İbrahim Suresi 31. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1781, sondan 4456. ayet; 14. sure ve İbrahim Suresinin 31. ayetidir. İbrahim Suresi 31. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 86 ve toplam ebced değeri ise 4291 olarak hesaplanmıştır. İbrahim Suresinin toplam ebced değeri 263593 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (15) ل (11) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
قل لعبادي الذين امنوا يقيموا الصلوة وينفقوا مما رزقناهم سرا وعلانية من قبل ان يأتي يوم لا بيع فيه ولا خلال
Harf Sayımı
Harf Sayımı
قللعباديالذينامنوايقيمواالصلوةوينفقواممارزقناهمسراوعلانيةمنقبلانيأتييوملابيعفيهولاخلال
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Kul li’ibâdiye-lleżîne âmenû yukîmû-ssalâte veyunfikû mimmâ razeknâhum sirran ve’alâniyeten min kabli en ye/tiye yevmun lâ bey’un fîhi velâ ḣilâl(un)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
İman eden kullarıma söyle: “Namazlarını doğru kılsınlar, kendisinde alışverişin de dostluğun da bulunmadığı bir günün gelmesinden önce kendilerini rızıklandırdıklarımızdan bir kısmını (Allah için) gizli de açık da [infak] etsinler (versinler).”
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
İnanan kullarıma söyle! “Namazı kılsınlar; kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun olmadığı gün gelmeden önce gizli ve âşikâr infak etsinler.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
İman eden kullarıma söyle: “İçinde alışverişin¹ ve dostluğun olmadığı o gün gelmeden önce, salâtı ikame etsinler², kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli açık infak³ etsinler.”
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Ey Resulüm!) İman etmiş kullarıma söyle: “Alış-verişin ve dostluğun olmadığı (paranın ve arkadaşlığın fayda sağlamadığı) o gün gelmezden evvel, dosdoğru (huşû ve şuurla ve İslam’ın tamamına teslimiyet huzuruyla) namazı kılsınlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infakta bulunsunlar (helâl kazançlarını hayırda harcasınlarki kurtuluş bundadır) .”
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
İman eden kullarıma söyle: Namaz kılsınlar ve onları rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını yoksullara harcasınlar o gün gelip çatmadan ki ne alışveriş var o günde ne karşılıklı dostluk.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ve iman eden kullarıma da söyle; hiçbir alışverişin, dostluğun, arkadaşlığın olmayacağı bir gün gelip çatmadan önce, namazlarına devamlı ve duyarlı olsunlar, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, bizim yolumuzda gizli ve açık harcasınlar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
İman eden, benim ilâhlığımı tanıyan, candan müslüman olarak bana bağlanan, saygılı kullarıma söyle: “Namazları erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılsınlar. Kendilerine verdiğimiz rızık ve servetten, bedel ödeyerek kendinizi kurtaracak pazarlığın olmayacağı, dostlukların fayda sağlamayacağı bir günün gelmesinden önce, mallarından gizli ve açık, Allah yolunda, karşılık beklemeden, gönüllü harcasınlar.”
Ahmet Varol
Ahmet Varol
İman eden kullarıma söyle: Namazı kılsınlar ve ne alışverişin ne de dostluğun olmayacağı gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimizden gizli ve açık infak etsinler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
İman etmiş kullarıma söyle: 'Alış-verişin ve dostluğun olmadığı o gün gelmezden evvel, dosdoğru namazı kılsınlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak etsinler.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
İman eden kullarıma de ki: Namazı gereği üzere kılsınlar; ve kendinde ne bir alış veriş, ne de bir dostluk olmıyan (hiç bir fayda umulmıyan) bir kıyamet günü gelmezden önce, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve aşikâr (yerli yerinde zekât verip hayırlara) harcasınlar.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
İman eden kullarıma de ki: İçinde dostluk ve alışveriş olmayan bir gün gelmeden doğruca namazı kılsınlar, gizli ve açık olarak onlara verdiğimiz rızıktan nafaka versinler.
Besim Atalay
Besim Atalay
İnanmış bulunan kullarına diyesin ki: «Namazların kılalar; hem dostluk, hem de alışveriş bulunmayan bir gün gelmeden önce, açıktan, ya da gizlice verdiğimiz azıktan yedireler»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Ve) inananlara söyle: Hiçbir pazarlığın, dostluğun, arkadaşlığın olmayacağı o gün gelip çatmadan önce, namaza devamlı ve duyarlı olsunlar, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli açık versinler.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
İnanan kullarıma söyle, namazı kılsınlar; alışveriş ve dostluğun olmayacağı günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli sarfetsinler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
İman eden kullarıma söyle: Namazlarını dosdoğru kılsınlar, kendisinde ne alış-veriş, ne de dostluk bulunan bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıklardan (Allah için) gizli-açık harcasınlar.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
İnanan kullarıma söyle, alış-verişin ve dostluğun olmadığı gün gelmeden önce namazı gözetsinler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık yardım için versinler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: "Namazı dosdoğru kılsınlar, alışveriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar."
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Söyle: o iyman etmiş olan kullarıma: namazı kılsınlar ve kendilerini merzuk kıldığımız şeylerden gizli ve açık infak etsinler, öyle bir gün gelmeden evvel ki onda ne alım satım var, ne dostluk
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Îman eden kullarıma de ki: «Namaz (lar) ınızı dosdoğru kılın, ne bir alış veriş, ne de bir dostluk (carî ve nafiz) olmayan birgün gelmezden evvel rızk olarak size verdiğimiz şeylerden gizli ve aşikâr infaak edin».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Ey Resûlüm!) Îmân eden kullarıma söyle, namazı hakkıyla edâ etsinler ve içinde ne bir alış-verişin, ne de bir dostluğun olmadığı bir gün gelmeden önce, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, gizlice ve açıkça (Allah yolunda) sarf etsinler!(1)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
İman eden kullarıma deki “Alışverişin ve dostluğun olmadığı bir gün gelmezden önce, namazı kılsınlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gerek gizli, gerekse açıkça ihtiyaç sahiplerine versinler.”
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Mü/min olan kullarıma de ki: Namazı dosdoğru kılsınlar, alışveriş [⁷], dostluk bulunmayan bir gün gelmeden evvel kendilerine verdiğimiz rızktan gizli ve aşikâr harcetsinler [⁸].
Kadri Çelik
Kadri Çelik
İman etmiş kullarıma söyle: “Alış verişin ve dostluğun olmadığı o gün gelmeden önce, namazı dosdoğru kılsınlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infakta bulunsunlar.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
İman eden kullarıma da söyle: Hiçbir pazarlığın, hiçbir kayırmanın olmayacağı o büyük Gün gelip çatmadan önce, namazı gereği gibi dosdoğru ve aksatmadan kılsınlar, kendilerine bahşettiğimiz güzel nîmetlerden bir kısmını toplum yararına fedâkârca paylaşarak, çoğu zaman gizlice ve bazen de, başkalarını buna teşvik etmek için açık olarak Allah yolunda yoksullara harcasınlar.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
İman eden kullarıma söyle; Namaz’ı kılsınlar! Ne alış verişin, ne dostluğun bulunacağı bir gün gelmeden önce kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden açık ve gizli olarak harcasınlar!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) Benim îmanlı (has) kullarıma1 söyle: “Fidye vererek ve adamını bularak kurtuluşun olmadığı o (hesap) günü gelmeden önce namazlarını dosdoğru ve devamlı kılsınlar2 ve rızık3 olarak ver-diklerimizden, gizli ve açık infak4 etsinler.”
Muhammed Esed
Muhammed Esed
[Ve] imana erişen kullarıma da söyle, hiçbir pazarlığın, dostluğun-arkadaşlığın olmayacağı 44 o Gün gelip çatmadan önce, salâtta devamlı ve duyarlı olsunlar; kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden [Bizim yolumuzda] gizli açık harcasınlar. 45
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
İman eden kullarıma söyle; hiçbir pazarlığın ve eş-dost ilişkisinin işe yaramayacağı o gün gelip çatmadan önce, namazı dosdoğru kılsınlar ve kendilerine verdiğimiz servetten gizli veya aşikâr sarf etsinler. 2/254-255
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
İmanda sebat gösteren kimselere söyle: hiçbir pazarlığın, hiçbir dostluğun fayda vermediği gün gelip çatmazdan önce hakkını vererek namaz kılsınlar, kendilerine verdiğimiz nimetlerden -gizli ya da açık- infâk etsinler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
İmân etmiş olan kullarıma söyle, namazı kılsınlar ve kendilerini merzûk etmiş olduğumuz şeylerden gizlice ve âşikâre infakta bulunsunlar, bir günün gelmesinden evvelki, onda ne satış vardır, ne de dostluk.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Söyle o iman etmiş kullarıma: Namazı tam gerektiği şekilde kılsınlar ve ne alış verişin, ne de dostluğun olmadığı gün gelmeden önce, gizli ve açık şekilde, kendilerine ihsan ettiğimiz rızıklardan, nimetlerden bağışta bulunsunlar. [2, 254; 57, 15]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
İnanan kullarıma söyle: Namazı kılsınlar, ne alışverişin, ne de dostluğun olmadığı bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık sarfetsinler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
İnanmış kullarıma de ki namazlarını tam kılsınlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeyden gizli-açık (hayra) harcasınlar. Bunu öyle bir gün gelmeden yapsınlar ki o günde ne alış veriş, ne de dostluk olacaktır.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
İman eden kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar; alış verişin ve dostluğun olmadığı bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli olarak sarfetsinler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
İman eden kullarıma şunu söyle: Namazı dosdoğru kılsınlar; kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık bağışta bulunsunlar—öyle bir gün gelmeden önce ki, onda ne bir alışveriş geçer, ne de bir dostluk.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
İnanan kullarıma söyle: Namazı/duayı yerine getirsinler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun olmadığı o gün gelmeden önce, gizli ve açık infak etsinler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
eyit ķullaruma anlar kim įmān getürdiler ŧururalar namāzı daħı ħarc eyleyeler yidürü andan kim rūzį virdük anlara gizlü daħı eşkere andan ilerü kim gele bir gün śatı yoķdur andan ne daħı dostlıķ.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Eyit ḳullaruma anlar kim īmān getürdiler, ṭururdılar namāzı. Daḫı ḫarceyleyeler şundan kim rızḳ virdük anlara gizlü ve āşikāre. Andan ilerü kim gele bir gün ṣatu yoḳdur anda, ne daḫı dostluḳ.