Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 712, sondan 5525. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 43. ayetidir. Mâide Suresi 43. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 68 ve toplam ebced değeri ise 3628 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وكيف يحكمونك وعندهم التورية فيها حكم الله ثم يتولون من بعد ذلك وما اولئك بالمؤمنين
Yanlarında, içinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar, sonra bunun ardından verdiğin hükümden yüz çeviriyorlar? İşte onlar (kendi kitaplarına da, sana da) inanmış değillerdir.
Yahudilerin dava hakkında hüküm vermesi için Hz. Peygamber’e başvurmalarının adaletin tecellisi amacıyla değil, sırf kendi arzularına göre bir hüküm bulmak için olduğu anlaşılmaktadır. Âyet onların samimiyetsizliğini bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Zira onların davalarını, içinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat’ı bırakıp peygamber olduğuna inanmadıkları Hz. Muhammed’e getirmeleri kitaba olan imanlarının ne derece asılsız olduğunu, sonra Hz. Peygamber’in verdiği hükme razı olmayıp ondan da yüz çevirmeleri kendi isteklerinden başka hiçbir şeye samimi olarak inanmadıklarını göstermektedir.
Mehmet Okuyan
İçinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu hâlde seni nasıl hakem tayin ediyorlar ve sonra bunun arkasından yüz çevirip gidiyorlar! Onlar, asla inanmış değildir.
Hz. Muhammed’i hakem olarak tanıyan kitap ehlinin yanlarında bulunan Tevrat’tan kastedilen şey Hz. Musa’ya verilen Tevrat’ın orijinal hali değildir. Buna rağmen ayette, Hz. Muhammed’i hakem edinmek istedikleri konunun cevabının ellerinde bulunan Tevrat’ta bulunduğuna dikkat çekilmektedir. Çünkü onların kitabı tahrif ettikleri çeşitli ayetlerde haber verilmektedir. İlgili ayetler için bkz. Bakara 2:75; Nisâ 4:46; Mâide 5:13.
Bayraktar Bayraklı
Onlar, Allah'ın hükümlerini içeren Tevrat'a sahip oldukları halde, nasıl senden hüküm vermeni isterler ve ondan sonra da senin verdiğin hükümlerden yüz çevirirler? Onlar inanmış kimseler değildir.
İçinde, Allah'ın hükmünün¹ bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, nasıl olur da sana hüküm verdiriyorlar? Sonra da o hükümden döneklik ediyorlar. Onlar, aslında inanmış değiller.
(İçinde) Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, (neden) Seni (önce) hakem kılıyorlar da, sonra bunun ardından nasıl yüz çeviriyorlar? İşte onlar inanmış kimseler değillerdir.
Nasıl oluyor da içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat, yanlarındayken senin hükmüne baş vuruyorlar, sonra da gene bu hükümden yüz çeviriyorlar? Onlar, zaten inanmamışlardır.
Onlar, Allah'ın buyruklarını içeren Tevrat ellerinde iken, kendi faydalarına olabileceğini umdukları davalarda nasıl da senden hüküm vermeni isterler ve senin verdiğin hüküm faydalarına olmayınca senden nasıl da yüzçevirirler. O halde böyleleri gerçek mü'minler değillerdir.
Önlerinde Tevrât'ın açık hükümleri varken, seni nasıl hakem tayin ediyorlar? Tevrat'ta Allah'ın hükümleri var.
Sonra verdiğin hüküm arzularına uygun olmayınca, hakemliğinden vazgeçip sırtlarını çeviriyorlar, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendiriyorlar. Bunlar asla senin peygamber olduğuna, getirdiğin kitaba iman etmeyecekler, kendi kitaplarına da iman etmiyorlar.
İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu halde nasıl oluyor da onlar senin hükmüne başvurup sonra da yüz çeviriyorlar? Onlar iman sahibi değildirler.
Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, seni nasıl hakem kılıyorlar ve sonra bunun peşinden yüz çeviriyorlar? İşte onlar, inanmış değildir.
Yanlarındaki Tevrat'da Allah'ın hükmü dururken seni nasıl hakem yapıyorlar? Sonra da bu hükmün arkasından yüz çeviriyorlar. Onlar, iman eden kimseler değillerdir.
Seni nasıl hakem seçerler. Hâlbuki Tevrat yanlarındadır. İçinde Allah’ın hükmü yazılıdır. Yine bundan sonra da yüz çeviriyorlar. Bunlar asla inanmış değildir.
Onlar nice ister senin hükmünü? Yanlarında Tevrat var, orda Allahın hükmü bulunur, bundan sonra, yüz döndürüp giderler, işte bunlar inanmış değillerdir
İçinde Allah'ın hükümleri bulunan Tevrat yanlarında iken, nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar? Daha sonra da verilen hükümden yüz çeviriyorlar. Aslında onlar hiçbir şeye inanmış değillerdir.
Yahudilerin, Tevrat yanlarında dururken ve Tevrat’ın Allah’ın şeraitinin tümünü içerdiğine imanları varken, inanmadıkları bir peygambere hakemlik için başvurmaları Yahudilerin tutarsızlıklarını gösteriyor. Çünkü onlar inandıklarını söyledikleri Tevrat’ın hükmüne de peygamberin hakemliğine de saygı duymamaktadır. Ayette; Allah’ın hükümlerini içeren Tevrat ellerinde iken Yahudilerin Hz. Muhammed’den hakemlik istemesi eleştiriliyor. Yani İlahi kanunlar varken ne diye Peygamber size hüküm verecek? Burada Hz. Muhammed’in aynı zamanda “kanun koyucu” olduğunu iddia eden günümüz Müslümanlarına da bir cevap vardır. “(De ki:): “O, size Kitab’ı açıklanmış olarak indirmiş iken, Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?”(En’am 6:114) “(seni hakem seçtikleri taktirde) sen de Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet!” (Maide 5:48)
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında iken, ne yüzle seni hakem tayin ediyorlar da sonra bundan yüz çeviriyorlar? İşte onlar inanmış değillerdir.
İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu halde nasıl seni hakem kılıyorlar da sonra, bunun arkasından yüz çevirip gidiyorlar? Onlar inanmış kimseler değildir.
Peygamberin şari (yasa koyucu) olduğunu ileri sürenler için, bu ayet tek başına bir cevaptır. Muhammed Peygamber hayattayken bile yasa kaynağı olarak ona danışmak isteyen Yahudiler kınanıyor ve Tanrı'nın hükümlerini içeren Tevrat ellerinde bulunurken nasıl olur da Muhammed Peygambere tanıştıkları eleştiriliyor. Muhammed Peygamber döneminde yaşayan muslumanlar, ellerinde Tanrı'nın hükümlerini içeren Kuran dururken böyle bir inkarcılık ve cehalet örneği göstermediler. Nitekim, 6:114; 98:5 ve daha nice ayetler dinin kaynağının sadece Tanrı'ya ait olduğunu bildirir. Ancak, konu dini hüküm ve kural ortaya koymak değil de, müslümanların günlük işlerindeki anlaşmazlıkları olunca o zaman müslümanlar seçtikleri kişilere ve kurumlara danişmak zorundadır. Muhammed hayattayken Medine Site devletinin seçilmiş lideri olduğu için önemli anlaşmazlıklarda kendisinin hakem yapılması gerekirdi. Bak: 4:60. Kısacası, dini konularda yasama yetkisi sadece Tanrı'ya ait olup, yargı ve yürütme yetkileri ise müslümanların seçtikleri kişilere birakılmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar da ondan sonra da dönüveriyorlar? Onlar inanıcı değillerdir.
Hem içinde Allahın hükmü (yazılı) olan Tevrat yanlarında bulunub dururken nasıl oluyor da senin hükmüne, hakemliğine müracaat ediyorlar ve sonra da bunun (bu hükmünün) arkasından yine yüz çevirib gidiyorlar? Onlar (hiç bir şey'e) inanan kimseler değildir.
Peki içinde Allah'ın hükmü (recim emri) bulunan Tevrât yanlarında olduğu (ve sana inanmadıkları) hâlde, nasıl seni hakem yapıyorlar (da) sonra bunun ardından (senin hükmünden) yüz çeviriyorlar? Çünki onlar mü'min kimseler değillerdir.
Yanlarında, içinde Allah’ın hükümleri bulunan Tevrat olduğu halde, seni nasıl hakem olarak tayin ediyorlar? Sonra da verdiğin hükümlerden yüz çevirerek uymuyorlar. Çünkü senin adaletle hüküm vereceğine) inanmış değiller.
Allah/ın hükmünü havi Tevrat yanlarında iken nasıl olur da sana hükmettirirler? Bundan sonra da [⁴] arkalarını dönerler. Onlar Tevrat/a [⁵] inanacak değillerdir.
İsmail Hakkı İzmirli Mâide Suresi 43. Ayet Açıklaması
[4] Kitaplarına uygun bir surette hükmettikten sonra.[5] Veya sana.
Kadri Çelik
Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında iken, ne yüzle seni hakem tayin ediyorlar da sonra bundan yüz çeviriyorlar? İşte onlar iman etmiş değillerdir.
İçinde Allah’ın hükümleri bulunan Tevrat ellerinde dururken, nasıl oluyor da, kendi ırkları dışında bir Peygamber kabul etmedikleri hâlde, arzularına uygun bir hüküm vermeni umarak senin hükmüne başvuruyorlar, sonra da hem Kur’an’ın, hem Tevrat’ın ortak hükmü olan kararından yüz çeviriyorlar? Aslında bunlar, kendi kitapları olan Tevrat’a da inanmıyorlar!Tevrat, her ne kadar Yahudiler tarafından tahrifata uğramış ve bazı bölümleri değiştirilmiş olsa da, aslı hak olan bir kitaptır:
İçinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat onların yanındayken, nasıl seni hakem kılıyorlar?
Bundan sonra yine yüz çeviriyorlar.
İşte onların, Müminler ile ilgisi yoktur.
İçerisinde Allah’ın (bir kısım) hükmü bulunan Tevrât1 yanlarında olduğu halde seni nasıl hakem yapıyor, sonra da ondan yüz çeviriyorlar? İşte bunlar (gerçekten) îman etmemiş kimselerdir.
1 Tevrât ve İncil olduğu iddiâ edilen kitaplarda, asıllarına uygun bir kısım hükümlerin bulunma ihtimâli olabilir. Ancak böyle bir ihtimâl, bu kitapların Hz. Muhammed (a.s) ve Kur’an gönderildikten sonra, bu tahrif veya nesh edilmiş halleriyle hâlâ ilâhi kitap olmalarını gerektirmez. Bu âyette esas vurgulanmak istenen; Yahûdîlerin inandıklarını söyledikleri kitaba bile doğru-dürüst îman etmedikleri ve hükümlerine dahi uymadıklarıdır.
Muhammed Esed
Onlar Allah'ın buyruklarını ihtiva eden Tevrat'a sahip oldukları halde nasıl senden bir hüküm vermeni isterler ve ondan sonra da [senin verdiğin hükümden] yüz çevirirler? O halde böyleleri [gerçek] müminler değildir. 57
Allah’ın, o hükmünün yer aldığı Tevrat ellerinde iken nasıl oluyor da senin hakemliğine başvuruyorlar. Sonra da o hükümden yüz çeviriyorlar? İşte onlar, (Kendi kitaplarına bile) iman etmiş değiller. 24/47
Yanlarında Tevrat ve onda da Allah’ın hükmü bulunduğu hâlde seni nasıl hakem tutuyorlar ve daha sonra da o hükümden yüz çeviriyorlar? İşte böyleleri, gerçek mü’min de değildirler.[930]
Mustafa İslamoğlu Mâide Suresi 43. Ayet Açıklaması
[930] Kendi inançlarına karşı dahi ikiyüzlü davranan Yahudilerin bu tutumunu deşifre ediyor. Zımnen: Kendi kitaplarına karşı böylesine laubali olan bir toplumun Kur’an’ın mesajına karşı gösterdiği olumsuz tavırda garipsenecek ne var?
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve seni nasıl hakem yapıyorlar? Halbuki, onların yanlarında, içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat vardır. Sonra da bunun arkasından yüz çevirirler ve onlar mü'min kimseler değildirler.
Kendi kitapları olan ve içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat ellerinde iken nasıl olup da seni hakem tayin ediyorlar? Sonra ne diye peşinden dönüp senin hükmüne razı olmuyorlar? Aslında onlar mümin değildirler.
O Yahudilerin dinde samimi olmadıkları yüzlerine çarpılıyor. Çıkarlarına uymayınca, inandıkları kutsal kitaplarını rafa kaldırıp, keyiflerine uygun fetva verir umuduyla inanmadıkları bir kişinin fetvası peşine düşmüşler. Ne iğrenç samimiyetsizlik! Aslında onlar sadece kendi çıkarlarına tapan insanlar!
Süleyman Ateş
İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar, ondan sonra da (verdiğin hükümden) dönüyorlar. Onlar inanıcı değillerdir.
Ellerinde Tevrat, içinde de Allah'ın hükmü varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyor sonra da yüz çeviriyorlar? Bunlar inanıp güvenmiş kimseler değillerdir.
Allah'ın hükmünün yer aldığı Tevrat yanlarında iken nasıl gelip senin hüküm vermeni istiyorlar. Sonra da bundan yüz çeviriyorlar? İşte bunlar mümin değillerdir.
Ellerinde Tevrat, Tevrat'ta da Allah'ın hükmü varken, nasıl oluyor da onlar senin hakemliğine başvuruyor, sonra senin hükmünden de dönüveriyorlar? Aslında onlar hiçbir şeye inanmış değillerdir.
İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında iken, nasıl oluyor da senin hakemliğine baş vuruyorlar? Daha sonra da verilen hükümden yüz çeviriyorlar. Bunlar inanan kişiler değillerdir.