Hammâd b. Zeyd

Ebû İsmâil · 8. tabakanın büyükleri

Hammâd b. Zeyd b. Dirhem

Doğumh. 98
Vefath. 177
KünyeEbû İsmâil
Nisbeel-Ezdî, el-Basrî, el-Ezrak
Yaşadığı yerlerBasra
Tabaka8. tabakanın büyükleri
Cerh-ta'dîlsika sebt fakîh imam

Ailesi

Kardeşleri
Sa'id bin Zayd bin Darham

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ahnef b. Kays'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Şu adama (Hz. Ali'ye) yardım etme niyeti İle çıktım. Ebu Bekre ile karşılaştım. Bana: "Nereye gidiyorsun?" diye sordu. "Şu adam'a yardım etmeye gidiyorum" dedim. O: "Geri dön. Çünkü ben Allah Resulü'nün şöyle dediğini duydum: ''iki Müslüman kılıç kılıca ve Sellem)'e sordum: ''Öldüreni anladım da ya şu öldürülen niçin ateştedir ey Allah'ın elçisi ?'' Allah Resulü şöyle buyurdu: "Çünkü o da arkadaşını öldürmek istiyordu. Tekrar: 6875, 7083 Diğer tahric: Müslim, fiten ve işratu’s-sa’a
Ebu Bekre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Şüphesiz ki canlarınız, mallarınız (ve ırzlarınız) sizlere bu ayımzdaki bu gününüzün haram olması gibi haramdır. Dikkat edin burada bulunan, bulunmayana tebliğ etsin". Muhammed şöyle derdi: Resulullah doğru söyledi. Onun dediği oldu. "Dikkat edin, tebliğ ettim mi? Tebliğ ettim mi?.
Enes r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir kap su istedi. Kendisine içinde biraz su bulunan ağzı geniş, dibi dar bir kap getirildi. Parmaklarını kabın içine soktu. (Enes dedi ki): Ben parmaklarının arasından kaynayan suya bakmaya başladım. O sudan abdest alanlar tahminen yetmiş ile seksen kişi arasındaydı.
Enes r.a. şöyle demiştir: Ukl (veya Ureyne) kabilelerinden bazı kimseler Medine'ye geldiler. Medine'nin (havası onlara iyi gelmediğinden) karınları ağrıdı. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara, yeni yavrulamış develerin süt ve İdrarlarından İçmelerini tavsiye etti. Onlar da (zekat) develerinin bulunduğu yere giderek Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in emrini aynen yaptılar, zamanla iyileştiler. İyileştikten sonra, Hz. Peygamber'in bu hayvanlara bakan görevli çobanını öldürerek ümmetin beytü'I-malına ait zekat develerini alıp kaçtılar. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu haber gündüzün hemen ilk saatlerinde kendisine ulaşınca onları takip etmek üzere adam gönderdi. Bu kişiler güneş yükselince, adamları yakalayıp getirdiler. Hz. Peygamber el ve ayaklarının kesilmesini emretti. Bunların gözlerine mil çekildi. "Harre" denilen sıcak yere atıldılar, su istemelerine rağmen kendilerine su verilmedi. Ebu Kılabe şöyle demiştir: Bunlar hırsızlık yaptılar, adam öldürdüler, iman ettikten sonra inkar ettiler, Allah ve Resulü'ne karşı harp ilan ettiler. Tekrar: 1501, 3018, 4192, 4193, 4610, 5685, 5686, 6727, 6802, 6803, 6805, 6899. Diğer tahric: İbn Mâce: Hudûd; Nesâî: Tahara
Ebu Bürde r.a. babasından şunu aktarmıştır: Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'e geldim. "Elindeki bir misvak ile dişini temizlerken bir yandan da kusuyor gibi ö' ö' diye ses çıkardığını gördüm."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'n-Nu'mân ← Hammâd b. Zeyd ← Gaylen b. Cerîr ← Ebû Bürde ← babası
Aişe r.anha'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cünüplükten dolayı gusül abdesti alacağı zaman, elini yıkardı."
Ümmü Atiyye'den şöyle nakledilmiştir: "Bir ölü için üç günden fazla yas tutmamız yasaklandı. Ancak koca için dört ay on gün yas tutmamız emredildi. Yas tuttuğumuz süre içinde, sürme çekmez, koku sürünmez ve asab dışında boyalı elbise giymezdik. Adetimiz sona erip hayızdan dolayı gusül abdesti alınca azıcık küst-ı azfâr kullanmamıza izin verildi. Bizim cenazelerin ardından gitmemiz de yasaklandı. Tekrar: 1278, 5340
Enes İbn Malik Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Allah Teâlâ her rahim İçin bir melek görevlendirmiştir. Melek, 'Ya Rabbi bir nutfe yarattın. Ya Rabbi alaka yarattın. Ya Rabbi rnudğa yarattın'' der. Allah Teâlâ ana rahmindeki bebeğin yaşamasını murad ettiği zaman Melek, onun erkek mi, kız mı; şaki mi saîd mi olacağını, ne kadar rızıklandırılacağını ve ne kadar yaşayacağını sorar. Bütün bunlar, ana rahminde karara bağlanır."
Ebu Hureyre'den şöyle nakledilmiştir: "Adamın biri Nebi s.a.v.'e gelip bir tek elbise ile namaz kılmanın hükmünü sordu. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): 'Hanginiz iki elbise bulabiliyorsunuz' buyurdu. Sonra adam, Hz. Ömer'e aynı soruyu sordu. O da şöyle cevap verdi: Allah'ın size verdiği imkanlara göre hareket edin: Elbiselerinizi üzerinize alın. İzarı ve ridası olan, bunlarla; izarı ve gömleği olan bunlarla, izarı ve kaftanı olan, bunlarla, uzun paçalı donu (sirval) ve ridası olan bunlarla, uzun paçalı donu ve gömleği olan bunlarla; uzun paçalı donu ve kaftanı olan bunlarla, paçasız donu ve uzun gömleği olan bunlarla namaz kılsın. Ebu Hureyre demiştir ki: Zannımca Hz. Ömer, 'paçasız donu ve ridası olan bunlarla namaz kılsın' da dedi."
Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Zenci bir adam veya zenci bir kadın, Mescid-i Nebevî'yi süpürürdü. Derken vefat etti. Bir gün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu sordu. Etrafındakiler Vefat etti' diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: 'Onun vefatını bana haber vermeniz gerekmiyor muydu?! Bana kabrini gösterin? buyurdu. Sonra mezarına gelip onun için namaz kıldı. Tekrar: 460, 1337. Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Camileri temizlemek faziletli bir ameldir. 2- Ortadan kaybolan hizmetçi ve eş dost sorulur. 3- Kişi dua ile ödüllendirilebilir. 4- Hayırlı kimselerin cenaze namazına katılmak teşvik edilmiştir. 5- Cenaze namazına yetişemeyen kimselerin, daha sonra ölünün kabrine gelerek onun için namaz kılması menduptur. 6- Vefat ilan edilir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Süleymân b. Harb ← Hammâd b. Zeyd ← Sâbit el-Bünânî ← Ebû Râfi' ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Bir adam veya bir kadın Mescid-i Nebevî'yi süpürüyordu. Rivayetin ravilerinden Ebu Râfi' 'zannımca temizleyen kişi bir hanımdı' demiş, sonra yukarıdaki (460.) hadisi anlatıp Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onun kabrine giderek namazını kıldığını bildirmiştir."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. Vâkıd ← Hammâd b. Zeyd ← Sâbit el-Bünânî ← Ebû Râfi' ← Ebû Hureyre
İbn Ömer (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'ye geldi. Osman İbn Talha'yı çağırdı. O da gelip Kabe'nin kapısını açtı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Bilal, Usame b. Zeyd ve Osman İbn Talha Kabe'yi Muazzama'nın içine girdi. Daha sonra kapı kapandı. Bir müddet içeride kaldılar, sonra dışarı çıktılar. görünce) hemen koşup Bilal'e (Allah Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in içeride ne yaptığını) sordum. O’da, 'Namaz kıldı' diye cevap verdi. Bu defa 'Nerede?' diye sordum. O da, İki direk arasında' diye cevap verdi." İbn Ömer son olarak şunları dedi: "Kaç rek'at kıldığını sormak ise, aklıma gelmedi."
İbn Abbâs'tan şöyle nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'de öğle İle ikindi namazını birlikte sekiz rekat, akşam ile yatsı namazını da yedi rekat olarak kıldırmıştır." Ravilerden Eyyub kendisinden önceki râvî Câbir'e Bu olay yağmurlu bir gecede vaki olmuş olabilir mi?' diye sormuş, o da 'Muhtemelen' diye cevap vermiştir. Tekrar: 562, 1174.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'n-Nu'mân ← Hammâd b. Zeyd ← Amr b. Dînâr ← Câbir b. Zeyd ← İbn Abbâs
İbn Ömer radiyallahu anh'den şöyle nakledilmiştir: "Arkadaşlarımı nasıl namaz kılarken gördüysem öyle namaz kılıyorum. Güneşin doğduğu veya battığı anda namaz kılmaya kalkışanlar dışında, gece veya gündüzün herhangi bir vaktinde namaz kılmak isteyen kimseye namaz kılmasını yasaklamam."
Enes bin Malik (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: Bilal ezanı ikişer ikişer kameti de (Ked kametu’s*selah) kısmı hariç teker teker okumakla emrolundu." Diğer tahric: Tirmizi Salat; Dârimî, Namaz
Abdullah bin el-Haris (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "İbn Abbas (r.a.) yağmur yüzünden yolların çamur olduğu bir günde bize hutbe okudu. Müezzin ezan okurken gelince, İbn Abbas (r.a.) ona (Namazı evlerinizde kılın!)" diye seslenmesini emretti. Orada bulunanlar hayretle birbirlerine baktılar. Bunun üzerine İbn Abbas: 'Benden daha hayırlı biri böyle yapmıştı. Çünkü Cum'a namazı azimettir' dedi.
Abdullah bin Haris, Abdullah İbni Abbâs'ın bir uygulamasını şöyle nakletmiştir; "Yağmurlu ve çamurlu bir günde Abdullah İbn Abbâs bize hutbe irad etti ve ezan okunacağı zaman müezzine, (Haydi, herkes namaza) kısmına gelince (Namaz olduğunuz yerde kılınacak} diye nida etmesini emretmişti. Cemaatin bir kısmı bu durumu garipseyip birbirine bakışınca İbn Abbas şöyle demişti: "Galiba bu söylediklerimi beğenmediniz. Fakat bunun aynısını - Resûlullah s.a.v.'i kastederek - benden daha hayırlı olan bir zat yapmıştı. Bugün Cuma'dır ve ben sîzi sıkıntıya sokmak istemedim." Abdullah İbn Abbas'ın kendisinden nakledilen başka bir rivayette şöyle dediği kayıtlıdır: "Sizi günaha sokmak istemedim. Namaz'a gelmenizi isteseydim gelecektiniz ve dizlerinize kadar çamura batacaktınız."
Malik İbn Huveyris'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Biz gençken Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gelmiştik. Onun yanında yaklaşık olarak yirmi gece kaldık. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem çok merhametliydi. Bizim (ailelerimizi özlediğimizi düşünerek) halimize acıdı ve şöyle buyurdu; 'Memleketinize dönseniz ve oradaki insanları bilgilendirseniz ne kadar güzel olur; onlara namazların nasıl ve hangi vakitlerde kılınacağını öğretip namaz kılmalarını emredin. Namaz vakti girince içinizden birisi ezan okusun ve yaşça en büyük olanınız da imamlığa geçip namazı kıldırsın"
Cabir İbn Abdullah (r.a.)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Muaz İbn Cebel, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte namaz kıldıktan sonra gider ve kabilesine imamlık yapardı."
Mutarrif İbn Abdullah (r.a.) şöyle demiştir: "İmrân İbn Husayn (r.a.) ile birlikte Ali (r.a.)'in arkasında namaz kılmıştık; secde ettiğinde, secdeden doğrulduğunda ve kıldığı rekatlardan kalktığında tekbir getiriyordu. Namazı bitirdiğinde İmrân İbn Husayn (r.a.) elimi tutarak bana şöyle dedi: Ali (r.a.) bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kıldırdığı namazları hatırlattı -başka bir rivayete göre- Ali (r.a.) bize aynen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in namazını kıldırdı."
Ebu Kılabe (r.a.) şöyle demiştir: "Mâlik İbnü'l-Huveyris bize Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in nasıl namaz kıldırdığını gösterirdi. Hatta bunu namaz vakti dışında bir vakitte yapardı. Bir defasında şöyle namaz kılmıştı; Kıyama durdu ve mükemmel, eksiksiz bir kıyam yaptı. Sonra rükua vardı ve rükuyu da mükemmel bir şekilde yerine getirdi. Ardından rükudan kalkıp bir süre sustu ve bekledi. Gerçekten de Mâlik İbnü'l-Huveyris bize hocamız Ebu Büreyd (Amr İbn Seleme) gibi namaz kıldırdı. Nitekim Ebu Büreyd de secdeden başını kaldırdıktan sonra iyice oturacak şekilde doğrulur, sonra ayağa kalkardı."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Süleymân b. Harb ← Hammâd b. Zeyd ← Eyyûb es-Sahtiyânî ← Ebû Kılebe
İbn Abbas (r.a.)'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e yedi âzası üzerinde secde etmesi ve namazda iken elbisesiyle, saçıyla başıyla uğraşmaması emredildi
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'n-Nu'mân ← Hammâd b. Zeyd ← Amr b. Dînâr ← Tâvûs b. Keysân ← İbn Abbâs
Eyyûb es-Sahtiyânî, Ebû Kılâbe (r.a.)'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Bir gün Malik İbnü'l-Huveyris yanında bulunan cemaate - göstereceği namazın vakti olmadığı halde 'Size Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'm nasıl namaz kıldırdığını göstermek istiyorum' diyerek kalktı ve namaza durdu. Sonra tekbir getirerek rükûya gitti, sonra başını kaldırıp rükûdan doğruldu ve bir süre kıyamda bekledi. Sonra secdeye gitti ve ardından doğrulup bir süre bekledi. Bize hocamız Amr İbn Seleme'nin kıldırdığı gibi bir namaz kıldırdı." Eyyûb şöyle demiştir: "Amr İbn Seleme benim başkalarından görmediğim bir şey yapardı; üçüncü veya dördüncü rekatta otururdu."
Malik İbn Huveyris şöyle demiştir: "Biz gençler olarak Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelip onun yanında kalmıştık. Bize bir süre sonra şöyle buyurdu; 'Memleketinize ailelerinizin yanına dönseniz ne kadar güzel olur; onlara namazların nasıl ve hangi vakitlerde kılınacağını öğretip namaz kıldırın. Namaz vakti girince içinizden birisi ezan okusun ve yaşça en büyük olanınız da İmamlığa geçip namazı kıldırsın."
Enes İbn Mâlik (r.a.) yanında bulunan cemaate şöyle'demişti: "Ben sizlere Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize namazı nasıl kıldırdıysa hiçbir yönünü eksik bırakmadan namaz kıldıracağım." Enes İbn Mâlik'ten Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in nasıl namaz kıldırdığını nakleden Sabit şöyle demiştir: "Enes İbn Mâlik namaz kılarken bir şey yapardı fakat ben sizin bunu yaptığınızı hiç görmedim. O rükûdan kalktığında o kadar uzun beklerdi ki arkasında bulunanlar, galiba secdeye gitmeyi unuttu, derlerdi. Yine aynı şekilde iki secde arasında öyle uzun beklerdi ki arkasında namaz kılanlar, herhalde secdeye gitmeyi unuttu, derlerdi."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Süleymân b. Harb ← Hammâd b. Zeyd ← Sâbit el-Bünânî ← Enes b. Mâlik
Mutarrif İbn Abdullah şöyle demiştir: "İmrân İbn Husayn (r.a.) ile birlikte Ali (radiyallahu anh)'in arkasında namaz kılmıştık; secde ettiğinde, secdeden doğrulduğunda ve İlk İki rekatı bitirip üçüncü rekata kalktığında tekbir getiriyordu. Selâm verip namazı bitirdiğinde İmrân İbn Husayn elimi tutarak bana şöyle dedi: Ali (r.a.) bize aynen Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in namazını kıldırdı başka bir rivayete göre Alî (r.a.) bana Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kıldırdığı namazları hatırlattı."
Cabir bin Abdullah r.a. dediki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem cum`a günü hutbe îrad buyururken biri mescide geldi: (Resûlullâh sallallahu aleyhi ve sellem:) "Filan, sen namaz kıldın mı?" diye sordu. O da "Hayır" dedi. (Bunun üzerine:) "(Öyle ise) kalk da namaz kıl" buyurdu. Tekrar: 931 ve 1166. Diğer tahric: Nesaî, Cum’a; Tirmizi, Cuma
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebü'n-Nu'mân ← Hammâd b. Zeyd ← Amr b. Dînâr ← Câbir b. Abdullah
Enes İbn Mâlik (r.a.) şöyle dedi: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bîr Cum'a günü hutbe okurken bir adam kalkıp şunları söyledi: "Ey Allah'ın Resulü, at sürüleri mahvoldu, davarlar susuzluktan kırıldı; Allah'a dua et de bize yağmur göndersin". Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ellerini açıp dua etti. Tekrar: 933, 1013-1019, 1021, 1029, 1030, 3582, 6093 ve 6342
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Müsedded b. Müserhed el-Basrî ← Hammâd b. Zeyd ← Abdülazîz b. Suheyb ← Enes b. Mâlik
Enes İbn Mâlik (r.a.)'den nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gece'den kalma son karanlık vaktinde sabah namazını kıldı. Daha sonra atına binip ...... (Allah en büyüktür, artık Hayber'in işi bitti). Biz bir düşman topluluğun yaşadığı yere girdiğimizde kendilerine apaçık uyarılar yapılan (inzâr) bu kavmin sabahı ne kötü olur sabahı aydınlık olmaz." diye seslendi. Hayber halkı dışarı çıkıp çifçilik aletleriyle tarlalarına giderken İslâm ordusunu görünce "Muhammed ve ordusu geliyor" diye bağırmaya başlamışlardı. Savaş sonunda Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem muzaffer oldu ve savaş'a katılan erkekleri öldürüp, savaşmayan eli silah tutmayan kimseleri esir etti. Esirlerden Safiye önce Dihyetü'l-Kelbi'nin daha sonra da Resûl-i Ekrem s.a.v.'in payına düştü. Nebi s.a.v. daha sonra Safiye ile evlendi. Evlenirken onu azat etmiş ve bu azat işlemini mehir saymıştı." Hadisin ravilerinden Abdülaziz İbn Suhayb, Sâib el-Bünâni'ye: "Ey Ebu Muhammed, sen Enes İbn Mâlik'e "Resûlullah bu evlilik için Safiye'ye mehir olarak ne vermişti?" diye sorduğunda sana: "Mehir olarak özgürlüğünü vermişti" diye cevap verdi, Öyle değil mi?" diye sormuş Sâib de tebessüm etmiştir.
Ümmü Atiyye'den nakledilmiştir: "Bize evlilik çağına yaklaşan ve kendilerine ev içinde özel oda ayrılan genç kızları bayramlarda musallaya çıkarmamız emredildi." Eyyub buna benzer bir rivayeti Hafsa'dan nakletmiştir. Hafsa hadisinde şöyle bir ek bilgi bulunmaktadır: "Hayızlı kadınlar musalladan uzak durur."