Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3247, sondan 2990. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 88. ayetidir. Neml Suresi 88. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 72 ve toplam ebced değeri ise 5691 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (2) bulunuyor.
Arapça Metin
وترى الجبال تحسبها جامدة وهي تمر مر السحاب صنع الله الـذي اتقن كل شيء انه خبير بما تفعلون
Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Bazı müfessirler bu âyeti dünyanın güneş etrafındaki dönüşüne işaret olarak değerlendirmişlerdir (bk. Celal Kırca, s. 76). Bazı tefsircilere göre ise bu vâkıa, kıyametin ilâhî kudretle kopacağının delilidir. Dünya gibi büyük bir kütleyi uzay boşluğunda yaratılış amacına uygun, düzenli bir şekilde ve bulutlar gibi yürüten Allah Teâlâ, zamanı geldiğinde bu dünyayı başka bir âleme dönüştürebilecek bilgi ve kudrete sahiptir ve bunu yapacaktır. Nitekim müfessirler sûrun üflenmesinden sonra Allah Teâlâ’nın dağları yok ederek yeryüzünü başka bir âleme dönüştüreceğini ifade etmişlerdir (bk. İbn Âşûr, XX, 47; bu konuda bilgi için bk. İbrâhim 14:48; ayrıca krş. Kehf 18:47; Tâhâ 20:105-107; Kāria 101:5). Bir yoruma göre bu âyette geçen “dağların yürümesi olayı” kıyamette vuku bulacak ve her şey Allah’a gelirken dağlar da O’na doğru yürüyüp gelecektir.
“Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah’ın sanatıdır” cümlesi, sadece dünyanın ve dağların değil, evrendeki her şeyin Allah’ın ilmi, kudreti ve sanatıyla mükemmel bir şekilde yaratıldığını ve yaratılış amacına uygun, düzenli bir şekilde idare edildiğini, hiçbir şeyin tesadüfe bırakılmadığını ifade etmektedir. “Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır” meâlindeki son cümle ise bu değişimin meydana geldiği kıyamet gününde Allah Teâlâ’nın insanları dünyada yaptıklarından hesaba çekeceğine işaret etmektedir. Nitekim bundan sonra gelen âyetler de bu yorumu destekler mahiyettedir.
Mehmet Okuyan
Görüp sabit sandığın dağlar, her şeyi en güçlü biçimde şekillendiren Allah’ın bir sanatı olarak, bulutların gidişi (gibi) gidiyor (olacaktır). Şüphesiz ki Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Bu ayette bağlam gereği Son Saat esnasında dağların sürükleneceği ifade edilmektedir. Ancak mesaj, dağların mevcut hâllerindeki hareketlerini de içerebilir ki bu anlam, bağlamdan ayrı, özel ve serbest bir okuma ile elde edilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Dağları, yerinde cansız gibi durur görürsün. Oysa onlar bulutların geçişi gibi geçerler. Bu, her şeyi sağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Doğrusu O, yaptıklarınızdan haberdardır.
Dağı görürsün, onu hareketsiz sanırsın. Oysaki o bulut gibi hareket eder. Her şeyi mükemmel yapan Allah'ın işidir bu. Kuşkusuz O, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Dağları görürsün de, onları donmuş (yerinde sabit durur) sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi yürümekte ve hareket halindedir. (Süratle geçmekte, yani Dünya sürekli dönmektedir. Bu) Her şeyi “sapasağlam ve yerli yerinde yapan” Allah’ın sanatı (yapısı) dır. Şüphesiz O, işlediklerinizden Haberdardır.
Ve görürsün dağları da yerlerinde duruyor sanırsın, halbuki onlar, kıyamette bulut gibi geçip gider, dağılır. Her şeyi, adamakıllı ve yerli yerinde halkeden Allah'ın işidir bu; şüphe yok ki o, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.
Sen dağları görür, onları yerinde durur sanırsın. Oysa onlar, bulutlar gibi geçip gitmektedir. Bu iş, herşeyi sağlam ve mükemmel yapan Allah'ın sanatıdır. İşin doğrusu O, işlemekte olduğunuz herbir şeyden haberdardır.
Dağları görürsün, onlar bulutların akışına benzer bir süratle akıp giderken, yerlerinde duruyor zannedersin. Bu, her şeyi hesaplı, planlı sağlam yapan Allah'ın ortaya koyduğu tekniktir. O gizli-açık yaptıklarınızın tamamından haberdardır.
Dağları görür onları yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutların yürümesi gibi yürümektedirler. Bu, her şeyi özenle yapan Allah'ın yapısıdır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan haberdardır.
Dağları görürsün de, donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi 'sapasağlam ve yerli yerinde yapan' Allah'ın sanatı (yapısı)dır (bu). Şüphesiz O, işlediklerinizden haberdârdır.
Bir de dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Halbuki onlar, bulut geçer gibi geçer (hareket ederler. Müfessirlerin çoğuna göre, bu hareket kıyamette olacaksa da, bazılarına göre, arzın dönmekte olduğuna işarettir.) Bu, her şeyi muhkem yapan Allah'ın işidir. Şüphesiz ki, O bütün yaptıklarınızdan tamamiyle haberdardır.
Ve dağları durgun, donuk sanırsın. Hâlbuki onlar, her şeyi sağlamca yaratan Allah’ın sanatı olarak, bulutların yürüdüğü gibi yürürler. Şüphesiz O, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Sen dağları görünce onların yerlerinden hiç kımıldamadığını sanırsın. Oysa onlar bulutlar gibi hareket ederler (dünya ile beraber dönerler). Bu her şeyi özenerek yaratan Allah'ın ustalığıdır. Hiç kuşkusuz O, yaptığınız her şeyden haberdardır.
“Dağların bulutlar gibi hareket ettiği” ifadesi, dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü anlatmaktadır. Kur’an’da, Nahl suresi 15. ayette “Sizi sarsmasın diye yeryüzünde sağlam dağlar yarattık”, Nebe suresi 7. ayette “dağları birer kazık yaptık”, Enbiya suresi 31. ayette “sabit dağlar yarattık” şeklinde dağların yerlerinde durduğunu anlatan ayetler bulunmaktadır. Dağların yerlerinde sabit olduğu açıkça anlatılırken, bu ayette “hareket ettikleri” ifade ediliyorsa, demek dağların bağlı bulunduğu dünya dönüyor ve hareket ediyor ki onlar da dünya ile beraber dönüyor ve hareket ediyor. Dünyanın döndüğüne işaret eden bu ayet aynı zamanda Kur’an’ın bilimsel mucizelerinden biridir.
Diyanet İşleri (Eski)
Dağları yerinde donmuş gibi durur görürsün, oysa onlar bulutlar gibi geçerler. Bu her şeyi sağlam tutan Allah'ın işidir. Doğrusu O, yaptıklarınızdan haberdardır.
Sen dağları görürsün de, onları yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutların yürümesi gibi yürümektedirler. (Bu,) her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.
Bu âyet, dünyanın sabit olmayıp, hareket halinde olduğuna işaret etmektedir. Dağların hareket etmesi demek, onların da üzerinde bulunduğu arzın hareket etmesi demektir.
Edip Yüksel
Dağları durgun sanırsın, halbuki bulutlar hareket ettiği gibi hareket etmektedir. Her şeyi sapasağlam yaratan ALLAH'ın sanatıdır. O, yaptıklarınızı bilendir.
Ahiret ile ilgili ayetlerin arasına 86. ve 88. ayetleri sokularak Tanrı'nın gücüne örnekler verilmiş ve herkesin dünyanın sabit olduğuna inandığı 7. yüzyılda net bir şekilde bu gerçek dile getirilmiştir. Bak 4:82.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen dağları görürsün de, yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.
Sen dağları görür, onları yerinde durur sanırsın. Halbuki onlar bulut geçer gibi geçer gider. (Bu) her şey'i sapasağlam yapan Allahın san'atıdır. Şübhesiz ki O, ne yaparsanız hakkıyle haberdârdır.
Hem dağları görürsün de, onları (yerlerinde) sâbit sanırsın; hâlbuki onlar, bulutların yürümesi gibi geçer gider. (Bu,) herşeyi sağlam yapan Allah'ın işidir. Muhakkak ki O, ne yaparsanız hakkıyla haberdârdır.
O gün yerinden oynamaz sandığın dağların, bulutların havada gezdikleri gibi, havalarda gezdiklerini görürsün. Bu, her şeyi düzenleyen Allah’ın yaptığıdır. O, yaptıklarınız her şeyden haberdar olandır.
O gün sen dağlara baksan onları yerinde durur sanırsın, halbuki onlar bulutun geçişi gibi geçip gider. Bu, her şeyi muhkem ve yerli yerinde yapan Tanrı/nın yaptığı iştir. O, işlediklerinizden haberdardır.
Dağları görürsün de onları donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi sağlam kılan Allah'ın sanatıdır (bu). Hiç şüphe yok O, işlemekte olduklarınızdan haberi olandır.
Ey insan! Dağları görürsün de, onları öylece yerlerinde duruyor sanırsın; oysa onlar, yerküreyle birlikte, tıpkı bulutların gökyüzünde yürüyüp gittiği gibi yürümektedirler. Her şeyi güzel ve yerli yerinde yapan Allah’ın sanatıdır bu! Hiç kuşkusuz O, yaptığınız her şeyden haberdardır. Şu hâlde:
Dağlar’ı görürsün ki; onları donmuş sabit sayarsın.
Oysa her şeyi sapasağlam yapan Allah’ın san’atı olarak Bulutlar’ın geçişi gibi onlar da geçer.
O, ne yapıyorsanız haberlidir.
Sen, (aslında) bulutların yürüdüğü gibi yürümekte olan dağları görürsün de onları yerinde duruyor sanırsın. İşte bu, her şeyi yerli yerince yapan Allah’ın bir sanatıdır. O (Allah) sizin yaptıklarınızdan kesinlikle haberdardır.
Ve o kadar yerinden oynatılmaz sandığın dağların, [o Gün] bulutlar gibi geçip gittiğini görürsün: her şeyi şaşmaz bir düzene bağlayan 78 Allah'ın işidir bu! İşin doğrusu, O edip-eylediğiniz her şeyden haberdardır!
Şu gördüğün ve yerinden hiç oynamaz zannettiğin dağlar var ya o gün bulutların akıp gittiği gibi akacak. İşte bu, her şeyi mükemmel bir nizama bağlayan Allah’ın sanatıdır. Zira O, yaptığınız her şeyden haberdardır. 20/105, 39/67
İmdi,[3360] hareketsiz ve sabit sandığın dağların kayıp giden bulutlar (gibi) gittiğini görürsün: her şeyi mükemmel bir nizama bağlayan Allah’ın sanatıdır bu: Şüphe yok ki, yaptığınız her şeyden haberdar olan da yine O’dur.[3361]
[3360] Veya: “işte (o gün)..”
[3361] Yeryüzünü oluşturan tabakaların hareket halinde olduğu günümüzde artık bilinmektedir. Buna “kıtasal sürüklenme” (continental crif) adı verilmektedir. Bu âyet, “Son Saat” ve “Kıyamet” bağlamında yer almasına karşın, doğrudan kıyametle ilgili sûrelerdeki gibi ‘dağların yok olup gittiğini’ ya da ‘pamuk gibi atılarak toz duman olup kaybolduğunu’ (Krş: 52:10; 56:5; 70:9; 73:14; 77:10; 81:3; 101:5) söylememektedir. Bu durumda âyetin bağlamıyla münasebetinin zımnî açılımı şöyle olur: Dağların bilinçsiz hareketini dahi izleyen ve bir yasaya bağlayan Allah’ın insanın eylemlerini bilip izlememesi ve hesaba çekmemesi düşünülemez. Dolayısıyla O’nun hesaba çekeceği bir gün mutlaka gelecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve dağları görürsün, onları yerlerinde sabit sanırsın, halbuki onlar bulutların geçişi gibi geçer gider. Her şeyi muhkem kılmış olan, Allah'ın sun'udur. Şüphe yok ki o, yapar olduklarınız şeyden haberdardır.
Bir de o dağları görür, donuk ve hareketsiz sanırsın;Oysa onlar bulutların yürüdüğü gibi yürümektedirler. İşte bu, her şeyi muhkem ve mükemmel yapan Allah'ın sanatıdır. Muhakkak ki O, sizin yaptığınız her şeyden haberdardır. [52, 9-10; 20, 105-107; 18, 47; 81, 3] {KM, Vahiy 6, 14}
Görüp de donuk sandığın dağlar, bulutun yürümesi gibi yürümektedir. (Bu,) Her şeyi gayet iyi yapan Allah'ın yapısıdır. Doğrusu O, yaptıklarınızı haber almaktadır.
Gerçi âyet kıyâmet ahvâlini, donuk, hareketsiz sanılan dağların, o gün bulutlar gibi yürütlüp dağıtılacağını anlatmaktadır ama bu ifâdede dâimâ sabit bir gerçeğe de işâret vardır: Dağlar Arzın yüksek yerleridir. Âyet sâbit görünen dağların, aslında sabit olmayıp bulutlar gibi hareket ettiğini söylüyor. Dağların hareket etmesi demek, dağların üzerinde bulunduğu yerkürenin hareket etmesi demektir. Dünyânın hareket ettiğine işâret eden bu âyet de Kur'ân'ın bilimsel mu'cizelerinden biridir.
Süleymaniye Vakfı
Dağları görürsün de hareketsiz olduklarını sanırsın. Aslında onlar, bulutlar gibi yürümektedirler. Bu, her şeyi sağlam yapan Allah’ın işidir. O, yaptığınız her şeyin iç yüzünü bilir.
Dağları görürsün de yerlerinde durduğunu sanırsın. Oysa onlar bulutlar gibi geçip giderler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın yapısıdır. O, yaptıklarınızdan haberdardır.
Dağları görür, onları hareketsiz sanırsın. Oysa onlar bulutların geçişi gibi geçip gitmektedirler.(12) İşte bu Allah'ın sanatıdır ki herşeyi sapasağlam yaratmıştır. Hiç şüphesiz, O, sizin işlediklerinizden de haberdardır.
(12) 13:4 ve 16:15 ile ilgili açıklamalarda da geçtiği gibi, üzerinde barındığımız yerkabuğu levhalar halinde yaratılmıştır ve bu levhalar sürekli olarak hareket halindedir. Yılda birkaç santim seviyesinde cereyan eden bu hareketlerin sonucunda kıt’alar kayar, dağlar yaratılır, ovalar açılır, yeryüzü biçimlenir. Heybetli dağlar, böylece, kızgın madenlerden meydana gelmiş bir deniz üzerinde bir yandan yüzer, bir yandan da şekilden şekle girer—tıpkı gökteki bulutların hareketi ve şekillenmesi gibi. Şu farkla ki, saatin ibresi birinde dakikaları, diğerinde jeolojik çağları saymaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Sen dağlara bakar da onları donuk-durgun görürsün. Oysaki onlar, bulutların dolaştığı gibi dolaşmaktadır. Her şeyi güzel ve yerli yerinde yapan Allah'ın sanatıdır bu! Yaptıklarınızdan gereğince haberdardır O!
daħı göresin ŧaġları sanasın anları ŧurmış yirinde daħı ol geçer bulıd geçmegi gibi. Tañrı işi ol kim muḥkem eyledi her neseneyi bayıķ ol bilicidür anı kim işlersiz.
Daḫı görürsin ṭaġları, bir yerde ṭurur ṣanursın. Anlar yürüyüp geçer, bulıt‐lar yürügen gibi. Tañrı Ta‘ālā ṣun‘ıdur ki her nesneyi bilüp yaratdı. Taḥḳīḳ olbilicidür anı kim siz işlersiz.