Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3417, sondan 2820. ayet; 30. sure ve Rum Suresinin 8. ayetidir. Rum Suresi 8. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 97 ve toplam ebced değeri ise 5848 olarak hesaplanmıştır. Rum Suresinin toplam ebced değeri 268372 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (21) ل (12) م (10) bulunuyor.
Arapça Metin
اولم يتفكروا في انفسهم ما خلق الله السموات والارض وما بينهما الا بالحق واجل مسمى وان كثيرا من الناس بلقائ ربهم لكافرون
Onlar, kendi nefisleri(nin yaratılış incelikleri) hakkında hiç düşünmediler mi? Hem Allah, gökler ile yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yaratmıştır. Şüphesiz insanların birçoğu Rablerine kavuşacaklarını inkâr ediyorlar.
Bu âyetin ilk kısmı gramer açısından tahlil edildiğinde, “Kendi kendilerine bir düşünmezler mi ki, Allah’ın gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları ancak ve ancak hak ve adalet temelinde yaratmış olduğunu anlasınlar veya bunu dile getirsinler!” şeklinde bir mânaya ulaşılabildiği gibi, âyetin bu kısmına “Kendileri hakkında ve Allah’ın gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları ancak ve ancak hak ve adalet temelinde yaratmış olduğu hakkında bir düşünmezler mi?” anlamını vermek de mümkündür (bk. Zemahşerî, III, 198; İbn Atıyye, IV, 329; Şevkânî, IV, 247). Bu yorumu işleyen bazı müfessirler insanın anatomisi ile ilgili birtakım inceliklere ve insan vücudunun ihtiva ettiği hârikulâde sistemlere de işaret ederler (bk. Râzî, XXV, 98). Âyetin “Ancak ve ancak hak ve adalet temelinde yaratmıştır” şeklinde çevrilen kısmı için yapılan başlıca yorumlar şunlardır: Ancak adaletle, hakkı ayakta tutmak üzere yaratmıştır (Taberî, XXI, 24); anlamlı bir gayesi olmadan ve boş yere yaratmamış, üstün bir hikmet gereği yaratmıştır (Zemahşerî, III, 198); sağlam bir düzen içinde yaratmıştır (Râzî, XXV, 98-99).
Mehmet Okuyan
Allah’ın, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak ve ancak bir amaç ile ve belirli bir süre için yarattığını kendi kendilerine hiç mi düşünmediler! Şüphesiz ki insanların çoğu, Rableriyle karşılaşmayı inkâr etmektedir.
Kendi kendilerine, Allah'ın, gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri ancak bir amaç için ve sonu belirli bir süreye bağlı olarak yarattığını düşünmezler mi? İnsanlardan birçoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkâr etmektedirler.
Onlar, muhasebe yapıp hiç düşünmüyorlar mı? Allah; gökleri, yeri ve bu ikisinin arasındaki şeyleri ancak hakk ile ve belli bir süre için yarattı. İnsanların çoğu Rabb'lerinin huzuruna çıkacaklarını yok saymaktadırlar.
Kendi nefislerinin (nasıl ortaya çıktığını), Allah’ın gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları; ancak Hakk olarak ve belli bir süre için yarattığını hiç düşünmediler mi? İnsanların birçoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr etmektedirler.
Hiç olmazsa kendi kendilerine bir düşünmezler mi ki Allah, gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri gerçek olarak ve mukadder bir zaman için yaratmıştır ve şüphe yok ki insanların çoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkar ederler elbet.
Hiç olmazsa, kendi kendilerine düşünmezler mi ki, Allah gökleri ve yeryüzünü ve ikisinin arasındakileri, gerçek uyumlu, düzenli ve belirtilmiş bir zaman için yaratmıştır. İnsanlardan çoğu, sonunda Rablerine kavuşacaklarını hâlâ inatla reddederler.
Kendi kendilerine, Allah'ın gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki varlıkları ve imkânları ancak, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı, hesaplı bir düzen içinde ve belirli bir süre için yaratmasının sebeplerini hiç düşünmüyorlar mı? İncelemiyorlar mı? İnsanların bir çoğu Rablerinin huzurunda hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı gerçekten inkâr etmektedirler.
Kendi nefisleri üzerinde düşünmediler mi? Allah gökleri, yeri ve bunların arasındakileri ancak hak üzere ve belirlenmiş bir süre ile yaratmıştır. Gerçekten insanların çoğu Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? Allah, gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre (ecel) olarak yaratmıştır. Gerçekten, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkar ediyorlar.
Onlar, kendi aralarında düşünmediler mi ki, Allah göklerle yeri ve aralarındakileri, ancak hakkı yerleştirmek için ve muayyen bir vakit için yarattı, (bu vakit son bulunca, o varlıklar da yok olacaktır). Bununla beraber, gerçekten insanların çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr ederler.
Kendi nefislerini inceleyip düşünmediler mi? Ki Allah, gökleri, yeri ve aralarındakileri ancak hak ile ve belli bir süre ile yaratmıştır. [Boş yaratmamıştır. Rastgele bırakmamıştır.] fakat insanların çoğu, Rableri olan Allah ile buluşmayı inkâr ediyorlar.
Göklerle yerde, ikisinin arasında olan Allahın ancak, hak olarak — adanmış bir zaman için— yaratmış olduğunu, kendi kendilerine düşünmüyorlar mı? İnsanlardan pek çokları Tanrıya kavuşmayı tanımıyorlar
Allah'ın, göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi hak ve hikmete uygun olarak, belirli bir süre için yarattığını onlar kendi kendilerine hiç düşünmezler mi? (Bırakın bunu düşünmeyi) İnsanların çoğu Rablerine kavuşacaklarını bile inkâr ederler.
“Göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyin hak ve hikmete uygun olarak yaratılması” demek, varlık âlemi mükemmel bir plan ve programa göre yaratılmış, kanunları konmuş ve her varlık tam bir uyum içinde yerini almış, sahip olduğu rol ve sorumlulukla amacına yönelmiş demektir. “Biz göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları boşuna yaratmadık.” (Sâd 38:27) “Biz göğü, yeri ve bu ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.” (Enbiya 21:16) Varlık âleminde hiçbir şeyin boşuna yaratılmadığı ve her şeyin kendine has özel bir gayesi bulunduğu yapılan bilimsel araştırmalarla da tespit edilmiştir. O halde insan, makro âlemden mikro âleme kadar var olan her şeyi bütün derinliği ile düşünmeli, ibret almalı ve kendine tevdi edilen kulluk vazifesini olması gerektiği gibi icra etmelidir.
Diyanet İşleri (Eski)
Kendi kendilerine, Allah'ın gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, gerçek olarak ve belirli bir süre için yarattığını düşünmezler mi? Doğrusu insanların çoğu, Rablerine kavuşacaklarını inkar ederler.
Kendi kendilerine, Allah'ın, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak olarak ve muayyen bir süre için yarattığını hiç düşünmediler mi? İnsanların birçoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr etmektedirler.
Kendi kendilerine hiç düşünmediler mi ki ALLAH gökleri, yeri ve aralarındakileri bir amaç için ve belli bir süre için yaratmıştır. Buna rağmen, insanların çoğunluğu Rab'leriyle karşılaşmayı inkar etmektedirler.
Kendi içlerinde hiç düşünmediler mi ki, Allah göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre için yaratmıştır? Gerçekten insanların çoğu, Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Nefislerînde bir düşünmediler de mi? Allah o Gökleri ve Yeri ve ikisinin arasındakileri başka değil, ancak hak sebeb ve müsemmâ bir ecel ile halk buyurmuştur, bununla beraber doğrusu insanlardan bir çoğu rablarının likasına kâfirdirler
Nefisleri hakkında (olsun) iyiden iyi düşünmediler mi? Allah o gökleri, o yeri ve ikisinin arasında bulunan şeyleri hakk (ın ikaamesine) ve muayyen bir va'de (nin inkızaasına) sebeb olmakdan başka (bir hikmetle) yaratmamışdır. Hakıykat, insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı cidden inkâr edicilerdir.
(Onlar) Allah'ın, gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunanları, ancak hak ile (yerli yerinde) ve belirli bir ecel ile yarattığını, kendi nefislerinde hiç düşünmediler mi? Şübhesiz ki insanların çoğu, Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr eden kimselerdir.
Allah’ın göklerde, yerde ve ikisi arasındakileri planlanmış bir amaç için, belirlenmiş bir vakte kadar yarattığını, kendi nefislerince düşünemiyorlar mı? İnsanların pek çoğu, Rablerine kavuşmayı inkâr ediyorlar.
Onlar kendi kendilerine düşünmüyorlar mı ki Allah gökleri, yeri ve aralarındakini ancak hak ve hikmete göre ve muayyen olan bir müddette yaratmıştır. İnsanların çoğu [¹] Rablerine kavuşmayı tanımıyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli Rum Suresi 8. Ayet Açıklaması
[1] Kureyş müşrikleri.
Kadri Çelik
Kendi nefisleri konusunda düşünmüyorlar mı? Allah, gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre (ecel) olarak yaratmıştır. Gerçekten insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Peki onlar, Allah’ın kendilerine lûtfedip verdiği aklı bu yolda kullanarak kendi içlerinde bir muhasebe yapıp düşünmüyorlar mı ki; Allah gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri ancak hak ve adâlet esaslarına göre, belli bir hikmet doğrultusunda ve şaşmaz kanunlara bağlı mükemmel bir sistem hâlinde, yani hak olarak yaratmıştır ve yine akıllarını kullanıp anlamıyorlar mı ki, Allah bu hayatı sonsuza dek sürecek şekilde değil, ancak belirli bir süre için yaratmıştır? Aslında herkes, bunları bilir fakat gel gör ki, insanların çoğu, hesap vermek üzere bir gün Rablerine kavuşacaklarını inatla reddeder.
Kendi nefislerinde düşünmediler mi?
Allah, belirli bir süreliğine Yer’i, Gökler’i, ikisi arasındakileri ancak Hakk ile yarattı.
İnsanlar’dan çokları, rabb’leriyle karşılaşmayı inkâr etmektedir.
Ve onlar Allah’ın, gökleri, yeri ve her ikisinin arasındakileri, hak1 ile ve belirli bir süre için yarattığını, kendi aralarında hiç düşünmüyorlar mı? Gerçekten insanların pek çoğu, (âhirette) Rablerine kavuşacaklarını kesinlikle inkâr etmektedirler.
1 Buradaki “hak”, şaşmaz ve asla değişmez kurallar anlamındadır.
Muhammed Esed
Onlar kendi içlerinde bir muhasebe yapmayı hiç bilmezler mi? 5 Allah, gökleri ve yeri ve ikisi arasında bulunan her şeyi [derunî] bir anlamdan ve [kendi belirlediği] bir zaman sınırından yoksun yaratmış olamaz: 6 fakat, çoğu kimse, sonunda Rablerine kavuşacaklarını hâlâ inatla reddeder!
Peki onlar kendi iç dünyalarında, Allah’ın gökleri, yeri ve ikisinin arasındaki her şeyi sadece gerçek bir amaç ve belirli bir süreliğine yarattığını hiç düşünmüyorlar mı? Ne var ki insanların çoğu, hesap vermek için Rablerinin huzuruna çıkacaklarına inanmıyorlar. 14/19, 46/3
Şimdi onlar kendi iç dünyalarında hiç muhasebe yapmazlar mı? Allah gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri asla bir amaç ve anlamdan,[3565] dahası sınırlı bir ömürden yoksun olarak yaratmamıştır. Ne var ki insanlardan bir çoğu Rablerine kavuşacaklarını inatla inkâr etmektedirler.[3566]
[3565] Bi’l-hakk, yaratılışın anlamlı ve amaçlılığını ifade eder (Bkz: 14:19 ve 18:13, notlar 20 ve 15). Her şeyin bir amacı olsun da insan gibi bir şaheserin amacı olmasın mı?
[3566] Bir önceki cümle ve notuyla ilişkisi açıktır: Âhireti inkâr, temelde insanın anlam ve amacını inkâr demek olan nihilizmdir. Bu, insan soyuna yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Ömer Nasuhi Bilmen
Nefisleri hakkında tefekkürde bulunmadılar mı? Allah gökleri ve yeri ve bunların aralarındakilerini yaratmadı, ancak hak ile ve muayyen bir vakit için yaratmıştır. Ve şüphe yok ki, insanlardan birçokları Rablerine kavuşmayı elbette münkirdirler.
Onlar azıcık olsun kendi başlarına kalıp düşünmediler mi ki: Allah gökleri, yeri ve ikisinin arasında olan bütün varlıkları gerçek bir gaye ile, belirli bir vâdeye kadar yaratmıştır. Ama insanların birçoğu, Rab'lerinin huzuruna çıkacaklarını inkâr ediyorlar.
Bu ayet onları kendi vicdanlarında bir muhasebeye davet etmekte ve vicdanlarından hareketle dış âlem hakkında birtakım gerçeklere ulaşmalarını istemektedir.
Süleyman Ateş
Kendi içlerinde hiç düşünmediler mi ki Allah, göklerde, yerde ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi ancak hak olarak ve belirtilmiş bir süre ile yaratmıştır? İnsanlardan çoğu, Rabblerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
Onlar içten içe hiç düşünmediler mi; Allah gökleri ve yeri başka şekilde değil, sadece gerçek ve belli bir ömrü olan varlıklar olarak yaratmıştır. İnsanların çoğu Rableriyle yüzleşmeyi gözardı ederler.
[*] Ecelli müsemma ilgili diğer ayetler Enam 6:2, Taha 20:129, Ahkaf 46:3
Şaban Piriş
Kendi kendilerine hiç düşünmüyorlar mı? Allah gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri ancak hak ile ve belirli bir süre için yaratmıştır. İnsanların çoğu, Rabb'lerinin huzuruna çıkacaklarını inkar ederler
Onlar kendi üzerlerinde hiç düşünmediler mi? Allah gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile ve belirlenmiş bir ecel ile yaratmıştır. Fakat insanların birçoğu Rablerine kavuşmayı inkâr ediyor.
Kendi benliklerinin içinde olup bitenleri de mi düşünmediler! Allah gökleri, yeri ve bu ikisi arasındakileri ancak hak üzere ve belirlenmiş bir süreye bağlı olarak yaratmıştır. Şu da bir gerçek ki, insanlardan çokları Rablerine kavuşmayı gerçekten inkâr ediyorlar.
Fikr eylemezler mi öz nefslerinde ki yaratmadı Tañrı Ta‘ālā gökleri veyirleri, ikisi arasında olġanı daḫı illā ḥaḳḳı‐ıla, daḫı mu‘ayyen ecel bile.Daḫı ādemīlerüñ çoġı Tañrı Ta‘ālā liḳāsına kāfirlerdür.