Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 617, sondan 5620. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 124. ayetidir. Nisâ Suresi 124. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 66 ve toplam ebced değeri ise 4998 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ومن يعمل من الصالحات من ذكر او انثى وهو مؤمن فاولئك يدخلون الجنة ولا يظلمون نقيرا
Bir önceki âyetten itibaren 126. âyete kadar iman yolunu seçen, şeytana değil, rahmâna kulak veren, imanını ibadetlerle, iyi ve güzel işlerle güçlendiren kimselerin dünyada ve âhirette elde edecekleri meyvelerden, güzel sonuçlardan söz edilmekte, bunların başında gelen cennet ve ebedî saadet vaadinin Allah’a ait bulunduğu ve hiçbir kimsenin sözüne O’nun kadar sadık olamayacağı vurgulanmaktadır. Bazı Ehl-i kitap gruplarıyla bir kısım müslümanlar veya müşrik Araplar, boş kuruntulara, delilsiz, dayanaksız kanaatlere kapılarak Allah’ın kendilerine farklı muamele edeceğini, günah işleseler bile âhirette cezalandırmayacağını iddia etmişlerdir. Âyetler bu gibi boş sözleri ve kuruntuları reddettikten sonra şu evrensel kanunu ilân etmektedir: Dünya hayatında sa‘y (emek, çaba, eser) kanunu geçerlidir. Kötülük eden cezasını görür, hakça bir düzende kimse onu koruyamaz. Mümin olup iyi işler yapan, güzel davranışlarda bulunanlar da, cinsiyetleri ne olursa olsun cennete girerler, kendi seçimleri ve eserleri olmayan farklılıklardan dolayı zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.
Mehmet Okuyan
Erkek veya kadın kim mümin olarak iyi işlerden yaparsa, işte onlar cennete girer ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.
Erkek olsun kadın olsun, inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girmiş olacak ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğratılmayacaklardır.
Erkek olsun, kadın olsun her kim de, mü'min olarak doğru ve yararlı işler yaparsa, işte onlar cennete girecekler ve zerre kadar haksızlığa da uğramıyacaklardır.
Erkek olsun, kadın olsun, kimler de mü'min olarak gevşekliği bırakıp, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarından, İslâmî düzenden sorumlu olduğu kısmını hayata geçirirler, iş barışı içinde, bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak, nimetin-ürünün kendisini ilgilendiren alanda bollaşmasını sağlarlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olurlar, cârî-kalıcı hayırlardan-sâlih amellerden imkânları dahilindekileri işlerlerse, işte onlar cennete girerler. Hurma çekirdeğindeki oyukta kalan minnacık lif kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.
Erkek veya kadınlardan kimler de imanlı olarak iyiliklerden bir şey işlerlerse bunlar da cennete girerler ve bir zerre kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.
Erkek olsun kadın olsun, inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır.
Hangi cemaatten, hangi tarikattan, hangi koldan, hangi soydan olursan olsun insan ahirette dünyada iken yaşadıklarına göre muamele görecektir. “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm, 53:39) Ayetteki müjde tamamen kişinin kendi yaşadıklarıyla alakalıdır. Yani kimse kimsenin sırtından bir yerlere varamayacaktır. Salih amel işleyen, yaptığı bütün iyiliklerin karşılığını alarak zerre kadar haksızlığa uğratılmadan cennete girecektir. Ancak iyilikleri yetmiyor diye bir başkalarından iyilik transferi yapamayacaktır. Nitekim“O gün kimsenin kimseye faydası olmayacak” (İnfitar, 82:19) buyrulmaktadır. Orada genetik test yok, DNA yok, biyolojik yakınlık yok, soy sop yok; sadece kişinin kendisi vardır. Kişi amelleriyle, hayat defterine yazdıklarıyla baş başadır ve hak ettiği karşılığı görecektir. “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecek.” (Meryem, 19:95)
Diyanet İşleri (Eski)
Erkek veya kadın, mümin olarak, kim yararlı işler işlerse, işte onlar cennete girerler, kendilerine zerre kadar zulmedilmez.
İnsanların gerek sosyal ve ahlâkî değerleri, gerekse davranışlarına göre elde edecekleri neticeler, Allah ve Resûlü tarafından açıklanmıştır. Buna göre, kimin kimden üstün olduğu, kimin doğru yolda, kimin yanlış yolda bulunduğu... kuruntu ve temennilerle değil, ilâhî beyanla anlaşılacak; ilâhî değerler sistemine göre ölçüler tesbit edilecektir.
Edip Yüksel
Erkek veya kadın, her kim inanarak erdemli bir hayat sürerse cennete girer ve en ufak bir haksızlık görmez
Erkekden veya kadından kim de mü'min olarak güzel güzel işlerden (bir şey) yaparsa işte onlar cennete girerler. Bir çekirdeğin çukurcuğu kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.
Hem erkek veya kadın, kendisi mü'min olarak kim sâlih amellerden işlerse, işte onlar Cennete girerler ve bir çekirdeğin (arkasındaki küçücük) oyuğu kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.
İman etmiş olarak, gerek erkek olsun gerekse kadın olsun, kim doğru yararlı şeyler yaparsa, işte onlar cennete girerler. Onlar en küçük zerre miktarı kadar dahi, zulme uğramazlar.
Erkek olsun, kadın olsun herkim mümin olarak ameli salih işlerse işte onlar uçmağa girecekler ve hurma çekirdeğinin yivi kadar zulme duçar olmayacaklar.
Erkek veya kadın, mümin olarak kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve kendilerine hurma çekirdeği üzerindeki küçücük bir tomurcuk (zerre) kadar dahi zulmedilmez.
Ve ister erkek ister kadın olsun, her kim de Allah’ın gönderdiği bütün kitaplara inanarak doğru ve yararlı işler yaparsa; işte onlar da, zerre kadar haksızlığa uğratılmaksızın cennete gireceklerdir!
Halbuki -ister erkek ister kadın olsun- iman edip [yapabileceği] doğru ve yararlı işler yapan kimse cennete girecek ve bir hurma çekirdeği[ni dolduracak] kadar bile haksızlığa uğramayacaktır.
Kim de ister erkek ister kadın olsun, mümin olarak doğru ve güzel bir iş yaparsa; işte bunlar cennete girecekler ve en küçük bir haksızlığa uğramayacaklar. 2/112, 16/97, 39/35, 40/40
Ama erkek olsun kadın olsun, mü’min olduğu halde ıslah edici iyilikler işleyen herkes cennete girecek, zırnık kadar[835] da haksızlığa uğratılmayacaktır.
Mustafa İslamoğlu Nisâ Suresi 124. Ayet Açıklaması
[835] Nakîr için bkz: 53. âyetin 80 nolu notu.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve erkekten ve kadından herhangi bir kimse, mü'min olduğu halde iyi işlerden bir şey işlerse işte onlar cennete gireceklerdir ve bir çekirdeğin arkasındaki bir çukurcuk kadar bile zulme uğramayacaklardır.