Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Ebu Kureyb b. Ala tahdis etti. Bize İbn Bişr, Mis'ar'den tahdis etti. O Mikdad b. Şureyh'den, o babasından şöyle dediğini nakletti: Aişe'ye: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) evine girdiği zaman ilk olarak ne yapardı, diye sordum. O: Misvak kullanırdı, dedi.
Bana Ebi Bekr b. Nafi'el-Abdî de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman, Süfyan'dan, o da Mikdam b. Şüreyh'dan, o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet ettiki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem, evine girdiği zaman ilk işi misvak tutunmak olurmuş.
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Muaviye, A'meş'den, o da Hakem'den o da Kaasim b. Muhaymire'den, o da Şureyh b. Hani'den naklen rivayet etti, Şureyh dedi ki: Aişe'ye mestler üzerine mesh etmeye dair soru sordum. O: Ali'nin yanına git, o bu hususu benden daha iyi bilir, dedi. Ben de Ali'nin yanına gittim. O da Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den ... zikretti, deyip, hadisi aynen nakletti.
Bize Ebu Bekr, b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî' Mis'arla Süfyan'dan, onlarda Mikdam b. Şüreyc'den o babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Ben ay hali olduğum halde (kaptan) su içer sonra onu Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e uzatırdım. O da ağzımı koyduğum yere kendi ağzını koyar ve öyle içerdi. Ay hali iken kemiğin etini ısım sonra onu Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e uzatırdım, o da ağzımı koyduğu m yere ağzını koyardı. Zuheyr rivayetinde "içerdi" ibaresini zikretmemiştir.
Bize Züheyr'b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman, Süfyân'dan, o da Mıkdam b. Şureyh'den, o da babasından, o da Sa'd'dan naklen rivayet etti: «Sabah akşam Rablerine dua eden kimseleri kovma!» [En-Am 52] Benim hakkımda indi, demiş. Şunu da söylemiş: Bu âyet altı kişi hakkında inmiştir. Ben ve ibni Mes'ûd onlardanız. Müşrikler ona: «Sen bunları kendine yaklaştırıyorsun.» demişlerdi.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Abdillah EI-Esedi İsrail'den, o da Mikdam b. Şureyh'den, o da babasından, o da Sa'd'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte altı nefer idik. Müşrikler Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Bunları kov! Bize karşı cüretkârlıkta bulunmasınlar, dediler. (Bu altı kişi), Ben, İbni Mes'ud, Hüzeyl kabilesinden bir zat, Bilâl ve isimlerini veremiyeceğim iki adam idi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kalbine Allah ne diledi ise o geldi. Ve içinden bir şeyler geçirdi. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle): «Allah'ın rızasını dileyerek akşam sabah ona dua eden kimseleri kovma.» âyet-i kerimesini indirdi.
Bize Ubeydullah b. Muâz EI-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Mikdam'dan, (bu zât İbni Şureyh b. Hâni'dir), o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'den, o da Nebi (Sallatlahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Şüphesiz ki, yumuşak davranmak bir şeyde bulunursa, onu zinetler. Bir şeyden de alınırsa, onu lekeler.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dedikî): Bize Ali b. Müshir, Zekeriyya'dan, o da Şa'bi'den, o da Şureyh b. Hânî'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim Allah'a kavuşmayı dilerse Allah (da) ona kavuşmayı diler. Ve her kim Allah'a kavuşmayı hoş görmezse, Allah (da) ona kavuşmayı hoş görmez, ölüm Allah'a kavuşmaktan öncedir.» buyurdular.
Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dedikî): Bize İsâ b. Yûnus haber verdi. (Dedikî): Bize Zekeriyya, Âmir'den rivayet etti. (Demişki): Bana Şureyh b. Hâni' rivayet etti. Ona da Âişe haber vermişki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yukarki hadîsin mislini buyurmuşlar
Bize Saîd b. Amr El-Eş'asî rivayet etti. (Dedikî): Bize Abser Mutarrifden, o da Âmir'den, o da Şureyh b. Hâni'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim Allah'a kavuşmayı dilerse, Allah (da) ona kavuşmayı diler; ve her kim Allah'a kavuşmayı hoş görmezse, Allah (da) ona kavuşmayı hoş görmez.» buyurdu. Bunun üzerine ben Âişe'ye gelerek: -- Ey mü'minlerin annesi! Ben Ebû Hureyre'yi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bir hadîs rivayet ederken dinledim. Eğer (mesele) öyleyse biz helak olduk demektir, dedim. Âişe : -- Helak olan Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sözüyle helak olmuştur! Ne o? dedi. --Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim Alloh'a kavuşmayı dilerse, Allah (da) ona kavuşmayı diler; ve her kim Allah'a kavuşmayı hoş görmezse, Allah (da) ona kavuşmayı hoş görmez...» buyurmuş. Halbuki bizde ölümden hoşlanan hiç bir kimse yoktur, dedim. Âişe: — Bunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söyledi. Ama o senin anladığın mânâda değildir. Lâkin göz yukarıya dikildiği, göğüs alıp vermeye başladığı, tüyler dikenlendiği ve parmaklar yumulduğu zaman, o anda her kim Allah'a kavuşmayı dilerse Allah (da) ona kavuşmayı diler; ve her kim Allah'a kavuşmayı hoş görmezse; Allah (da) ona kavuşmayj hoş görmez mânâsınadır, dedi.