Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 635, sondan 5602. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 142. ayetidir. Nisâ Suresi 142. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 90 ve toplam ebced değeri ise 4986 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ان المنافقين يخادعون الله وهو خادعهم واذا قاموا الى الصلوة قاموا كسالى يراؤن الناس ولا يذكرون الله الا قليلا
Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah’ı pek az anarlar.
Münafıkların daha yakından tanıtıldığı bu iki âyette şu özelliklerinin altı çizilmektedir:
a) Münafıklar Allah’ın sevgili kulları olan müminler için hazırladıkları tuzaklar, uyguladıkları taktikler, onları içten çökertmek için aldıkları tedbirler yoluyla başarıya ulaşacaklarını umarken bütün bunların Allah Teâlâ’nın bilgisi altında cereyan ettiğini, O’nun her şeyi görüp işittiğini unutuyorlar ve böylece gülünç duruma düşüyorlar. Gizli kamera ile rezaletleri filme alınıp sonra ilgililere gösterilince, yaptıkları ortaya çıkınca gülünç, mahcup ve perişan olanlar misali münafıklar da yaptıklarını Allah’ın müminlere bildirmesi sebebiyle rezil ve rüsvâ olmaktadırlar.
b) Kendilerini müslüman göstermek durumunda olan münafıklar cemaatle namaza iştirak etmek mecburiyetinde kalmaktadırlar. Bu ise onların zoruna gittiğinden, kendilerine ağır geldiğinden isteksiz davranmaktadırlar. Maksatları yalnızca gösterişten, kendilerini müslüman göstermekten ibaret olduğu için namaza sadece şekil yönünden katılmaktadırlar. Allah’ı anmaları ve hatırlamaları da bu çerçevede (evlerinde namaz kılmadıkları, namazda ancak duyulacak yerlerde zikre katıldıkları için) az olmaktadır.
c) Münafıkların hayatı, iç ve dış dünyaları tam bir istikrarsızlık tablosudur. Devamlı bir huzursuzluk, dikkat, açık vermeme korkusu, iki tarafı memnun etme arzusu içinde yaşamakta, ömürlerini böyle tüketmektedirler. İnanmadıkları için müminlerle tam bir iş birliği içinde olmadıkları gibi gizli kâfirlikleri anlaşılmasın diye kâfirlerle de tam bir iş birliği ve dayanışma yapma imkânını bulamamaktadırlar.
d) Kendi iradeleriyle bu yolu seçen kimseleri Allah zorla imana sevketmez. Kendileri istemeyince –Allah da cebren imana getirmediğinden– kimsenin onları hidayete kavuşturması mümkün olmamaktadır.
e) 145. âyette geleceği üzere münafıkların cehennemdeki yerleri, açıkça inkâr yolunu seçenlerin yerlerinden daha aşağılayıcı ve daha ziyade acı ve ıstırap verici bir kattır. Kur’an’a göre bütün kâfirler azap çekeceklerdir, ancak bunlardan üç grubun azabı diğerlerinden daha şiddetli olacaktır: 1. Hz. Îsâ’dan, gökten sofra indirme mûcizesini talep edenler örneğinde olduğu gibi mûcizeyi gördükten ve hak dinin delilleri apaçık ortaya çıktıktan sonra inkârda ısrar edenler (Mâide 5:115). 2. Firavun örneğinde görüldüğü gibi zayıflara din ve inançları yüzünden baskı yapanlar ve küfre önderlik edenler (Gâfir 40:46). 3. Münafıklar.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki münafıklar, Allah’ı aldat(tıklarını san)ıyorlar; (Oysa) O onları(n kendilerini) aldat(masını sağlayand)ır. Onlar namaza kalktıkları zaman insanlara gösteriş yaparak üşenerek kalkarlar; azı hariç Allah’ı hatırlamazlar.
Bu ayet Bakara 2:9. ayetle okunmalıdır. Bu tür ayetlerde kullanılan fiil insanlar için kullanıldığında olumsuz bir anlama gelirken, Allah için kullanıldığında kastedilen Allah’ın o fiilin cezasını vereceğini bildirmesidir. Benzer kullanımlar için bkz. Bakara 2:15; Âl-i İmrân 3:54; Enfâl 8:30; Tevbe 9: 67, 79.,Bu ayet Bakara 2:264, Nisâ 4:38 ve Mâ‘ûn 107:6. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz, münafıklar Allah'ı kandırmaya çalışıyorlar; halbuki Allah onların kendi kendilerini kandırmalarını sağlıyor. Onlar namaz için kalktıklarında, gönülsüzce kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı da nâdiren anarlar.
Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Oysa O, onları aldatandır.¹ Onlar, “salâtı ikame ettikleri”² zaman üşene üşene “ikame ederler.” İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı da pek az zikrederler.³
1. Allah'ı aldattıklarını sanmakla esas aldananlar kendileridir. 2. Destek oldukları, yardım ettikleri. 3. Anarlar, öğütlerine uyarlar.
Ahmet Akgül
Gerçek şu ki; münafıklar Allah’ı aldatmaya (çalışmaktadırlar) . Oysa asıl O (Allah) onları aldatıp (oyalamaktadır) . Onlar ki namaza kalktıklarında, tembel ve isteksizce davranmaktadırlar, (her konuda) insanlara (yaranmaya çalışmakta ve) riyakârlık yapmaktadırlar ve Allah’ı çok az hatırlamakta (Kur’an’ı okuyup anlamaya yanaşmamakta) dırlar.
Münafıklar, Allah'ı kandırmak isterler ve o da onların cezasını verir. Onlar, namaza üşenerek kalkarlar, halk görsün diye kılarlar ve Allah'ı pek az anarlar ancak.
Bakın bu münafıklar Allah'ı kandırmaya çalışıyorlar. Halbuki Allah onların kendi oyunlarını başlarına geçiriyor. Onlar namaz için kalktıklarında gönülsüzce sadece insanlar, görüp takdir etsinler diye kalkarlar. Allah'ı da pek az hatıra getirirler.
Müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafıklar, Allah'ın hilelerini başlarına belâ ettiğini göre göre, Allah'ı aldatmaya çalışıyorlar.
Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az zikrederler Allah'a pek az şükrederler, pek az ibadet ederler.
Münafıklar Allah'ı aldatmaya çalışıyorlar. Oysa Allah onların aldatmalarını kendi başlarına çevirmektedir. Namaza kalktıklarında üşene üşene kalkarak insanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı ancak çok az anarlar.
Gerçek şu ki, münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmaktadırlar. Oysa O, onları aldatandır. Namaza kalktıkları zaman, isteksizce kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı ancak çok az anarlar.
142, 143. Şüphesiz münafıklar, (zanlarınca) Allah’ı aldatmaya çalışıyorlar. Hâlbuki Allah, onları (bu yaptıklarından dolayı) aldatır. Namaza kalktıkları zaman, üşene üşene kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah’ı çok az anarlar. İman ile küfür arasında yalpalıyorlar. Ne Müslümanlara bağlanırlar ne kâfirlere. Artık Allah’ın saptırdıklarına sen bir yol bulamazsın.
Şüphesiz münafıklar Allah'ı kandırmaya çalışırlar. Hâlbuki Allah, onların kendi kendilerini kandırmalarına (inkâr ve nifak batağında kalmalarına fırsat veriyor). Onlar namaza kalktıkları zaman (inanmadıkları için) üşenerek kalkarlar, (Müslüman gözükmek için, namaz kılarak) insanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı da pek az zikrederler.
142,143. Doğrusu münafıklar Allah'ı aldatmağa çalışırlar, oysa O, onlara aldatmanın ne olduğunu gösterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, ne onlarla, ne de bunlarla olur, ikisi arasında bocalayarak Allah'ı pek az anarlar. Allah'ın saptırdığı kimseye yol bulamayacaksın.
Şüphesiz münafıklar Allah'a oyun etmeye kalkışıyorlar; halbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı da pek az hatıra getirirler.
İkiyüzlüler ALLAH'ı aldattıklarını zanneder. Halbuki O, onları (böylece) aldanmış bırakır. Onlar namaza kalktıklarında üşene üşene kalkar. Çünkü insanlara gösteriş yaparlar ve ALLAH'ı pek az anarlar.
Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az anarlar.
her halde münafıklar Allaha hud'a yapmağa çalışırlar, Allah da hud'alarını başlarına geçirir, namaza kalktıkları vakıt da üşene üşene kalkarlar, halka gösteriş yaparlar, yoksa Allahı pek az hatıra getirirler
Hakıykat, münafıklar (akıllarınca) Allaha oyun etmek isterler. Halbuki O, kendi oyunlarını başlarına geçirendir. Onlar namaza kalkdıkları vakit üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar. Allahı (başka değil) ancak birazcık hatıra getirirler.
Şübhesiz ki münâfıklar, Allah'ı aldatmaya çalışıyorlar; hâlbuki O, onları aldatan(hîlelerini başlarına geçiren)dir. Hem (onlar) namaza kalktıkları zaman tenbel tenbel kalkarlar;(1) insanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı ancak pek az anarlar.
(1)“Ey sersem nefsim! Acabâ şu vazîfe-i ubûdiyet (kulluk vazîfesi olan namaz) netîcesiz midir, ücreti az mıdır ki, sana usanç veriyor? Hâlbuki bir adam sana birkaç para verse veyâhut seni korkutsa, akşama kadar seni çalıştırır ve fütursuz (yılmadan) çalışırsın. (...) Acabâ hulfü’l-va‘d (sözünde durmamak), hakkında muhâl (imkânsız) olan bir Zât, Cennet gibi bir ücreti ve saâdet-i ebediye gibi bir hediyeyi sana va‘d etse, pek az bir zamanda, pek güzel bir vazîfede seni istihdâm etse (çalıştırsa); sen hizmet etmezsen veya isteksiz, suhre gibi (başdan savma) veya usançla, yarım yamalak hizmetinle, onu va‘dinde ittiham ve hediyesini istihfâf etsen (hafîfe alsan), pek şiddetli bir te’dîbe (cezâya) ve dehşetli bir ta‘zîbe (azâba) müstehak olacağını düşünmüyor musun? Dünyada hapsin korkusundan en ağır işlerde fütursuz (usanmadan) hizmet ettiğin hâlde, Cehennem gibi bir haps-i ebedînin havfı (korkusu), en hafif ve latif (hoş) bir hizmet (olan namaz) için sana gayret vermiyor mu?” (Sözler, 21. Söz, 93)
İlyas Yorulmaz
İkiyüzlü davrananlar Allah’ı aldattıklarını zannediyorlar. Hâlbuki Allah onları aldatıyor. Onlar namaza kalkacakları zaman istemeye istemeye kalkarlar ve insanlara namaz kılıyor desinler diye gösteriş yaparlar ve Allah’ı da çok az anarlar.
Münafıklar yok mu, onlar gûya Allah/ı aldatıyorlar. Halbuki Allah onlara aldatma muamelesi yapar [³]. Onlar namaza kalkacak olsalar ağır davranırlar, nâsa gösteriş ederler [⁴]. Allah/ı azıcık anarlar [⁵].
İsmail Hakkı İzmirli Nisâ Suresi 142. Ayet Açıklaması
[3] Onların aldatmalarına mukabil lâyık oldukları cezayı vermektedir: dünyada mallarını, canlarını muhafaza eder. Ahirette ise ukubete duçar kılar.[4] Yahut gösteriş ederek ağır davranırlar.[5] Yalnız dilleriyle anarlar.
Kadri Çelik
Doğrusu münafıklar (sözde), Allah'ı aldatmak isterler. Oysa O, onları aldatandır. Namaza kalktıkları zaman, üşenerek kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.
(Allah’ın münafıkları aldatması demek, onlara süre tanıması, sapıklıklarıyla baş başa bırakmasıdır. Allah kendilerine gelmelerini sağlayacak bir musibetle onları uyarmaz, gözlerini açacak bir felaketle onları uyandırmaz ve de uçurumdan aşağı düşene kadar onları kendi hallerinde bırakır.)
Mahmut Kısa
Münâfıklar, güyaAllah’ı aldatmaya çalışırlar. Yani Allah’ı kandırmaları mümkünmüş gibi davranırlar. Oysa, gerçekte Allah onlarıhak ettikleri inkâr bataklığına sürükleyerek yanıltmaktadır. Yani aldanan biri varsa, o da ancak münâfıklardır fakat bunun farkında değiller.Onlar namazakalkarken, sırf insanlara gösteriş yapmak amacıyla, üşene üşene kalkarlar veKur’an’ı çok az okur, Allah’ı çok az anarlar.
Münafıklar, Allah’ı aldatmaya kalkışıyorlar; hâlbuki O bunları aldatacak durumdadır.
Namaz’a kalktıkları zaman üşenerek kalkıyorlar.
İnsanlar’a gösteriş yapıyorlar; Allah’ı azdan başka anmazlar.
O münâfıklar (kendilerince) Allah’ı aldatmaya çalışıyorlar. Hâlbuki onları asıl aldatan, Allah’tır.1 Onlar, namaza kalktıkları zaman sadece insanlara gösteriş2 yapmak için üşenerek kalkarlar ve Allah’ın (adını) çok az anarlar.
1 Yani, “Allah’ın aldatması,” bir şerri ortadan kaldırmak ve kendisini aldatmaya kalkışanlara, haddini bildirmek içindir.2 Riya: Söz ve davranışlarda gösteriş yapma; bir iyiliği veya ameli Allah'ın rızasını kazanmak niyetiyle değil de insanların beğenisi için yapma demektir. Bu davranışta bulunan kimseye “riyakâr” veya “mürai” denir. Riya, insanlar arasında manevî nüfûz, şan ve şöhret, maddî çıkar sağlamak için yapılır. Riyanın her çeşidi ahlaksızlık olduğu halde, ibadetlerde riyakâr olmak çok daha büyük bir ahlâksızlıktır. Rasûlüllah (s.a.v); “Muhakkak ki, sizin için en çok korktuğum şey, küçük şirk, yani riyadır,” buyurmuştur. (Tirmizi)
Muhammed Esed
Bakın, bu ikiyüzlüler, Allah'ı kandırmaya çalışıyorlar; halbuki Allah onların [kendi kendilerini] kandırmalarını sağlıyor. 158 Onlar namaz için kalktıklarında, gönülsüzce, sadece insanlar görüp takdir etsinler diye kalkarlar; Allah'ı da nadiren anarlar;
Şüphesiz ki inanmadığı halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıklar, böyle yapmakla Allah’ı aldatmaya kalkışırlar. Aslında onlar Allah’ı değil kendilerini aldatıyorlar. Namaza kalktıkları zaman, istemeye istemeye kalkarlar ve namazı insanlara gösterişe dönüştürürler, Allah’ı çok az düşünür ve anarlar. 2/8-9, 4/38, 107/6
İkiyüzlüler Allah’ı aldatmaya çalışıyorlar, oysa O onların aldanmalarını sağlıyor.[847] Üstelik onlar namaza kalktıklarında, gönülsüzce, yalnızca insanlar görsün diye kalkarlar;[848] Allah’ı ise pek az hatıra getirirler.
Mustafa İslamoğlu Nisâ Suresi 142. Ayet Açıklaması
[847] Başkalarını aldatmaya kalkan kişinin ilk aldattığı kendisidir.
[848] Yani: “yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış” sözünü doğrulayan bir tavır takınırlar. Yatsı namazını kılmadan yatmadıklarını konu komşuya gösterip münafık olmadıklarını isbat için böyle yaparlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphesiz münafıklar Allah Teâlâ'ya karşı hud'ada bulunmak isterler. Halbuki onları hud'aya düşüren O'dur. Ve namaza kalktıkları zaman tembelcesine kalkarlar nâsa gösterişte bulunurlar ve Allah Teâlâ'yı pek az yâd ederler.
Münâfıklar Allah'ı aldatmaya çalışırlar, Allah da onların hilelerini ve oyunlarını bozar. Onlar namaza kalkarken üşene üşene kalkarlar, müminlere gösteriş yaparlar. Yoksa aslında Allah'ı pek az hatırlarlar. [58, 18]
Cemaatle namaz, mescide şevkle devam, müminle münâfığı ayıran bir ölçüdür. Hz. Peygamber (a.s.) zamanında cemaate devam etmeyen, İslâm toplumunun üyesi sayılmazdı. Münâfıklar da ister istemez mescide devam ediyorlardı. Fakat isteksiz, üşene üşene geç gelip, namaz biter bitmez hapishaneden çıkar gibi çıkmaları, isteksiz ibadet ettiklerini gösteriyordu.
Süleyman Ateş
İki yüzlüler, Allah'ı (guya) aldatmağa çalışırlar. Oysa, O, onları aldatır. Namaza kalktıkları zaman da üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı pek az anarlar.
İkiyüzlüler (münafıklar) Allah'a karşı oyun kurarlar, halbuki oyun kurmalarına imkan veren Allah’tır. Namaza kalkınca insanlara gösteriş yaparak ağır davranırlar. Allah’ı ancak arada sırada hatırlarlar.
Süleymaniye Vakfı Nisâ Suresi 142. Ayet Açıklaması
[*] Allah onay verip "ol" demeden hiç bir şey oluşmadığı için ayete bu mealden başkası uygun değildir. Allah kimseye oyun kurmaz ancak imtihan gereği insanların her türlü yanlış davranışı yapmalarına imkan verir. Bir ayet şöyledir: "Bir şeyi oluşturmanız, Allah'ın da o şeyi oluşturmasıyla mümkün olur." (Tekvîr 81:29) Bkz. Şae fiili
Şaban Piriş
Münafıklar, Allah'ı aldatmaya kalkışırlar, Allah ise onları aldatır. Namaza kalktıkları zaman, istemeye istemeye/ tembelce kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı çok az düşünürler.
Münafıklar güya Allah'ı aldatıyorlar! Oysa Allah onların hilelerini başlarına geçiriyor. Namaza kalktıklarında da onlar üşenerek ve insanlara gösteriş olsun diye kalkarlar; Allah'ı ise pek seyrek hatırlarına getirirler.
Şu bir gerçek ki, ikiyüzlüler hileler düzerek Allah'ı aldatmaya uğraşıyorlar. Ama Allah da onları aldatıyor. Onlar namaza/duaya kalktıklarında tembel-miskin bir halde kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar. Onlar Allah'ı çok az hatırlarlar.