Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2323, sondan 3914. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 73. ayetidir. Meryem Suresi 73. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 74 ve toplam ebced değeri ise 6450 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (1) ي (10) ع (1) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
واذا تتلى عليهم اياتنا بينات قال الذين كفروا للذين امنوا اي الفريقين خير مقاما واحسن نديا
Âyetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkâr edenler, inananlara, “İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?” dediler.[349]
Allah’ın apaçık âyetlerini işitip onlara nazire yapmaktan âciz kalan inkârcılar, maddî ve dünyevî varlıklarıyla övünmeye başladılar. Bu âyet, onların bu yüzeysel düşüncelerine işaret etmektedir.
Genellikle peygamberlere ilk inananlar toplumun zayıfları ve fakirleridir. Onları inkâr edenler ise servet ve iktidar sahipleridir. Bu kesim inananları daima küçümsemiş, horlamış ve ezmeye çalışmıştır; Kur’an’da bunun örneklerine yer veren birçok âyet vardır. Hz. Peygamber Allah’ın âyetlerini açıkça okuyup da müminleri müjdelediği, müşrikleri de uyardığı zaman, o şımarık müşrikler gurura kapılıp, “Eğer bu iyi bir şey olsaydı bizi bırakıp da onlara gelmezdi!” (Ahkaf 46:11) diyerek kendilerinin daha üstün, müminlerin daha aşağı olduğunu ileri sürmüşler, onlara “Hangimizin konumu daha üstün ve mensupları daha iyi? Siz mi daha güzel konaklarda yaşıyorsunuz, biz mi?” şeklinde sorular yöneltmişlerdir. Burnu büyük müşrikler, ancak fakirleri yanından kovduğu takdirde Hz. Peygamber’in tebliğini dinleyebileceklerini bildirmişlerdir (bk. En‘âm 6:52-53). 74. âyette bu kendini beğenmişlere, toprağı işleyerek bayındır ülkeler meydana getiren, sonra da inkârcılıkları yüzünden Allah’ın gazabına uğrayan Âd ve Semûd gibi eski kavimlerin akıbetleri hatırlatılarak onların kalıntılarına bakıp ibret almaları tavsiye edilmektedir.
Sert bir tehdit içeren 75. âyet, 73. âyetteki soruya verilmiş bir başka cevaptır. Allah Teâlâ bu tehditle müşriklere vermiş olduğu evlât, devlet ve servetin gerçekte bir lutuf olmadığını, onlara bu nimetlerin verilmesinin bir istidrâc olduğunu ifade etmektedir (İstidrâc için bk. Âl-i İmrân 3:53). Kul, Allah’ın vermiş olduğu nimeti hayırlı işlerde kullanıyorsa bu nimetin arttırılması, sürekli kılınması bir lutuftur; eğer sahip olduğu nimet sebebiyle şımarıyor ve onu kötü şeylerde kullanıyorsa ona mühlet ve fırsat verilmesi de bir istidrâcdır (bk. A‘râf 7:182). Âyette söz konusu edilen müşriklerin durumu buna örnektir (krş. Nahl 16:97; Müminûn 23:55-56).
Mehmet Okuyan
Kendilerine ayetlerimiz açıkça [tilavet] edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, kâfir olanlar iman edenlere “İki gruptan hangisinin konumu daha iyidir ve meclis (topluluk) olarak hangisi daha güzeldir?” derlerdi.
Açıklayıcı kanıt içeren ayetlerimiz onlara okunduğu man¹, gerçeği yalanlayan nankörler, iman edenlere; “İki gruptan² hangisi konumu itibariyle daha hayırlı, çevresi bakımından daha itibarlıdır?” dediler.
(Çünkü) Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, o inkâr edenler, iman edenlere demişlerdi ki: "İki gruptan (aramızdan) hangisi, (dünyalık) makam (ve imkân) bakımından daha iyi (ve hayırlı), topluluk (sayı ve saygınlık) bakımından (sizden ve bizden hangimiz) daha güzeldir (ve etkin konumdadır?” Şeklinde kibirlenip böbürlenmeye kalkışmışlardı.)
Kendilerine ayetlerimiz açık bir şekilde okunduğu zaman, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler iman edenlere: “Bu iki insan topluluğundan, konum olarak hangisi daha üstün ve güçlü, meclis ve topluluk bakımından hangisi daha güzeldir?” deyip duruyorlar.
Kendilerine açık seçik âyetlerimiz okunduğu zaman, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar ile küfre sapanlar, iman edenlere:
“İki zümreden hangisinin mevki ve makamı daha hayırlı, danışma meclisleri daha güzeldir?” derler.
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda inkâr edenler iman edenlere derler ki: "İki gruptan hangisi makam bakımından daha iyi ve topluluk bakımından daha güzeldir?."
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, o inkârcılar, iman edenlere derler ki: 'İki gruptan hangisi, makam bakımından daha iyi, topluluk bakımından daha güzeldir?'
Âyetlerimiz kendilerine açık olarak tecvid üzere okunduğu zaman, o inkâr edenler, iman edenlere dediler ki: “- Bu iki zümreden (mümin ve kâfirlerden) hangisi mevki bakımından daha iyi, meclis ve topluluk itibariyle daha güzeldir?”
Ayetlerimiz apaçık olarak onlara okunduğu zaman o kâfir olanlar müminlere dediler ki: “Hangimizin makamı ve mekânı daha yararlı ve meclis arkadaşları daha iyidir?”
Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkârcılar, inananlara: “(Bu) iki topluluktan konum olarak hangisi daha üstün ve güçlü, hangisi daha seçkindir?” dediler.
Cemal Külünkoğlu Meryem Suresi 73. Ayet Açıklaması
Bkz. 6:53, 26:111, 46:11İki gurup: “Biri yoksul, geri kalmış dünyalık servetleri olmayan müminler, diğeri varlıklı, itibarlı, zengin ve sayıca çok müşrikler. Müşriklerin toplandığı yer Dar’ün-Nedve, Müslümanların toplandığı yer ise Dar’ül-Erkam.
Diyanet İşleri (Eski)
Ayetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman inkar edenler inananlara: "Bu iki takımın hangisinin makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir?" derler.
Kendilerine âyetlerimiz ayan beyan okunduğu zaman inkâr edenler, iman edenlere: İki topluluktan hangisinin (hangimizin) mevki ve makamı daha iyi, meclis ve topluluğu daha güzeldir? dediler.
Kendilerine ayetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman inkar edenler inananlara, "Hangimiz daha gönençli ve hangimiz sayısal üstünlüğe sahiptir," derler.
Âyetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman, o inkâr edenler, iman edenlere dediler ki :"Bu iki zümreden (Mümin ve kâfirlerden) hangisi mevki bakımından daha iyi, meclis ve topluluk itibariyle daha güzeldir?"
Âyetlerimiz kendilerine açık açık tecvid üzere okunduğu vakıt da o küfredenler dediler ki iyman edenlere: «bu iki ferikin hangisi makamca daha iyi ve meclis-ü mahfilce daha güzel?»
Kendilerine açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman küfr (-ü inkâr) eden o adamlar mü'minlere: «İki zümreden hangisi ikaametgâh i'tibariyle daha hayırlı, meclis ve topluluk bakımından daha güzeldir?» dediler.
İnkâr edenler ise, kendilerine âyetlerimiz (dünyada) açık açık okunduğu zaman, îmân edenlere: “O iki topluluktan (Mü'min ve kâfirlerden) hangisi makam cihetiyle daha hayırlı ve meclis i'tibârıyla daha güzeldir?” dedi(ler).
Apaçık ayetlerimiz onlara okunduğunda, ayetlerimizi inkâr edenler, iman etmiş olanlara “İki guruptan (inananlarla, inkâr edenler) hangisinin dünyadaki konumu daha hayırlı ve görünüş olarak daha güzel” diye sorarlardı.
Onlara apaçık olan ayetlerimiz okunduğunda, o küfre sapanlar, iman edenlere, “İki gruptan hangisi, makam bakımından daha iyi, topluluk bakımından daha güzeldir?” derler.
Onlara ne zaman apaçık birer belge olan ayetlerimiz tebliğ ve uyarı amacıyla okunsa, kâfirler iman edenlere, “Söyleyin bakalım!” diye hemen itiraz ederler, “Bir şu yoksul, geri kalmış müminlere bakın, bir de bize; bu iki topluluktan hangisi daha güzel bir konumda bulunuyor ve topluluk olarak hangisi daha iyi ve daha zengindir? Bize bunca nîmetlerin verilmiş olması, doğru yolda olduğumuzun ispatı değil midir? Bizim gibi üstün niteliklere sahip güçlü bir toplumun helâk olacağını mı iddia ediyorsunuz?”
Açık belgeler olarak onlara bizim âyetlerimiz okunacağı zaman inkâr edenler, iman edenlere:
-“Bu İki Grup’tan hangisi (idarî) makamca daha iyi ve (beşerî) çevre bakımından daha güzeldir?” dedi.
Kendilerine apaçık olan âyetlerimiz okunduğunda o kâfirler, îman edenlere: “İki gruptan1 hangisinin makamı daha iyi, topluluğu daha güzeldir?” dediler.
1 Mekkeli müşriklerin toplantı yeri olan Dar’ün-Nedve ve Müslümanların toplantı yeri olan Dar’ül-Erkam’dan... Veya Müslümanlarla, müşriklerden...
Muhammed Esed
HAL BÖYLEYKEN, ne zaman ayetlerimiz bütün açıklığıyla kendilerine ulaştırılsa, hakkı inkara şartlanmış olan kimseler imana erişenlere: “(Bu) iki insan topluluğundan 58 konum olarak hangisi daha üstün ve güçlü, topluluk olarak hangisi dahi iyi/daha seçkindir?” 59 diye sorup dururlar.
(Dünyada iken) Kendilerine ayetlerimiz apaçık bir şekilde okunduğunda ayetlerimize inanmayanlar iman edenlere derlerdi ki; Bu iki gruptan hangisi makam ve mevki olarak daha üstün ve toplum nezdinde daha itibarlı? 19/75-81
NE Kİ, hakikatin apaçık belgeleri olan âyetlerimiz ne zaman kendilerine ulaştırılsa, küfürde ısrar edenler imanda sebat edenlere şöyle sorarlar: “(Siz ve biz) bu iki guruptan hangisi konumca daha üstün ve hangisi daha hatırlı bir çevreye mensupmuş?”[2531]
Mustafa İslamoğlu Meryem Suresi 73. Ayet Açıklaması
[2531] İki gurup: Biri sorumlu diğeri sorumsuz iki ayrı hayat tarzı, iki ayrı duruş, iki ayrı algı biçimi…
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlara âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman kâfir olanlar, imân etmiş olanlara dedi ki: «İki fırkadan hangisi makamca daha hayırlıdır, meclisce daha güzeldir?»
Âyetlerimiz kendilerine açık açık okunduğu zaman o kâfirler iman edenlere dediler ki: (Bu uhrevî ve manevî halleri bir tarafa bırakalım, dünya hayatının realitesine bakalım) “Bu iki zümreden, mümin ve kâfirlerden hangisinin makamı daha üstün, grup ve topluluğu daha muteberdir? ” [6, 53; 46, 11; 26, 111]
Kâfirlerin sırf geçici menfaatlere şartlanmalarını âyet pek beliğ bir şekilde beyan buyurmaktadır. Öyle ki onlar o halleri değil düşünüp anlamaya çalışmak, söz olarak bile işitmek istemiyorlar, kendilerine yapılan tebliğ, adeta bir “sağırlar diyaloguna” dönüşüyor. Onlar dünyayı kazanmak ve yaşamak için dinden uzak kalmak gerektiği düşüncesine kapıldılar. Fakat bu çok kısa ve dar görüşlülüktür. Zira onların beğenmedikleri müminler, kısa zamanda dünyada da çok ilerlediler, zengin ve azgın kâfir önderler ise perişan oldular.
Süleyman Ateş
Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman, inkar edenler, inananlar için "İki topluluktan hangisinin makamı daha hayırlı, meclisi (mevkii) daha güzeldir?" derler.
Kâfirler, Allah'ın âyetlerine nazîre yapmaktan, fikren yanıt vermekten âciz kalınca kendilerinin sosyal durumlarıyle övündüler. "Baksana bizim mevkiimiz yüksek, adamlarımız çok, itibarımız fazla. Müslüman olanlar ise yoksul insanlar. Biz onlardan daha iyiyiz" dediler. İşte âyet, onların bu yüzeysel düşüncelerine işâret etmektedir.
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine, birbirini açıklayan ayetlerimiz okununca bu kâfirler müminlere şöyle derlerdi: “Bu iki kesimden hangisinin konumu daha iyi, çevresi daha etkindir. (Biz mi,onlar mı?)”
Kendilerine apaçık âyetlerimiz okunduğunda, inkâr edenler iman edenlere dediler ki: “Bu iki topluluktan hangisi daha üstün bir mevki ve toplum içinde?”