Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4115, sondan 2122. ayet; 39. sure ve Zümer Suresinin 57. ayetidir. Zümer Suresi 57. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 32 ve toplam ebced değeri ise 1996 olarak hesaplanmıştır. Zümer Suresinin toplam ebced değeri 364979 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
İnkârcı kişinin âhirette azabı görünce dile getireceği, “Keşke bana bir fırsat daha tanınsa da iyilerden biri olsam!” şeklindeki temennisinin (58. âyet) karşılıksız kalacağı ifade edilmekte ve bunun gerekçesi gösterilmektedir.
Mehmet Okuyan
Veya ‘Allah beni doğru yola ulaştırsaydı, elbette [muttakî]lerden (duyarlı olanlardan) olurdum!’ demesi(nden önce Kur’an’a uyun)!
Yahut:
“Allah bana doğru yolu gösterme lütfunda bulunsaydı, Allah'a sığınanlardan, emirlerine yapışanlardan, günahlardan arınıp azaptan korunanlardan, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerden olurdum.” diyeceği günden önce Kur'ân'a tâbi olun.
Hiçbir kimse: «Allaha karşı yaptığım taşkınlıktan dolayı, bana yazıklar olsun; ben alay ediyorum!» demeye; ya da: «Allah beni doğru yola iletseydi sakınçlardan olurdum!» demeye; yahut azabı gördüğü zaman: «Bir kez daha döneydim, iyilerden olurdum!» Demeden önce, Allaha yönelin, ona teslim olun, sonra yardım olunmazsız
İnsan, kararlılığını ve iradesini ortaya koymalı, ondan sonra Allah’tan doğru yola girmeyi ve o yolda kalmayı dilemeli ve o yoldan asla şaşmamalıdır. Eğer Allah, insanların iradesini saf dışı bırakarak sadece kendi külli iradesiyle hareket etseydi o takdirde dünyaya gerek kalmazdı. Kimse, saraylarda, yalılarda, villalarda yaşamak; itibarlı, kazançlı, gözde bir meslek ve makam sahibi olmak için Allah dileseydi demiyor; bu uğurda gece gündüz koşuşturarak, helal-haram demeden haklı haksız bir şeyleri koparmaya ve aşırmaya çalışıyor. Ama Allah’ın Kur’an’daki öğretilerini pratik hayatta uygulamak konusunda gerekli gayreti göstermeyince hemen işi Allah’ın dilemesine bırakıyor.
Diyanet İşleri (Eski)
57,58. Veya, "Allah beni doğru yola eriştirseydi sakınanlardan olurdum" diyeceği, yahut, azabı gördüğünde: "Keşke benim için dönüş imkanı bulunsa da iyilerden olsam" diyeceği günden sakının.
57, 58. Veya: Allah bana hidayet verseydi, elbette sakınanlardan olurdum, diyeceği, yahut azabı gördüğünde: Keşke benim için bir kez (dönmeye) imkân bulunsa da iyilerden olsam! diyeceği günden sakının.
57,58. Yâhut: “Doğrusu Allah beni hidâyete erdirmiş olsaydı, elbette (ben de) takvâ sâhiblerinden olurdum” demesi(nden) yâhut azâbı gördüğü zaman: “Keşke benim için gerçekten bir kere daha (dünyaya dönüş) olsaydı da iyilik edenlerden olsaydım!” demesi(nden evvel Kur'ân'a tâbi' olun)!
Ya da, “Eğer Allah bana bir kitap göndererek doğru yolu göstermiş olsaydı, kesinlikle kötülüklerden uzak durur, günah ve isyankârlıktan sakınanlardan biri olurdum!” diye mâzeretler öne sürmesin.