Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1777, sondan 4460. ayet; 14. sure ve İbrahim Suresinin 27. ayetidir. İbrahim Suresi 27. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 84 ve toplam ebced değeri ise 6738 olarak hesaplanmıştır. İbrahim Suresinin toplam ebced değeri 263593 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (18) ل (17) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
يثبت الله الذين امنوا بالقول الثابت في الحيوة الدنيا وفي الاخرة ويضل الله الظالمين ويفعل الله ما يشاء
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim Suresi 27. Ayet Açıklaması
Âyetteki “sabit söz” ile kelime-i tevhid kastedilmektedir.
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim Suresi 27. Ayet Tefsiri
“Sağlam söz” diye çevirdiğimiz el-kavlü’s-sâbit tamlaması 24. âyette geçen “güzel söz” ile eş anlamlı olarak “kelime-i tevhid” veya “kelime-i şehâdet” mânasında kullanılmıştır. Nitekim Hz. Peygamber de bu sözü “kelime-i şehâdet” olarak açıklamıştır (bk. Buhârî, “Tefsîr”, 14:2). Allah Teâlâ, iman edenlerin kalbine bu sağlam sözü sarsılmaz bir biçimde yerleştirir ve onları hem bu dünya hayatında hem de âhirette iman üzerinde kararlı ve sabit kılar. Müminler imanın verdiği şuurla dünyada dengeli ve mutlu bir hayat yaşarlar, fitne, fesat ve kötülüklerden kendilerini korurlar; âhirette ise kurtuluşa erip bahtiyar olurlar. Bir görüşe göre âyette bildirilen dünya hayatından maksat, kabir hayatıdır; çünkü ölüler yeniden dirilinceye kadar dünyadadırlar. Âhiretten maksat ise hesap zamanıdır. Bir başka görüşe göre ise dünya hayatından maksat kişinin kabirde sorguya çekildiği andır; nitekim Hz. Peygamber de buna işaret buyurmuştur (Buhârî, “Tefsîr”, 14:2). Âhiret hayatından maksat da kıyamet gününde sorguya çekildiği zamandır (Şevkânî, III, 122). Allah Teâlâ inananları hem dünyada hem de âhirette iman üzere sabit kılarak mutlu ederken, zalimleri de inkârcılıktaki ısrarları sebebiyle kendi hallerine bırakır; doğru yolu bulamazlar. Böylece onlar hem dünyada hem de âhirette bedbaht olurlar. Allah hidayete ermek isteyenleri hidayete erdirir, sapkınlıkta ısrar edenleri de kendi hallerine bırakır.
Mehmet Okuyan
Allah iman edenleri sağlam sözle hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar; zalimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar.
“Sabit söz” ile kastedilen, [kelime-i tevhid] olmalıdır.,Bu cümle Yüce Allah’ın hak etmeyen veya kulun kendisi istemediği sürece hiç kimseyi saptırmayacağının en açık delillerindendir. “Zalimleri saptırması”, uyguladığı imtihan gereği onların zulüm tercihlerine fırsat vermesi ve onların o durumunu bildirmesidir
Benzer mesajlar: Bakara 2:253; Âl-i İmrân 3:40, 47; Mâide 5:1; Hûd 11:107; Hacc 22:14, 18; Burûc 85:16.
Bayraktar Bayraklı
Allah, sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de âhirette sapasağlam tutar. Zâlimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar.
Allah iman edenleri, dünya hayatında ve ahirette sapasağlam sözle (Resulüne biat ve sadakat üzerinde) sabit kılacaktır. Allah zalimleri de şaşırtıp-saptırır; Allah dilediğini (ve herkese hak ettiğini) yapar. (Her işi hikmetli ve adaletlidir.)
Abdulbaki Gölpınarlı İbrahim Suresi 27. Ayet Açıklaması
Sabit söz, imanı bildiren sözdür.
Abdullah Parlıyan
Allah iman edenlerin durumunu dünya hayatında da, ahirette de sapasağlam sarsılmaz ve dosdoğru biçimde tutarlı söz olan, kelimei tevhîd sözü ile dile getirilen anlayış ve inançla sağlamlaştırır. Varoluş gayesi dışına çıkanları ise, sapıklık içinde bırakır ve Allah dilediğini yapar.
Allah, gönüllere yerleşen Kelime-i Şehâdet'le, benliklerini oluşturan sağlam temelleri olan Kur'ân ile iman edenleri, dünya hayatında, cesur, güçlü, itibarlı ve devletli hale getirerek ayaklarını yere sağlam bastırır. Kabirdeki sorgu sırasında, mahşerde, âhiret hayatında ise korkudan emin olmalarını sağlar, itibarlarını yüceltir, makamlarını, mevkilerini ebedîleştirir. Allah inkârda, isyanda ısrar eden, baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlimlerin de hak yoldan uzaklaşıp dalâleti tercihlerine özgürlük tanır. Allah sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan kanunları koyuyor, kanunlarının üzerlerinde cari olduğu her şeyi icraya devam ediyor.
Allah, iman edenleri hem dünyada, hem ahirette (kabirde) sabit söz olan şehadet kelimesi (eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abdühü ve Rasûlüh) ile tesbit eder; tevhîde bağlı kılar. Allah, zalimleri (kâfirleri) şaşırtır ve Allah dilediğini yapar.
Allah iman edenleri, dünya hayatında da ahirette de kavl-i sabit (köklü bir söz) ile sağlamlaştırır. Ve zalimleri de saptırır. Allah istediğini yapandır.
Allah, inananların durumunu dosdoğru bir sözle hem dünya hayatında hem de ahirette (dimdik ayakta kalmalarını) sağlar. Allah (inkârcı) zalimleri de (kötü niyetleri ve eylemleri yüzünden) sapıklık içinde bırakır ve Allah dilediğini yapar.
Cemal Külünkoğlu İbrahim Suresi 27. Ayet Açıklaması
Burada “dosdoğru söz” den kastedilen Kur’an’dır. Kur’an Allah’ın kelâmıdır, Cebrail vasıtasıyla elçisine gönderdiği ve insanların nasıl yaşaması gerektiğini anlatan bir sözdür. “Muhakkak bu Kur'an (Allah katında) kerim olan bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.” (Tekvir 81:19) “O, bir şair sözü değildir.” (Hakka 69:41) İnsanların hem dünya hayatında hem de ahirette ayakta kalmaları bu doğru sözün anlaşılmasına ve hayata geçirilmesine bağlıdır. İnsanı gaflet uykusundan uyandıracak, aklını başına devşirecek, vicdanını harekete geçirecek ve bu sayede ona erdemli bir kişilik kazandıracak olan Kur’an’dır. Bu kelâm/söz sayesinde insan yaratılış safiyetine dönecek ve fıtratıyla örtüşen bir hayat yaşayacaktır.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah inananları, dünya hayatında ve ahirette sağlam bir söz üzerinde tutar; zalimleri de saptırır. Allah dilediğini yapar.
Allah, îman, edenlere dünyâ hayaatında da, âhiretde de, o sabit söz (ler) inde, dâima sebat ihsan eder. Allah zaalimleri (kâfirleri) şaşırtır. Allah ne dilerse yapar.
Allah îmân edenlere, dünya hayâtında da, âhirette de sağlam sözle (kelime-i şehâdetle) sebat verir. Allah, zâlimleri ise (kendi zulümleri sebebiyle) dalâlete atar ve Allah, dilediğini yapar.
Allah, dünya ve ahirette inananların kalplerini, sağlam ve doğru sözlerle güçlendiriyor. Allah haksızlık (zalimleri) yapanları sapıklıkları içinde bırakır ve Allah dilediğini de yapar.
Allah, Peygamberler aracılığıyla gönderdiği sapasağlam söz sayesinde, iman edenlerin hem dünya hayatında, hem de âhirette dimdik ayakta kalmalarını sağlar; ilâhî vahyi terk ederek sapıklığı tercih eden zâlimleri ise sapıklıkta bırakır. İşte bu, Allah’ın yasasıdır. Unutmayın ki Allah, dilediğini yapar.
Allah dosdoğru söz vererek îman edenleri, dünya hayatında da âhiret hayatında da o sözlerinde kararlı kılar, zâlimleri de saptırır.1 Ve Allah ne dilerse onu yapar.
1 Zihinlerini karıştırarak ne dediklerini bilmez hale getirir, çabalarını boşa çıkarır.
Muhammed Esed
Allah, imana erişenlerin durumunu sapasağlam ve dosdoğru 39 bir sözle, hem dünya hayatında ve hem de ahirette sağlamlaştırır; haksızlık yapanları ise, Allah sapıklık içinde bırakır; 40 çünkü Allah dilediğini yapar.
İşte Allah iman edenleri, bu sağlam ve sabit sözle dünya hayatında da, ahirette de sapasağlam ayakta tutar. Kötü söze tutunanları, sapkınlıklarıyla baş başa bırakır. Çünkü Allah dilediğini gerçekleştirir. 3/194-195, 10/64, 16/41
Allah inanıp güvenen kimseleri sabit, sağlam bir sözle hem dünyada hem de âhirette sapasağlam (ayakta) tutar; ve Allah zalimlerin ayaklarını kaydırır: zira tercih ettiği her şeyi yapan Allah’tır.[2009]
Mustafa İslamoğlu İbrahim Suresi 27. Ayet Açıklaması
[2009] Bu pasaj yalnızca sözün gücüne hasredilmiştir. İlâhî kelâm olan vahiy, tüm sözleri çıkış noktalarından yola çıkarak ikiye ayırmıştır: Kökü olan ve olmayan; veya bir mesnede sahip olan ve olmayan. Zımnen: Söz etkisini kendisinden değil kaynağından alır. Vahyin insan tekini ve toplumlarını değiştirme ve vicdanları harekete geçirme gücünü nerden aldığını merak ediyorsanız, o kelâmın geldiği ilâhî kaynağa bakınız. (Ayrıca sûrenin girişine bkz.)
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah Teâlâ mü'minleri dünya hayatında da, ahirette de sabit kavil ile tesbit eder ve Allah Teâlâ zalimleri dalâlete düşürür ve Allah Teâlâ dilediğini yapar.
O sözden asla ayrılmazlar, daima o tevhîd sözüyle Allah'ın birliğini haykırırlar.
Süleymaniye Vakfı
Allah, inanıp güvenmiş kimselerin, dünya hayatında da ahirette de o değişmez söze bağlı kalmalarını sağlar; yanlış yapanları da sapık sayar. Allah ne yaparsa kurduğu düzene göre yapar.
İman edenleri Allah dünya hayatında da, âhirette de sağlam söz üzere sabit kılar.(3) Allah zalimleri de şaşkınlıkta bırakır. Böylece Allah dilediğini yapar.