Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3384, sondan 2853. ayet; 29. sure ve Ankebut Suresinin 44. ayetidir. Ankebut Suresi 44. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 3706 olarak hesaplanmıştır. Ankebut Suresinin toplam ebced değeri 274256 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (10) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
خلق الله السموات والارض بالحق ان في ذلك لاية للمؤمنين
Meâlindeki “hikmet ve fayda esasına göre” ifadesinin karşılığı “bi’l-hakkı” deyimidir. Kur’an-ı Kerîm’de yaratmayla ilgili olarak kullanıldığı yerlerde bu deyim, genellikle evrende yaratılmış hiçbir şeyin bâtıl, yersiz, faydasız ve mânasız olmadığına; aksine Allah’ın yaratmasının hakîmane yani eksiksiz kusursuz olduğuna; ayrıca canlısıyla cansızıyla her varlığın, Hakk’ın eseri, dolayısıyla O’nun kudret ve hikmetinin bir tecellisi ve bu anlamda yaratılanın da hak olduğuna işaret eder.
Mehmet Okuyan
Allah gökleri ve yeri bir amaç ile yaratmıştır. Şüphesiz ki bunda iman edenler için bir delil vardır.
Allah gökleri ve yeri boşu boşuna değil uyumlu, dengeli ve düzenli ve gerçek biçimde yaratmıştır. Şüphesiz bunda inananlar için alınacak dersler ve ibretler vardır.
Allah gökleri ve yeri, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı, hesaplı bir düzen içinde yarattı. Bunda, mü'minler için Allah'ın birliğini, kudretini gösteren işaretler vardır.
Allah, gökleri ve yeri, hak ve adâlet esaslarına göre, belli bir hikmete uygun olarak, şaşmaz kanunlara bağlı mükemmel bir sistem hâlinde, yani hak ile yaratmıştır. Gerçekten şu uçsuz bucaksız evrendeki bunca varlıkların mükemmel yaratılışında,hakîkate iman edecek bir toplum için, Allah’ın varlığını, birliğini, kudret ve merhametini gözler önüne seren nice mûcizeler, nice deliller vardır.O hâlde:
[ve kesin olan şu ki:] Allah gökleri ve yeri [derunî] bir hakikat üzere yarattı; 39 unutmayın ki bu [yaratılışta] [O'na] inananların tümü için alınacak dersler vardır.
(zira) Allah, gökleri ve yeri mutlak gerçeğe atıf olsun diye (amaçlı olarak)[3524] yaratmıştır: hiç şüphesiz bunda, mü’minlerin alacağı bir mesaj mutlaka vardır.
Mustafa İslamoğlu Ankebut Suresi 44. Ayet Açıklaması
[3524] Şu âyet ışığında anlaşılmalıdır: Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde derin derin düşünürler ve “Rabbimiz!” derler, “Rabbimiz bütün bunları anlamsız ve amaçsız yaratmadın!” (3:191).
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah Teâlâ, gökleri ve yeri hakka mukarin olarak yaratmıştır. Şüphe yok ki, bunda mü'minler için bir alâmet vardır.
Allah gökleri ve yeri, gayesiz değil, hak ve hikmetle, gerçek bir gaye ile yarattı. Elbette bunda iman edecek kimseler için alınacak dersler vardır. [53, 31]