemâ kölenin âzâd olmayacağına kail olmuşlardır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.