Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4518, sondan 1719. ayet; 46. sure ve Ahkaf Suresinin 8. ayetidir. Ahkaf Suresi 8. ayetinin kelime sayisi 25, harf sayısı 99 ve toplam ebced değeri ise 7276 olarak hesaplanmıştır. Ahkaf Suresinin toplam ebced değeri 191977 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
ام يقولون افتريه قل ان افتريته فلا تملكون لي من الله شيـا هو اعلم بما تفيضون فيه كفى به شهيدا بيني وبينكم وهو الغفور الرحيم
Yoksa, “Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah’tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Kur’an’a muhatap olanlar onun olağanüstü bir metin olduğunu gördüler ve anladılar. Ancak içinde bulundukları ve yararlandıkları konum sebebiyle gerçeği inkâr ettiler, olağanüstülüğü ise sihir diyerek geçiştirmeye çalıştılar. Eğer sihir iddiası doğru olsaydı, Hz. Peygamber’in Kur’an’ı kendisi uydurup Allah’a aitmiş gibi göstermesi gerekirdi. Bu durumda nelerin olacağı konusuyla ilgili âyetlerde yer alan açıklama (bk. Hâkka 69:44-47), yalancı peygamberleri bekleyen acı âkıbeti de haber vermektedir.
Mehmet Okuyan
Yoksa “Onu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar! De ki: “Ben onu uydurursam, Allah tarafından bana gelecek şeyi (azabı) savmaya gücünüz yetmez. O, sizin (Kur’an) hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok iyi bilendir. Benimle aranızda şahit olarak O (Allah) yeter. O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.”
Hz. Muhammed’e “müfteri/iftiracı” suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Nahl 16:101; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4; Secde 32:3; Sebe’ 34:8; Şûrâ 42:24.
Bayraktar Bayraklı
“Yoksa onu uydurdu mu?” diyorlar. De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. Allah, sizin Kur'ân hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, affedicidir; merhamet sahibidir.”
Yoksa “Onu uydurdu.” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuş olsaydım, Allah'tan bana gelecek şeye siz engel olamazdınız. O, sizin ona karşı nelere giriştiğinizi çok iyi biliyor. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Yoksa “Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben (bunları) uydurdumsa, bu durumda siz; Allah’tan bana (gelecek) hiçbir şeye (belaya ve cezaya engel ve) malik olamazsınız. (Ama) Sizin Kendisi hakkında ne taşkınlıklar yaptığınızı, O daha iyi Bilendir. (Artık) Benimle sizin aranızda şahit (ve hâkim) olarak O (Allah) yeterlidir. O çok Bağışlayandır, Esirgeyip Koruyandır.”
Yoksa bunu, kendisi uyduruyor mu derler? De ki: Ben uyduruyorsam Allah'ın azabından hiçbir şeyi gideremezsiniz benden; o, Kur'an hakkında neler dediğinizi daha iyi bilir; benimle sizin aranızda tanık olarak o yeter ve odur suçları örten, rahim.
Yoksa onlar, Kur'ân'ı Muhammed mi uydurdu diyorlar? De ki: “Eğer O'nu ben uydursaydım, Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya, sizin gücünüz yetmezdi. Ve Allah sizin Kur'ân hakkında kopardığınız yaygara ve sergilediğiniz taşkınlığı çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter.”
Yoksa onu:
“Muhammed uydurdu.” mu, diyorlar.
“Eğer onu ben uydurmuşsam, Allah'tan bana gelecek cezayı önlemeye sizin gücünüz yetmez. O sizin Kur'ân'a karşı yaptığınız hücumları, taşkınlıkları iyi bilir. Benim hak peygamber olduğuma ve tebliğ görevimi yaptığıma sizin de yalanlamanıza ve inkârınıza şâhit olarak Allah kâfidir. O çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.” de.
Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer onu ben uydurduysam, Allah'tan gelecek (cezaya) karşı siz bana hiç bir şey sağlamaya güç yetiremezsiniz. O, sizin ne taşkınlıklar yaptığınızı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O bağışlayan, rahmet edendir.
Yoksa: 'Kendisi onu uydurdu' mu diyorlar? De ki: 'Eğer ben uydurdumsa, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) hiç bir şeye malik (engel) olamazsınız. Sizin kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yaptığınızı O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.'
Yahud: “-Kur'an'ı kendisi uydurdu.” derler. (Ey Rasûlüm), de ki: Eğer ben onu uydurdumsa, siz beni Allah'dan kurtaracak hiç bir şeye sahib olamazsınız; O, sizin içine dalıb durduğunuz (Kur'an'a dair) itirafları çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, Gafûr'dur = mağfireti boldur, Rahîm'dir = çok merhametlidir.
Yoksa “O bunu uydurmuş” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben bunu uydurmuşsam, siz Allah’a karşı benim için hiçbir şeye sahip olamazsınız. O, sizin içine daldığınız durumu çok iyi biliyor. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeterdir. O, çok bağışlayan ve çok acıyandır.
«Onu kendi uydurdu mu?» diyorlar; diyesin ki: «Onu ben uydursaydım, Allahtan gelecek olana karşı, beni savunamazdınız, bu yoldaki sizin yaygaranızı O iyi bilir, aramızda O'nun tanıklığı yetişir, O'dur bağışlayıcı, O'dur yarlıgayıcı»
Yoksa: “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan (bana) gelecek olan (ceza)ya karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Veya, "onu uydurdu" derler. De ki: "Eğer onu uydurdumsa, beni Allah'a karşı hiçbir şekilde savunamazsınız; O, Kuran için yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayandır, merhamet edendir."
Yoksa «Onu uydurdu» mu diyorlar? De ki: Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, sizin Kur'an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki, "Onu ben uydurduysam siz beni ALLAH'tan gelecek hiç bir şeye karşı koruyamazsınız. O, sizin taşkınlığınızı en iyi bilendir. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. O Bağışlayandır, Rahimdir.
Yoksa, "Onu (Muhammed) uydurdu." mu diyorlar? Sen de ki: "Eğer onu ben uydurmuşsam Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya sizin gücünüz yetmez. O sizin yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. O çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Yok, iftirâ etti mi diyorlar? De ki: ben onu iftirâ ettimse siz beni Allahdan kurtaracak hiç bir şey'e mâlik olamazsınız ve o sizin neye yaygara edip durduğunuzu pek âlâ bilir, ona benimle aranızda şâhid o yeter, hem de gafûr, rahîm o
Yahud «Onu kendisi uydurdu» diyorlar. De ki: «Eğer onu ben (bilfarz) uydurdumsa o halde siz Allahdan bana (gelecek azâbı savmıya) hiçbir vech ile güc yetiremezsiniz. O, sizin ona dâir ne taşkınlıklar yapıb durduğunuzu çok iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şâhid olarak O yeter. O (küfürden rücû' ile îman edenleri) çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir».
Yoksa, “Onu (Muhammed) uydurdu!” mu diyorlar? De ki: “Eğer (ben) onu uydurmuşsam, o takdirde benim için Allah'dan (gelecek) bir şeye (bir azâba karşı, onu benden def' edecek bir güce) mâlik olamazsınız. O, (sizin) onun hakkında (Kur'ân'ın aleyhinde) yapmakta olduğunuz taşkınlıkları en iyi bilendir! Benimle sizin aranızda (buna)şâhid olarak O yeter! Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.”
Yoksa onlar “Kur’an’ı O’mu (Muhammed), uydurdu?” diyorlar? Onlara deki “Eğer ben onu Allah adına uydurmuş olsam, Allah’a karşı hiçbirinizin bir şekilde beni kurtarmaya gücü yetmez. Allah, sizin yaptığınız taşkınlıkları, haddi aşan sözlerinizi en iyi bilendir. O, benimle sizin aranızda şahit olarak yeter. Allah bağışlayan ve merhamet edendir.
Yok, «— O, Kur/an/ı kendiliğinden uydurdu» diyorlar. Sen de «— Eğer onu kendiliğimden uydurmuş olsaydım siz, Allah/tan göreceğim cezayı sayamazdınız. O, Kur/an hakkında giriştiğiniz türlü türlü saçmaları herkesten iyi bilir. O/nun sizinle benim aramızda hakkıyle şahit olması elverir. O, yarlıgayan, bağışlayandır» dersin.
Yoksa “Kendisi onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uydurduysam, bu durumda siz, Allah'tan bana (gelecek) olan hiç bir şeye (karşı) malik olamazsınız. Sizin, kendisi (Kur'an) hakkında, ne taşkınlıklar yapmakta olduğunuzu O daha iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.”
Yoksainkâr edenler, “Kur’an’ı Muhammed uydurdu!” mu diyorlar? Ey şanlı Elçi! Onlara de ki, “Eğer onu uydurmuş olsaydım, siz beni Allah’tan gelecek azâba karşı koruyamazdınız. Çünkü Allah, kendi adına yalan uyduran kimseleri kesinlikle azâba uğratacaktır. Öyleyse, neden sizin hatırınız için bütün bunları uydurup kendimi ateşe atayım? Aslında, böyle bir şey yapmayacağımı siz de pekâlâ bilirsiniz. Fakat unutmayın, Allah, içine daldığınız bu iftira kampanyasının elbette farkındadırve cezasını verecektir. O hâlde, benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter. Bununla birlikte, hâlâ tövbe etme fırsatınız da var: ÇünküO, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Yoksa “Onu uydurdu” mu diyorlar?
De ki:
-“Onu uydurduysam, benim için Allah’tan bir şeye mâlik olmazsınız.
Sizin yaygara bastığınız şeyleri O çok iyi bilir.
Benim ve sizin aramızda şahid olarak yeter.
O Rahîm Gafûr’dür.
Yoksa (müşrikler de): “O (Kur’an’ı Muhammed) kendisi uydurdu.” mu diyorlar? (Sen onlara): “Eğer onu ben uydursaydım, Allah’tan bana (gelecek cezâyı) savmaya sizin gücünüz yetmezdi. Hem sizin o (Kur’an) hakkında yapmakta olduklarınızı O (Allah), çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak da O yeter. Zîrâ bağışlayan ve esirgeyen, sadece Odur.” de.
Yoksa, “Bütün bunları o uydurdu” mu diyorlar? De ki [ey Muhammed]: “Eğer onu ben uydursaydım Allah'a karşı bana hiçbir faydanız dokunmazdı. 8 O, düşüncesizce bulaştığınız bu [iftira]nın tamamen farkındadır: benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! Ve yalnız O, gerçek bağışlayıcıdır, gerçek bir rahmet kaynağıdır”. 9
Yoksa onlar, “Bu Kuran’ı kendisi uydurdu” mu diyorlar? – De ki: “Şayet onu ben kendiliğimden uydurmuş olsaydım o zaman hiç biriniz beni Allah’ın azabından kurtaramazdınız. Zira O, sizin bu vahiy hakkında söylediğiniz yakışıksız sözleri bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, eşsiz bir bağışlayıcı sonsuz bir rahmet kaynağıdır.” 10/37, 11/13
Yoksa “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu ben uydurmuş olsaydım, Allah’tan bana gelecek hiçbir (cezayı) başımdan savamazdınız. (Allah) öksesine düştüğünüz bu iftiranın nedenini bilmektedir; benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter: mutlak bağış sahibi, sonsuz merhamet kaynağı O’dur.’[4506]
[4506] Bir yandan Rasul’e yapılan büyük iftirayı -ki bu Allah’a da iftiradır- dile getirirken, öte yandan Allah’ın sonsuz merhametini hatırlatmak. “Ya Rab! Rahmetinin büyüklüğüne akıl sır ermez” demekten başka ne denir ki!
Ömer Nasuhi Bilmen
Yoksa, «İftira etti,» mi diyorlar? De ki: «Eğer onu ben iftira ettim ise benim için Allah'tan hiçbir şeye mâlik olamazsınız. O sizin neye daldığınızı pek iyi bilendir. O benimle sizin aranızda şâhit olmaya kafidir. Ve O gafûrdur, rahîmdir.»
Yoksa, “Kur'ân'ı kendisi uydurdu! ” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben uydurduysam zaten Allah, çok geçmeden cezamı verir. Siz bana yardım etmek isteseniz bile Allah'ın azabından beni kurtaramazsınız. (Ben cezamı çekmeye hazırım. Siz rahat olun). Demek ki sizin bu kabil laflarınız boş sözlerden, içine daldığınız yaygaradan ibarettirAllah da bunu pek iyi bilmektedir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O, kâfidir. O gafurdur, rahîmdir (affı, merhamet ve ihsanı pek boldur). [72, 22-23; 69, 44-47; 25, 5-6]
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek cezaya karşı sizin bana hiçbir yararınız olmaz. O, sizin yaptığınız taşkınlığı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda O'nun şahid olması yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.
Yoksa “Onu kendisi uydurup Allah’a mal etti” mi diyorlar? De ki “Uydurup Allah’a mal ettiysem beni hiç bir şekilde onun elinden kurtaramazsınız. Allah yaptığınız dedikoduları çok iyi bilir. Sizinle benim aramda Allah’ın şahitliği yeter. O çok bağışlar, ikramı boldur.”
Veya:-Onu uydurmuş! diyorlar. De ki:-Eğer onu uydurmuşsam, beni Allah'tan (kurtaracak) hiç bir şeye sahip değilsiniz. O, sizin onun hakkında yaptığınız taşkınlığı daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak o yeter. O, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Veya “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: Onu ben uydurmuşsam, sizin gücünüz beni Allah'ın azabından kurtarmaya yetmez. İçine daldığınız şeyi O pek iyi biliyor; sizinle benim aramızda şahit olarak O yeter. Aynı zamanda da O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yahut da şöyle diyorlar: "Uyduruyor onu!" De ki: "Eğer uydursaydım onu, hiçbir şeye sahip olamazdınız Allah'tan kurtarmak için beni. İçine gömüldüğünüz yaygarayı en iyi bilen O'dur. Benimle sizin aranızda tanık olarak O yeter. Çok affedici, çok merhametlidir O."
Yā eydürler mi ki iftirā idüp yalan söyledi? Eyit: Ben iftirā itdüm‐iseelüñüzden gelmeye beni Tañrı ‘aẕābından ḳurtarmaġa. Ol bilicidür siz ifāżaitgeni. Anda anuñ ṭanuḳluġı yiter benümle sizüñ ortañuzda. Ol ‘afv idi‐cidür, raḥmet idicidür.