Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 744, sondan 5493. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 75. ayetidir. Mâide Suresi 75. ayetinin kelime sayisi 25, harf sayısı 98 ve toplam ebced değeri ise 6954 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ما المسيح ابن مريم الا رسول قد خلت من قبله الرسل وامه صديقة كانا يأكلان الطعام انظر كيف نبين لهم الايات ثم انظر انى يؤفكون
Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilâh olabilirler?) İkisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz. Sonra bak ki, nasıl da (haktan) çevriliyorlar.
Asırlar boyunca Hıristiyanlık âlemini meşgul etmiş ve kilise tarafından olabildiğince karmaşık hale getirilmiş olan Hz. Meryem’in ve Hz. Îsâ’nın mahiyeti meselesine Kur’an herkesin anlayabileceği bir üslûpla açık ve kesin bir cevap getirmektedir: Meryem oğlu Îsâ Mesîh sadece bir peygamberdir; annesi de dürüst, inançlı ve namuslu bir insandır; her ikisi yiyip içerlerdi, yani beşer dışında düşünülmemesi gereken varlıklardı. Oysa hıristiyan din adamlarınca günümüzde de canlı tutulmaya çalışılan anlayış, –aşağıda açıklanacağı üzere– Hz. Îsâ’nın bilinegelen anlamda bir peygamber olmadığı, Tanrı inancının bir ögesini oluşturacak ölçüde insan üstü bir varlık (rab) olduğu yönündedir. Hz. Îsâ’nın erken dönemlerden itibaren Tanrı’nın enkarnasyonu olarak kabul edilmesi, onun insanî özelliğinin mi yoksa ilâhî özelliğinin mi ağır bastığı tartışmasını gündeme getirmiş, bu tartışmalar sonucunda başlıca üç eğilim belirginleşmiştir: a) Günümüz hıristiyan dünyasında büyük çoğunluğun savunduğu Îsâ’da hem insanlık hem de ilâhlık unsurlarının eşit oranda bulunduğu fikri (dyotheletism), b) Îsâ’da bulunan insanlık unsurunun ilâhlık unsurunun içinde erimiş olduğu ve bundan dolayı Îsâ’daki tek unsurun ilâhlık olduğu yönündeki monofizit görüş (monothelitism), c) “Subordionistler” diye adlandırılabilecek grupların kabul ettiği Îsâ’da ilâhlık unsurunun bulunmadığı ve yanlızca insanlık unsurunun bulunduğu fikri (bk. Mehmet Aydın, “Hıristiyanlık [Hıristiyan İnançları]”, DİA, XVII, 347; Hıristiyanlık’ta teslîs inancının ortaya çıkışı ve mahiyeti hakkında bilgi için ayrıca bk. Nisâ 4:171 ve Mâide 5:17). “Üç unsurdan biridir” ifadesindeki “üç”ten maksadın ne olduğu hususunda iki farklı görüş ortaya konmuştur. Bunlardan birincisine göre “üç”ten maksat Allah Teâlâ, Hz. Meryem ve Hz. Îsâ’dır. Bu yorumu yapanlar yine bu sûrenin “Ey Meryem oğlu Îsâ! İnsanlara, sen mi ‘Allah’ın dışında beni ve annemi birer tanrı kabul edin’ dedin?” meâlindeki 116. âyetine dayanırlar. Diğer yoruma göre ise burada “üç”ten maksat, “ekanîm-i selâse” yani baba, oğul ve Rûhulkudüs’tür (Râzî, XII, 59). Burada Hz. Meryem’in de bir insan olduğuna vurgu yapılması, Hıristiyanlık’ta insan üstü varlık anlayışının Hz. Îsâ ile sınırlı tutulmadığını gösterdiği gibi, yukarıda meâli verilen 116. âyet ona tanrıça muamelesi yapanların bulunduğuna işaret etmektedir. Tarihî bilgiler de, Arabistan’da Collyridienler diye anılan ve Hz. Meryem’e tanrıça gibi tâzimde bulunup tatlı yiyecekler sunan kadınlardan müteşekkil sapkın bir hıristiyan grubun yaşamış olduğu yönündedir (bk. A. J. Wensinck-P. Johnstone, “Maryam”, EI2 [Fr.], VI, 614; John Reumann, “Mary”, The Encyclopedia of Religion, IX, 251). Ancak Kur’an’ın çok mevziî kalmış bu tür bir sapkın eğilime işaret etmekteki asıl amacı, Hıristiyanlık’ta genel kabul gören Hz. Meryem anlayışını mahkûm etmek ve son tahlilde bu anlayışın da onu tanrılaştırmaktan pek farklı olmadığını belirtmek olabilir. Gerçekten Hz. Meryem’i “theotokos” (tanrı taşıyan) değil, anthropotokos (insan taşıyan) olarak nitelendiren İstanbul Patriği Nestorius’un bu tezi 431 tarihli Efes Konsili’nde reddedilip ona “tanrının anası” (theotokos, mater dei) lakabının verilmesi, putperest dinlerdeki büyük tanrıçaana tanrıça (Magna Mater), müennes (dişi) elemana ihtiram âdetlerinin yeniden gelişmesine zemin hazırlamıştır. Bu karardan sonra yapılan resim ve heykellerde bile bu bellidir. Öte yandan, Protestanlar’ın Katolik kilisesine yönelttikleri ithamlardan biri de kilisenin Meryem’i tanrılığa (bazılarınca, üçleme içine) yükselttiği şeklindeki suçlamadır (bk. Günay Tümer, Hıristiyanlık’ta ve İslâm’da Hz. Meryem, s. 128, 136; Mehmet Aydın, “Hıristiyanlık [Mezhepler ve Tarikatlar]”, DİA, XVII, 355). 72. âyetin “Bilinmeli ki her kim Allah’a ortak koşarsa Allah ona cennet yüzü göstermeyecek ve onun varacağı yer cehennem olacaktır. Zalimlerin yardımcıları da olmayacaktır” şeklinde çevrilen kısmını ve başka delilleri dikkate alan Ehl-i sünnet âlimleri, mümin olup da günah işleyen kişinin (fâsık) çekeceği azabın ebedî olmayacağı sonucuna ulaşmışlardır. Âyetin belirtilen kısmından bu sonucun çıkarılışı şöyle bir anlayışa dayanmaktadır: Müşrikler için öngörülen bu ağır âkıbetin, yani cennet yüzü görememenin günahkâr müminler için de söz konusu olduğu düşünülecek olursa, Allah’a ortak koşma (şirk) için bu denli tehditte bulunulması anlamlı olmaz (Râzî, XII, 59). Cenâb-ı Allah Ehl-i kitabı bir defa daha bu büyük yanlıştan vazgeçmeye, kendisinin engin af ve mağfiretine sığınmaya davet etmekte, sapkınlıkta ısrar etmelerinin acı âkıbetini haber vermekte, dinde aşırılığa kaçmaktan sakınmaya, sapan ve başkalarının da sapmasına yol açan kişiler tarafından dinin bir sömürü aracı yapılmasına fırsat vermemeye çağırmaktadır. Bazı müfessirler 77. âyetteki “dininizde” diye çevrilen ifadenin “olması gereken anlamıyla dininizde” şeklinde anlaşılması gerektiğine de dikkat çekmişlerdir (İbn Atıyye, II, 223).
Mehmet Okuyan
Meryem oğlu [Mesih] (İsa) sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler elbette geçmiştir. Annesi de çok doğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara delilleri nasıl açıklıyoruz; sonra bak ki nasıl da (gerçeklerden) döndürülüyorlar!
Bu ayette Hz. İsa ve annesi Hz. Meryem’i ilah anlamında insanüstü bir makamda görenlere cevap verilmekte, onların da diğerleri gibi birer insan oldukları ifade edilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Meryem oğlu Mesih, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmişti. Annesi de dosdoğruydu. İkisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara nasıl âyetlerimizi açıklıyoruz, sonra bak nasıl haktan çevriliyorlar?[102]
[102] Hz. İsa ve annesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IV, 93-107; IV, 119-128; V, 430-437; VI, 109-112.
Erhan Aktaş
İyi bilin ki, Meryem oğlu Mesih, yalnızca bir resûldür. Ondan önce de resûller gelip geçti. O'nun annesi çok dürüsttür. İkisi de diğer insanlar gibi yer, içerlerdi.¹ Onlar için ayetleri² nasıl açıkladığımıza bak ve sonra nasıl döndürüldüklerini³ gör.
1- Yaşamak için yiyip içen bir kime nasıl Allah olabilir? 2- İsa'nın mucizevi yaradılışını. 2- Gerçekten yüz çevirdiklerini.
Ahmet Akgül
(Gerçek şu ki;) Meryem oğlu Mesih, (Hz. İsa) yalnızca bir elçidir. Ondan önce de Peygamberler gelip geçmiştir. Onun annesi dosdoğru (bir mü’minedir), ikisi de yemek yerlerdi. (Böyle ihtiyaç sahipleri hiç ilah olabilir mi?) Bir bak, onlara ayetleri nasıl açıklıyoruz? (Yine) Bir bak, onlar hâlâ nasıl da (Hakk’tan) çevrilmektedir?
Meryemoğlu Mesih, bir peygamberden başka bir şey değildi; ondan önce de nice peygamberler gelip geçtiler; annesi de gerçek bir kadındı, ikisi de yemek yerlerdi. Bak bir, onlara delillerimizi nasıl açıklamadayız, sonra da bak, nasıl yüz çeviriyor onlar.
Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. O'ndan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Annesi de, dosdoğru iffetli bir kadındı. İkisi de, diğer ölümlü insanlar gibi yer ve içerlerdi. Bakın, bu mesajları onlara nasıl açıkladık ve sonra bakın, nasıl oluyor da hâlâ hakdan yüz çeviriyorlar.
Meryem'in oğlu Mesih ancak bir Rasüldür. Ondan önce de görevlerini ifa eden birçok Rasüller gelip geçmiştir. Onun annesi doğruluk sembolüdür. Ana-oğul, diğer insanlardan farksız, yeyip içerlerdi. Düşün, onlara âyetleri, birliğimizi gösteren delilleri nasıl açıklıyoruz. Sonra bir daha düşün! İnsanlar Hak'tan nasıl yüz çeviriyorlar?
Meryem oğlu Mesih sadece bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmişti. Annesi de çok doğru bir kadındı. Bu ikisi yemek yerlerdi. Bak onlara ayetleri nasıl açıklıyoruz. Sonra da bak nasıl yüz çeviriyorlar!
Meryem oğlu Mesih, yalnızca bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçti. Onun annesi dosdoğrudur, ikisi de yemek yerlerdi. Bir bak, onlara ayetleri nasıl açıklıyoruz? (Yine) bir bak, onlar ise nasıl da yüz çeviriyorlar?
Meryem'in oğlu MESİH ancak bir peygamberdir. Ondan önce bir çok peygamberler geçti. Anası çok doğru bir kadındı. İkisi de yemek yerlerdi. Bak ki, âyetlerimizi onlara nasıl açık açık anlatıyoruz. Sonra da bak hakdan nasıl çevriliyorlar.
Meryemoğlu Mesih, ancak (Allah’ın) bir elçisidir. Ondan önce de nice elçiler (peygamberler) gelip geçtiler. Anası da çok samimi, doğru ve dürüst idi. İkisi de yemek yiyorlardı. (Acıkıyor, muhtaç oluyorlardı. Yani Allah olamazlar.) İşte bak! Biz onlara ayetleri nasıl açıklıyoruz! Sonra bak, nasıl saptırılıyorlar!
Meryem oğlu Mesih, ancak bir peygamberdir, ondan önce, nice nice peygamberler geçmiştir, anası da doğrudur, yemek yemekteydiler, bak, biz belgeleri nice açıklıyoruz, yine bak ki, onlar nice iftira eder
Meryem oğlu Mesih (İsa), sadece bir resuldür. Şüphesiz ki ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Annesi de çok doğru bir kadındı. İkisi de (diğer insanlar gibi) yemek yerlerdi. Bak (dikkat et), onlara ayetlerimizi nasıl açıklıyoruz; sonra yine bak (dikkat et, ayetlerimizden) nasıl çevriliyorlar!
Bkz. 12:109Yahudiler, Hz. İsa’nın gayri meşru yollardan dünyaya geldiğine inanıyor ve Hz. Meryem’i fahişelikle itham ediyorlardı. Bu ayet, Hz. Meryem’in fahişeliğini reddederek onun namuslu bir bakire olduğunu vurgulamaktadır. Ali İmran suresinin 3:45, 46 ve 47. ayetlerinde olduğu gibi Meryem suresinin 19:16-36. ayetlerinde de Hz. İsa’nın nasıl yaratıldığı geniş şekilde anlatılmaktadır. Ayrıca bu ayet; Hristiyanların Hz. Meryem’e ve Hz. İsa’ya tanrılık vasfı vermelerini ve böylece Hz. İsa’yı Allah’ın insan şeklindeki bir tezahürü konumuna yücelterek bir azizler hiyerarşisi oluşturmalarını da reddetmektedir. Zira “Her ikisi de yemek yerlerdi” ifadesi, onların da diğer insanlar gibi yiyen-içen birer beşer olduğu ve hiçbir şekilde ilahlık konusunda onlara bir atıfta bulunulamayacağı ifade edilmektedirHz. İsa’nın sadece bir resûl olduğunu (yani Allah olmadığını) anlatan bu ayetin ilk cümlesiyle Hz. Muhammed’in de sadece bir resûl olduğunu anlatan ayetin ilk cümlesi motamot aynıdır. “Muhammed, sadece bir resuldür. Şüphesiz ki ondan önce de resuller gelip geçmiştir” (Ali İmran 3:144). Hz. Muhammed’i bulutların üzerine çıkararak varlık âleminin yaratılış sebebi olarak görenler bu ayetten de ders çıkarmalıdırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
Meryem oğlu Mesih sadece peygamberdir, -ondan önce de peygamberler geçmiştir- onun annesi dosdoğrudur, her ikisi de yemek yerlerdi. Onlara ayetleri nasıl açıkladığımıza bir bak, sonra da bak ki nasıl yüz çeviriyorlar!
Meryem oğlu Mesîh ancak bir resûldür. Ondan önce de (birçok) resûller gelip geçmiştir. Anası da çok doğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara delilleri nasıl açıklıyoruz, sonra bak nasıl (haktan) yüz çeviriyorlar.
Yahudiler Hz. İsa’nın, namuslu ve bâkire bir hanımdan doğduğuna inanmayıp, onun anasına iftira eder, gayrimeşru bir birleşmeden doğduğunu ileri sürerler. Kur’an-ı Kerim daha önce Hz. İsa’nın mucizevî bir şekilde nasıl yaratıldığını anlatıp burada da anasının doğru dürüst ve namuslu olduğunu zikretmek suretiyle bu iftirayı reddetmektedir. Ayrıca hıristiyanların ona ve anasına tanrılık vasfı vermelerini de elle tutulur, gözle görülür bir delil ile reddedip çürütmektedir: Zira her ikisi de yemek yerlerdi, tanrı olsalardı yemeye, içmeye ihtiyaç duyarlar mıydı!
Edip Yüksel
Meryem oğlu Mesih elçiden başka bir şey değildi. Ondan önce de nice elçiler gelip geçmişti. Annesi de doğru sözlüydü. Her ikisi de yemek yerdi. Ayetlerimizi onlara nasıl açıkladığımıza dikkat et de buna rağmen nasıl da yüz çevirmekte olduklarını gör!
Meryem'in oğlu Mesih (İsa), sadece bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Anası da dosdoğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak onlara âyetleri nasıl açıklıyoruz. Sonra yine bak nasıl yüz çeviriyorlar!
Meryemin oğlu Mesîh başka bir şey değil, sade bir Resuldür, kendisinden evvel de bir çok Resuller geçti, anası da gayet doğru bir kadın, ikisi de yemek yerlerdi, bak biz âyetlerimizi onlara nasıl açık anlatıyoruz? Sonra da bak onlar nasıl çeviriliyorlar?
Meryem oğlu Mesih (İsâ) bir peygamberden başka (bir şey) değildir. Ondan evvel de peygamberler gelib geçmişdir. Anası çok saadık bir kadındı. İkisi de (birer kul ve beşer olarak) yemek yerlerdi. Bak, biz âyetleri onlara nasıl apaçık bildiriyoruz. Sonra da bak onlar nasıl (hakıykatden) çevriliyorlar.
Meryemoğlu Mesîh (Îsâ), ancak bir peygamberdir. Şübhesiz ondan önce (de)peygamberler gelip geçmiştir. Annesi (Meryem) ise, çok doğru bir kadındır. İkisi (de her insan gibi) yemek yerlerdi! (Nasıl ilâh olabilirler?) Bak, onlara âyetleri nasıl açıklıyoruz; sonra (yine) bak, (haktan) nasıl çevriliyorlar!
Şunu çok iyi bilsinler ki, Meryem’in oğlu Mesih yalnızca Allah’ın bir elçisidir. Ondan öncede elçiler gelmişti. Mesih’in annesi Allah’ı tasdik eden bir kadındı ve onların ikisi de, yemek yiyen iki insandı. Dikkat et! Biz ayetleri onlara nasıl açıklıyoruz, sonra onlar ayetlerden nasıl döndürülüyorlar.
Meryem oğlu Mesih peygamberden başka bir şey değildir. Ondan evvel peygamberler de gelip geçmiştir. Onun anası suçlardan pek uzak bir kadındır [⁴]. Her ikisi yemek yerler [⁵], Bak ki onlara nasıl âyetleri beyan ediyoruz? Baksana onlar nasıl çevriliyorlar [⁶] !
İsmail Hakkı İzmirli Mâide Suresi 75. Ayet Açıklaması
[4] Veya Allah'ın âyetlerini pek ziyade tasdik eden kadındır.[5] O halde nasıl mâbut olurlar?[6] Hakkı dinlemeden, âyetleri dinleyip anlamadan yüz çeviriyorlar.
Kadri Çelik
Meryem oğlu Mesih sadece bir peygamberdir, ondan önce de (nice) peygamberler geçmiştir, onun annesi dosdoğrudur, her ikisi de yemek yerlerdi. Bak biz onlara ayetleri nasıl açık anlatıyoruz! Sonra da nasıl çevrildiklerine bir bak!
Meryem oğlu İsa Mesih, ne Tanrıdır, ne de Tanrının oğlu! O, sadece Allah’ın gönderdiği diğer Peygamberler gibi bir Peygamberdir. Nitekim ondan önce de,kendisi gibi nice Peygamberler gelip geçmişti. Mesela Allah, İsa Mesih’in eliyle ölülere can verdiği gibi, daha önce Mûsâ’nın eliyle asâya can vererek kuru bir sopayı korkunç bir yılana dönüştürmüştü ki, bu daha hayret verici bir mûcizedir. Yine Allah Mesih’i babasız yarattığı gibi, daha önce Âdem’i hem babasız hem annesiz olarak yaratmıştı ki, bu daha enteresan bir yaratılıştır.Annesi Meryem ise, son derece dürüst ve tertemiz bir kadındı. Fakat bu üstün özelliklere rağmen, onlar da sizin gibi birer insandı. Örneğin ikisi deher fâni insan gibi acıkır, susar ve yiyip içerlerdi. Bunlar, yaratılmışlara mahsus özelliklerdir. Oysa Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir.Bak, Biz onlara ayetlerimizi nasıl açıkça bildiriyoruz; onlarsa nasıl da göz göre göre hakîkatten yüzçevirip dönüyorlar!
Meryem oğlu Mesîh rasûlden başkası değildir.
Ondan önce de rasûller geldi / geçti.
Onun annesi de çok sıddîk / doğru-dürüst idi.
İkisi de yemek yiyorlardı.
Bir bak, Âyetler’i onlara nasıl açıklıyoruz?
Yine bak, nasıl (aldanıp) çevriliyorlar?
Meryem’in oğlu Mesih, sadece bir Peygamberdir. Ondan önce de Peygamberler gelip geçmiştir.1 Onun anası da dosdoğru2 bir kadındır. Onların her ikisi de yemek yerlerdi.3 (Ey Muhammed!) Sen Bizim âyetleri onlara nasıl açıkladığımıza bir bak, sonra bir de onların nasıl yüz çevirdiklerine bak.
1 Hz. Musa ve Hz. İsa’ya zamanında iman eden Müslümanlar değil, Yahudi ve Hıristiyanların din mühendisleri, güya bu iki peygamberi çok seviyor görünüp sevgide aşırılığa kaçarak onların peygamberliklerini bitirmişler ve onların peygamberlik makamına kendileri oturmuşlardır. Müslüman olduklarını söyleyen bazı din ve toplum mühendisleri ise sufilik ve diyalogculuk adı altında Hz. Muhammed (a.s)’ın makamına oturmakla kalmamış, o makamı (hâşâ) bileklerinin hakkıyla aştıklarını ifade etmişler. Hatta Allah’la görüştüklerini, Ondan vahyin bile ulaşamadığı bilgileri aldıklarını söyleyerek, bir kısım rüyalar ve yakazalar icad ederek yeni bir din ortaya koymaya bile çalışmışlardır. Bunda da belirli oranda başarılı olmuşlardır. Allah bunların şerrinden tüm Müslümanları korusun.2 Yani iffetli, Allah’a ve Peygamberlerine inanan ve îmanının gereklerini yerine getiren bir kadındır.3 Yani fiziki yapı itibarıyla normal birer insan idiler. Sadece İsa Peygamber, Meryem de onun annesi idi. Biri Allah’ın oğlu, öteki de ikinci Allah olan İsa’nın annesi değildi.
Muhammed Esed
Meryem oğlu Mesih sadece bir peygamberdir: [Diğer] bütün peygamberler o'ndan önce gelip geçti; o'nun annesi, hakikatten asla sapmamış olan biriydi; ve onların ikisi de [diğer ölümlüler gibi] yiyecekle beslenirdi. 89 Bakın, bu mesajları onlara nasıl açıkladık: ve sonra bakın, nasıl tersyüz olmuştur onların zihinleri! 90
Meryem oğlu Mesih, sadece bir elçidir. Ondan önce de nice elçiler gelip geçmiştir. Onun annesi de özü sözü doğru, iffetli bir kadındır. Her ikisi de diğer ölümlü insanlar gibi bildik gıdalarla beslenirlerdi. Bak, biz onlara gerçeği bildiren ayetleri nasıl da açıklıyoruz! Sonra bak, nasıl hakikati ters yüz ediyorlar! 3/144, 4/163---165, 40/78
Meryem oğlu Mesih, yalnızca bir elçidir; ondan önce de elçiler gelip geçmiştir.[966] Onun annesi özüsözü doğru bir kişiydi; her ikisi de bildik yiyeceklerle beslenen (ölümlü insanlardı).[967] Bak, Biz mesajları onlara nasıl açıklıyoruz; ve yine bak, onlar hakikati nasıl tersyüz ediyorlar!
Mustafa İslamoğlu Mâide Suresi 75. Ayet Açıklaması
[966] Hz. İsa’nın beşerî elçiliğini vurgulayan bu âyetle Hz. Muhammed’in beşerî elçiliğini vurgulayan şu âyeti karşılaştırınız: 3:144.
[967] Bu pasajın maksadı muhatapları benzer bir sapmaya karşı uyarmaktır. İşte Nebi’nin uyarısı: “Hıristiyanların Meryem oğlu İsa’yı yücelttikleri gibi siz de beni aşırı yüceltmeyin; ben sadece bir kulum. Benim için ‘Allah’ın kulu ve elçisi’ deyin” (Buhârî, Enbiya 48).
Ömer Nasuhi Bilmen
Meryem'in oğlu Mesih, bir peygamberden başka değildir. Ondan evvel de nice peygamberler gelip geçmiştir. O'nun anası da pek sâdık bir kadındır. İkisi de yemek yerlerdi. Bak onlara âyetlerimizi nasıl açıkça beyan ediyoruz. Sonra da bak onlar nasıl çeviriliyorlar.
Meryem oğlu Îsâ Mesih sadece bir Resuldür. Nitekim ondan önce de bir çok elçi gelip geçmiştir. Onun annesi de çok dürüst, son derece iffetli bir hanımdı. Her ikisi de diğer insanlar gibi yemek yerlerdi. Dikkat et: Biz onlara delilleri nasıl açıklıyoruz. Sonra bak nasıl oluyor da akılları çelinip bu hakikatlerden vazgeçiyorlar! [12, 109] {KM, Luka 7, 34; Matta 11, 19}
Acıkıp yemek yeme ve vücudun ihtiyacından fazlasını dışarı çıkarma ihtiyacı, onların da mahiyet itibariyle insan olduklarını, dolayısıyla tanrı olmadıklarını ispatlar.
Süleyman Ateş
Meryem oğlu Mesih, bir elçiden başka bir şey değildir. Ondan önce de elçiler gelip geçmiştir. Annesi de dosdoğruydu. İkisi de yemek yerlerdi. (Yaşamak için yemeğe muhtaç olan nasıl tanrı olabilir?) Bak, onlara nasıl ayetleri açıklıyoruz, sonra bak nasıl (haktan) çevriliyorlar!?
Meryem oğlu Mesih sadece Elçi’dir. Ondan önce gelmiş elçiler de vardır. Annesi ise doğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Şimdi sen şu ayetleri nasıl açıkladığımıza bak; bir de onların nasıl yanlışa sürüklendiklerine bak.
Meryem oğlu Mesih, peygamberden başka bir şey değildir. Ondan önce de peygamberler geçmiştir. Onun annesi de dosdoğru/çok sadık idi. İkisi de yemek yerdi. Onlara ayetleri nasıl açıkladığımıza bir bak, sonra da onların nasıl yüz çevirdiğine bak!
Meryem oğlu Mesih ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmişti. Onun annesi ise dosdoğru ve iffetli bir hanımdı. İkisi de yiyip içerdi. Bir onlara âyetleri nasıl açıkladığımıza bak, bir de onların nasıl yüz çevirdiklerine!
Meryem'in oğlu Mesih, bir resulden başkası değildir. Ondan önce de resuller gelip geçmiştir. Onun annesi de özü-sözü doğru biriydi. İkisi de yemek yerlerdi. Bak nasıl açıklıyoruz onlara ayetleri! Sonra bak, nasıl gerisin geri çevriliyorlar!