Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4206, sondan 2031. ayet; 40. sure ve Mü'min Suresinin 73. ayetidir. Mü'min Suresi 73. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 23 ve toplam ebced değeri ise 2343 olarak hesaplanmıştır. Mü'min Suresinin toplam ebced değeri 360656 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (4) bulunuyor.
73,74. Sonra onlara, “Allah’ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?” denilir. Onlar da, “(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)” derler. İşte Allah, inkârcıları böyle saptırır.
Yukarıda inkârcıların inanmalarını sağlamak maksadıyla bazı aklî deliller ortaya konduktan sonra, buna rağmen hâlâ “Allah’ın âyetlerini tartışmaya kalkışanlar”ın, O’nun kitabını ve peygamberlere gönderdiklerini asılsız saymakta ısrar edenlerin âhirette içine düşecekleri acıklı durum özetlenmektedir. 69. âyetteki “Allah’ın âyetleri” ifadesini Taberî, “Allah’ın hükümleri ve âyetleri” (XXIV, 82); İbn Atıyye, “Hz. Muhammed’in peygamberliği ve ona gelen kitap” (IV, 568) şeklinde açıklamışlardır. Sûrede “Allah’ın âyetlerini tartışmaya kalkışanlar” anlamındaki ifade beş defa tekrar edilmiş; böylece bir bakıma putperestlerin bu tutumlarında ne kadar ısrarcı oldukları ve bunun kendileri için vazgeçilmez bir dava olduğu vurgulanmıştır. Kuşkusuz onların bu inatçı tutumlarının sebebi, Allah’ın âyetlerinde şirk inancını çürütme, tevhid inancını yerleştirme konusunda ısrar edilmesidir. 67. âyette insanın yaratılışı Allah’ın gücüne ve hikmetine kanıt olarak gösterilirken “Umulur ki (bunlar üzerine) akıl yorarsınız” buyurularak aklını doğru kullananın sahih inanca ulaşacağına işaret edilmişti. 69. âyetin sonunda ise inkârcıların, Allah’ın âyetlerini tartışmaları, onlarla mücadele etmeye kalkışmaları, “Gerçeklerden nasıl da uzaklaştırılıyorlar!” şeklinde meçhul (edilgen) bir fiil ile dile getirilmiştir. Buna göre eğer insan, inancını ve hayat çizgisini, temel insanî özelliği olan aklından destek alarak belirlemiyorsa mutlaka çeşitli olumsuz dış ve iç motiflerin etkisinde kalacak, akıllı ve özgür seçim yapamayacak ve sonuçta o motifler tarafından saptırılacaktır. Kur’an’ın her vesileyle gösterdiği gibi Mekke müşriklerinin İslâmî tebliğler karşısındaki tutumları da genellikle bu şekilde idi. Ayrıca tarihin her döneminde ve günümüzde de pek çok insanda bu zaaflar görülmektedir. Nefsânî duygular, çıkar hesapları, ideolojik saplantılar, yayın araçlarının yoğun şartlandırmaları gibi pek çok olumsuz iç ve dış âmiller insanları, 70. âyette belirtilen ilâhî kitaplardan ve onlardaki inanç, değer ve hayat ölçülerinden uzaklaştırmakta; nice yanlışları doğru, iyileri kötü, bâtılları hak göstermekte; onları –farkında olarak veya olmayarak– “Allah’ın âyetleri”ne, ilâhî hakikatlere ve bunların taraftarlarına karşı mücadeleye yönlendirmektedir. Ama âhiret bütün hakikatlerin gün ışığına çıktığı, hakkın yerini bulduğu kusursuz bir adalet ve yargı günüdür. Bu sebeple 74. âyette belirtildiği üzere sahte tanrılar, bağlılarını mahşerde yüzüstü bırakıp ortadan kaybolacak; onların gerçekten tapmaya değer şeyler olmadığı en sadık bağlılarınca da anlaşılıp itiraf edilecektir. Bu dünyada günahları ve erdemsiz yaşayışlarıyla haksız yere böbürlenip şımaranlar; nefislerini ve sıradan nesneleri veya kimi insanları tanrılaştıracak kadar alçalırken Allah’a kul, peygambere ümmet olmaya davet edilince bunu nefislerine yediremeyip kibre kapılanlar, âhirette boyunlarında halkalar ve zincirlerle alçaltılmış bir vaziyette cehennemi boylayacaklardır.
Mehmet Okuyan
73,74. Sonra onlara “Allah’ın peşi sıra ortak koştuklarınız nerede?” denecektir. Onlar da “Bizden kayboldular; zaten biz önceleri hiçbir şeye yalvarmıyorduk!”diyecekler. İşte böylece Allah o kâfirleri saptırır (sapkınlıkta bırakır).
Benzer mesajlar: En‘âm 6:94; A‘râf 7:37; Hûd 11:21; Nahl 16:87; Kasas 28:75; Fussilet 41:48.,Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: “Hayır, meğer biz önceden hiçbir şeye tapmıyormuşuz (taptıklarımız hiçbir şey değilmiş).” ,Bu cümle Bakara 2:26. ayetle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Sonra onlara şöyle denilecek: “Ortak koştuklarınız nerede?”
73, 74. Sonra onlara: “Allah’ın dışında O’na eş koştuklarınız nerede?” diye sorulacaktır. Onlar: “Bizden kayboldular. Daha doğrusu biz bundan önce hiçbir şeye tapıyor değildik” diyecekler. İşte Allah, kâfirleri böylece saptırır.
73,74. Daha sonra onlara, denilir ki: «Allahı bırakarak, eş koşmuş olduğunuz şeyler şimdi nerede?» Diyeler ki: «Onlar bize görünmez oldu, bizler önceden hiçbir şeye tapmazdık», İşte Allah kâfirleri böylecene saptırır
73-74. Sonra onlara: “Sizin şirk koştuklarınız nerede?” denilecek. Onlar da: “Bizden uzaklaştılar. Gerçekte biz, bundan önce (dünyada iken) birer hiç olan şeylere tapmış ve yalvarmışız!” diyecekler. (Ve onlara:) “İşte Allah, apaçık hakikati (bile bile) inkâr eden (sizin gibi zalim)leri böyle şaşırtır!” (denilecek).
Cemal Külünkoğlu Mü'min Suresi 73. Ayet Açıklaması
Ayetteki sorulu cevaplı konuşmalardan, insanların dünyada, ilahlaştırdıkları varlıkların insan olduğu anlaşılmaktadır. Bir insana tapmak için illa da onu bir ilah, bir Tanrı olarak görmek gerekmiyor. Eğer insan, kendisi gibi aciz bir varlığı soyut olarak kendisine çok yakın hissediyorsa, onu kutsayarak kendi dünyasında müstesna bir yere koyuyorsa, ona yüklediği yüce vasıflarla onu insanüstü bir varlık olarak görüyorsa, namazların secdelerinde bile Allah’ı düşünemezken, hayalindeki bu kişinin önünde onlarca kez saygı ile eğiliyorsa o kişiye tapıyor demektir.
Diyanet İşleri (Eski)
73,74. Sonra onlara: "Allah'ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir?" denir. "Bizden uzaklaştılar; hayır, biz zaten önceleri hiçbir şeye kulluk etmiyorduk" derler. İşte Allah inkarcıları böyle saptırır.
73, 74. Sonra onlara: Allah'ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir? denilecek. Onlar da: Bizden uzaklaştılar, zaten biz önceleri hiçbir şeye tapmıyorduk, diyecekler. İşte Allah kâfirleri böyle şaşırtır.
Müşriklere sorulduğunda, taptıkları putlarını inkâr ettikleri anlaşılmaktadır. Ancak Cenab-ı Hak taptıklarını karşılarına dikince şaşırıp kalacaklardır.
Edip Yüksel
Sonra onlara şöyle denir, "Nerde ortak koştuklarınız,"
73,74. Sonra onlara «Allâhı bırakıb da (Ona) ortak tutageldiğiniz (putlar) nerede?» denilecek. Onlar da «Bizden uzaklaşıb gaaib oldular. Daha doğrusu biz bundan evvel zâten hiçbir şey'e tapmazdık» diyecekler. İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır.
73,74. Sonra onlara: “Allah'ı bırakıp da (O'na) ortak koşmakta olduğunuz şeyler nerede?” denilir. (Onlar da:) “Bizden kayboldular; daha doğrusu (biz) daha önce hiçbir şeye yalvarır olmamışız!” derler. İşte Allah, kâfirleri (isyanlarındaki inadları üzerine) böyle saptırır.
73,74. Sonra da onlara: “Sizin şirk koşarak, Allah’tan başka taptıklarınız, şimdi nerede?” denilecek. Onlar da: “Onlar bizden (uzaklaşıp) kayboldular, meğer bizim önce (dünyadayken) taptıklarımız hiç bir şey değilmiş.” derler. İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır.
73-74. Sonra kendilerine denilecek ki: – Allah ile aranıza koyup dua ile yalvarıp yakardığınız ortak ederek şirk koştuklarınız şimdi neredeler? Onlar da: – Bizi yüzüstü bırakıp gittiler, demek ki bizim dünyadayken yalvarıp yakardığımız bu kimseler bir hiçmiş. Allah, gerçekleri örtbas eden kâfirleri işte böyle şaşkın ve çaresiz bırakır, derler. 28/62...66
73, 74. Sonra da kendilerine şöyle denilecektir: “Allah'tan başka O'na şerik saydığınız putlar nerede? ” Onlar: “Bizden uzaklaşıp ortadan kayboldular. Daha doğrusu, biz, taptıklarımızın bir hiç olduğunu, şimdi anladık. Meğerse bizim taptıklarımız, bir hiçten ibaretmiş. ”İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır. [6, 23]