Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3401, sondan 2836. ayet; 29. sure ve Ankebut Suresinin 61. ayetidir. Ankebut Suresi 61. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 63 ve toplam ebced değeri ise 5307 olarak hesaplanmıştır. Ankebut Suresinin toplam ebced değeri 274256 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (9) ل (11) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
ولئن سالتهم من خلق السموات والارض وسخر الشمس والقمر ليقولن الله فانى يؤفكون
Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?” diye soracak olsan mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. O hâlde nasıl (haktan) döndürülüyorlar?
Önceki âyetlerde Mekke putperestlerinin baskıları karşısında bunalan müminlerden, bir kurtuluş yolu olmak üzere, hicret etmeleri istendikten sonra bu âyetler grubunda baskıcı putperestlerin asıl sorunları olan çarpık inançlarından ve bu yüzden içine düştükleri çelişkilerinden örnekler verilmektedir. Buna göre onlar, bir yandan sorulduğunda yeri göğü yaratan, değişmez yasaları uyarınca ay ve güneş gibi gök cisimlerinin hikmetli ve amaçlı bir düzen içinde işleyişlerini sağlayan, kezâ gökten su indirip ölü toprağı canlandıran gücün Allah olduğunu söylüyor; fakat öte yandan Allah’ı bırakıp âdi nesnelere tapıyorlardı. 61. âyette bu tutumun haktan yüz çevirme anlamına geldiği, 63. âyette de akılsızlık olduğu bildirilmektedir. Zira gerçek mânada insan, inancında ve yaşayışında hakikatle uyum içinde olmalıdır. Oysa müşrikler, bir yandan evreni yaratıp yöneten gücün Allah olduğunu söylerlerken diğer yandan Allah’tan başka şeyleri tanrı sayıp onlara tapıyorlardı; tevhidden sapma demek olan bu tutum hem bir çelişki hem de insanın en değerli meziyetlerinden olan aklı kullanmamak, akıl ölçülerinden uzaklaşmak demektir. Bu durumda putperestlerin, sorulduğunda Allah’ı yaratıcı güç olarak tanıdıklarını söylemelerinin pratikte bir anlamı kalmamaktadır. Çünkü onlar, Allah’ın dinini, peygamberini ve kitabını inkâr ediyor; buyruk ve yasaklarını tanımıyor; eylemlerini sanki Allah yokmuş, O’na karşı sorumlu değillermiş gibi sürdürüyorlardı. Kuşkusuz ilk muhatapları müşrikler olduğu için onlara hitap eden bu âyetler, aynı zamanda benzer tutumları sergileyen bütün insanları kapsamaktadır.
Mehmet Okuyan
Onlara “Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı emri altında tutan kimdir?” diye sorsan, elbette “Allah.” derler. (Allah’a kulluktan) nasıl da döndürülüyorlar!
Gerçek şu ki, onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı, Güneş'i ve Ay'ı yararınıza sunan kimdir?” diye sorsan, kesinlikle “Allah.” diyecekler. O halde nasıl başka varlıklara yöneliyorlar!
Andolsun onlara (müşrik takımına) : “Gökleri ve yeri kim yarattı, Güneş’i ve Ay’ı kim musahhar (emre âmade ve hizmetkâr) kıldı?” diye soracak olursan kesinlikle “Allah” diyeceklerdir. O halde ne diye (Hakk’tan) çevrilip yan çiziyorlardı?
Andolsun ki onlara, kim yarattı gökleri ve yeryüzünü ve kim ram etti güneşi ve ayı diye sorsan Allah derler mutlaka, o halde ne diye ona kulluktan dönüp uydurma şeylere kapılıyorlar?
Andolsun onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı sizin yararınıza kim boyun eğdirdi?” diye sorsan, “Allah'tır” derler. O halde ne diye O'na kulluktan dönüp, uydurma şeylere kapılıyorlar.
Andolsun ki, onlara:
“Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı emrine, kurduğu düzene boyun eğdiren kimdir?” diye sorsan, kesinlikle:
“Allah'tır” diyecekler. O halde nasıl haktan, Allah'ın birliğini tasdikten ayrılıp, bâtıla döndürülüyorsunuz?”
Andolsun ki, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim buyruk altına aldı?" diye sorsan muhakkak: "Allah" diyeceklerdir. Nasıl da (haktan) uzaklaştırılıyorlar!
Andolsun, onlara: 'Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim emre amade kıldı?' diye soracak olursan, şüphesiz: 'Allah' diyecekler. Şu halde nasıl oluyor da çevriliyorlar?
Muhakkak ki, Mekke kâfirlerine: “- Gökleri ve yeri kim yarattı? Güneşi ve ayı kim zelil (emre bağlı) kıldı?” diye sorarsan, elbette “- Allah” derler. O halde (Allah'ın birliğini ikrar ettikten sonra) nasıl (tevhid'den) çevriliyorlar?
Eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı? Güneşi ve ayı, kim size hizmetkâr yaptı?” diye sorarsan, onlar elbette “Allah” diyecekler. Artık neden hak yoldan sapıyorlar?
Andolsun, eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı hizmetinize kim sundu?” diye soracak olursan mutlaka: “Allah” diyecekler. O halde nasıl (Allah'ın yanı sıra birtakım uydurma ilâhlara boyun eğerek Hak'tan) döndürülüyorlar?
And olsun ki onlara: "Gökleri ve yeri yaratan, güneşi, ayı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorarsan, şüphesiz "Allah'tır" derler.Öyleyse niçin döndürülüyorlar?
Andolsun ki onlara: «Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?» diye sorsan, mutlaka, «Allah» derler. O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyorlar?
Andolsun ki onlara, "Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorsan "Allah" derler. O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyorlar?
Celâlim hakkı için sorsan onlara: kim o Gökleri ve Yeri yaratıb Şems-ü Kameri teshir etmiş? Elbette şübhesiz Allah derler, o halde nasıl çevriliyorlar?
Andolsun ki onlara: «O gökleri, o yeri kim yaratdı? O güneşi, o ayı kim müsehhar kıldı?» diye sorarsan mutlakaa: «Allah» derler. O halde nasıl çevrilib döndürülüyorlar?
Celâlim hakkı için, eğer onlara (o müşriklere): “Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren kimdir?” diye sorsan, mutlaka: “Allah!” derler. Öyle ise (haktan)nasıl çevriliyorlar?
Onlara “Gökleri ve yeri kim yarattı. Güneşi ve ayı kim kontrolü altında tutuyor? Diye sorsan. Onlar “Elbette Allah” diyecekler. O halde nasıl da aldatılıyorsunuz?
Sen onlara gökleri, yeri yaratan, güneşi, ay/ı müsahhar kılan kimdir, diye soracak olsan her halde «— Allah/tır» diyecekler. Artık niye tevhitten dönüyorlar.
Şüphesiz onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı; güneşe ve aya kim boyun eğdirdi?” diye soracak olursan mutlaka, “Allah” diyecekler. O halde nereye çevriliyorlar?
Şâyet onlara, “Gökleri ve yeri yoktan var eden, Güneş’i ve Ay’ı emrine boyun eğdiren kimdir?” diye soracak olsan, hiç tereddüt etmeden, “Allah’tır!” diyecekler. Öyleyse, neden Allah’ın yanı sıra birtakım uydurma ilâhlara boyun eğerek haktan yüz çeviriyorlar? Eğer güç ve zenginlikleriyle şımarıp azgınlaşıyorlarsa, şunu iyi bilsinler ki:
And olsun, onlara: -“Kim Yer’i ve Gökler’i yarattı; Güneş’i ve Ay’ı hizmete verdi?” diye sorsaydın: -“Allah” derlerdi.
Artık nasıl (aldanıp) çevriliyorlar?”.
Eğer o (kâfirlere): “Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim (emrinize) âmâde kıldı?” diye sorsan kesinlikle: “Allah” derler. (Buna rağmen haktan) nasıl da çevriliyorlar!1
1 Onların inkârları bile, kendilerine ait değildir. Çünkü onlar, kendi akıllarıyla bile kâfir olacak kadar, akıllarını kullanamazlar.
Muhammed Esed
[Çoğu insana] olduğu gibi, şayet 55 onlara da “Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı [kendi koyduğu yasalara] tâbi kılan kimdir?” diye soracak olursan, hiç tereddütsüz “Allah'tır!” derler. O halde zihinleri nasıl da tersyüz oluyor! 56
Eğer onlara: – Gökleri ve yeri yaratan güneşi ve ayı sizin istifadenize sunan kimdir? Diye soracak olsan, kesinlikle: – Allah’tır derler. De ki: – O halde nasıl böyle aldatılıyorsunuz? 10/31, 23/78...90
Ve eğer dönüp de onlara sorsan: “Gökleri ve yeri yaratan kimdir; ve güneşle ayı emre âmâde kılan kimdir?” diye, hiç kuşkun olmasın ki “Elbette Allah’tır!” diyecekler. O halde, nasıl böyle savruluyorlar?[3547]
Mustafa İslamoğlu Ankebut Suresi 61. Ayet Açıklaması
[3547] Özellikle 42, 50 ve 53. âyetler, bu zihnÎ savruluşun sonunda varıp durduğu yeri göstermektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, eğer onlara sorsan ki, «Gökleri ve yeri kim yarattı ve güneşi ve kameri kim musahhar kıldı?» Elbette diyeceklerdir ki, «Allah.» O halde nasıl çevriliyorlar?
Eğer onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı? Güneş'i ve Ay'ı kim hizmetinize âmade kıldı? ” diye sorarsanız elbette “Allah! ” diyeceklerdir. Öyleyse nasıl oluyor da bu gerçekten uzaklaştırılıyorlar?
Andolsun, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim (sizin yararınıza) boyun eğdirdi?" desen; "Allah", derler. O halde nasıl Allah'ın (birliğinden) döndürülüyorsunuz?
“Bunlara, “Gökleri ve yeri yaratan, Güneş’i ve Ay’ı hizmete sokan kimdir?” diye sorsan kesinlikle “Allah’tır” derler. Öyleyse nereden o yalana sarılıyorlar?
Eğer onlara:-Gökleri ve yeri kim yarattı? Güneşi ve Ayı kim emrine boyun eğdirdi? diye sorsan, elbette:-Allah! derler. De ki:-O halde nasıl aldatılıyorsunuz?
Onlara “Kimdir gökleri ve yeri yaratan, Güneşi ve Ayı emrine boyun eğdiren?” diye soracak olsan, “Allah'tır” diyecekler. Öyleyse nasıl oluyor da tersleri dönüveriyor?
Eger ṣorsañ anlara ki kim yaradupdur gökleri ve yirleri daḫı? Ay bile gü‐neşi daḫı kim musaḫḫar idüpdür? Tañrı Ta‘ālādur, diyeceklerdür. Pes niçünkāfir olurlar?