Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 340, sondan 5897. ayet; 3. sure ve Âl-i İmran Suresinin 47. ayetidir. Âl-i İmran Suresi 47. ayetinin kelime sayisi 23, harf sayısı 79 ve toplam ebced değeri ise 6271 olarak hesaplanmıştır. Âl-i İmran Suresinin toplam ebced değeri 1056696 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (12) ل (11) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
قالت رب انى يكون لي ولد ولم يمسسني بشر قال كذلك الله يخلق ما يشاء اذا قضى امرا فانما يقول له كن فيكون
(Meryem), “Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?” dedi. Allah, “Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir” dedi.
Hz. Meryem’in “…benim nasıl çocuğum olur?” şeklindeki sorusunu bir taraftan vicdanen kendisinden emin olduğunu gösteren bir hayret ifadesi, diğer taraftan böyle bir doğum sebebiyle mâruz kalacağı ithamlara işaretle söylenmiş bir çaresizlik ve Allah’tan yardım dileme ifadesi olarak düşünmek mümkündür. Burada asıl önemli olan husus, Kur’an-ı Kerîm’in Hz. Meryem’in iffetine ve yüce Allah’ın Hz. Îsâ’yı olağan üstü bir yolla yaratma iradesine kuşkuyla bakma sonucunu doğuran her türlü bilgi ve yorumun yanlışlığını kesin bir biçimde ortaya koymuş olmasıdır. Bu konuda İnciller’de yer alan bazı yanlış ve çelişkili bilgilere yukarıda işaret edilmişti. Âyetin lafzî anlamı “Bana bir beşer dokunmadığı halde nasıl çocuğum olur?” şeklindedir. Fakat bu ifadenin insan eli değmediğini belirtme değil, bir erkekle cinsel ilişki ihtimalini tamamen bertaraf etme amacını taşıdığı açıktır (İbn Atıyye, I, 437). Bu sebeple meâlinde, bu anlam Türkçe’deki bir deyimden yararlanılarak “Bana bir erkek eli değmediği halde…” şeklinde yansıtılmaya çalışılmıştır (Hz. Îsâ’nın babasız olarak dünyaya gelmesi konusunda bk. 59. âyetin tefsiri).
Mehmet Okuyan
(Meryem) “Rabbim! Bana hiçbir insan dokunmamışken nasıl (bir) çocuğum olabilir ki?” demiş, (melekler ise) şöyle demişlerdi: “Öyle, (ama) Allah dilediğini yaratır.Bir işe hükmettiği zaman ona sadece ‘Ol!’ der, o da hemen olmaya başlar.”
Mehmet Okuyan Âl-i İmran Suresi 47. Ayet Açıklaması
Bu ayet Meryem 19:20. ayetle birlikte okunmalıdır.,Benzer mesajlar: Bakara 2:253; Âl-i İmrân 3:40; Mâide 5:1; Hûd 11:107; İbrâhîm 14:27; Hacc 22:14, 18; Burûc 85:16.,[Kün fe yekûnu] yani “yaratılış sistemi”yle ilgili detaylı bilgi için bkz. Bakara 2:117, dipnot 2.
Bayraktar Bayraklı
Meryem, “Ey Rabbim!” dedi, “Bana hiçbir erkek eli değmediği halde nasıl çocuk sahibi olabilirim?” Melek cevap verdi: “İşte öyle, Allah dilediğini yaratır, bir şeyin olmasını istediğinde sadece ‘ol' der ve o şey hemen oluşmaya başlar.”
Rabb'im! “Bana hiçbir beşer dokunmamışken, benim nasıl bir çocuğum olabilir?” dedi. Allah: “Öyle de olsa, Allah neyi dilerse onu yaratır.” dedi. O, bir şeyin olmasına karar verdiği zaman ona sadece “ol” der, o da oluverir.
(Hz. Meryem şaşkınlıkla:) "Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi. (Cenab-ı Hakk ise:) "İşte böyle!.." Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona "OL!" der, o da hemen oluverir.
Meryem, ya Rabbi demişti, benim nasıl çocuğum olabilir? Bana hiçbir insan dokunmadı. Allah, öyledir ama demişti, dilediğini yapar Allah ve bir işin olmasını diledi mi hemencecik ol der ona ve o oluverir.
Bu âyetlerin meâli, aşağı yukarı Luka İlcili'nin I. bölümünde mevcuttur.
Abdullah Parlıyan
Meryem: “Ey Rabbim!” dedi, “Bana hiçbir erkek dokunmadığı halde, nasıl çocuk sahibi olabilirim?” Denildi ki, işte öyle Allah dilediğini yaratır, birşeyin olmasını istediğinde, sadece ol der o şey de hemen oluverir.
Meryem:
“- Rabbim, Bana bir insan eli değmediği halde nasıl benim oğlum olur?” demişti. Melek de:
“- Senin İsaya hamile kalman Allah'ın emridir. Allah, kanunlarına uygunluk içinde, yaratmaya devam eder. İlâhî bir planı icraya karar verdiği zaman da, ona sadece "ol" buyurur. O da sünnetullaha uygunluk içinde süratle oluş sürecine girer.” dedi.
(Meryem) "Ey Rabbim! Bana bir insan dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. (Allah) "Allah, işte böyle dilediğini yaratır. Bir şeye hükmettiği zaman ona 'ol' der, o da oluverir" dedi.
'Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir?' dedi. “(Bu) Böyledir” dedi: “Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona 'ol' der, o da hemen oluverir.'
Meryem: “- Ey Rabbim, bana bir insan dokunmamışken nerden benim bir çocuğum olabilir?” dedi. Allah şöyle buyurdu: “- Doğrudur, sana bir kimse dokunmamıştır, fakat Allahü Tealâ dilediğini yaratır ve O, bir şeyi murad edince ona sadece “ol” der, o hemen oluverir.”
Meryem: “Ya Rabbi! Kimse bana dokunmamışken nasıl bebeğim olacak? dedi. Allah: “Öyle olacak. Allah istediğini yaratır. O, bir şeyi dilediği zaman ona ol! der, o da oluverir.” diye cevap verdi.
Meryem dedi ki: «Tanrım! Benden nice bir çocuk doğar? Bana insan dokunmadı!», yine Tanrı buyurdu ki: «Böylece Allah dilediğin yaratır, ne zaman ki bir nesneye hükmettiğinde, ona «Ol!» der, o hemen olur!
Meryem: “Ya Rabbi! Bana hiçbir erkek dokunmadığı halde nasıl çocuğum olur?” dedi. (Allah şöyle) buyurdu: “Öyle de olsa Allah dilediğini yaratır. O, bir işin olmasını dilediği zaman ona sadece ‘Ol' der ve o da hemen oluş sürecine girer.”
Meryem: "Rabbim! Bana bir insan dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir?" demişti. Melekler şöyle dediler: "Allah dilediğini böylece yaratır. Bir işin olmasını dilerse ona ol der ve olur".
Meryem: Rabbim! dedi, bana bir erkek eli değmediği halde nasıl çocuğum olur? Allah şöyle buyurdu: İşte böyledir, Allah dilediğini yaratır. Bir işe hükmedince ona sadece «Ol!» der; o da oluverir.
(Meryem), "Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken nasıl olur da çocuğum olur," deyince, (Melek) şöyle cevap verdi: "ALLAH dilediğini böyle yaratır. Herhangi bir şeyin olmasını dilediği an ona 'Ol' der ve o şey oluverir.
(Meryem): "Ey Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah: "Öyle ama, Allah dilediğini yaratır, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece 'ol!' der, o da hemen oluverir." dedi.
Yarabbi! dedi: bir çocuk nerden olabilir benim için? Ki bana bir beşer dokunmadı, buyurdu ki: öyle, Allah neyi dilerse yaratır, obir emri murad edince sade ona ol der o oluverir
(Meryem) dedi ki: «Hey Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olabilir?». (Allah) dedi «öyle, (Fakat) Allah ne dilerse yaratır. Bir işe hükmedince ona ancak ol der, o da oluverir».
(Meryem:) “Rabbim! Bana bir insan dokunmadığı hâlde benim için bir çocuk nasıl olur?” dedi. (Rabbi de:) “Böyledir! Allah dilediğini yaratır.(1) Bir işe hükmettiğinde, artık ona sâdece 'Ol!' der, (o da) hemen oluverir” buyurdu.
(1)“Kadîr-i Alîm (sonsuz kudret ve ilim sâhibi) ve Sâni‘-i Hakîm (hikmetle iş yapan san‘atkâr), kānûniyet şeklindeki âdâtının (âdetlerinin) gösterdiği nizam ve intizamla, kudretini ve hikmetini ve hiçbir tesâdüf işine karışmadığını izhâr ettiği (gösterdiği) gibi, şüzûzât-ı kānûniye ile (kānunlarının dışına çıkmak ile) ve âdâtının hârikaları ile ve teğayyürât-ı sûriye ile ve teşahhusâtın ihtilâfâtıyla (şahsiyetlerinin farklılığı ile), zuhûr(ortaya çıkma) ve nüzûl (inme) zamânının tebeddülüyle (değişmesiyle) meşîet (dileme) ve irâdetinde(istemesinde), fâil-i muhtâr (dilediğini yapan) olduğunu ve ihtiyâr (irâde) sâhibi olduğunu ve hiçbir kayıd altında olmadığını izhâr edip, yeknesak (sâbitlik) perdesini yırtarak ve herşey, her anda, her şe’ninde(hâlinde), herşeyinde O’na muhtaç ve rubûbiyetine (terbiye ediciliğine) münkād (bağlı) olduğunu i‘lâm etmekle gafleti dağıtıp, ins ve cinin nazarlarını esbabdan Müsebbibü’l-Esbâb’a (sebebleri yaratan Allah’a)çevirir.” (Tılsımlar, 16. Söz, 31)Ayrıca bakınız; (sahîfe 56, hâşiye 3)
İlyas Yorulmaz
Meryem “Rabbim! Benim nasıl bir çocuğum olabilir? Hiçbir insan bana dokunmadığı halde” dedi. Böyledir, Allah dilediğini yaratandır. Bir işin olmasına hükmettiğinde, yalnızca o na ol der, o da hemen olur.
Meryem dedi: «Yâ Rab! Nasıl benim çocuğum olabilir ki bana hiçbir insan dokunmamıştır» O, dedi: «Evet böyledir, fakat Allah dilediğini yapar. Bir şeyi isteyince ona «Ol» demesiyle o şey oluverir.
Meryem, “Rabbim! Bana bir insan dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir?” demişti. Melekler, “Allah dilediğini böylece yaratır. Bir işin olmasını dilerse ona, “Ol” der ve o da olur” dediler.
Busözler üzerine Meryem, şaşkınlıkla:“Ey Rabb’im, bana hiç erkek eli değmediği hâlde, benim nasıl çocuğum olabilir?” deyince, melek dedi ki:“Allah dilerse olur, çünkü Allah, dilediğini dilediği şekilde yaratır! Bir şeyin olmasını istedi mi, ona sadece “Ol!” der, o da hemen oluverir.” Senin çocuğun, öyle büyük bir insan olacak ki;
(Meryem):
-“Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken, nasıl benim için bir çocuk olabilir?” dedi.
-“Orası öyle; Allah, ne dilerse yaratır.
Bir işi takdir ettiği / hüküm koyduğu zaman, doğrusu ona ‘ol!’ der; artık olur” dedi.
(Meryem): “Ey Rabbim! Bana bir insan dokunmadığı halde benim çocuğum nasıl olabilir? dedi. Allah: “Orası öyle ama Allah ne dilerse onu yaratır. Zîrâ O, bir işin olmasına karar verirse ona sadece ‘ol’ der, (o da) hemen oluverir. “ buyurdu.1
Meryem, “Ey Rabbim!” dedi, “Bana hiçbir erkek dokunmadığı halde nasıl oğul sahibi olabilirim?” [Melek] cevap verdi: “İşte öyle! Allah dilediğini yaratır; 34 bir şeyin olmasını istediğinde sadece ‘Ol!’ der -ve o (şey hemen) oluverir.
Meryem, şöyle dedi: “Rabbim, bana hiçbir beşer eli dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir?” Melek: “İşte böyle, Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasını dilediği zaman ona “Ol” der ve oluş başlar.” 3/33...46, 19/16...34
(Meryem) “Rabbim!” dedi, “bana hiçbir insan dokunmadığı hâlde benim nasıl çocuğum olabilir?” (Melek) dedi ki: “İşte böyledir Allah; istediğini yapar![587] Bir işe karar verdiği zaman ona sadece “Ol!” der, o da hemen oluş sürecine girer.
Mustafa İslamoğlu Âl-i İmran Suresi 47. Ayet Açıklaması
[587] Hind Aligarh ekolünün kurucu ismi S. Ahmet Han’ın yaptığı gibi kezaliki rasyonelleştirerek “herkesin malumu olduğu üzere” şeklinde anlamak, hemen öncesinde yer alan Meryem’in sorusunu ve hemen ardından gelen “Allah dilediğini yaratır”daki olağandışı durumu yok saymak olarak da yorumlanabilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Yarabbi! Bana çocuk nereden olabilir! Halbuki bana bir beşer dokunmamıştır.» Buyurdu ki, «Öyledir. Allah Teâlâ neyi dilerse yaratır. Bir şeyi murad edince ona sadece 'Ol!' der, o da hemen oluverir.»
Meryem: “Ya Rabbî, bana hiçbir erkek eli değmediği halde nasıl olur da çocuğum olabilir? ” deyince, Allah şöyle buyurdu: “Öyle de olsa, Allah dilediğini yaratır. Zira O, bir şeyin var olmasına hüküm verince sadece “ol” der, o da derhal oluverir. ” [2, 117; 3, 59; 19, 35] {KM, Luka 1, 34}
Dedi ki: "Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" "Allah, böylece dilediğini yaratır, dedi, bir şey(in olmasını) istedi mi ona 'ol' der, o da oluverir."
Meryem, “Sahibim! Benim nasıl çocuğum olur? Bana erkek eli değmedi ki!” dedi. “Olacak!” dedi. Allah tercih ettiği şeyi yaratır. Bir işe karar verdi mi sadece "Ol" der ve o şey oluşur.”
Meryem, şöyle dedi:-Rabbim bana bir beşer dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir? Melekler: (şöyle cevap verdiler)-İşte böyle, Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasını dilediği zaman ona “ol” der ve olur.
Meryem, “Yâ Rabbi, bana beşer eli değmemişken benim nasıl çocuğum olabilir ki?” dedi. Allah buyurdu ki: “Öyle de olsa, Allah dilediğini yaratır. O bir iş için hükmünü verdiğinde, ona 'Ol' der; o da oluverir.”
Meryem dedi ki: "Rabbim, çocuğum nasıl olur benim? Bana hiçbir insan dokunmadı ki!" Allah cevap verdi: "Allah dilediğini işte böyle yaratır! Bir iş ve oluşa karar verdiğinde sadece ona "Ol!" der; ve o hemen oluverir."
eyitti: “iy çalabum! nite ola benüm oġlan; daħı yoķanmadı baña ādemį?” eyitti: “andayuķ, Tañrı yaradur anı kim diler. ķaçan kim hükm eyleye bir işe bayıķ eydür aña ol! pes ola.”