Abdullah b. el-Hâris b. Nevfel

Ebû Muhammed, Ebû İshâk · Nebî'yi görmüş, 'Babbe' lakaplı Hâşimî

Abdullah b. el-Hâris b. Nevfel b. el-Hâris b. Abdülmuttalib b. Hâşim

DoğumMekke
Vefath. 84 · Oman
KünyeEbû Muhammed, Ebû İshâk
Nisbeel-Mekkî, el-Kureşî, el-Hâşimî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerBasra, Mekke, Medine
TabakaNebî'yi görmüştür
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Hakkında

Abdullah b. el-Hâris, Babbe lakabıyla tanınır. Babası Hâşim oğullarından el-Hâris b. Nevfel, annesi ise Ümeyye oğullarından Hind bint Ebû Süfyân'dır. Lakabını, bebekliğinde kendisini bu sözle seven ve onun için şiirler söyleyen annesinden almıştır. Hz. Peygamber hayattayken Medine'de doğdu; annesi onu, Resûlullah'ın zevcesi olan teyzesi Ümmü Habîbe'nin yanına götürdü ve Hz. Peygamber çocuğun damağına hurma sürüp ona dua etti.

Yezîd b. Muâviye'nin ölümünden sonra kargaşaya düşen Basralılar, hem Hâşimî hem Emevî soyundan geldiği için her iki tarafça kabul görecek biri olarak onu emir seçtiler. Abdullah b. Zübeyr önce bu görevi onayladı, ardından yerine el-Hâris b. Abdullah b. Ebû Rebîa'yı atadı. Abdurrahman b. el-Eş'as'ın Haccâc'a karşı başlattığı isyana katıldı; hareket başarısız olunca Umman'a kaçtı.

Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Abbas ve İbn Abbas'tan rivayette bulundu. Oğulları Abdullah ile İshak, Ebû İshak es-Sebîî ve Abdülmelik b. Umeyr ondan hadis aldı. Yahyâ b. Maîn, Ebû Zür'a, Nesâî ve Ali b. el-Medînî güvenilir olduğunu belirtti. Yetmiş beş yaşlarında, h. 84 / m. 703 yılında Umman'da vefat etti.

Ailesi

Babası
al-Harith ibn Nawfal ibn al-Harith
Annesi
Hind bint Abi Sufyan
Çocukları
Ishaq bin 'Abd. bin al-Harith bin Naufal, 'Abdullah bin 'Abdullah bin al-Harith, Muhammad bin 'Abdullah bin al-Harith

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Abdullah bin el-Haris (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "İbn Abbas (r.a.) yağmur yüzünden yolların çamur olduğu bir günde bize hutbe okudu. Müezzin ezan okurken gelince, İbn Abbas (r.a.) ona (Namazı evlerinizde kılın!)" diye seslenmesini emretti. Orada bulunanlar hayretle birbirlerine baktılar. Bunun üzerine İbn Abbas: 'Benden daha hayırlı biri böyle yapmıştı. Çünkü Cum'a namazı azimettir' dedi.
Hakîm İbn Hızam r.a., Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini belirtmiştir: Alıcı ve satıcı birbirinden ayrılmadıkça -veya ayrılıncaya dek- muhayyerdirler. Satım akdinde doğru söylerlerse, (açıklamaları satımın bereketi gider." Tekrar. 2082, 2108, 2110, 2114 Diğer tahric: Tirmizî, Buyu; Müslim, Buyu’
Hakîm İbn Hizam r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şunu rivayet etmiştir: "Alıcı ve satıcı birbirinden ayrılmadıkça bereketli kılınır. Gerçeği gizler ve yalan söylerlerse satışlarının bereketi giderilir." 23
Hakîm İbn Hizam r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den nakletmiştir: Alıcı ve satıcı birbirinden ayrılmadıkları sürece muhayyerdir".
Hakîm İbn Hizam, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den nakletmiştir: ''Alıcı ve satıcı birbirinden ayrılmadıkları sürece muhayyerdirler. Şayet doğru söylerler ve açıklamaları gereken şeyleri açıklarlar ise alış verişleri bereketli kılınır. Yalan söylerler ve açıklamaları gereken şeyleri gizlerlerse alış verişlerinin bereketi giderilir".
Hakîm İbn Hizam şunu rivayet etmiştir: "Birbirlerinden ayrılıncaya kadar alıcı ve satıcı muhayyerdir (hadîsin ravîlerinden Hemmam diyor ki: Yazdıklarım arasında "üç kere tercihde bulunur" ifadesini de buldum) Şayet gerçeği söylerler ve söylemeleri gerekenleri (gizlemeden) belki kar ederler ancak satımlarının bereketi giderilir."
Abbas b. Abdulmuttalib r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e dedi ki: "Senin amcana faydan ne oldu? O seni himaye ediyor, senin için kızıp öfkeleniyordu. (Allah Resulü) şöyle buyurdu: O topuklarına kadar varan bir ateştedir. Ben olmasaydım şüphesiz ateşin en aşağı basamağında olacaktı." Tekrar: 6208 ve 6572
Abbas İbn Abdulmuttalib'den, dedi ki: "Ey Allah'ın Rasulü! (Amcan) Ebu Talib'e herhangi bir faydan oldu mu? Çünkü o seni koruyor ve senin için düşmanlarına öfkeleniyordu, diye sordu. Allah Rasulü: Evet, o topuklarına kadar yakın ateşten bir çukur içindedir. Ben olmasaydım ateşin en alt basamağında olacaktı, buyurdu."
Abbas'ın Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Sen amcan Ebu Talib'e herhangi bir şeyle fayda verdin mi?' diye sorduğu nakledilmiştir.