Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1397, sondan 4840. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 33. ayetidir. Yunus Suresi 33. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 39 ve toplam ebced değeri ise 3427 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (4) ل (5) ر (1) bulunuyor.
“Hüküm” diye çevirdiğimiz âyet metnindeki kelime, genellikle “Allah’ın günahkârlar hakkındaki ezelî bilgisine dayanan takdiri, hükmü” şeklinde açıklanmıştır (Taberî, XI, 114). Buna göre Allah ezelde, “günahkârlık batağına saplananlar iman etmeyecek” diye hükmetmiş, aynı vasfı taşıyan müşrik Araplar hakkında da bu hüküm gerçekleşmiştir. Bazı çağdaş müfessirler –muhtemelen bu anlayışın koyu bir kaderciliğe yol açtığından kaygılandıkları için– âyeti, “Böylece günahkârlık batağına saplananlarla ilgili olarak rabbinin hükmü şöyle tahakkuk etti: Onlar artık iman etmeyecekler!” şeklinde anlamayı tercih etmişlerdir (bk. Elmalılı, IV, 2710; Esed, I, 399). Ancak tercih ettiğimiz meâlden de mutlaka insan iradesini dışlayan bir kaderci anlam çıkarmak gerekmez. Allah’ın mutlak yasası (sünnetullah) şudur: Doğru yoldan sapıp isyan ve günahkârlıkta ısrar edenler, bu durumlarını devam ettirdikleri sürece imandan mahrum kalacaklardır. Bu mutlak hüküm, isyan ve günahkârlıklarını sürdüren Arap müşrikleri hakkında da gerçekleşmiştir. Buna karşılık akıllarını başlarına topladıkları, yanlış yolda bulunduklarını gördükleri için imanla şereflenenler de olmuştur.
Mehmet Okuyan
İşte böylece Rabbinin “Onlar inanmazlar” şeklinde yoldan çıkanlar hakkındaki sözü gerçekleşmiş oldu.
Onlar, imandan vazgeçirilip hak yoldan bâtıla döndürüldükleri gibi, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, peygamberlere ve kutsal kitaplara itibar etmedikleri için, Rabbinin doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan fâsıklar, âsiler, bozguncular hakkındaki:
“Onlar artık iman etmeyecekler” gerekçeli hükmü gerçekleşir.
Rabbinin sözü; “İnkârcıları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, çünkü (inanmamaya kararlı oldukları için) onlar iman etmezler.” (Bakara 2:6)Onlar hakikatin bütün işaretlerini görseler yine de inanmazlar.” (En’am 6:25, A’râf 7:146)
Diyanet İşleri (Eski)
Böylece, fasık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin söylediği söz gerçekleşti.
(Onlar îmandan nice döndürüldülerse hakdan) çık (ıb sap) mış olanlara karşı Rabbinin (ezeldeki) şu sözü de öylece sabit olmuşdur: «Hakıykat onlar îman etmezler».
İsmail Hakkı İzmirli Yunus Suresi 33. Ayet Açıklaması
[10] Rübubiyyet Allah'a sabit olduğu gibi haktan sonra sapıklık bulunduğu gibi, doğrudan döndükleri gibi.[11] Yahut fasık olanlar hakkında Rabbinin sözü yani Cehennemi cin ile, insanlar ile dolduracağım sözü sabit olmuştur. Çünkü onla iman etmezler.
Kadri Çelik
Böylece, fâsık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin söylediği söz gerçekleşmiş oldu.
İşte böylece, günaha batmış ahlâk ve şeref yoksunu kimselerin, hakîkati idrâk etseler bile, ona asla iman etmeyeceklerine dâir Rabb’inin bir yasa olarak verdiği hükmü gerçekleşmiş oldu.
1 Çünkü onlar, Allah’ın bu sözünden dolayı değil kendi cüz’i iradeleriyle inanmamışlardır. Allah burada bize; sadece kendi ezelî ve ebedî ilmiyle onların îman etmeyeceklerini bildiğini, haber vermektedir.
Muhammed Esed
Böylece günahkarca davranmaya eğilimli olanlar hakkında Rabbinin sözünün hak olduğu ortaya çıkmış oldu: “Onlar inanmayacaklar”. 53