Yunus Suresi 33. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1397, sondan 4840. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 33. ayetidir. Yunus Suresi 33. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 39 ve toplam ebced değeri ise 3427 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (4) ل (5) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
كذلك حقت كلمت ربك على الذين فسقوا انهم لا يؤمنون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
كذلكحقتكلمتربكعلىالذينفسقواانهملايؤمنون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Keżâlike hakkat kelimetu rabbike ‘alâ-lleżîne fesekû ennehum lâ yu/minûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, “Onlar artık imana gelmezler” sözü, işte böylece gerçekleşmiştir.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
İşte böylece Rabbinin “Onlar inanmazlar” şeklinde yoldan çıkanlar hakkındaki sözü gerçekleşmiş oldu.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
İşte böylece Rabbinin, yoldan çıkanlar hakkındaki “Onlar inanmazlar” sözü gerçekleşmiş oldu.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Böylece, Rabb'inin fasıklar¹ hakkındaki kelimesi² gerçekleşmiş oldu. Onlar iman etmezler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
İşte böylece Rabbinin o fasık (ve münafık) kimseler üzerindeki “Onlar asla iman etmezler” sözü gerçekleşmiş olacaktır.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Buyruktan çıkanlar, Rabbinin şu sözünü haketmişlerdir: Onlar, inanmazlar.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
İşte böylece Rabbinin yoldan çıkanlar hakkında, “Onlar inanmayanlardır” diye söylemiş olduğu sözü, gerçekleşmiş oldu.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Onlar, imandan vazgeçirilip hak yoldan bâtıla döndürüldükleri gibi, hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, peygamberlere ve kutsal kitaplara itibar etmedikleri için, Rabbinin doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan fâsıklar, âsiler, bozguncular hakkındaki: “Onlar artık iman etmeyecekler” gerekçeli hükmü gerçekleşir.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Böylece Rabbinin o yoldan çıkmışlar hakkındaki: "Onlar iman etmezler" sözü gerçekleşmiş oldu.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Böylece Rabbinin sözü o fasık kimseler üzerinde (şöyle) gerçekleşmiştir ki: 'Onlar şüphesiz iman etmezler.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Öyle büsbütün haktan çıkmış inatçı fâsıklara Rabbinin hükmü şöyle vâcib oldu: “- onlar, artık imana gelmezler.”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Böylece, “o fasıklar (Allah’ın emrinden çıkanlar) inanmayacaklardır” diye Allah’ın söylediği söz gerçekleşmiş oldu.
Besim Atalay
Besim Atalay
İşte böyle, buyrum tutmaz kimselere, Tanrının sözü hak oldu artık, onlar inan etmezler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
İşte böylece, Yoldan çıkmış (yaratılış safiyetinden uzaklaşmış) kimselerin, “iman etmeyeceklerine dair” Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Böylece, fasık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin söylediği söz gerçekleşti.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
İşte böylece Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki «Onlar inanmazlar» sözü gerçekleşmiş oldu.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Yoldan çıkmış olanların inanmıyacağına dair Rabbinin sözü işte böyle gerçekleşir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Hak dinden çıkmış fasıklara Rabbinin kelimesi şöyle gerçekleşti: Onlar artık imana gelmezler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Öyle büsbütün haktan çıkmış fasıklara rabbının kelimesi şöyle hakk oldu: onlar artık iymana gelmezler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Onlar îmandan nice döndürüldülerse hakdan) çık (ıb sap) mış olanlara karşı Rabbinin (ezeldeki) şu sözü de öylece sabit olmuşdur: «Hakıykat onlar îman etmezler».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
İşte böylece, Rabbinin isyân edenler hakkındaki, “Şübhesiz ki onlar îmân etmezler!” sözü gerçekleşmiş oldu.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Böylece Rabbinin doğru ve gerçek sözleri, yoldan çıkmış suçluların üzerine hak olmuştur. Artık onlar kesinlikle iman etmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Bunun gibi [¹⁰] fasık olanlar hakkında Rabbinin sözü sabit olmuştur: Onlar iman, etmezler [¹¹].
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Böylece, fâsık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin söylediği söz gerçekleşmiş oldu.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
İşte böylece, günaha batmış ahlâk ve şeref yoksunu kimselerin, hakîkati idrâk etseler bile, ona asla iman etmeyeceklerine dâir Rabb’inin bir yasa olarak verdiği hükmü gerçekleşmiş oldu.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Yoldan çıkıp sapmışlara dair rabbinin sözü böyle gerçekleşti; onlar inanmaz.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Böylece Rabbinin (ezeli ve ebedî ilmiyle bildiği) fasıklar hakkındaki: “Onlar, asla inanmayacaklar.” sözü gerçekleşmiş oldu.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Böylece günahkarca davranmaya eğilimli olanlar hakkında Rabbinin sözünün hak olduğu ortaya çıkmış oldu: “Onlar inanmayacaklar”. 53
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
İşte böylece, iman etmeyerek yoldan çıkanların üzerine Allah’ın azap sözü hak oldu. 32/18...20
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
İşte böylece, yoldan iyice sapmış olanlara dair Rabbinin sözü gerçekleşmiş oldu: “Onlar asla inanmayacaklar!”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte fıska düşmüş olanların aleyhine Rabbinin kelimesi şöylece tahakkuk etmiştir ki, şüphe yok onlar imân etmezler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Öyle büsbütün doğru yoldan çıkmış, isyanda ısrar eden o fâsıklara, imana gelmedikleri için, Rabbinin azap kararı kesinleşmiştir. [39, 71]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Böylece Rabbinin, yoldan çıkanlar için söylediği: "Onlar inanmazlar." sözü, gerçekleşti.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Yoldan çıkanlarla ilgili olarak Rabbinin söylediği şu söz böylece gerçekleşmiş oldu: “Onlar inanıp güvenmezler.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Böylece, fasık olanların inanmayacaklarına dair Rabbinin sözü gerçekleşti.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Yoldan çıkmış olanların artık iman etmeyeceklerine dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşmiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Bu, budur! Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, "Onlar iman etmezler!" sözü gerçekleşmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
ancılayın vācib oldı çalabuñ sözi anlaruñ üzere kim ŧā'atdan çıķdılar kim bayıķ anlar inanmazlar.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Anuñ gibi vācib oldı Tañrı Ta‘ālānuñ kelimesi fāsıḳlar üstine ki anlar īmāngetürmezler.