

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhari «Akîka»'da; Tirmizi «Kurban» bahsinde tahrîc etmişlerdir. Atîre, Arabların Recebiyye dedikleri ve Recep ayının onunda kestikleri hayvandır. Bu hayvanın kanını putlarının başlarına serperlermiş. Ferâ' ise burada tefsir edildiği vecihle hayvanın doğurduğu ilk yavrudur. İmam Şafiî 'nin beyanına göre Arablar anasının bereketi ve nesli çoğalsın diye bu yavruyu keserlermiş. Bazı lügat ulemâsına göre Fera' hayvanın doğurduğu ilk yavru olup Arablar bunu. putlarına kurban ederlermiş.« Fera' develeri yüze baliğ olan kimsenin elde ettiği ilk yavrudur. Onu keserlerdi.» diyenler de vardır. Bu tarife göre de doğan ilk yavru mutlaka kurban edilirmiş. Nevevî: «Bu hadîste Fera' ve Atîre'nin emredildiği sahih olmuştur...» diyorsa da hadîs-i şerifte bunlar emir değil nehiy buyrulmakta, yâni yasaklanmaktadır. Bu hadîsten ancak atîre ile fera'ın vaktiyle âdet olan ameller olduğu anlaşılır. Evet, bunları isbat eden başka hadîsler vardır. Meselâ: Ebû Dâvûd ve başkaları Hz. Nebîse'den şu mealde bir hadîs rivayet etmişlerdi: «Bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e nida ederek: — Biz cahiliyyet devrinde Recep ayından atîre kurbanı keserdik, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hangi ayda olursa olsun Allah için kurban kesin, Allah'a itaatkâr olun ve kestiğiniz hayvanı fukaraya yedirin.» buyurdu. Adam: — Biz cahiliyyet devrinde Fera' kurbanı da kesiyorduk. İmdi bize ne emir buyurursun, dedi. Efendimiz: «Kırda gezen her sürüde Fera' vardır. İlah...» buyurdular.» İbn-i Münzir: «Bu hadîs sahihtir» demiştir. Bu babda Beyhakî Hz. Âişe'den, Ebû Dâvud, Amr b. Şuayb 'dan hadîsler rivayet etmişlerdir. Beyhakî'nin Haris b. Ömer'den rivayet ettiği bir hadîste şöyle denilmektedir : «Arafat'ta (yahut Minâ'da) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldim. Ona bir zat atîre'yi sordu da : «İsteyen Atîre kurbanı keser; isteyen kesmez. Dileyen Fera' da keser. Dileyen kesmez.» buyurdular. İmam Şafiî diyor ki : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (Fera' haktır) hadîsinin mânâsı bâtıl değildir. Bu söz Arapçadir. Sual sorana cevap olarak söylenmiştir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in «Fera' ve Atîre yoktur» sözünün mânâsı vâcib olan Fera' ve Atîre yoktur, demektir...» Hz. İmam bu sözleriyle Fera' ve Atîre kurbanlarının müstehab olduğunu anlatmak istemiştir. Fakat Bedrüddin Aynî bu te'vîlin yerinde olmadığını şu sözleriyle beyan etmiştir : «Nesâî'nin bu hadîsi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fera' ile Atîre'den nehiy buyurdu şeklinde rivayet etmiş olması bu te'vîli reddeder.» Kaadî İyâd cumhûr-u ulemâya göre Fera' ve Atîre kurbanlarının nesh edilmiş olduğunu söylemiştir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.