Zekeriyyâ' b. Yahyâ

Ebû Yahyâ · 11. tabaka

Zekeriyyâ b. Yahyâ b. Sâlih b. Süleymân b. Matar

Vefath. 230
KünyeEbû Yahyâ
Nisbeel-Belhî, el-Hâfız
Yaşadığı yerlerHorasan
Tabaka11. tabaka
Cerh-ta'dîlsika hâfız

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Aişe (r.anha) Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'den şunu rivayet etmiştir: "ihtiyaçlarınız için çıkmanıza izin verildi". Hişam "yani tuvalet ihtiyacı için" demiştir.
Âişe (r.anha), (kız kardeşi) Esmâ'dan bir gerdanlık ödünç almıştı. Ama gerdanlık kayboldu. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), onu araması için bir adam gönderdi. Adam gerdanlığı buldu. Bu esnada, namaz vakti girdi. İnsanların yanında su yoktu. Buna rağmen namaz kıldılar. Bu durumu Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e şikayet ettiler. Bunun üzerine Allah Teâlâ teyemmüm âyetini indirdi. Bu olaydan sonra Üseyd İbn Hudayr Hz. Aişe'ye Allah daima hayrını versin. Allah'a and olsun ki, her ne seni üzen bir hadise meydana gelse, Hak Teâlâ onda, hem senin, hem de Müslümanlar için hayır kılıyor." dedi.
Âişe (r.anha)'dan şöyle nakledilmiştir: "Hendek savaşında Sa'd İbn Muâz, kolundaki atar damardan yaralanmıştı. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem o'nu yakından ziyaret edebilmek için Mescid-i Nebevî'de o'na mahsus bir çadır kurdurdu. O esnada Mescid'de Ğıfar-oğulları'nın bir çadırı vardı. Kendilerine doğru akan kandan korkup yan tarafta olan çadıra doğru: 'Ey çadırdaki komşular! Sizin tarafınızdan bize doğru bir şeyler akıyor?' diye seslendiler. İşte o akan şey, Sa'dın yarasından sızan kandı. Bir müddet sonra da Sa'd bu yaradan dolayı vefat etti. Tekrar: 2813, 3901, 4117, 4122.
Aişe (r.anha)'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hastalandığı zaman namazları Ebu Bekir'in kıldırmasını emretmişti. Bu emir üzerine Ebu Bekir de cemaate namaz kıldırıyordu." Urve İbn Zübeyr şöyle demiştir: "Bir gün Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisini daha iyi hissettiği için odasından çıkıp cemaate katıldı. Ebu Bekir o sırada namazı kıldırıyordu. Ancak Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i görünce geriye çekilmek istedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Bekir'e, yerinde kal, diye işaret buyurdu ve onun hemen yanıbaşında hizasına oturdu. Bu esnada Ebu Bekir Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e cemaat ise Ebu Bekir (radiyallahu anh)'e uymuştu."
Rafi' İbn Hadlc ve Sehl İbn Ebi Hasme r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, müzabene satışını ve meyvenin kuru hurma karşılığında satılmasını yasaklamıştır. Ancak ariyye uygulamasında bulunanlara bu konuda izin vermiştir.
Rafi' İbn Hadlc ve Sehl İbn Ebi Hasme r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, müzabene satışını ve meyvenin kuru hurma karşılığında satılmasını yasaklamıştır. Ancak ariyye uygulamasında bulunanlara bu konuda izin vermiştir.
Hz. Aişe r.anha anlatıyor: "Uhud savaşında müşrikler hezimete uğramışlardı. Bu sırada İblis Müslümanlara: 'Ey Allah'ın kulları, arkanızdakilere dikkat edin, onlara saldırın!' diye olanca gücüyle bağırdı. Bunun üzerine öndeki grupla arkada kalan Müslüman savaşçılar birbirine girdi. Bu hengamede Huzeyfe İbnü'l-Yeman babası Yeman'ın Müslümanların saldırısına uğradığını gördü ve: 'Ey Allah'ın kulları, o benim babam, o benim babam!' diye bağırdı. Ancak, Allah'a yemin ederim ki, onu öldürünceye kadar devam ettiler. Huzeyfe ise o gün babasını öldürenlere: 'Allah sizleri affetsin!' diye dua etti." Urve şöyle demiştir: "Huzeyfe, Allah'a kavuşuncaya kadar babasını öldürenlere dua etmiş ve Allah'tan onlar için af dilemiştir." Tekrar: 3824, 4065, 6668, 6883, 6890 Urve'nin bu sözü farklı bir yoruma göre şu anlama gelmektedir: "Huzeyfe, ettiği bu dua sayesinde Allah'a kavuşuncaya kadar hayır görmüştür."
Aişe r.anha'dan rivayete göre Said dedi ki: "Allah'ım, sen de bilirsin ki Resulünü yalanlayan ve onu (yurdundan) çıkartan bir kavme karşı senin uğrunda cihad etmekten daha çok sevdiğim hiçbir şey yoktur. Allah'ım, ben zannediyorum ki bizimle onlar arasında savaşı kaldırmış bulunuyorsun." Eban b. Yezid dedi ki: Bize Hişam, babasından naklen dedi ki: Bana Aişe haber verdi: (Sa'd): "Senin nebini yalanlayan ve onu Kureyş'in arasından çıkartan bir kavme karşı ... " (demiştir.)
Esma r.anha'dan rivayete göre; "Abdullah b. Zübeyr'e hamile kaldı. Dedi ki: Mekke'den) çıkarak Medine'ye geldim. Kuba'da konakladım ve onu Kuba'da doğurdum. Sonra onu yanıma alarak Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e götürdüm. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kucağına bıraktım. Arkasından bir hurma istedi. Onu çiğnedikten sonra ağzına hafifçe tükürdü. Böylelikle onun karnına ilk giren şey, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in tükürüğü oldu. Daha sonra bir hurmayı onun ağzına çaldı (tahnık etti). Sonra da ona dua etti, mübarek kılınmasını diledi. (Medine'ye hicretten sonra) Müslümanların doğan ilk çocuğu o oldu." Esma radıyallahu anha'dan rivayete göre: "O hamile olduğu halde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e hicret etti. " Tekrar: 5469
Aişe r.anha dedi ki: "Sa'd, Hendek günü isabet aldı. Hibban b. el-Arika diye anılan Kureyşli bir adam ona bir ok atmış ve bu oku onun (Ekhal diye bilinen) kolundaki atar damara isabet etmişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu, yakınında bulunup kolaylıkla ziyaret edebilmek için ona mescidde bir çadır kurdurmuştu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hendekten geri dönüp silahlarını çıkarıp guslettikten sonra Cibril aleyhisselam onun yanına başındaki tozu silkeleyerek geldi ve: Silahını mı çıkardın? AIlah'a yemin ederim ben silahımı çıkarmadım. Haydi onların üzerine çık git, dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Nereye, diye sordu. Cibril Kurayza oğullarını işaret etti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların üzerine yürüdü ve hükmünü kabul ederek indiler. O da hüküm vermeyi Sa'd'e havale etti. Sa'd dedi ki: Benim onlar hakkındaki hükmüm şudur: Savaşçılar öldürülecek, kadınlar ve çocuklar esir alınacak, malları paylaştırılacak." Hişam dedi ki: Babamın bana Aişe'den naklen haber verdiğine göre Sa'd dedi ki: "Allah'ım, sen de biliyorsun ki Resulünü yalanlamış, onu dışarı çıkarmış bir kavme karşı senin uğrunda cihad etmekten daha çok sevdiğim bir şey yoktur. Allah'ım, ben öyle anlıyorum ki artık bizlerle onlar arasında savaşı sona erdirmiş bulunuyorsun. Eğer bundan sonra Kureyş ile savaşılacaksa beni de o savaşa kadar yaşat ki senin uğrunda onlarla cihad edeyim. Şayet onlarla savaşı sona erdirmiş isen benim bu yaramın kanaması durmasın ve bundan dolayı öleyim. Hemen akabinde kan boynundan fışkırdı. Onlar -ki mescidde Gıfar oğullarına da ait bir çadır da vardı- kendilerine doğru akan kandan başka bir şeyden tedirgin olmadılar. Bunun üzerine: Ey çadır ahalisi, sizin tarafınızdan bize bu gelen nedir, diye seslendiler. Bir de baktılar ki Sa'd'in yarasından kanlar akıyor. Said ondan dolayı vefat etti. -Allah ondan razı olsun.-"
Aişe r.anha'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: "Kendilerini Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e hibe eden (mehirsiz olarak evlenme teklif eden) kadınlara kıskançlık beslerdim. Onları 'Bir kadın kendisini hibe eder mi?' diyerek (ayıplardım). Allah Teala 'Onlardan dilediğini geriye bırakır, dilediğini de yanına alırsın. Bir süre ayrı/dığın hanım/arından arzu ettiğini tekrar yanına a/manda senin için bir günah yoktur, (Ahzab 51) ayetini indirince, [Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e], 'Bakıyorum da Rabbin her daim senin arzularını yerine getirmek için çabalıyor,' dedim. Hadisin geçtiği diğer yer: 5113.
Aişe r.anha'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Hicab farz kılındıktan sonra Sevde bir ihtiyacından dolayı dışarı çıktı. İri yarı bir kadın olduğu için, hemen tanınırdı. Bu yüzden Hz. Ömer onu tanımıştı ve ona şöyle demişti: Ey Sevde! Allah'a and olsun ki, (iyi örtünemediğin için) bizler tarafından tanınıyorsun. Baksana nasıl dışarı çıkmışsın. Hz. Sevde bundan sonrasını şöyle anlatıyor: Hemen gerisin geri eve döndüm. O esnada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem evimde idi. Oturmuş öğle yemeği yiyordu. Elinde de bir parça kemikli et vardı. Yanına vardım ve: 'Ey Allah'ın Elçisi! Bir ihtiyacımdan dolayı dışarı çıktım. Beni gören Omer, bana şunları şunları söyledi' dedim. Derken Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e vahiy geldi. Daha sonra vahiy tamamlandı. Et parçası, hala elinde idi, onu bırakmamıştı. Sonra şöyle buyurdu: "Sizin ihtiyaçlarınızı gidermek için çıkmanıza izin veri/di,"