Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 322, sondan 5915. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 29. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 29. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 78 ve toplam ebced değeri ise 5255 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (12) ل (11) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
قل ان تخفوا ما في صدوركم او تبدوه يعلمه الله ويعلم ما في السموات وما في الارض والله على كل شيء قدير
De ki: “İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.”
Önceki âyette yer alan uyarıdan sonra bu âyette, yüce Allah’ın kulların niyetlerini çok iyi bildiği hatırlatılmaktadır. Genel anlamıyla âyet evrendeki hiçbir olayın, hatta eylem haline dönüştürülmemiş hiçbir düşüncenin bile Allah’ın bilgisi dışında kalmayacağını, dolayısıyla insanın bazı işlerini veya niyetlerini başkalarından gizleme becerisine aldanmaması gerektiğini ifade etmektedir (bu konuda bk. Bakara 2:284). Bununla birlikte önceki âyette, dış görünümü itibariyle olumlu veya olumsuz olarak değerlendirilebilecek fakat asıl yargının bu konudaki amaca bağlı olduğu bir davranıştan (mümin olmayanlarla dostluk yapmaktan) söz edildiği için Resûlullah’tan yüce Allah’ın bu kuşatıcı ilmini özel olarak hatırlatması istenmiştir.
Âyette kişinin iç dünyasında sakladığı niyetlere değinilirken, “göğüslerinizde” ifadesi kullanılmıştır. Başka birçok âyette de kalplerin mahalli olarak “göğüsler” (sudûr) kelimesi kullanıldığı gibi bir âyette “göğüslerdeki kalpler” ifadesiyle bu hususa açıklık getirilmiştir (bk. Hac 22:46).
Mehmet Okuyan
De ki: “Göğsünüzdekileri (kalplerinizdekileri) gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerde ve yerde olanları da bilir. Allah her şeye gücü yetendir.”
De ki: Kalplerinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Zira O, göklerdeki ve yeryüzündeki her şeyi bilir; Allah'ın her şeye gücü yeter.
De ki: “İçinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. O, yerde ve gökte olan her şeyi bilir. Kuşkusuz, Allah Her Şeye Güç Yetiren'dir.”
De ki: "Göğüslerinizde ve gönüllerinizde olanı -gizleseniz de, açığa vursanız da- Allah onu bilir. Ve göklerde olanı da, yerde olanı da (bütün ayrıntılarıyla) bilir. Allah, her şeye güç yetirendir."
Onlara:
“Gönüllerinizdekini, kâfirlerle işbirliği ve ittifak yapma düşüncenizi gizleseniz de, Allah bilir, açığa vurursanız da Allah bilir. Göklerdeki varlıkları ve imkânları ve yerdeki varlıkları ve imkânları da bilir. Allah'ın her şeye gücü kudreti yeter.” de.
De ki: "Göğüslerinizde olanı gizleseniz de, açığa vursanız da, Allah onu bilir. O, göklerde ve yerde olanları da bilir. Allah her şeye güç yetirendir."
İçinizdeki kâfir dostluğunu gizleseniz de, açıklasanız da Allah onu bilir, diye söyle. Göklerde ve yerde ne varsa hepsini O bilir; ve Allah her şeye hakkıyle kâdirdir.
De ki: “İçinizdekini ister gizleyin, ister açıklayın, Allah onu bilir. Göklerdeki ve yerdeki her şeyi de bilir. Allah’ın başta gücü olmak üzere bütün sıfatları sonsuzdur. (Sizin, sakınmak için mi, yoksa sevdiğiniz için mi kâfirlere yanaştığınızı çok iyi bilir.)
De ki: “Kalplerinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir. O, göklerde ve yerde olanları da bilir. Çünkü Allah'ın her şeye gücü yeter.”
Diyanet Vakfı Âl-i İmran Suresi 29. Ayet Açıklaması
Müfessir Beyzâvî, bu âyeti tefsir ederken şöyle diyor: «Eğer kalplerinizde kâfirlere karşı bir sevgi ve dostluk meyli varsa, onu saklasanız da açığa vursanız da Allah bilir. Zira göklerde ve yerde olan her şeyi bilen Allah, elbette sizin gizlinizi de, aşikârınızı da bilir. Ayrıca O, kâfirlere dost olmanızı yasaklamasına rağmen, yine de siz bundan vazgeçmezseniz, sizi cezalandırmaya da kadirdir... Kısaca, O’nun muttali olmadığı ve cezalandırmaya gücünün yetmediği hiçbir kötülük ve isyan bulunmadığına göre, emrine âsi olmak cür’etini göstermeyin.»
Edip Yüksel
De ki, "İçinizdeki düşüncelerinizi ister gizleyin, ister açıklayın, ALLAH bilir." Göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. ALLAH'ın gücü herşeye yeter.
De ki, göğüslerinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini bilir. Hiç şüphesiz Allah, her şeye kadirdir.
De ki: Göğüslerinizin içinde olanı gizleseniz de, onu açıklasanız da Allah bilir onu. Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsini) O bilir. Allah herşey'e hakkıyle gücü yetendir.
De ki: “Sînelerinizde olanı gizleseniz de onu açıklasanız da, Allah onu bilir. Göklerde olanı da yerde bulunanı da bilir.”(4) Ve Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
(4)Hiçbir şeyin Allah’ın ilminin hâricinde olmadığı hakkında bakınız; (sahîfe 107, hâşiye 2; sahîfe 119, hâşiye 2; sahîfe 198, hâşiye 2)
İlyas Yorulmaz
Deki “İçinizden geçirdiklerinizi saklasanız da, açıktan açığa söyleseniz de Allah onu biliyor. Ayrıca Allah gökte ve yerde olan her şeyi de bilir. Allah her şeye gücü yetendir.”
De ki sinelerinizde olan kâfir dostluğunu gizleseniz de, âşikâr kılsanız da Allah bilir. O, göklerde, yerde ne varsa hepsini de bilir. Allah her şeye tamamiyle kadirdir.
Ey Müslüman! De ki:“Kalplerinizdeki düşünce ve niyetleri gizleseniz de, açığa vursanız da, Allah onları bilir.Bunların da ötesinde, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilmektedir. Doğrusu, Allah’ın her şeye gücü yeter.” Dolayısıyla, kimin zâlimlerle dost olduğunu da biliyor ve hesap Gününde cezalarını verecektir:
De ki:
-“Göğüslerinizdeki şeyleri gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu biliyor.
Yer’dekileri de, Gökler’dekileri de biliyor.
Allah her şeye güç yetirendir”.
(Ey Muhammed! Onlara): “Gönüllerinizde olanı gizleseniz de açığa vursanız da Allah, onu kesinlikle bilir. Ve O, göklerde olanı da yerde olanı da çok iyi bilir. Çünkü Allah’ın gücü her şeye yeter.” de.
De ki: “Kalplerinizdekini 21 gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Zira O, göklerdeki ve yeryüzündeki her şeyi bilir; ve Allah her şeye kâdirdir.”
“Gönlünüzdekini gizleseniz de, açıklasanız da Allah onu bilir. O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Allah her şeye bir ölçü koyan ve her şeye gücü yetendir.” 2/284, 11/5, 100/10
De ki: “İçinizdekileri saklasanız da açıklasanız da Allah onu bilir; zira göklerde ve yerde olanların hepsi O’na ayandır: ve Allah her şeye kadirdir.[566]
Mustafa İslamoğlu Âl-i İmran Suresi 29. Ayet Açıklaması
[566] Devamıyla birlikte: Allah ve âhiret inancı ahlâkî sorumluluğun temelidir. Bu temel olmadığı zaman ahlâk anlamını kaybeder.
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Sinelerinizde olan şeyi gizleseniz de, açıklasanız da onu Allah Teâlâ bilir. Ve göklerdekini de, yerlerdekini de bilir. Ve Allah Teâlâ her şeye bihakkın kâdirdir.»
De ki: “İçinizdekini gizleseniz de, açıklasanız da mutlaka Allah onu bilir. Bütün göklerde ve yerde olanları da bilir. Allah, her şeye kadirdir. ” {KM, Vahiy 2, 23}
Süleymaniye Vakfı Âl-i İmran Suresi 29. Ayet Açıklaması
[*] İçimizden anlık olarak güzel veya çirkin her türlü düşünce geçebilir. her şey geçer. Biz, içimizden geçenden değil içimize yerleştirdiğimizden sorumluyuz. (Bkz. Bakara 2:284).
Şaban Piriş
De ki:-İçinizdekini gizleseniz de açıklasanız da onu Allah bilir. Göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Allah'ın her şeye de gücü yeter.
Eyit yā Muḥammed: Eger siz ṣaḳlasañuz yüreklerüñüzde olan fikrleri yāāşikāre eyleseñüz daḫı Tañrı Ta‘ālā bilür anı. Daḫı bilür her ne kim gökler‐de ise ve her ne kim yirlerde‐y‐ise. Daḫı Tañrı Ta‘ālānuñ barça nesneye güciyiter.