Abdullah b. Yezîd

Ebû Abdurrahman · 6. tabaka

Vefath. 148
KünyeEbû Abdurrahman
Nisbeel-Mahzûmî, el-Kureşî, el-Medenî, el-Mukrî, el-A'ver
Yaşadığı yerlerMekke
Tabaka6. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Mu'minlerin annesi Aişe (r.anha)'nın bildirdiğine göre: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem oturarak namaz kılardı. Ayetlerin bir kısmını oturarak okuyup geriye otuz veya kırk ayetlik bir bölüm kalınca kalkar ve bunları ayakta okuyup rükuya varır, sonra da secdeye giderdi. Namazın ikinci rekatını da aynı şekilde kılardı. Namazını bitirdikten sonra bakar ve eğer ben uyanıksam benimle biraz konuşurdu. Fakat uyuyorsam O sallallahu aleyhi ve sellem da uzanırdı."
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Esved b. Süfyân'ın âzâdlısı, Abdullah b. Yezid'den dinlediğim, onun da Ebu Selemete'bnü Abdirrahmân'dan naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Ebu Seleme ile arkadaşlarına Ebu Hureyre İnşikâk sûresini okumuş da secde etmiş. Secdeyi yaptıkdan sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu sûrede secde ettiğini kendilerine haber vermiş.
Rivayet zinciri: Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Mâlik b. Enes ← Abdullah b. Yezîd ← Ebû Seleme ← Ebû Hureyre
Bana İshâk b. Mûsâ El-Ensârî rivayet etti. (Dediki) : Bize Ma'n rivayet etti. (Dediki) : Bize Mâlik, Esved b. Süfyân'ın âzâdlısı Abdullah b. Yezîd'den, o da Ebu Selemete'bnü Abdirrahmân ile Muhammed b. Abdirrahmân b. Sevbân'dan, onlar da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sıcak olduğu vakit namazı serinliğe bırakın. Çünkü sıcağın şiddeti, cehennemin kükremesindendir.» buyurmuş ve şunu da zikretraişdir: «Cehennem Rabbine şikâyet etti de, Rabbi ona her sene iki nefes için izin verdi. Bir nefes kışın, bir nefes de yazın!»
Bize, Yahya b. Yahya da rivayet etti dediki: Mâlik'e, Abdullah b. Yezîd ile Ebû'n-Nadr'dan dinlediğim, onların da Ebu Selemete'bnü Abdirrahmân'dan, onun da Âişe'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. (Âişe, demiş ki) : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bazen) oturarak namaz kılardı. Namazda Kur'ân'ı, oturduğu yerden okur; otuz veya kırk âyet mikdârı kıraati kalınca ayağa kalkar, onları ayakta iken okur; sonra rükû'a gider; sonra secdeye varırdı. İkinci rek'âtda dahî böyle yapardı.»
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Esved b. Süfyan'ın âzadlısı Abdullah b. Yezîd'den dinlediğim, onun da Ebû Seleme h. Abdirrahman'dan, o da Fâtime binti Kays'dan naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum : Ebû Amr b. Hafs Fatıme'yi gıyaben talâkı bâinle boşamış da vekili ona arpa göndermiş. Fâtıme buna razı olmamış. Fakat Ebû Amr'ın vekili; — Vallahi senin bizde bîr hakkın yoktur; demiş. Bunun üzerine Fâtıme, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek bu meseleyi ona anlatmış. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Senin onda nafaka hakkın yoktur.» buyurmuş ve iddetini Ümmü Şerîk'in evinde geçirmesini emretmiş. Sonra : «Ummü Şerik ashabımın daima ziyaretine gittikleri bîr kadındır. Sen ibni Ummi Mektûm'un yanında iddet bekle, çünkü o a'mâ bir adamdır. (Yanında) çarşafını atabilirsin! (Nikâh için) helâl olduğun zaman bana bildir!» buyurmuşlar. Fâtıme şunları söylemiş : — (Nikâha) helâl olduğum vakit kendilerine, Muâviye b. Ebî Süfyân ile Ebû Cehm'in beni istediklerini söyledim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular: «Ebû Cehm sopasını boynundan bırakmaz; Muâviye'ye gelince; o da yoksuldur; hiç malı yoktur. Sen Usâme b. Zeyd ile evlen!» Ben buna razı olmadım. Sonra (tekrar) «Sen Usame b. Zeyd ile evlen!» buyurdular. Bunun üzerine onunla evlendim. Allah onda hayır halketti; ben de gıbta ettim!