Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4369, sondan 1868. ayet; 43. sure ve Zuhruf Suresinin 44. ayetidir. Zuhruf Suresi 44. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 26 ve toplam ebced değeri ise 1962 olarak hesaplanmıştır. Zuhruf Suresinin toplam ebced değeri 253993 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (1) bulunuyor.
Şartlanmışlık sebebiyle doğruyu dinleme, görme ve doğru düşünme kabiliyetlerini kaybetmiş kimselere laf anlatmak imkânsız gibidir. Bu gerçekten hareketle Hz. Peygamber’in ve onun tebliğ sünnetini yerine getiren ümmetin, “Neden bizi dinlemiyor ve anlamıyorlar?” veya “Bunca zulme ve sapkın inançlarda ısrara rağmen niçin bunlara hak ettikleri ceza verilmiyor?” sorularıyla bunalmamaları, aksine sabretmeleri, işi Allah’a bırakmaları gerekmektedir. Allah, Hz. Peygamber’e müşriklerin âkıbetini gösterse de (nitekim bir kısmını Medine döneminde göstermiştir) göstermese de gerekeni yapacak, herkese hak ettiğini verecektir; çünkü O’nun kudreti karşısında duracak bir güç yoktur.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki o (Kur’an), senin ve kavmin için (gerçeği) hatırlatan (öğüt)tür. İlerde ondan sorgulanacaksınız.
Bu cümle bir müslümanın Kur’an’la ne kadar sıkı bir iletişimde olması gerektiğinin göstergesidir. Çünkü Kur’an bir müslüman için onurdur ve mahşerde insanlar bu kitaptan sorgulanacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu Kur'ân, sana ve kavmine bir şereftir. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.[534]
Ve şüphesiz O (Kur’an), Senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. (Hüküm ve hikmet kaynağıdır.) Siz (onu anlama ve uygulama çabanızdan) sorulacaksınız.
Kur'ân senin için de, toplumun için de büyük bir şereftir, bir öğüttür, bir ikazdır, okunması ibadet olan bir övünç kaynağıdır. Kur'ân'daki ilâhî emir ve yasaklardan sorumlu tutulacaksınız.
Muhakkak ki o Kûr'an, hem senin için, hem kavmin için bir şereftir. İleride de (kıyamet günü, onun hakkını yerine getirib getirmemekten) sorumlu olacaksınız.
Cemal Külünkoğlu Zuhruf Suresi 44. Ayet Açıklaması
Kur’an’ın öğüt olması onun anlaşılmasına bağlıdır. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Yani birilerine önemli konularda nasihat vereceksiniz ama bu nasihati onların anlamadığı bir dille yapacaksınız ve bunun onlar üzerinde de etkili olmasını bekleyeceksiniz. Bu olacak şey değil. İslam dünyasının Kur’an’la olan münasebeti bu konuda en somut örnektir. Onun için Kur’an’ı ve açıklamasını mutlaka kendi dilimizle okumak ve anlamak zorundayız. “Kendi dilimizde okumaktansa onun dilini anlamaya çalışsak daha iyi olmaz mı?” ifadeleri sadece bir aldatmaca ve oyalamacadır. Çünkü Milyonlarca insan kendi diliyle Kur’an’ı okuyabilir ve bu yolla dinini öğrenebilir ama bunun yüzde biri Kur’an’ın dilini öğrenerek ondan dini öğrenemez. Zira bu iş öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Her geçen gün daha da dünyevileşen insanın böyle bir gayrete girmesi oldukça zor ve uzak ihtimaldir.
Diyanet İşleri (Eski)
Doğrusu bu Kuran sana ve ümmetine bir öğüttür, ondan sorumlu tutulacaksınız.
Bu muhteşem Kitap, senin ve halkın için mutluluğa ulaştıran bir öğüt,bir onur ve itibar kaynağı olacaktır ve zamanı gelince, hepinizona karşı tutumunuzdan dolayı hesaba çekileceksiniz!
1 Bu bölüm, “(Ey Muhammed!) Şüphesiz o (Kur’an), senin ve toplumun için sizden bahsederek sizi şereflendiren (bir kitaptır.)” şeklinde de tercüme edilebilir. Bk. (Enbiyâ: 10)
Muhammed Esed
ve bu [vahiy] şüphesiz senin ve halkın için bir şeref ve itibar [kaynağı] olacaktır: 36 ama zamanı gelince hepiniz [ona karşı tutumunuzdan dolayı] hesaba çekileceksiniz. 37
Kuşkusuz bu (vahiy), senin ve kavmin için bir şeref ve itibar kaynağıdır:[4397] fakat zamanı gelince hepiniz (ona karşı aldığınız tutuma göre) hesaba çekileceksiniz.[4398]
Mustafa İslamoğlu Zuhruf Suresi 44. Ayet Açıklaması
[4397] Zikr, “uyarı” anlamının yanında “kişinin kendisiyle anıldığı, hatırlandığı şey”, yani “şeref, şan, onur, itibar” anlamına da gelir (Lisân). Nitekim Hz. Ali ve İbn Abbas, âyetteki zikr’i böyle anlamışlardır (Taberî). Mukâtil ve Ferrâ da bu anlamı vermişlerdir.
[4398] Parantez içi açıklama A’râf 6’ya dayanmaktadır. Bu âyet, âhirette insanın vahye gösterdiği tavırdan dolayı hesaba çekileceğini ifade eder (Krş: 25:30).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve muhakkak ki o, elbette senin için ve kavmin için pek büyük bir şereftir ve ileride sual olunacaksınızdır.