Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize AbdiIlah b. Meslemet'el-Ka'nebî rivayet etti. (Dediki): Bize Mugîra, Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz Âmin dediği vakit gökteki melekler de Amin der ve her ikisi birbirine tesadüf ederse o kimsenin geçmiş günâhları affolunur» buyurdular.
Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîra - ki bu zât İbni Abdirrahman el-Hizâmî'dir- Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz cemaata imam olursa namazı hafif kıldırsın! Çünkü onların içinde küçük, yaşlı, zayıf ve hasta olanlar vardır; Kendi kendine kıldığı vakit istediği gîbi kılsın» buyurmuşlar.
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki) Bize Muğire, Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rec'den, o da Ebû Hureyre (Radiyallahu anh)'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet eyledi. Yalnız O: «Takat getirebileceğiniz şeyleri yüklenin.» dedi.
Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb ile Kuteybetü'bnü Saîd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muğîra yani El-Hizâmi, Ebu'z-Zinâd'dan o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet etti. Ebû Hureyre : «ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Oruç bir kalkandır, buyurdular.» demiş.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîratu'bnü Abdirrahmân El-Hizâmî, Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan bu isnâdla haber verdi. (Ebû Hureyre): «Bir defa bir adam nişanlı bir deve sürerken...» demiş.
Bize Hasen b. Aliy El-Hulvanî ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Âmir El-Akadî, Muğîre'den —ki ibni Abdirrahnıan El-Hizâmî'dir— o da Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seilem); «Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin; ama onlarla karşılaştığınız vakit sabredin!» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîra b. Abdirrahman El-Hızânıî, Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'ruc'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. «Kim bana itaat ederse Allah'a itaat etmiş; ve her kim bana İsyan ederse Allah'a isyan etmiş olur. Bir de kim âmire itaat ederse bana itaat etmiş; kim âmire isyan ederse bana isyan etmiş olur!» buyurmuşlar.
Bu hadîsi bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize İbnü Uyeyne, Ebû'z-Zinâd'dan bu isnâd ile rivayet etti. Ama «kim âmire isyan ederse bana isyan etmiş olur!» cümlesini anmadı.
Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîre b. Abdirrahmân EI-Hizâmî, Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi: «Allah, kendî yolunda cihâd eden, evinden kendisini onun yolunda cihâdla onun kelimesini tasdıkde başka hiç bir şey çıkaramayan, kimseyi cennete koyacağına yahud İçinden çıktığı evine, kazandığı ecir veya ganimetle beraber döndüreceğine kefîl olmuştur!» buyurmuşlar.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîre yâni İbni Abdirrahman El-Hızâmî Ebu'z-Zînad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ye Sellem) şöyle buyurmuşlar : «Nebilerden biri bir ağacın altına indi de kendisini bîr karınca ısırdı. O da eşyasını emrederek ağacın altından çıkarttı. Sonra emir verdi ve karınca yuvası yakıldı. Bunun üzerine Allah ona bir tek karınca yaksaydın ya! diye vahy buyurdu.»
Bize Kuteybe rivayet etti. (Dediki); Bize Muğîre b. Abdirrahman, Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sakın sizden biriniz: Vay dehrin musibetine! demesin. Çünkü dehr ancak Allah'dır.» buyurmuşlar.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Muğîre b. Abdirrahman El-Kureşî, Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Benimle ümmetimin misâli ancak ve ancak ateş yakan bir adamın misâli gibidir. Ki: Hayvanlar ve pervaneler onun içine düşmeye başlarlar. Ben sizin eteklerinizden tutuyorum, sizse onun içine atılıyorsunuz.» buyurdular.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Muğıre (yâni îbni Abdirrahman Eî-Hızâmi) Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Nebi ibrahim (Aleyhisselam) sekiz yaşında iken keserle sünnet oldu.» buyurdular.
Bize Yahya b. Yahya Et-Temimi rivayet etti, (Dediki): Bize Muğira b. Abdirrahman, Ebû'z-Zinâd'dan naklen haber verdi. (Demişki): Ebû Seleme şehâdet ettiki, kendisi Ebû Useyd'i Ensâriyi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğuna şehâdet ederken İşitmiş : (Ensar hanelerinin en hayırlısı Beni Neccâr, sonra Beni Abdi'l-Efhel, sonra Beni Haris b. Hazrec, sonra Beni Sâide'dir. Ensûr hanelerinin hepsinde hayır vardır.» Ebû Seleme demişki: Ebû Useyd şunu söyledi: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in üzerinden yalan söylemekle itham olunur muyum, Yalancı olsam kendi kavmim Beni Saide'den başlardım. Bu söz Sa'd b. Ubâde'nin kulağına varmış da gücenmiş ve: Biz geriye bırakıldık; dördün en sonuncusu olduk. Bana eşeğimi semerleyin! Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gideceğim, demiş. Kardeşi Sehl ise onunla konuşarak: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e red cevabı vermeye mi gideceksin? Halbuki o (bu işi) en iyi bilendir. Sana dördün dördüncüsü olman yetmiyor mu? demiş. Bunun üzerine Sa'd dönmüş ve: Allah ve Resulü en iyi bilir, demiş. Eşeğinin çözülmesini emretmiş ve çözmüşler.
Bize Yahya t. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Muğira b. Abdirrahman, Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Şöyle demiş: Tufeyl ve arkadaşları gelerek : --Yâ Resûlallah! Gerçekten Devs kabilesi küfür ve imtina etmiştir. Sen de onlara beddua eyle! dediler. Bunun üzerine: Devs helak olsun diyenler oldu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise: «Allah'ım! Sen Deys'e hidâyet ver; ve onları getir!» diye duâ etti.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir, Umâra'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. H. Bize Kuteybe b, Said de rivayet etti. (Dediki): Bize Muğira b. Abdirrahman El-Hızâmi, Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «İnsanları madenler bulursunuz...» buyurdular. Râvi, Zühri'nin hadisi gibi rivayette bulunmuştur. Yalnız Ebû Zür'a ile A'rac'ın hadisinde : «Bu işde insanların en hayırlılarından bazılarını içine girmezden önce ona karşı en şiddetli hoşnutsuzluk gösterenler olduğunu bulursunuz.» ibaresi vardır.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîra (yâni İbni Abdirrahman El-Hizâmî) Ebu'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allahım! Ben senden ahd-ü peyman alıyorum. Elbette bu ahdi bana bozmazsın. Ben ancak bir beşerim. İmdi mü'minlerden hangisine eziyet eder, söver; lanet eyler; döversem bunu onun için namaz, zekât ve kıyamet gününde onu kendisiyle sana yaklaştıracağın bir ibâdet yap!» dedi.
Bana Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb El-Ka'nebî rivayet etti. (Dediki): Bize Muğıra (yâni; İbni Abdirrahman El-Hizâmî) Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah birinizin tevbesine birinizin kayıp hayvanını bulduğu vakit sevinmesinden daha çok sevinir.» buyurdular
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Muğira (yâni; İbni Abdirrahman El-Hizami) Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti ve: «Onu bitiremez...» cümlesini ziyâde etti
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Muğîra (yâni; İbni Abdirrahman El-Hızâmî) Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Âdemoğlunun yaktığı şu ateşiniz, cehennem sıcağının yetmiş cüzünden bir cüzdür.» buyurmuş. Ashab: — Vallahi gerçekten bu yetecekmiş yâ Resûlallah! demişler. Resülullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hakikaten cehennem ateşi her bîri dünya ateşi kadar olmak üzere ondan altmış dokuz cüz. daha fazla yaratılmıştır.» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya ile Kuteybe b. Saîd rivayet ettiler. (Kuteybe: Haddesenâ; Yahya ise: Ahberanâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Muğîra b. Abdirrahman El-Hızâmî, Ebû'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar: «Biriniz mal ve hilkatte kendinden üstün olana baktığı vakit, bir de kendinin üstün olduğu daha aşağıkine baksın!» buyurmuşlar.