Umâre b. el-Ka'kâ'

6. tabaka

Umâre b. el-Ka'kâ' b. Şübrüme

Vefath. 140
Nisbeed-Dabbî, el-Kûfî
Yaşadığı yerleral-Kufa
Tabaka6. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Zür'a bin Amr bin Cerîr şöyle demiştir. Ebu Hureyre'nin şöyle dediğini duydum. Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Allah kendi yolunda cihad'a çıkan kişi için kefil olarak şöyle buyurmuştur: Bu kişiyi yalnızca bana olan imanı ve elçilerimi tasdik etmesi cihada çıkarmıştır. Ben onu kazanacağı ecir veya ganimetle geri döndürme yahut cennet'e koymaya kefilim'. (Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:) Ümmetime zorluk çıkartmayacak olsaydım savaşa çıkan hiçbir seriyyenin arkasında kalmazdım. Allah yolunda öldürülmeyi, sonra diriltilmeyi sonra tekrar öldürülmeyi sonra tekrar diriltilmeyi sonra yine öldürülmeyi isterdim.'' Tekrar: 2787, 2797
Ebu Zür'a Ebu Hureyre (r.a.)'in şöyle dediğini nakletmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tekbir ile kıraat arasında bir süre Ravi şöyle demiştir; sanırım kısa bir süre demişti - ara verip susardı. Bir defasında; Anam babam sana feda olsun ey Allah'ın Resulü, tekbir ile kıraat arasında sustuğunuzda ne okuyorsunuz? diye zât-ı âlilerine sordum. Dediki: "Allahümme bâidnî ve beyne hatâyâye kemâ bâadte beyne Meştikı ve'l-Mağribi. Allahümme nekkınî mine'l-Hatâyâ kemâ yünakkâ's-Sevbu'l-Ebyadu min'd-Denesi. Allahümme'ğsil hatâyâye bi'l-Mâi ve's-Selci ve'l Berdî Dua’nın Meali: Allahım, doğu ile batı arasını nasıl birbirinden uzaklaştırdıysan benimle hatalarım arasını da öylece uzaklaştır. Allahım, beyaz bir elbise kirlerinden nasıl arındırılırsa beni de hatalarımdan öylece arındır. Allahım, hatalarımı su ile, kar ile ve dolu ile yıka"
Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir kimse geldi ve: "Ey Allah'ın Resulü! Sevabı en büyük sadaka hangisidir?" diye sordu. Bunun üzerine Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Sıhhatli ve cimri iken, fakirlik korkusu içine düşmüş bir durumda, zengin olma emelleri taşırken yaptığın sadakadır. Şu mal, falana, bu falana deyip, can boğaza gelinceye kadar sadaka vermeyi erteleme. O sırada zaten malın başkalarının olmuştur" buyurmuştur. Tekrar: 2748.
Ebu Hureyre r.a. şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'ım saçlarını kazıtanları bağışla" buyurdu. Oradakiler: "Saçlarını kısaltanları da" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Allah'ım saçlarını kazıtanları bağışla" buyurdu. Oradakiler: "Saçlarını kısaltanları da" dediler. Resulullah sözünü üç kere tekrarladıktan sonra "saçlarını kısaltanları da" dedi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ayyâş b. el-Velîd ← İbn Fudayl ← Umâre b. el-Ka'kâ' ← Ebû Zür'a ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre'den rivayet edilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şu üç şeyi duydum duyalı Temim-oğullarına karşı ayrı bir sevgim oluştu. Onlar hakkında: "Onlar ümmetim içinde Deccal'e karşı en çok direnecek olanlardır" buyurmuştu. Yine bir gün onların zekatları gelmişti de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bunlar kavmimizin zekatlarıdır" buyurdu. Yine onlardan bir kadın esir düşmüş ve Aişe r.anha'nın cariyesi olmuştu da, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Bunu azad ediver. Çünkü 0, İsmail soyundandır" buyurmuştu. Tekrar: 4366
Rivayet zinciri (1. tarîk): Buhârî ← Züheyr b. Harb ← Cerîr b. Abdülhamîd ← Umâre b. el-Ka'kâ' ← Ebû Zür'a ← Ebû Hureyre
Rivayet zinciri (2. tarîk): Buhârî ← Cerîr b. Abdülhamîd ← Mugîre b. Miksem ← el-Hâris b. Yezîd ← Ebû Zür'a ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre r.a.'den nakledilmiştir: Birisi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Ey Allah'ın Resulü! Sadakanın hangisi daha üstündür?" diye sordu. "Sağlıklı ve mal'a karşı düşkün iken; zengin olmayı umup fakirlikten korkarken verdiğin sadaka. Can boğaza dayanıncaya kadar geciktirip de 'bu falancanın, bu da falancanın" deme. Zaten falancanın olmuş" buyurdu.
Ebu Hureyre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Siz Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmayacak. Hatta taş dile gelip arkasına saklanan Yahudiyi gösterecek ve: Ey Müslüman, şu arkamda saklanan bir Yahudidir. Haydi öldür onu! diyecek."
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Cennete girecek ilk grup, on dördündeki ay gibi olacaklardır. Onlardan sonra girecekler ise aydınlığı itibariyle gökte en ileri derecede ışık saçan yıldız gibi olacaklardır. Onlar küçük, büyük abdestlerini bozmayacaklar, tükürmeyecekler, sümkürmeyecekler, tarakları altından olacaktır. Terleri misk olacaktır, tütsüleri öd ağacından olacaktır. Zevceleri de el-huru'l-'in olacaktır. Hepsi tek bir adamın hilkati üzere babaları Adem'in Suretinde ve boyları 60 (ar) zira" olacaktır."
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sizler, insanları(n) madenler (gibi) görürsünüz. Cahiliye döneminde onların en hayırlıları fıkhetmeleri şartıyla İslamda da en hayırlılarıdır. Bu hususta {yönetici olmayı istemekte} insanların en hayırlılarının da, ondan en çok hoşlanmayanlar olduğunu göreceksiniz." Tekrar: 3496 ve 3588
"İnsanların en kötülerinin ise şunlara bir yüzle, berikilere bir (başka) yüzle giden iki yüzlü kimse olduğunu göreceksiniz. " Tekrar: 6058 ve 7179
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "Cibril, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek dedi ki: Ey Allah'ın Resulü, işte bu Hatice'dir. Beraberinde içinde yemek yahut yiyecek ya da içecek bulunan bir kap ile geliyor. Yanına geldiği vakit sen ona Rabbinden ve benden selam söyle ve ona içinde gürültünün, patırtının, yorgunluğun, argınlığın bulunmadığı, içi oyulmuş inciden bir köşkü de müjdele." Tekrar: 7497
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← İbn Fudayl ← Umâre b. el-Ka'kâ' ← Ebû Zür'a ← Ebû Hureyre
Abdurrahman b. Ebi Nu'in dedi ki: Ebu Said el-Hudrı r.a.'l şöyle derken dinledim: "Ali b. Ebi Talib r.a., Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Yemen'den tabaklanmış bir deri içerisinde toprağından ayrıştırılmamış azıcık bir altın gönderdi. (Ebu Said) dedi ki: Bunu şu dört kişi arasında paylaştırdı: Uyeyn b. Bedr, Akra b. Habis ve Zeyd el-Hayl ile dördüncüleri ise ya Alkame ya da Amir b. et-Tufayl idi. Ashabından bir adam: Biz buna bu adamlardan daha bir hak sahibi idik dedi. Bu söyledikleri Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ulaşınca şöyle buyurdu: Ben gökte bulunanın emini iken, bana sabah akşam semanın haberi geliyorken, bana güvenmiyar musunuz? (Ebu Said) dedi ki: Gözleri çökük, yanağının elmacık kemikleri çıkık, alnı yüksek, gür sakallı, başı traşlı, izarını yukarı çekmiş bir kişi ayağa kalkarak: Ey Allah'ın Resulü, Allah'tan kork, dedi. Allah Resulü ona: Yazıklar olsun sana! Yeryüzündekilerin arasında Allah'tan en çok korkması gereken kişi ben değil miyim, dedi. (Ebu Said) dedi ki: Sonra adam arkasını dönüp gitti. Halid b. Velid: Ey Allah'ın Resulü, bu adamın boynunu vurayım mı, dedi. Allah Resulü: Hayır, belki namaz kılıyordur, dedi. Halid dedi ki: Ama nice namaz kılan var ki kalbinde olmayan şeyleri diliyle söylüyor. Allah Resulü şöyle buyurdu: Ben ne insanların kalplerini açmakla, ne de onların karınıarını yarmakla emrolundum. (Ebu Said) dedi ki: Sonra Resulullah o kişi dönüp giderken arkasından bakıp şöyle buyurdu: Şunun soyundan öyle bir nesil türeyecektir ki bunlar Allah'ın kitabını güzel bir şekilde okuyacaklar. Fakat Kur'an'ın lezzeti onların hançerelerinden ileri geçmeyecektir. Onlar ok’un hedefini delip geçtiği gibi din’den çıkacaklardır. Zannederim: Eğer onlara yetişecek olursam Semud kavminin helak edildikleri gibi andolsun onları öldürürüm diye de buyurdu."
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şu üç hususu Temim oğulları hakkında söylediğini işittiğimden beri Temim oğullarını hep sevmişimdir: Onlar ümmetim arasında Deccal'e karşı en çok mukavemet edecek olanlardır. Onlardan esi alınmış bir kadın Aişe'nin yanında iken Allah Resulü: Onu azad et. Çünkü o ısmail soyundandır, diye buyurmuştu. (Üçüncü hususa gelince) onların zekatları getirildiğinde: Bu bir kavmin -yahut da benim kavmimin- zekatlarıdır, diye buyurmuş olmasıdır."
Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, o, Nebi Sallallahu Alyhi ve Sellem şöyle buyurdu demiştir: "Güneş battığı noktadan doğuncaya kadar kıyamet kapmayacak. Güneşin batıdan doğduğunu görünce yeryüzündeki herkes iman edecek. İşte o vakit şu ayetin anlamı gerçekleşecektir: Önceden inanmamış kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz. (En'am 158)
Ebu Hureyre r.a.'den, dedi ki: "ResuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Allah yolunda yara almış herkes mutlaka kıyamet gününde yarası kanayarak gelecektir. Rengi kan rengi ama kokusu misk kokusu olacaktır."
Ebu Hureyre r.a.'dan, dedi ki: "Ömer'in huzuruna döğme yapan bir kadın getirildi. Bunun üzerine ayağa kalkarak: Allah adına size and veriyorum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den döğme hakkında kim bir şeyler işitti, dedi. Ebu Hureyre dedi ki: Böyle demesi üzerine ben de kalktım ve: Ey mu'minlerin emiri, ben işittim, dedim. Bana: Ne işittin, diye sordu, Ebu Hureyre: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i: (Ey kadınlar) döğme yapmayın, döğme yapılmasını istemeyin, buyururken dinledim, dedi."
Ebu Zür'a'dan, dedi ki:' "Ebu Hureyre ile birlikte Medine'de bir eve girdim. Evin üst taraflarında suret yapan bir suret yapıcı gördüm. Ebu Hureyre dedi ki: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: (Yüce Allah buyuruyor ki): Benim yarattığım gibi yaratmaya kalkışandan daha zalim kim olabilir? Haydi bir habbe yaratsınlar, haydi bir zerre yaratsınlar. Daha sonra (Ebu Hureyre) bir kap su getirilmesini istedi. Ellerini, kollarını, koltuk altlarına kadar yıkadı. Ben: Ey Ebu Hureyre! Bu (bu şekilde kollarını yıkaman) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittiğin bir şey midir, diye sordum. O: Bu, süsün varacağı son yerdir, dedi. " Bu Hadis 7559 numara ile de var.
Ebu Hureyre r.a.'dan, dedi ki: "Bir adam Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: Ey Allah'ın Rasulü' Benim güzel sohbetime (arkadaşlığıma, dostluğuma) en fazla hak sahibi olan kimdir, diye sordu. Allah Rasulü: Annendir, buyurdu. Adam: Sonra kimdir, diye sordu. Allah Rasulü: Annendir, buyurdu. Adam: Sonra kimdir, diye sordu. Allah Rasulü: Annendir, buyurdu. Adam: Sonra kimdir, diye sordu. Allah Rasulü: Sonra babandır, buyurdu."
Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Söylenmesi kolay olan ama mizanda ağırlığı fazla olacak iki söz şöyledir: Azim olan Allah'ı tesbih ederim. Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih edip ona hamd ederim".
Rivayet zinciri: Buhârî ← Züheyr b. Harb ← İbn Fudayl ← Umâre b. el-Ka'kâ' ← Ebû Zür'a ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Allahümme urzuk ald Muhammedin kClten = Allah'ım Muhammed ailesine geçinecek kadar nzık ihsan eyle!" diye dua ederdi.
Ebu Hureyre'nin nakline göre ResuIullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyIe 'demiştir: "Subhanallahi ve bihamdihi, subhannallahi'l-azim, dile hafif, mizanda ağır, Rahman'a sevgili iki kelimedir."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Kuteybe b. Saîd ← İbn Fudayl ← Umâre b. el-Ka'kâ' ← Ebû Zür'a ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatmıştır: (Cebrail Nebie geldi ve) "İşte şu Hatice'dir. Sana içinde yiyecek bulunan bir kab veya içinde içecek şey bulunan bir kab getirdi. Ona Rabbi tarafından selam söyle ve kendisini cennette gürültü ve yorulmak bulunmayan inciden yapılmış bir beyitle müjdele!" dedi.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Züheyr b. Harb ← İbn Fudayl ← Umâre b. el-Ka'kâ' ← Ebû Zür'a ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre'nin nakline göre ResuIuIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyIe buyurmuştur: 'Aziz ve Celil olan Allah benim yarattığım gibi yaratmayı kastedip, savaşan kimseden daha zalim kim vardır? Haydi onlar bir zerre yaratsınlar veya bir tanecik yahut bir tek arpa tanesi yaratsınlar! buyurur."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ebû Küreyb ← İbn Fudayl ← Umâre b. el-Ka'kâ' ← Ebû Zür'a ← Ebû Hureyre
Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Rahman'a sevgili, dile hafif, mizanda ağır olan iki kelime vardır ki bunlar subhanallahi ve bi hamdihi, subhanallahi'l-azim'dir" demiştir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Ahmed b. İşkâb ← İbn Fudayl ← Umâre b. el-Ka'kâ' ← Ebû Zür'a ← Ebû Hureyre
Bana Zuheyr b. Harb tahdis etti. Bize Cerir, Umare -b. el-Ka'ka'den tahdis etti. O Ebu Zur'a'dan, o Ebu Hureyre'den şöyle dediğini nakletti: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bana soru sorun" buyurdu. Ashab, heybetinin etkisi ile ona soru sormaktan çekindiler. Sonra bir adam gelip onun dizlerinin yanında oturuverdi. Ey Allah'ın Rasulü, İslam nedir, dedi. O: "Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmaman, namazı dosdoğru kılman, zekatı vermen, ramazan orucunu tutmandır" buyurdu. Adam: Doğru söyledin, dedi. Adam: Ey Allah'ın Rasulü iman nedir? (1/40a) dedi. Allah Rasulü Sallallahu aleyhi ve Sellem: "Allah'a, meleklerine, kitabına, ona kavuşmaya, rasullerine iman etmen, ölümden sonra dirilişe iman etmen ve her şeyiyle kadere iman etmendir" buyurdu. Adam: Doğru söyledin dedi. Sonra: Ey Allah'ın Rasulü, ihsan nedir, dedi. Allah Rasulü Sallallahu aleyhi ve Sellem: ''Aziz ve celi! Allah'tan onu görüyormuşsun gibi korkmandır çünkü sen onu görmezsen dahi muhakkak o seni görür" buyurdu. Adam: Doğru söyledin dedi. Sonra: Ey Allah'ın Rasulü, kıyamet ne zaman kopacak, dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Hakkında kendisine soru sorulan sorandan daha bilgili değildir ama ben sana şartlarını söyleyeyim. Kadının efendisini doğurduğunu görürsen işte bu onun şartlarındandır. Çıplakların, yalınayaklı, sağır ve dilsiz kimselerin yeryüzünün hükümdarları olduğunu görecek olursan işte bu onun şartlarındandır. Dilsiz hayvanlara çobanlık edenlerin uzun bina dikmekte birbirleriyle yarıştıklarını görürsen işte bu onun şartlarındandır. (Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi ise) Allah'tan başka kendilerini kimsenin bilemediği gaybın beş hususu içerisindedir" buyurdu. Sonra da: "Saatin (kıyametin ne zaman kopacağının) ilmi muhakkak Allah'ın yanındadır. Yağmuru o indirir, rahimlerde olanı bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiçbir nefis de hangi yerde öleceğini bilmez. Muhakkak Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır. " (Lakman, 34) ayetini okudu. (Ebu Hureyre) dedi ki: Sonra adam kalktı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "O adamı bana geri getirin" buyurdu. Adamı aradılar ama bulamadılar. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu Cebrai! idi. Siz soru sormayınca o da sizin (dininizi) öğrenmenizi istedi" buyurdu.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe, İbn Numeyr ve Ebu Kureyb tahdis edip dediler ki: Bize İbn Fudayl tahdis etti. (H) Bize Cerir de (İbn Fudayl ile) ikisi Umare b. el-Ka'ka'dan tahdis etti. O Ebu Zur'a'dan, o Ebu Hureyre'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den (H). Yine bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe tahdis etti. Bize Huseyn b. Ali, Zaide'den tahdis etti. O Abdullah b. Zekvan'dan, o Abdurrahman el-A'rec'den, o Ebu Hureyre'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den (H). Bize Muhammed b. Rafi' de tahdis etti. Bize Abdurrezzak tahdis etti. Bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'ten tahdis etti. O Ebu Hureyre'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den el-Ala'nın babasından, onun Ebu Hureyre'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den diye naklettiği (bundan önceki) hadisi aynen rivayet etti.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Cerîr b. Abdülhamîd ← Umâre b. el-Ka'kâ' ← Ebû Zür'a ← Ebû Hureyre
Bana Züheyr b. Harp'ta rivayet etti. (Dedi ki): Bize Cerir, Umaratü'bnü Ka'kaa'dan, o da Ebu Zür'a'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in önüne tirit ve et bulunan bir kap konuldu. Allah Resulü kolu aldı. Koyunun en sevdiği tarafı o idi. Ondan bir lokma alıp "kıyamet gününde insanların efendisi benim" buyurdu, sonra bir lokma daha aldı, tekrar "kıyamet gününde insanların efendisi benim" buyurdu. Ashabının kendisine soru sormadıklarını görünce "neden bu nasıl olacak demiyorsunuz" buyurdu. Onlar da: Bu nasılolacak ey Allah'ın Resulü, dediler. Şöyle buyurdu: "İnsanlar alemlerin Rabbinin huzuruna kalkacaklar." Sonra da hadisi Ebu Hayyan'ın, Ebu Zur'a'dan diye naklettiği manada sevketti ve ayrıca İbrahim (aleyhisselam) ile ilgili anlatılanlarda ziyade olarak yıldız hakkında: Bu benim Rabbimdir demesini de onların putlarına: Hayır, bunu onların bu büyükleri yaptı dediğini, yine onun: Ben hastayım dediğini de ekledi. (Sonra Allah Resulü) şöyle buyurdu: "Muhammed'in nefsi elinde olana yemin ederim ki hiç şüphesiz cennetin kapılarının iki kanadı ile pervazları arasındaki uzaklık şüphesiz Mekke ile Hecer -yahut Hecer ile Mekke- arası kadar olacaktır." (Ravi) dedi ki: Bunların hangisini söylediğini bilmiyorum. Bunu yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf, 14914
Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir Umâradan —ki İbni Ka'kaa'dır— o da Ebu Zür'a'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her bir nebinin yapıp, kabul olunacak bir duası vardır. Onun bu duası kabulolunarak istediği ona verilmiştir. Ben ise duamı kıyamet gününde ümmetime şefaat etmek üzere sakladım. "
(Bana Züheyr b. Harb rivâyet etti. ki): Bize Cerîr, Umâretâ'bnü Ka'kaa’dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hüreyre'den naklen rivâyet etti. Ebû Hüreyfe şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) namaz için tekbîr aldığı vakit Kur'ân okumazdan Önce bir an sükût ederdi. Ben: Tâ Resûlüllah- Anam babam sana feda olsun şu tekbir ile kıraat arasındaki sükûtunu lütfen bana söyle; o esnada ne diyorsun?» dedim. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Benimle, günahlarımın arasını mağrible, maşrık arası gibi ırak eyle! Yâ Rabb! Beni günahlarımdan beyaz elbisenin, kirden temizlendiği gibi temiz pâk eyle! Yâ Rabb! Beni günahlarımdan kar ile, su ile ve dolu ile yıka; derim» buyurdular
Müslim derki: Bana Yahya b. Hassan ile Yûnus El-Müeddib ve başkaları tarafından rivayet olundu. Dedilerki: Bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti. Dediki: Bana Umâratü'bnü Ka'kaa' rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Zür'a rivayet etti. Dediki: Ben Ebu Hureyre'yi şöyle derken işitdim: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikinci rek'ât 'dan kalkdığı zaman kirâete, fâtiha'dan başlar; sükût etmezdi.»