Ebû Hafs Ömer b. Abdülazîz, Emevî hânedanının sekizinci halifesidir. h. 61 / m. 680 yılında Medine'de doğdu. Babası Mısır valisi Abdülazîz b. Mervân, annesi ise Hz. Ömer'in oğlu Âsım'ın kızı Ümmü Âsım'dır; böylece anne tarafından Hz. Ömer'in torununun oğludur. Adaletiyle Hz. Ömer'e benzetildiği için bazı kaynaklarda el-Melikü'l-âdil diye anılır.
Medine'de yetişip devrin âlimlerinden ilim aldı. h. 87 / m. 706 yılında Velîd b. Abdülmelik tarafından Medine valiliğine getirildi ve bu görevi yaklaşık yedi yıl, h. 93 / m. 712 yılına kadar sürdürdü. Süleymân b. Abdülmelik döneminde halifenin yakın danışmanı oldu ve onun vasiyetiyle h. 99 / m. 717 yılında halife seçildi.
Kısa hilafeti boyunca saray israfını kaldırdı, vergi düzeninde adaleti gözeten düzenlemeler yaptı, hutbelerde Hz. Ali'ye sövülmesi âdetine son verdi. Güvenilir bir hadis râvisi olan Ömer, hadislerin kaybolmaması için resmî olarak yazıya geçirilmesini emretmiş, İbn Şihâb ez-Zührî'yi bu işle görevlendirerek derlenen hadislerin bölgelere gönderilmesini sağlamıştır. Bu yönleriyle beşinci râşid halife olarak kabul edilmiştir. Receb 101 / Şubat 720'de Hımıs yakınlarındaki Deyr Sem'ân'da otuz dokuz-kırk yaşlarında vefat etti.
Ailesi
Babası
'Abdul 'Aziz bin Marwan
Annesi
Umm Asim bint 'Asim bin 'Umar
Kardeşleri
'Abdul 'Aziz bin 'Umar bin 'Abdul-'Aziz
Çocukları
'Abdullah bin 'Umar bin 'Abdul 'Aziz, Zban bin 'Abdul 'Aziz bin Marwan, others
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
İbni Şihab dedi ki: Bana Ömer b. Abdilaziz haber verdi, ona da Abdulah b. İbrahim b. Kaariz haber vermişki kendisi Ebu Hureyre'yi mescidde abdest alırken bulmuş, Ebu Hureyre: «Ben sadece yediğim keş kırıntılarından dolayı abdest alıyorum. Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Ateşte pişen şeyleri yedikten sonra abdest alın.» buyururken işittim,» demiş.
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize İbni Rumh dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, îbni Şihâb'dan naken haber verdiki: Ömer b. Abdilâziz ikindiyi bir parça geciktirmiş. Bunun üzerine Urve, ona: Dikkat et ki Cibril indi de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e imam olarak namaz kıldı; demiş. Ömer ona : — Söylediğini iyi bil Yâ Urve! demiş. Bu sefer Urve : — Ben Beşîr b. Ebî Mes'ûd'dan dinledim. Şöyle diyordu, demiş: Ebu Mes'ûd'dan işitdim, şöyle diyordu: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işitdim: «Cibril inerek bana, imam oldu: 1) Ben de onunla namaz kıldım. 2) Sonra (yine) onunla namaz kıldım. 3) Sonra (yine) onunla namaz kıldım. 4) Sonra (yine) onunla namaz kıldım. 5) Sonra (yine) onunla namaz kıldım.» buyuruyor, parmakları İle beş namazı sayıyordu.
Bize Mansûr b. Ebi Müzâhim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Mübarek, Ebu Bekir b. Osman İbni Sehl b. Huneyf'den rivayet etti. Demişki: Ebu Ümâmete'bnü Sehl'i şöyle derken işitdim: «Ömer b. Abdilâziz ile birlikde öğleyi kıldık. Sonra mescidden çıkarak, Enes b. Mâlik'in yanına girdik. Onu ikindiyi kılarken bulduk. Ben: — Amca! kıldığın bu namaz nedir? diye sordum. Enes: — İkindidir. Bu namaz Resûlullah (Sallallahu Aîeyhi ve Sellem)'in namazı; vaktiyle onunla beraber kıldığımız namazdır» cevâbını verdi.
Bana Abdülmelik b. Şuayb b. Leys de rivayet etti. (Dediki): Bana babam, dedem'den rivayet etti. (Demişki): Bana Ukayl b. Hâîid, İbni Şihâb'dan, o da Ömeru'bnü Abdilazîz'den, o da Abdullah b. İbrahim b. Kaariz ile İbni'l-Müseyyeb'den naklen rivayet etti. Onlar da Ebû Hureyre'den rivayet etmişler ki, Ebû Hureyre: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim..» diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet etmiş.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Hasenü'bnü Musa rivayet etti. (Dediki) Bize Şeybân, Yahya b. Ebî Kesir'den, o da Ebû Seleme'den naklen rivayet eyledi. Ebû Seleme'ye Ömerü'bnü Abdilaziz, ona da Urvetü'bnü Zübeyr, ona da Ümmü'l-Müminin Aişe (Radiyailahû anha) haber vermiş ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oruçlu olduğu halde kendisini öpermiş.
Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman yani İbni Bilâl Abdurrahmân b. Humeyd'den naklen rivayet etti. Abdurrahmân, Ömer b. Abdi'I-A'zîzi, Sâib b. Yezid'e şunu söylerken işitmiş : «Mekke'de ikâmet hususunda bir şey işittinmi?» Sâib : — Alâ' b. Hadramî'yi: — Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i. (Muhacir için tavaf-ı saderden sonra Mekke'de üç gün kalma hakkı vardır) buyururken işittim. Galiba bundan fazla kalamaz demek istiyordu, cevâbını verdi.»
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Abdurrahmân b. Humeyd'den naklen haber verdi. (Demişki): Ben Ömer b. Abdüazîz'i beraberinde oturanlara şunu söylerken işittim: «Mekke'de ikâmet hususunda ne işittiniz? Bunun üzerine Sâib b. Yezîd şunu söyledi: — Ben Alâ'dan yahut Ala' b. Hadramî'den dinledim. (Dediki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Muhacir olan bir kimse hacc ibâdetlerini edâ ettikten sonra Mekke'de üç gün ikâmet edebilir.» buyurdular.
Bize Hasanü'l-Hulvânî ile Abd b. Humeyd hep birden Yâkub b. İbrahim b. Sa'd'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bize babam, Salih'ten, o da Abdurrahmân b. Humeyd'den naklen rivayet etti. Abdurrahmân, Ömer b. Abdilazîz'i, Sâib b. Yezîd'e sorarken işitmiş. Sâib şöyle demiş: «Ben Alâ' b. Hadramî'yi şöyle derken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: (Üç gece vardır ki muhacir olan bir kimse tavâf-ı saderden sonra bu gecelerde Mekke'de kalabilir.) buyururken işittim.»
Bana Selemetü'bnü Şebîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl, ibni Ebî Able'den, o da Ömer b. Abdilâzîz'den naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: Bize Rabî' b. Sebrate'l-Cühenî, babasından naklen rivayet eyledi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a'dan nehyetmiş ve: «Dikkat edin! Mut'a şu gününüzden kıyâmet gününe kadar haramdır; kim bîr şey verdi ise onu (geri) almasın!» buyurmuşlar.
Bize Ahmed b. Abdillâh b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Bekr b. Muhammed b. Amr b. Hazm haber verdi. Ona da Ömer b. Abdilâziz, ona da Ebû Bekr b. Abdirrahman b. Haris b. Hişâm haber vermiş, ki Ebû Bekr, Ebû Hureyre'yi şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu (yahut şöyle buyururken işittim) : «Bir kimse İflâs eden bir adamın veya iflâs eden bir insanın) elinde İken malına olduğu gibi yetişirse, o mal için o kimse başkasından daha haklıdır.»
Bize İbni Ebî Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm b. Süleyman —ki îbni İkrime b. Hâlid el-Mahzûmî'dir— îbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana İbni Ebî Hüseyn rivayet etti. Ona da Ebû Bekr b. Muhammed b. Amr b. Hazm haber vermiş; ona da Ömer b. Abdilâzîz, Ebü Bekr b. Abdirrahmân'ın badîsindeıi, o da Ebû Hureyre'nin hadîsinden, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen, malından olan bir kimsenin elinde meta' bulunduğu zaman (ne yapılacağı) hakkında rivayette bulunmuş; ama elde bulunan malın o malı satan sahibine mahsus olduğunu ayırmamıştir.