Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4211, sondan 2026. ayet; 40. sure ve Mü'min Suresinin 78. ayetidir. Mü'min Suresi 78. ayetinin kelime sayisi 32, harf sayısı 124 ve toplam ebced değeri ise 7532 olarak hesaplanmıştır. Mü'min Suresinin toplam ebced değeri 360656 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (11) bulunuyor.
Arapça Metin
ولقد ارسلنا رسلا من قبلك منهم من قصصنا عليك ومنهم من لم نقصص عليك وما كان لرسول ان يأتي باية الا بـاذن الله فاذا جاء امر الله قضي بالحق وخسر هنالك المبطلون
Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da var. Hiçbir peygamber, Allah’ın izni olmadan bir mûcize getiremez. Allah’ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman bunu batıl sayanlar hüsrana uğrarlar.
Resûlullah’a, önceki peygamberlerin de benzer sıkıntılarla karşılaştıkları hatırlatılmaktadır. Allah, onların bazıları hakkında Kur’an’da bilgi vermiştir, ama bilgi verilmeyenler de vardır. Sonuçta bütün peygamberler temelde aynı inanç, ibadet ve hayat ilkelerini tebliğ ve temsil etmişler; fakat hepsinin düşmanları olmuş, acı ve sıkıntı çekmişlerdir. Ama vakti gelince Allah hükmünü vermiş, hak yerini bulmuştur.
“Allah’ın izni olmadıkça hiçbir elçi âyet getiremez” cümlesindeki âyet kelimesi genellikle mûcize olarak açıklanmıştır. İnkârcılar, Hz. Peygamber’i güç durumda bırakmak için ondan bazı olağan üstü işler başarmasını isterlerdi. Burada bu tür olayların ancak Allah’ın dilemesiyle gerçekleşebileceği bildirilmektedir (Râzî, XXVII, 88-89).
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki senden önce de elçiler göndermiştik. Onlardan kıssasını sana anlattıklarımız da var; kıssasını sana anlatmadıklarımız da var. Hiçbir elçi, Allah’ın izni olmaksızın herhangi bir ayeti (mucizeyi) getiremez. Allah’ın (azap) emri gelince de hüküm verilmiş (olur); [batıl]ı seçenler orada kaybetmiş (olacak)lardır.
Kur’an’da kıssası anlatılanların peygamberlerin tamamı olduğu algısı yanlış olduğu gibi, peygamberlerin sadece Orta Doğu’ya gönderildiği iddiası da doğru değildir. Kur’an’da kıssası anlatılanlar o dönemdeki muhatapların haklarında bilgi veya duyum sahibi olduğu peygamberlerdi. Zira Mekkeli müşrikler Kur’an’da kıssası anlatılan hiçbir peygamber için itirazda bulunmamıştır; çünkü kendileri de söz konusu peygamberler hakkında az veya çok bilgi sahibiydiler. İşte bu cümlede de esasında dikkat çekilen husus budur ve Nisâ 4:163-164’teki bilgiyle de tamamen uyum söz konusudur.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun, senden önce birçok peygamber gönderdik; sana onların kimini anlattık, kimini anlatmadık; hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir âyet getiremez. Allah'ın buyruğu gelince iş gerçekten biter. İşte o zaman, boşa uğraşanlar zarar ederler.
Ant olsun ki, senden önce de birçok resûl gönderdik. Onlardan bir kısmını sana anlattık, bir kısmını ise anlatmadık. Hiçbir resûl, Allah'ın izni olmaksızın bir âyet¹ getiremez. Allah'ın buyruğu geldiği zaman hak yerini bulur. Batıldan yana olanlar hüsrana uğrarlar.
Muhakkak Biz Senden önce de elçiler gönderdik; onlardan kimini Sana aktarıp-anlattık ve kimini anlatmadık. Herhangi bir elçiye, Allah'ın izni olmaksızın bir ayeti (mucizeyi ve hüküm ölçülerini) getirmek olacak şey değildir. Allah'ın emri geldiği zaman ise, (kesinlikle) Hakk ile hüküm verilir ve işte o zaman, (Hakkı) iptal etmekte (istekli) olanlar (ve bâtıl’ı seçip savunanlar) hüsrana uğrayıp (gideceklerdir).
Ve andolsun ki senden önce nice peygamberler gönderdik, onlardan, sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da ve hiç bir peygamber, Allah'ın izni olmadıkça bir delil, bir mucize gösteremez; derken Allah'ın emri gelince gerçek olarak hükmedilir ve işte buracıkta, boş şeylere uyanlar, ziyan eder gider.
Gerçek şu ki ey Muhammed! senden önce de birçok peygamberler gönderdik, onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da ve hiçbir peygamber Allah'ın izni olmadıkça bir ayet, bir mucize getiremez. Allah'ın emri gerek bu dünyada, gerekse öbür dünyada geldiği zaman, hak ve adaletle hükmedilir ve işte o zaman boş şeylere uyanlar, zarar etmiş olacaklardır.
Andolsun, senden önce de özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevli Rasuller gönderdik. İçlerinden kıssalarıyla sana anlattıklarımız var. Yine onlardan sana anlatmadıklarımız da var. Hiçbir Rasul, Allah'ın izni, emri ve iradesi olmaksızın herhangi bir âyeti, hak peygamber olduğu ile ilgili mûcizeyi kendiliğinden getirmez. Allah'ın planı icra edilirken de, hakkaniyetle, adâletle icraat yapılır. O zaman bâtıl yolda gidenler, bâtılın hâkimiyetini temin için hakkı baskı altında tutan güç ve iktidar sahipleri, hüsrana uğrayacaklardır.
Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan bazılarını sana anlattık bazılarını ise anlatmadık. Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir mucize getirmesi sözkonusu olamaz. Allah'ın emri geldiğinde hak ile hükmedilir ve işte burada, (hakkı) geçersiz kılmaya çalışanlar hüsrana uğrarlar.
Andolsun, biz senden önce elçiler gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp-anlattık ve kimini anlatmadık. Herhangi bir elçiye, Allah'ın izni olmaksızın bir ayeti getirmek olacak şey değildir. Allah'ın emri geldiği zaman hak ile hüküm verilir ve işte burada (hakkı) iptal etmekte (istekli) olanlar hüsrana uğramışlardır.
(Ey Rasûlüm) gerçekten biz, senden önce bir çok peygamberler gönderdik; onlardan kimini sana haber verdik, kimini de sana haber verip anlatmadık. Allah'ın izni olmadıkça, hiç bir peygamber tek bir mucize getiremez. Allah'ın (dünya ve ahirette azap) emri gelince de, hak yerine getirilir. İşte, burada hüsrana düştü inatçı kâfirler...
Andolsun! Senden önce de nice peygamberler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık, bir kısmını da anlatmadık. Ve Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamber hiçbir mucize getiremez. İşte Allah’ın emri onlara geldiğinde, hak yerine getirilir. Ve işte o zaman boş fikirlerle uğraşanlar, zarar etmiş olacaklar.
Biz senden önce de, peygamberler gönderdik; içlerinden sana birtakımın söyledik, birtakımın söylemedik, Allahın izni olmadan, hiçbir peygamber bir belge getiremez, Allahın emri gelince, hakla hükmolunur, iğri işli kimseler, bunda ziyandadırlar
Andolsun, senden önce de resuller gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var, anlatmadıklarımız da. Hiçbir resul, Allah'ın izni olmadan bir mucize gösteremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. İşte o zaman Allah'ın ayetlerini boşa çıkarmaya çalışanlar, hüsrana uğrarlar.
Cemal Külünkoğlu Mü'min Suresi 78. Ayet Açıklaması
Bkz. 4:164Kur’an’dan anladığımıza göre, her millete ya da kabileye, o toplumun durumuna göre peygamber gönderilmiştir. Fakat Kur’an, hikmetine binaen daha çok Arabistan Yarımadasıyla Mezopotamya (Dicle ve Fırat Nehirleri arasında kalan bölge)’da gönderilen peygamberlerin hayatlarına yer vermiştir. İbrahim 14:11 ve Ra’d 13:38’de olduğu gibi bu ayette de “Allah’ın izni olmadan hiçbir peygamberin mucize gösteremeyeceği” ifade edilmektedir. Bundan da anlıyoruz ki; mucizeler tamamen Allah’ın takdirindedir ve O’nun fiilidir. O halde mucizeye göre elçilere büyüklük atfetmek ve mucizelerin farklılığından dolayı peygamberler arasında üstünlük kurmak ve ayırım yapmak doğru değildir.
Diyanet İşleri (Eski)
And olsun ki, senden önce birçok peygamberler gönderdik; sana onların kimini anlattık, kimini anlatmadık; hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın buyruğu gelince iş gerçekten biter. İşte o zaman, boşa uğraşanlar hüsranda kalırlar.
Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana kıssalarını anlattığımız kimseler de var, durumlarını sana bildirmediğimiz kimseler de var. Hiçbir peygamber Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir âyeti kendiliğinden getiremez. Allah'ın emri gelince de hak uygulanır ve o zaman bâtılı seçenler hüsrana uğrayacaklardır.
Gönderilen peygamberlerin sayısını Allah’tan başkasının bilemeyeceği muhakkak olmakla beraber, tefsirlerde, yüce Allah’ın 124.000 peygamber gönderdiği rivayet edilmektedir.
Kur’an-ı Kerim’de bunlardan sadece 25 tanesinin isimleri zikredilmekte, hayatları ve Allah’ın emirlerini tebliğ hususunda verdikleri mücadelelerden bahsedilmektedir.
Âyet-i kerimede ayrıca, peygamberlerin kendiliklerinden ortaya çıkmadıkları, getirdikleri mucizeleri de Allah’ın emri ve izni ile getirdikleri ifade edilmektedir.
Edip Yüksel
Senden önce göndermiş bulunduğumuz elçilerin bir kısmından sana söz ettik, bir kısmını da sana anlatmadık. Hiç bir elçi, ALLAH'ın izni olmadan bir mucize getiremez. ALLAH'ın emri gelince gerçeğe göre yargı verilir ve yanlışı savunanlar orada hüsrana uğrarlar.
İnkarcıların Kuran'ı kavrayamıyacaklarını 17:45-46; 18:57 ve 56:79 ayetlerinden öğreniyoruz. Sadece inananlar ve objektif araştırmacılar Kuran'ı anlamaya yetkilendirilmişlerdir. Büyük mucizelerden biri olan Kuran'ın matematiksel sistemi (74:30-35), bir elçi yoluyla iletildi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki biz senin önünden nice peygamberler göndermişizdir. Onlardan kimini sana anlatmışız, kimini de anlatmamışızdır. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmaksızın bir mucize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak yerine getirilir. Batıl bir dava peşinde koşanlar, işte bu noktada hüsrana uğrarlar.
Celâlim hakkı için biz senin önünden nice Resuller göndermişiz, onlardan kimini sana ayıtmışız, kimini de ayıtmamışızdır, hiç bir Resul için Allahın izni olmaksızın bir âyet (bir mu'cize) getirmek olamaz, Allahın emri gelince de hak yerine getirilir ve işte husrana burada düştü mubtıller
Andolsun ki senden evvel de peygamberler gönderdik. Onların içinden sana kıssalarını anlatdığımız kimseler de var, sana bildirmediğimiz kimseler de var. Hiçbir peygamber, Allahın izni olmaksızın, herhangi bir âyeti kendiliğinden getiremez. Allahın emri gelince de hak (ve adalet) le hükmolunur. Bîhûde lâf söyleyenler işte burada hüsrana düşmüşdür.
Celâlim hakkı için, senden önce de peygamberler gönderdik; onlardan sana kıssa(larını) anlattığımız kimseler de var, içlerinden sana kıssa(larını) anlatmadığımız kimseler de var. Nitekim Allah'ın izni olmadan hiçbir peygamberin bir mu'cize getirmesi mümkün değildir. Fakat Allah'ın emri geldiği zaman, hak ile hükmedilir; işte o zaman, (mu'cizeleri)boşa çıkarmaya çalışanlar hüsrâna uğramıştır.
Senden öncede elçiler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız olduğu gibi, sana hiç anlatmadıklarımız da var. Bir elçinin, Allah’ın izni olmadan bir ayet getirmesi, mümkün değildir. Allah’ın emri (kıyamet saati) geldiğinde, hak ve adalet ile hükmedilir. Orada (ahiret de) batıla saplanmış olanlar kaybetmişlerdir.
Senden evvel biz peygamberler göndermiştik. Onların bir kısmının kıssasını sana hikâye ettiysek de bir kısmının kıssasını sana hikâye etmedik. Hiçbir peygamberin Allah/ın izni olmaksızın bir mûcize getirmeye salâhiyeti yoktur. Allah/ın azap hakkındaki fermanı gelince işler doğrulukla biter [¹], bâtıla sülük edenler işte o zaman ziyana uğrayacaklar.
İsmail Hakkı İzmirli Mü'min Suresi 78. Ayet Açıklaması
[1] Doğrular kurtulurlar, doğru olmayanlar azaba duçar olurlar.
Kadri Çelik
Şüphesiz biz senden önce peygamberler gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp anlattık ve onlardan kimini de sana aktarıp anlatmadık. Herhangi bir peygambere Allah'ın izni olmaksızın bir ayeti getirmek yaraşmaz. Allah'ın emri geldiği zaman hak ile hüküm verilir ve o zaman batıl ehli olanlar hüsrana uğrar.
Ey Muhammed! Doğrusu Biz, senden önce de nice Peygamberler göndermiştik. Onlardan kiminin hayat hikayesini sana bu Kur’an’da anlattık, kiminden de hiç söz etmedik. Göndermiş olduğumuz hiç bir Peygamber, Allah’ın izni olmadıkça herhangi bir mûcize gösteremez. Her elçi, inkârcılarla sonuna kadar mücâdele eder. Nihayet Allah’ın emri gelince, en âdil hüküm verilir ve Allah’ın nurunu ortadan kaldırmaya çalışanlar, işte o zaman korkunç bir azapla yok edilerek hüsrana uğrarlar. İşte, günümüz inkârcılarını da aynı âkıbet beklemektedir!Eğer inkârcılar senden mûcize istiyorlarsa, şöyle bir çevrelerine baksınlar:
And olsun, senden önce de rasûller gönderdik!
Onlardan sana anlattıklarımız da vardır; anlatmadıklarımız da vardır.
Allah’ın izni dışında bir âyet getirmek bir rasûl için mümkün / olası değildir.
Allah’ın emri geldiği zaman Hakk ile hüküm verildi.
İşte şimdi Bâtıl İçin Çalışan (Bâtılcı)lar hüsrana düştü.
Yemin olsun Biz, senden önce de Peygamberler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık ve onlardan kimini de sana anlatmadık.1 Bütün Peygamberler ancak Allah’ın izni ile mûcize getirirler. Allah’ın (helâk) emri gelince de (aralarında) adaletle hüküm verilir ve işte o zaman, bâtıl peşinde koşanlar perişan olurlar.
1 Hz. Peygamber (s.a.v)’den önce gönderilen peygamberler vardır ve bunların sayısını ancak Allah bilir. Kur’an-ı Kerim’de ismi zikredilen peygamberler Rabbimizin bizim adını ve yaşayışını bilmemizi murat ettiği peygamberlerdir. Allah’ın ve Efendimiz (s.a.v)’in ismini zikrettiği peygamberler dışındaki, peygamber olduğu iddia edilen isimler (Yuşa gibi) İsrailiyyat kaynaklı uydurma isimlerdir. Yüz yirmi dört bin peygamberden bahsetmenin de İslamî manada hiçbir dayanağı yoktur.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki [ey Muhammed,] senden önce elçiler göndermiştik: onların kiminden sana bahsettik, 57 kimi hakkında da sana bir bilgi vermedik. Ve (gönderdiğimiz) hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir mucize ortaya koyamaz. 58 Allah'ın iradesi açığa çıktığı zaman 59 hüküm [çoktan] adaletle yerini bulmuş olacak, [anlayamadıkları her şeyi] 60 yok etmeye çalışanların tümü o zaman ve orada, hüsrana uğramış olacaklar.
And olsun ki biz senden önce de birçok elçiler gönderdik. Onlardan bazılarının kıssalarını sana anlattık bazılarını ise anlatmadık. Şu bir gerçek ki hiçbir elçi Allah’ın izni/yasası dışında herhangi bir ayet getiremez. Allah’ın cezalandırma emri geldiğinde hak yerini bulmuş olur ve o zamanda batılı hâkim kılmak isteyenlerin de sonu helak ve hüsran olur. 3/144, 4/164
Doğrusu Biz, senden önce de sayısı belirsiz[4222] elçiler göndermiştik; onların kimisinden sana söz ettik, kimisinden sana hiç söz etmedik.[4223] Ama şu kesin ki, hiçbir elçi Allah’ın izni olmadan ilâhî kudret delili getiremez. Nitekim Allah’ın emri geldiği zaman, hak tecelli etmiş olacak; işte o anda ve orada, hayatı anlam ve amacından yoksun bırakanlar[4224] hüsrana uğramış bulunacaklar.
Mustafa İslamoğlu Mü'min Suresi 78. Ayet Açıklaması
[4222] Rusulendeki belirsizliğin teksir özelliğine istinaden.
[4223] Kıssası hiç anlatılmayan bir çok elçi olduğuna göre, Kur’an’da anlatılanların seçimi çok özel mesajlar taşısa gerektir. Mesela Âdem’in mesajı: “Adam olmanın yolu hatasızlıktan değil hatayı itiraftan geçer”. Nûh’un mesajı: “Sen karada gemini yap, deniz lazım olursa Rabbin onu ayağına getirir”. İbrahim’in mesajı: “Hiçbir Nemrud’un ateşi imanı yakamaz”. İsmail’in mesajı: “Sen Allah’a kurban olursan varlık sana kurban olur”. Yakub’un mesajı: “Saf sevgiye iki göz verirsen, bin gözün görmediği bir burun kazanırsın”. Yusuf’un mesajı: “Bir kişi sabır, sebat, ilim, hikmet, gayret, iffet ve hizmetle koca bir ülkenin kaderini değiştirir”. Musa’nın mesajı: “Firavun’un zulmü anaların rahmine kadar uzanmışsa Musa’nızı Firavun’un sarayında arayınız”…
[4224] el-Mubtılûn, “anlamsızlık ve amaçsızlık” demeye gelen bâtılı hayat tarzı edinenler (Hakk ve Bâtıl kıyası için bkz: 14:19, not 20). Bu sıfatın kapsamına hayatın “anlamdan ve amaçtan” yoksun olduğunu düşünen her nihilist girer. Hayat bütünüyle mucizedir; ancak bunu hayatın anlam ve amacını kavrayanlar görebilir: “Göklerde ve yerde nice ilahi kudret delili olan ayetler var ki, yanından geçip gidiyorlar da onlara dönüp bakmıyorlar bile” (12:105).
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, senden evvel de peygamberler gönderdik. Onlardan bir kısmının kıssasını sana bildirmiştik ve onlardan sana kıssasını bildirmediklerimiz de vardır ve bir peygamber için Allah'ın izni olmadıkça bir mûcize getirmek (kabil) olamaz. Allah'ın emri gelince de hak ile hükmolunmuş olur ve bâtılı ihtiyar etmiş olanlar ise o zaman hüsrâna uğramıştır.
Biz senden önce de birçok resul gönderdik. Onlardan bazısını sana anlattık, bazısını ise anlatmadık. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmaksızın bir mûcize getiremez. Allah'ın emri gelince de hak ve adaletle hükmolunur ve batıl yolda olanlar, (özellikle ısrarla, peygamberin azap getirmesini isteyenler) hüsrana uğrarlar.
Bir hadis-i şerife dayanarak müfessirler Allah Teâlânın çeşitli devirlerde ve yerlerde 124.000 peygamber gönderdiğini söylerler. Kur’ân’da isimleri ve tebliğleri bildirilen peygamberlerin sayısı 28’dir. Müşrikler, kendilerinin tehdid edildikleri azabı pek ciddiye almadıklarından, Hz. Peygamber (a.s.)’a: “Haydi, göster bakalım!” diye acele ediyorlardı. Âdeta bir oyun ve seyir merakı ile teklifte bulunuyorlardı. Allah Teâlâ ise şunu bildirmek istiyordu: “Mûcize bir oyun değil, bir gösteri değil, bir son fırsattır. Mûcizeden sonra, imana gelmezlerse, fecî sonları geldi demektir.”
Süleyman Ateş
Andolsun biz, senden önce de elçiler gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık, kimini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir mu'cize getiremez. Allah'ın emri geldiği zaman hak yerine getirilir ve işte o zaman (Allah'ın ayetlerini) boşa çıkarmağa uğraşanlar, hüsrana uğrarlar.
Senden önce de elçiler gönderdik; kiminin hikayesini sana anlattık, kimininkini de anlatmadık. Hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan mucize getiremez. Allah'ın emri gelince iş gerçekten biter. Boş işlere dalanlar orada kaybederler.
Senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana anlattıklarımız da var anlatmadıklarımız da. Hiç bir peygamber Allah'ın izni olmadıkça bir ayet/mucize getiremez. Allah'ın emri geldiği zaman da hak ile hüküm verilir ve işte o zaman batılcılar hüsrana uğrar.
Biz senden önce de nice peygamberler gönderdik ki, onlardan kiminin kıssalarını sana anlattık, kiminden ise söz etmedik. Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir âyet getiremez. Allah'ın emri geldiğinde ise, adaletle hükmolunmuş ve hakkı boşa çıkarmaya çalışanlar oracıkta hüsrana uğramış demektir.
Yemin olsun, biz senden önce de resuller gönderdik. Onların bir kısmının hayat ve hatırasını sana anlattık, bir kısmının hayat ve hatırasından sana bahsetmedik. Hiçbir resulün, Allah'ın izni olmaksızın herhangi bir mucize getirmesi söz konusu olamaz. Allah'ın emri geldiğinde, hakla hükmedilir ve gerçeği hükümsüz kılmaya çalışanlar orada hüsrana uğrarlar.
daħı bayıķ viribidük yalavaçlar senden ilerü. bir nicesi anlaruñ oldur kim ķıśśa eyledük saña daħı bir nicesi oldur kim ķıśśa eylemedük saña. daħı olmadı hįç yalavaca kim getüre bir āyet illā Tañrı destūrı-y-ıla. pes ķaçan kim geldi Tañrı buyruġı hükm olma ḥaķk-ıla daħı ziyānlu ola anda bāŧıl işlüler.