Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1633, sondan 4604. ayet; 12. sure ve Yusuf Suresinin 37. ayetidir. Yusuf Suresi 37. ayetinin kelime sayisi 26, harf sayısı 112 ve toplam ebced değeri ise 7331 olarak hesaplanmıştır. Yusuf Suresinin toplam ebced değeri 497284 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (12) ر (5) bulunuyor.
Arapça Metin
قال لا يأتيكما طعام ترزقانه الا نبأتكما بتأويله قبل ان يأتيكما ذلكما مما علمني ربي اني تركت ملة قوم لا يؤمنون بالله وهم بالاخرة هم كافرون
Yûsuf dedi ki: “Sizin yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce, onun ne olduğunu bildiririm. Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir. Ben, Allah’a inanmayan ve ahireti inkâr eden bir milletin dinini bıraktım.”
Diyanet İşleri (Yeni) Yusuf Suresi 37. Ayet Tefsiri
Bu olay, Hz. Yûsuf’un risâletini tebliğe başladığı ilk olay olmalıdır. Zira bundan önce tebliğde bulunduğunu gösteren herhangi bir işaret yoktur. Ona güvenen ve ondan rüyalarının yorumunu isteyen iki arkadaşına o, gayet nazik bir şekilde hitap ederek rüya yorumlama ilminin kehânet ve falcılık değil, Allah’ın, kendisine vahyettiği ilimlerden olduğunu bildirmiştir. Kendisinin Allah’a ve âhiret gününe inanmayan putperest Mısırlılar’ın dinine asla iltifat etmediğini, hak peygamber olan atalarının dinine mensup olduğunu ve bunların Allah’a ortak koşmalarının doğru olmadığını ifade etmiştir.
Mısırlılar o zaman putperest olup çeşitli tanrılara tapıyorlardı (İbn Âşûr, XII, 271); nitekim 39 ve 40. âyetler bunu ifade etmektedir. Burada dikkat çeken bir husus da Hz. Yûsuf’un, “Size rızık olarak verilen yemek gelmeden önce onun yorumunu mutlaka size haber vereceğim” diyerek yorum için bir vakit belirlemiş olmasıdır. Bu ifadeden, zindandakilerin dış dünya ile ilişkilerinin kesildiği, güneşin hareketini dahi izleme imkânlarının bulunmadığı, dolayısıyla, vakti ancak yemek, uyku ve havalandırma gibi olaylarla bildikleri anlaşılmaktadır. “Size rızık olarak verilen yemek gelmeden önce” ifadesini, mecaz olarak “olaylar başınıza gelmeden, rüyanız gerçekleşmeden önce” şeklinde anlamak da mümkündür. Hz. Yûsuf’un, “Bu (rüya yorumlama ilmi) rabbimin bana öğrettiklerindendir” meâlindeki ifadesi yüce Allah’ın ona rüya yorumlamanın dışında da şer‘î ilimler, hikmet, iktisat vb. birçok ilmi öğretmiş olduğuna işaret eder. Nitekim 55. âyette krala hitaben söyledikleri de bu yorumu destekler mahiyettedir.
Hz. Yûsuf, aynı zamanda İbrâhim, İshak ve Ya‘kūb aleyhisselâmın kendisinin ataları olduğunu söyleyerek kimliğini de ilk defa açıklamış bulunmaktadır. Ayrıca o, kendisinin Allah tarafından peygamber atalarına vahyedilen dini tebliğ etmek için seçilmiş olduğunu, dolayısıyla bir eğitim ve imtihan sürecinden geçtiğini biliyordu.
Mehmet Okuyan
(Yusuf ise onlara) şöyle demişti: “Size verilecek yemek gelmeden önce, onun (gördüğünüz rüyaların) yorumunu mutlaka size bildireceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ki ben Allah’a inanmayan bir kavmin milletinden (dininden) uzaklaştım. Onlar, ahireti inkâr edenlerin ta kendileridir.
Yûsuf dedi ki: “Size yedirilecek yemek gelmeden önce onun yorumunu mutlaka size haber vereceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ben, Allah'a inanmayan bir toplumun dininden uzaklaştım. Onlar âhireti inkâr edenlerin ta kendileridir.”[224]
Bayraktar Bayraklı Yusuf Suresi 37. Ayet Açıklaması
[224] Millet kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 418-419.
Erhan Aktaş
“Yiyeceğiniz yemek daha gelmeden, ikinizin de rüyasını yorumlayacağım. Rüya yorumu yapmak Rabb'imin bana öğrettiği şeylerdendir. Doğrusu ben, Allah'a iman etmeyen ve Ahiret Günü'nü yalanlayan bir halkın milletini¹ terk ettim.” dedi.
1- Bir halkın sahip olduğu uygarlık, yaşam biçimi, sistem, düzen.
Ahmet Akgül
(Hz. Yusuf bunu bir tebliğ fırsatı bilerek) Dedi ki: "Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa, ben mutlaka size daha gelmeden önce onun ne olduğunu haber verebilirim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah'a iman etmeyen, ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terk ettim" deyip (onlara iman ve İslam gerçeğini tebliğ etmişti).
Yusuf, size dedi, rızıklanacağınız hiçbir yemek gelmiyor ki ben onu, önceden haber vermiş olmayayım; bu da Rabbimin bana öğrettiklerinden. Şüphe yok ki ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden topluluğun dinini terkettim.
Yûsuf dedi ki: “Size yedirilecek yemek, size gelmezden önce, yani kısa bir zaman içerisinde, o rüyaların yorumunu mutlaka size haber vereceğim. Bu Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Öncelikle bilin ki, ben Allah'a inanmayan ve ahiret gerçeğine inanmayıp tüm bu gerçekleri örtbas eden bir toplumun izlediği yolu kabul edenlerden değilim.
Yûsuf:
“Size yiyecek olarak verilecek bir yemek gelmeden önce, rüyaların tâbirini size bildireceğim. Meselelerin ve olayların tahlili, ilmî yorumu, akıl yürütme, rüyaların tâbiri, Rabbimin vahiy ve ilham ile bana öğrettiği ilimlerdendir. Ben Allah'a iman etmeyecek olan bir kavmin geleneksel düzeninden, hayat tarzından uzaklaştım. Onlar özellikle âhireti, ebedî yurdu inkâr ediyorlardı.” dedi.
Dedi ki: "Size, rızık olarak verilen yemek henüz ulaşmadan ben size onun ne olduğunu mutlaka haber veririm. Bu Rabb'imin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben Allah'a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir kavmin dinini terkettim. [1]
1.Burada ifadenin zahirinden Hz. Yusuf (a.s.)`un önceden bu dinde olduğu fakat sonra terkettiği anlamı çıkmaktadır. Ancak kastedilen anlam: "Ben onların dininden uzak durdum" anlamıdır. Çünkü peygamberler daha peygamberlikle görevlendirilmeden önce de küfürden korunmuşlardır.
Ali Bulaç
Dedi ki: 'Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa, ben mutlaka size daha gelmeden önce onun ne olduğunu haber veririm. Bu, rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah'a iman etmeyen, ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terkettim.'
Yûsuf, delikanlılara şöyle dedi: “- Size rızık olarak verilecek bir yemek, daha size gelmeden önce onun ne çeşit ve nasıl bir yemek olduğunu size haber verdim. Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Çünkü ben, Allah'a, inanmıyan ve topyekûn ahireti inkâr eden bir kavmin dinini terk ettim.
Yusuf: (Rüyada) size yedirildiğini gördüğünüz hangi yemek olursa olsun, o rüya(nın manası) başınızda gerçekleşmeden onun yorumunu size mutlaka haber veririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Ben, Allah’a tam inanmayan ve ahreti tamamen inkâr eden bir toplumun dinini bıraktım.”
Yusuf dedi: «azığınız olan yemek gelmeden önce, yorarım ben onları, bu, bana Tanrımın öğretmesidir, Allaha inanmayan bir ulusun yolunu bırakmışım, ahrete de inanmayan onlardır»
(Yusuf) dedi ki: “(Merak etmeyin, daha yiyeceğiniz yemek önünüze gelmeden, size rüyanızın ne anlama geldiğini bildireceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah'a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim.”
Son cümledeki “millet” sözcüğü halkın sahip olduğu dini, uygarlığı, hayat tarzını, sistemi, düzeni ifade etmektedir. “Terk ettim” cümlesi, “ben onların dininden uzak durdum” anlamındadır. Zira peygamberler peygamber olmadan önce de şirke ve zulme bulaşmamış insanlardır.Zindanda yaşanan bu durum Hz. Yusuf’a tevhid dinine hizmetin kapısını açmıştır. Rüyalarına yorum bekleyen gençlerin isteğini fırsata dönüştüren Hz. Yusuf hemen “Allah’a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun yaşam biçiminden uzak olduğunu” dile getirerek çizgisini ortaya koymuştur. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi Mısırlıların yanlış yoldan gittiklerini, gerçek dinin İslam olduğunu ve kulluğun sadece bir olan Allah’a yapılması gerektiğini onlara tebliğ etti.
Diyanet İşleri (Eski)
Yusuf: "Rabbimin bana öğrettiği bilgi ile, daha yiyeceğiniz yemek gelmeden size onu yorumlarım. Doğrusu ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden, bir milletin dinini bırakmışımdır.
(Yusuf) dedi ki: Size yedirilecek yemek gelmeden önce onun yorumunu mutlaka size haber vereceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ben Allah'a inanmayan bir kavmin dininden uzaklaştım. Onlar ahireti inkâr edenlerin kendileridir.
Hz. Yusuf gençlerin bu durumundan istifade ederek onlara tevhid dinini tebliğ etmek istedi. Dolayısıyla onların rüyalarını yorumlamadan önce, kendisinin hak din üzerinde olduğunu, bilgilerinin Allah tarafından öğretildiğini ve Mısırlıların yanlış yolda olduklarını bildirerek onları hazırladı ve hak dini onlara tebliğ etti. İşte bu ve bundan sonraki üç âyet bununla ilgilidir.
Edip Yüksel
"Size ayrılan karavana yemeği elinize geçmeden önce size onun yorumunu bildirebilirim. Bunlar, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben, ALLAH'a inanmıyan bir toplumun dinini terketmiş bulunuyorum, onlar ahiret konusunda da inkarcıdırlar."
Yusuf dedi ki: "Size yiyecek olarak verilecek bir yemek gelmeden önce onun tabirini size bildiririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Çünkü ben Allah'a inanmayan ve ahireti inkâr eden bir kavmin dinini terkettim."
Dedi ki: size merzuk olacağınız bir taam gelecek a her halde o gelmezden evvel ben size bunun ta'birini haber vermiş bulunurum, bu bana rabbımın ta'lim buyurduklarındandır, çünkü ben, Allaha inanmıyan ve hep Âhıreti inkâr edenlerden ıbaret bulunan bir kavmin milletini bıraktım
Dedi ki: «Size rızıklanacağınız bir taam gelecek oldu mu, ben muhakkak onun ne olduğunu size daha gelmezden evvel haber veririm. Bu, Rabbimin bana öğretdiği ilimlerdendir. Çünkü ben Allaha inanmaz bir kavmin dînini — ki onlar âhireti inkâr edenlerin ta kendileridir — terketdim».
(Yûsuf) şöyle dedi: “Kendisiyle rızıklanacağınız hiçbir yemek size gelmez ki, daha(o) gelmeden onun te'vîlini (mâhiyetini) size haber vermiş olmayayım. Bunlar, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şübhesiz ki ben, Allah'a îmân etmeyen ve kendileri gerçekten âhireti inkâr eden kimseler olan bir kavmin dînini terk ettim.”
Yusuf ikisine “Rızıklanacağınız (yiyeceğiniz) yemek gelmeden önce size (gördüğünüz rüyaların) yorumlarını yapacağım. Bunları (rüyaları) yorumlamayı bana Rabbim öğretti. Ben, Allah’a inanmayan ve ahiret gününü inkâr eden bir topluğun inançlarını (dinlerini) kabul etmedim”
Yusuf dedi ki: «— Size gıda olmak üzere gelecek yemeklerin size gelmeden evvel, ne olduğunu [⁸] bildirebilirim [⁹]. Bu, [¹⁰] Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Ben Allah/a iman etmeyip âhireti tanımayan bir kavmin din ve milletini terkettim.»
İsmail Hakkı İzmirli Yusuf Suresi 37. Ayet Açıklaması
[8] Yani yiyeceğiniz şeyleri.[9] Yusuf Aleyhisselâm rüyayı tâbir etmeden evvel emr-i dini tebliğ etmek istedi ve mucize gösterdi.[10] Te'vil hususu ile ihbar ı gaybiyyeyi bildirmek hususu.
Kadri Çelik
Dedi ki: “Size rızık olmak üzere verilen yemeklerin gelmesinden önce onun yorumunu size bildiririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah'a inanmaz bir kavmin dinini terk ettim. Hem onlar, ahireti de inkâr edenlerdi.”
Yûsuf, “Hayhay!” dedi, “Merak etmeyin, daha yiyeceğiniz yemek önünüze gelmeden önce, size rüyanızın yorumunu bildireceğim. Ama önce, birkaç dakika beni dinlemenizi rica ediyorum. Bakın;bu bilgi ve yetenek, benim kendi mahâretim değil, doğrudan doğruya Rabb’imin bana öğrettiği şeylerdendir. Ve bana öğretilenler, yalnızca rüya yorumlamaktan ibaret değildir: Doğrusu ben, insanlığın yegane rabbi ve ilahı olan bir Allah’a inanmayan ve bunun en doğal sonucu olarak, öte dünyanın varlığını inkâr eden şu içerisinde yaşadığınız toplumun bâtıl inanç ve hurâfelerle dolu dinini ve bu dine göre oluşturulan hayat tarzını terk ettim! Bunun yerine;
(Yûsuf) Dedi ki: -“Size verilecek yemek gelmeden önce size onun yorumunu bidiririm. İşte bunlar rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben, Allah’a inanmayan bir kavmin milletini / dinini terk ettim. Onlar Âhiret’i de inkâr etmektedir”.
(Yûsuf, o iki gence): “Yiyeceğiniz yemek daha size gelmeden önce, Rabbimin bana öğrettiği ilim sayesinde; bunun ne olduğunu (ben size) derhâl haber veririm. Doğrusu ben Allah’a îman etmeyen, âhireti de kesinlikle inkâr eden bir topluluğun dinini, terk ettim.” dedi.
[Yusuf:] “Daha yiyeceğiniz günlük azığınız önünüze konmadan rüyalarınızın gerçek anlamını 37 size haber vereceğim, [ki başınıza gelecek olanı] vuku bulmadan önce [bilesiniz]; çünkü bu bana Rabbimin öğrettiği şeylerdendir. (Önce) bilin ki, ben, Allah'a inanmayan, 38 ve ahiret gerçeğini tanımaktan ısrarla kaçınan bir toplumun izlediği yolu terk ettim;
Yusuf: “Size verilen günlük yiyeceğiniz önünüze gelmeden, ikinizin de rüyasının altında yatan gerçeği haber vereceğim. Zira bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Çünkü ben, Allah’a inanmayan ve ahireti de hesaba katmayan bir toplumun inanç sistemini terk ettim.” 14/13
(Yusuf) dedi ki: “Öğününüz size ulaşmadan, ben her ikinize de rüyanızın altında yatan anlamı, (onun sonucu) başınıza gelmeden haber vereceğim.[1856] Zira bunlar Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Ama (önce) şunu bilmeniz şart: Ben, Allah’a inanmayan ve âhireti inkâr eden bir toplumun dinini terk ettim;
Mustafa İslamoğlu Yusuf Suresi 37. Ayet Açıklaması
[1856] Bu ifadenin mahiyeti tartışılmıştır. Bazıları bunun rüyada görülen yiyecek olduğunu söyler (Taberî; Süddi’den naklen Râzî). Bu yiyeceğin normal günlük tayın olmadığında ısrarlı olanlar “Yönetim, birine ölüm cezası vereceği zaman, ona zindanda zehirli bir yemek yedirerek cezayı infaz ederdi” şeklindeki sıhhati kuşkulu bir açıklamaya dayanır (Râzî). Yine Taberî kable en ye’tiyekuma (size gelmeden önce) ibaresini ise, öncesinin aksine “uyanıkken” notuyla verir. Bunu yaparken o ve onun gibi düşünenler (Msl: R. Rıza), “Rüyalarınızda size yemek ikram edilmeden önce onların altında yatan anlamı size bildireceğim” şeklindeki bir anlayışı reddetmiş olmaktadır. Bu anlama problemi, la-ye’tîkumâdaki gizli zamirin nereye gittiğiyle alâkalıdır. Eğer bu gizli zamir “yemeğe” giderse anlam “yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce” olur, yok “rüyalara” giderse “rüyada gördükleriniz (gerçek hayatta) başınıza gelmeden önce” olur. Bunun hangisinin isabetli olduğu ise, bi-te’vilihideki açık zamirin adresine bağlıdır. Bu zamirin adresi Zemahşerî’ye göre “anlatılan (rüya)lar”dır. Bizce isabetli olan da budur.
Ömer Nasuhi Bilmen
Hazreti Yusuf da dedi ki: «İkinize merzûk olacağınız bir taam gelmez ki, illâ ben onu daha size gelmeden evvel haber veririm. Bunlar bana Rabbimin talim buyurmuş olduğu şeylerdendir. Şüphe yok ki, ben Allah Teâlâ'ya imân etmez olan bir kavmin milletini (dinini) terkettim ve onlar (evet), onlar ahireti münkir kimselerdir.»
37, 38. Yusuf: “Yiyeceğiniz yemek size henüz gelmeden, her birinizin rüyasının tabirini size bildirmiş olurum. Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Ama, önce biraz beni dinleyin: Ben Allah'a iman etmeyen, âhireti de inkâr eden bir halkın dinini bir tarafa atıp, atalarım İbrâhim, İshak ve Yâkub'un dinine tabi oldum. Allah'a herhangi bir şeyi şerik saymak bizim için asla doğru olmaz. Bu tevhid inancı, Allah'ın hem bize, hem de insanlara olan ihsanıdır. Ama ne yazık ki insanların çoğu bu nimete şükretmezler. ”
(Yusuf) şöyle dedi: "Size rızık olarak verilen yemek henüz size gelmezden önce bunun yorumunu size haber vermiş olurum. Bu (yorum) Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir (bu bilgileri Rabbim bana lutfetti). Ben, Allah'a inanmayan, ahireti de inkar eden bir kavmin dinini terk ettim:
Yusuf dedi ki “Size yedirilecek yemek gelmeden onun ne maksatla geldiğini dahi bildirebilirim[1]. Bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Çünkü ben Allah’a güvenmeyen inancı olmayan ve ahireti yok sayan bir topluluğun dinini reddetmiş bulunuyorum[2].
Süleymaniye Vakfı Yusuf Suresi 37. Ayet Açıklaması
[*] Allah'tan korkan kişilere Allah zihin açıklığı verir. Enfal 8:29, Talak 65:2-5
Şaban Piriş
Yusuf:-Rabbimin bana öğrettiği bilgi ile, daha yiyeceğiniz yemek gelmeden size onu yorumlarım, dedi. Doğrusu ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden bir toplumun dinini bıraktım.
Yusuf dedi ki: “Size nasipleneceğiniz bir yiyecek gelmeden önce ben size onu haber veririm.(5) Bu bana Rabbimin öğrettiği bilgilerdendir. Ben Allah'a inanmayan ve âhireti inkâr eden bir kavmin dinini terk ettim.
(5) Ya gelecek olan yemeği haber vereceğini kast etmektedir ki, bu Hz. İsa’nın mucizesine benzer bir mucizedir (bk. 3:49). Veya, “Rüyanızın tabirini, yemeğiniz gelmeden önce ben size bildireceğim; ama önce anlatacaklarımı dinleyin” demek istemiştir. Her iki halde de, Hz. Yusuf, kendisinin Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu anlatmakta ve bunun delillerini ortaya dökmekte, sonra muhataplarını Allah’ın birliğine çağırmaktadır. Hz. Yusuf’un, zindanı gerçekten de bir “medreseye” çevirmiş olduğu meydandadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yûsuf dedi ki: "Rızıklanacağınız herhangi bir yemek size gelmeden önce onun yorumunu ikinize mutlaka bildiririm." Bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben, Allah'a inanmayan ve âhireti de tamamen inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim."
eyitti “gelmeye siz ikiye yiyesi kim rūzį virinürsiz anı illā ħaber virdüm siz ikiye tefsirin ya'nį neyidügin ne ķadar idügin andan ilerü kim gelesiz ikiye. şol andandur kim ögretti baña çalabum bayıķ ķodum bir ķavm milletini kim inanmazlar Tañrı’ya daħı anlar āħiretde anlar kāfirlerdür.”
Yūsuf eyitdi: Size bir yimek gelmeye rızḳdan illā ben anuñ te’vīlin sizeiderin size gelmezden evvel. Anuñ ‘ilmini ki ögretdi beni yaradan Allāh. Ben ḳoydum ol ḳavm dīnini ki īmān getürmezler Tañrıya, daḫı āḫirete. Daḫıanlar kāfirlerdür.