İsrâ Suresi 98. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2127, sondan 4110. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 98. ayetidir. İsrâ Suresi 98. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 71 ve toplam ebced değeri ise 5810 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
ذلك جزاؤهم بانهم كفروا باياتنا وقالوا ءاذا كنا عظاما ورفاتا ءانا لمبعوثون خلقا جديدا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ذلكجزاؤهمبانهمكفرواباياتناوقالواءاذاكناعظاماورفاتاءانالمبعوثونخلقاجديدا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Żâlike cezâuhum bi-ennehum keferû bi-âyâtinâ ve kâlû e-iżâ kunnâ ‘izâmen verufâten e-innâ lemeb’ûśûne ḣalkan cedîdâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ettiler ve, “Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?” dediler.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Ayetlerimizi inkâr etmeleri ve “Biz kemik ve ufalanmış toprak olmuşken mi yepyeni bir varlık olarak mı diriltilecekmişiz?” demeleri nedeniyle cezaları işte budur.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
İşte onların bu cezası, âyetlerimizi inkâr etmiş olmalarından ve “Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman da mı, yeniden yaratılarak dirileceğiz?” demelerindendir.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Onların, cezalandırılmalarının nedeni, ayetlerimizi inkâr etmelerinden ve “Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?” diye alay etmeleridir.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Bu (azap), şüphesiz onların, ayetlerimizi inkâr etmelerine ve: "Biz (ölüp kabre gömülüp kuru) kemikler halini aldıktan, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi (çürüyüp yok olmanın ardından) yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" demelerine karşılık (uygun) cezalarıdır. (Bunu hak etmişlerdir.)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Bu da, delillerimizi inkar edip kemik haline geldikten, toz olup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız da dirileceğiz demelerinin karşılığı.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Bu onların mesajlarımızı inkâr edip ve “Demek biz kemiğe, toza, toprağa dönüştükten sonra, gerçekten yepyeni bir yaratma biçimiyle diriltileceğiz, öyle mi?” demelerinden dolayıdır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Âyetlerimizi, kâinattaki kudretimizi, birliğimizi gösteren açık delilleri inkârda ısrar edip küfre saplanmaları, “Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toz toprak olduktan sonra mı, yepyeni bir yaratılışla mı, yeniden diriltileceğiz?” demeleri sebebiyle cezaları budur.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Bu, ayetlerimizi inkar etmelerine ve: "Kemikler ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" demelerine karşılık onların cezalarıdır.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkar etmelerine ve: 'Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?' demelerine karşılık cezalarıdır.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Bu, onların cezasıdır; çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr ettiler ve şöyle dediler: “- Biz, bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, gerçekten yeni bir yaratılışla diriltileceğiz!...”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Bu, onlar için (hak olan) bir cezadır. Çünkü onlar ayetlerimizi inkâr ettiler. Ve: “Biz kemikler ve toz toprak olduğumuz zaman mı yeni bir şekilde dirileceğiz?” dediler. (Yani, Allah’ı ve ahireti inkâr ettiler.)
Besim Atalay
Besim Atalay
Bu onların, bizim âyetlerimizi küçümseyen kâfir olduklarının; «Kemik olup ufalandıktan sonra, biz yine dirilir miyiz?» demiş olduklarının cezasıdır
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
İşte onların cezaları budur. Çünkü ayetlerimizi yalanladılar ve: “Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaratılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?” dediler.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Bu, ayetlerimizi inkar etmelerinin ve: "Kemik ve ufalanmış toprak olduğumuzda mı yeniden dirileceğiz?" demelerinin cezasıdır.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Cezaları işte budur! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve: «Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?» demişlerdir.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Ayetlerimizi yalanladıkları, "Kemik ve ufalanmış toprak olduktan sonra biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz," dedikleri için cezaları budur
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu onların cezasıdır! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve: "Sahi bizler, bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, yeni bir yaratılışla diriltilmiş olacağız?" demişlerdir.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
O onların cezalarıdır, çünkü onlar âyetlerimize küfrettiler de: ya biz bir yığın kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakıt mı, biz mi cidden yeni bir hılkatle ba'solunacağız? Dediler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Bu, onların cezasıdır. Çünkü, onlar âyetlerimizi tanımayarak kâfir oldular, «Bir yığın kemik ve kırıntı olunca mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?» dediler.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
İşte bu, onların cezâsıdır; çünki onlar, âyetlerimizi inkâr ettiler ve: “(Biz) bir kemik yığını ve ufalanmış bir toprak hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltilecek kimseleriz?” dediler.(2)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
İşte, bu cezanın sebebi, onların ayetlerimizi inkâr edip kabullenmemeleri ve “Biz kemik yığını olup, toprağın içinde un ufak haline geldikten sonra, yeni bir yaratılışla mı yaratılacağız?” demelerindendir.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
İşte bu, onların âyetlerimizi tanımamaları, «— Biz kemik, döküntü ve kırıntı olduktan sonra yeniden yaratılarak mı dirileceğiz?» demeleri cezasıdır.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Şüphesiz bu; onların ayetlerimizi inkâr etmelerine ve “Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra, gerçekten biz yeni bir yaratılışla mı diriltileceğiz?” demelerine karşılık cezadır.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
İşte, zâlimlerin cezası budur! Çünkü onlar, hem ayetlerimizi inkâr etmiş, hem de “Biz mezara girip kemik ve toz yığını hâline geldikten sonra mı yeniden yaratılıp diriltileceğiz, öyle şey olmaz!” demek sûretiyleâhiretin varlığını, dolayısıyla Allah’ın adâletini inkâr etmişlerdi.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Onların, bizim âyetlerimizi inkâr ettikleri ve “Gerçekten biz mi, bir yığın kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman mı, yeni yaratılış üzere yeniden diriltileceğiz?“ dedikleri sebebiyle bu onların cezasıdır.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Şüphesiz bu, onların âyetlerimizi inkâr etmelerinin ve: “Biz kemik haline geldikten ve toprak olup ufalandıktan sonra diriltilerek yaradılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?” demelerinin cezâsıdır.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Bu, onların mesajlarımızı inkar ederek ve “Demek, biz kemiğe, toza-toprağa dönüştükten sonra gerçekten yepyeni bir yaratma eylemiyle diriltileceğiz, öyle mi?” 113 diyerek hak ettikleri bir karşılık olacak.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Bu onların, bizim ayetlerimize inanmamaları ve “Biz kemik yığını haline gelip toza toprağa karıştıktan sonra, yeni bir yaratılışla tekrar mı diriltileceğiz” demelerinin cezasıdır. 2/39, 6/26...28-93, 13/5, 36/77...79
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Bu onların, Bizim âyetlerimizi inkârda ısrar etmelerinin ve “Ne yani, şimdi biz kemiğe, toza-toprağa karıştıktan sonra yepyeni bir yaratılışla tekrar mı diriltileceğiz?” demelerinin bir karşılığı olacak.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Bu onların cezasıdır. Çünkü onlar Bizim âyetlerimizi inkar ettiler ve dediler ki, «Biz birtakım kemikler ve parçalanmış nesneler olduğumuz vakit mi, biz mi yeni bir yaratılmış olarak diriltileceğiz?»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
İşte onların cezaları budur! Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ediyorlar ve: “Bir kemik yığını ve ufalanan kırıntı haline geldikten sonra mı biz diriltilip yeniden yaratılacağız! ” diye dinle alay ediyorlardı.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
İşte cezaları budur. Çünkü onlar, ayetlerimizi inkar ettiler ve: "Biz kemikler ve ufalanmış toprak haline geldikten sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" dediler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Ayetlerimizi görmezlikten gelmelerine karşılık onlara verilen ceza budur. Bir de şöyle demişlerdi: “Kemikler haline gelmiş ve param parça olmuşken mi? Yani o durumdayken gerçekten biz yeni bir yaratılışla ayağa mı kalkacağız?”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Bu, ayetlerimizi inkar etmeleri ve “Kemik haline gelip, ufalanıp toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla tekrar mı diriltileceğiz?” demeleri sebebiyle onların cezasıdır.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Bu onların cezasıdır; çünkü onlar âyetlerimizi inkâr etmişler ve “Biz kemik olup toza toprağa karıştıktan sonra mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?” demişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Cezaları işte budur. Çünkü ayetlerimizi inkâr ettiler ve şöyle dediler: "Biz, bir kemik yığını olduktan, un-ufak hale geldikten sonra mı, sahi bundan sonra mı, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?"
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
şol cezāsıdur anlaruñ andan ötürü kim bayıķ anlar kāfir oldılar āyetlerümüze daħı eyittiler “ol vaķt kim olduķ süñükler daħı uvanmış süñükler bayıķ biz mi dirildinilmişlerüz diriltmek yiñi?”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ol anlaruñ cezālarıdur andan ötürü kim kāfir oldılar bizüm āyetlerümüze. Daḫı eyitdiler: Ḳaçan ki biz ölürüz, çürümiş süñük oluruz. İkinci biztürbe durup, dirilüp yiñi yaradılur mı‐y‐uz? didiler.