Mugîre b. Abdurrahman el-Hizâmî

7. tabaka

Mugîre b. Abdurrahman b. Abdullah b. Hâlid b. Hizâm b. Huveylid b. Esed b. Abdüluzzâ b. Kusay

Vefath. 171
Nisbeel-Esedî, el-Medenî, el-Kureşî
Yaşadığı yerlerAskalân, Medine
Tabaka7. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Hureyre (r.a.) şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem başını kaldırınca şöyle derdi: Allah'ım, Ayyaş ibn Ebu Rebîa'yı kurtar, Allah'ım, Seleme İbn Hişam'ı kurtar. Allah'ım, Velîd İbnü'l-Velîd'i kurtar. Allah'ım, kafirlerin zulmü altında ezilen, kurtulmaya çare bulamayan diğer bütün müminleri (müstaz'af) kurtar. Allah'ım, Mudar kabilesini ezip iyice perişan et, onları yerle bir eyle; onların içinde bulundukları bu yılları Yusuf zamanındaki kıtlık yıllarına çevir. Allah'ım Ğifar oğullarını mağfiret eyle, Eslem oğullarını da selamet'e erdir." İbn Ebi'z-Zinad babasının şöyle dediğini nakletmiştir: "Bunların tamamı sabah namazında olmuştur."
Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Düşmanla savaşmak için karşı karşıya gelmeyi arzulamayın. Fakat savaşmak üzere düşman ile karşı karşıya geldiğinizde kararlı ve dirençli olup sabredin!"
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allah Teala mahlukatı yaratmayı dilediğinde kendi katında, arşının üzerinde bulunan kitabına şunu yazdı: "Benim rahmetim gazabımı geçmiştir. " Tekrar: 7404, 7412, 7453, 7553, 7554. 3190, 3191, 3192, 3193 ve 3194 için
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İbrahim aleyhisselam seksen yaşında iken el-Kaddum denilen yerde sünnet olmuştur." Ebu'z-Zinad, dal harfi şeddesiz olarak. "el-Kadum" diye rivayet etmiştir. Tekrar: 6298
Ebu Hureyre'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Davud oğlu Süleyman dedi ki: Bu gece yetmiş hanımı(mı) dolaşacağım. Bunların her birisi de Allah yolunda cihad edecek bir suvari doğuracaktır. Yanındaki arkadaşı ona: inşallah de, dedi. Fakat Süleyman demedi. Kadınlar -yarısı bulunmayan bir tek evlat dışında- hiçbir şekilde hamile kalmadılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Eğer o sözü (inşaallah'ı) demiş olsaydı, bunlar Allah yolunda cihad edeceklerdi." Şuayb ile ibn Ebi'z-Zinad "(yetmiş yerine) doksan" demişlerdir ki, bu daha sahihtir.
Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Bu hususta insanlar Kureyş'e tabidirler. Müslüman olanlar Müslüman olanlarına tabidir, kafir olanları da kafir olanlara tabidir."
"İnsanlar madenler (gibi)dir. Cahiliye döneminde hayırlı olanlar fıkhetmeleri şartıyla İslamda da hayırlılardır. Sizler insanların en hayırlıları arasında . bu işe -içine düşünceye kadar- en çok tiksinen kimselerin olduğunu göreceksinizdir."
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "Ensar: Bizimle onlar arasında hurma ağaçlarını paylaştır, dedi. O, hayır diye buyurdu. Bu sefer, siz ağaçların bakımını bizim yerimize yaparsınız, mahsulde de bize ortak olursunuz dedi(ler}. (Muhacirler) dinledik ve itaat ettik, dediler."
Nafi', Abdullah b. Ömer r.a.'dan rivayetle dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mute gazvesinde Zeyd b. Harise'yi emir (kumandan) tayin etti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Zeyd öldürülürse Cafer, Cafer öldürülürse Abdullah b. Revaha (kumandan olsun). Abdullah: Ben de o gazvede bulunanlardan idim, dedi. Cafer b. Ebi Talib'i aradık da onu öldürülenler arasında bulduk. Vücudunda kılıç ve mızrak yarası olmak üzere doksan küsur yara bulduk."
Ebu Hureyre'den Hz. Nebi'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Kesinlikle kıyamet günü şişman ve iriyarz bir adam gelecek. İşte bu adamın, Allah katında bir sivrisineğin kanadı kadar ağırlığı yoktur." Hz. Nebi veya Ebu Hureyre şöyle demiştir: Ey Müminler! Şu ayeti okuyun: Biz onlar için kıyamet gününde hiçbir ölçü tutmayacağız.(Kehf 15)
Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "Yüce Allah şöyle buyurur: 'Kulum fena bir iş yapmak istediğinde hemen bu iradesini defterine yazmayınız ta bu iradesini gerçekleştirip, o fiili yapıncaya kadar bekleyiniz. Eğer o fenalığı yaparsa o yaptığı fenalığın bir mislini yazınız. Eğer benden çekinerek yapmaz, bırakırsa bu defa onun hesabına bir hasene yazınız. Bir de kulum bir güzel iş yapmak ister de (herhangi bir sebeple) yapamazsa ona bu güzel niyetine müka.fat olarak bir hasene yazınız. Eğer yaparsa yaptığı o işin mükC'ıfatını on mislinden yediyüz katına kadar yazınız."