En'am Suresi 112. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 901, sondan 5336. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 112. ayetidir. En'am Suresi 112. ayetinin kelime sayisi 23, harf sayısı 95 ve toplam ebced değeri ise 8706 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وكذلك جعلنا لكل نبي عدوا شياطين الانس والجن يوحي بعضهم الى بعض زخرف القول غرورا ولو شاء ربك ما فعلوه فذرهم وما يفترون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وكذلكجعلنالكلنبيعدواشياطينالانسوالجنيوحيبعضهمالىبعضزخرفالقولغروراولوشاءربكمافعلوهفذرهمومايفترون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Vekeżâlike ce’alnâ likulli nebiyyin ‘aduvven şeyâtîne-l-insi velcinni yûhî ba’duhum ilâ ba’din zuḣrufe-lkavli ġurûrâ(an)(c) velev şâe rabbuke mâ fe’alûh(u)(s) feżerhum vemâ yefterûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O hâlde, onları iftiralarıyla baş başa bırak.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Böylece biz (insanları) aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler vahyeden (fısıldayan) insan ve Cin şeytanlarını her peygambere düşman kıldık. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle bırak!
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi, onu da yapamazlardı. Artık onları, uydurdukları şeylerle baş başa bırak.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Böylece her nebiye ins¹ ve cinn şeytanları düşman yaptık. Onların kimileri kimilerine aldatıcı yaldızlı sözler vahyederler.² Eğer Rabb'in dileseydi bunu yapamazlardı. Onları iftiralarıyla baş başa bırak.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Böylece bütün Nebilere (ve Hakk dava elçilerine), insan ve cinn şeytanlarından düşmanlar kıldık. Onlar birbirlerini aldatmak için yaldızlı sözler fısıldaşırlar. (Hakka davetçilerin yakın çevresindeki bazı şeytani ekipler, sanki birbirlerine güveniyormuş tavrıyla sahte iltifatlar yağdırırlar.) Rabbin dileseydi (izin vermeseydi, elbette) bunu yapamazlardı. Öyleyse onları (Hakk davaya sızmış insan suretli şeytanları) yalan olarak uydurmakta oldukları iftiralarıyla baş başa bırak. (Seyret ki sonları nasıl olacaktır!)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
İşte biz, böylece her peygambere insan ve cin Şeytanlarını düşman ettik; bazısı, bazısına yaldızlı sözler söyleyerek aldatır. Rabbin dileseydi yapamazlardı bunu, onları da bırak, iftiralarını da.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık; bunlar birbirlerini aldatmak için zihin çelmeyi amaçlayan, yaldızlı parlak sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi, onlar bunu yapamazlardı. Bırak onları düzdükleri iftiralarla başbaşa kalsınlar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Ey peygamber, senin karşına kıyasıya mücadele eden düşmanlar çıkardığımız gibi, biz her peygambere insanların ve cinlerin şeytanlarını, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlarını düşman haline getirdik. Bunlar, birbirlerini aldatmak için yaldızlı sözlerle vesvese verirler. Eğer Rabbinin sünneti düzeninin yasaları içinde iradesinin tecellisine uygun olsaydı onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Bu şekilde her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman ettik. Onlar aldatmak için, birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Sen onları uydurduklarıyla başbaşa bırak.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Böylece her peygambere, insan ve cin şeytanlarından bir düşman kıldık. Onlardan bazısı bazısını aldatmak için yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Öyleyse onları yalan olarak düzmekte olduklarıyla başbaşa bırak.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Böylece biz her Peygambere, insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. O şeytanlar, aldatmak için birbirlerine lâfın yaldızlısını telkin ederler. Eğer Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O halde, onları, uydurmakta oldukları yalanlarıyla başbaşa bırak.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ve böylece her peygambere, cin ve insan şeytanlarını düşman kıldık. (İnsanları) aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Eğer Rabbin dileseydi, onlar bunu yapamazdı. Artık onları ve iftiralarını kaale alma.
Besim Atalay
Besim Atalay
Böylece, her peygambere insanların, cinlerin şeytanlarını düşman kılmışız, birbirin aldatmakçin, yaldızlı sözler fısıldıyorlar, eğer Tanrı dileseydi, bunu yapamazlardı, imdi bırak onları iftira etsinler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
İşte böylece Biz, görünen ve görünmeyen varlıklar içinden zihin çelmeyi amaçlayan yaldızlı sözlerle birbirlerini aldatan şeytani güçleri her peygambere düşman kıldık. Ama Rabbin dileseydi onlar bunu yapamazdı. Bırak onları, düzdükleri teorilerle baş başa kalsınlar!
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
112,113. Aldatmak için birbirlerine cazip sözler fısıldayan cin ve insan şeytanlarını her peygambere düşman yaptık. Bu şeytanlar ahirete inanmayanların kalblerinin o sözlere yönelmesi, ondan hoşnut olması ve kendilerinin işledikleri suçları işlemeleri için böyle yaparlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı, sen onları iftiraları ile başbaşa bırak;
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Böylece, her peygambere insanlardan ve cinlerden olan şeytanları düşman kıldık. Aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözleri vahyederler. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Onlara ve ettikleri iftiralara aldırma.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz böylece, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar birbirini aldatmak için süslü sözlerle vesvese verirler. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Artık onları iftiraları ile başbaşa bırak.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve böyle biz her Peygambere İns-ü Cinn Şeytanlarını düşman kılmışızdır, bunlar aldatmak için birbirlerine lâfın yaldızlısını telkın eder dururlar, eğer rabbın dilese idi bunu yapmazlardı, o halde bırak şunları uydurdukları hurafât ile haşrolsunlar
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Biz, (sana yapdığımız gibi) her peygambere de insan ve cin şeytanlarını böylece düşman yapdık. Onlardan kimi kimine, aldatmak için, yaldızlı bir takım söz (ler ve vesveseler) telkıyn eder. Eğer Rabbin dileseydi bunu (bu telkıyni) yapmazlardı. Öyle ise onları düzmekde oldukları yalanlarıyla beraber (baş başa) bırak.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Ve böylece her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık; (bunlar)aldatmak için birbirlerine (bâtıl) sözün yaldızlısını fısıldarlar. Hâlbuki Rabbin dileseydi onu(aslâ) yapamazlardı; öyleyse onları ve uydurmakta oldukları şeyleri bırak!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Böylece biz her peygamber için bilinen ve bilinmeyen, doğruya karşı çıkanları (şeytanları) düşmanlar yaptık. Kendilerini aldatmak için, süslü sözlerle birbirleriyle fısıltılaşıyorlar. Rabbin dileseydi bunları yapamazlardı. O halde onları uydurdukları ila baş başa bırak.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
İşte böylece [²] herbir peygambere, insan ve cin şeytanlarını [³] düşman yaptık. Onlar birbirlerine, aldatmak kastiyle yaldızlı sözler telkin ederler. Rabbin dileseydi onlar bu işi [⁴] işleyemezlerdi. Onları da, iftira ettikleri küfrü de bırak.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar) Aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle baş başa bırak.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
İşte böylece Biz, hem insanlar, hem de cinler arasından azgın kâfirleri, yani şeytanları, gelmiş geçmiş bütün Peygamberlerin ve onların izleyicilerinin can düşmanı yaptık! Bu şeytanlar, hakîkati tersyüz ederek insanları aldatmak amacıyla, birbirlerine gerçekte zararlı olduğu hâlde, görünüşte son derece çekici ve baştan çıkarıcı olan yaldızlı sözler ve şeytânî fikirler ilham ederler. Gerçi Rabb’in dileseydi, irâdelerini ellerinden alırdı ve bunların hiçbirini yapamazlardı. Fakat Allah, imtihân hikmeti gereğince onlara biraz mühlet veriyor. Demek ki Allah, onları zorla imana getirmeyi dilememiş ve özgür irâdeleriyle hakîkate teslim olmadıkları sürece onları imana lâyık görmemiştir!O hâlde, ey Müslüman, onları imana getireceğim diye kendini yiyip bitirme; bırak onları, uydurdukları saçma gelenek ve hurâfeleri ile baş başa kalsınlar! Sen, bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğine devam et! Peki, bu şeytanlar ne amaçla birbirlerine yaldızlı sözler ilham eder?
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
İşte böyle, aldatmak üzere Söz’ün yaldızlısını birbirine vahyeden, Cinnler’in ve İnsanlar’ın şeytanlarını her nebiyy için bir düşman kıldık. Senin rabbin dileseydi, bunu yapmazlardı. Artık onları ve uydurduklarını bırak!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
112,113. İşte böylece Biz her Peygambere, birbirlerini aldatmak için yaldızlı sözler söyleyen insan ve cin şeytanlarını,1 düşman yaptık. Eğer Rabbin dileseydi onlar bunu yapamazlardı.2 Artık sen onları âhirete inanmayanların kalplerini o yaldızlı sözlerle kandırmak, ondan hoşlanmalarını sağlamak ve yaptıkları kötülükleri yapmaya devam ettirmek için uydurdukları iftiraları ile baş başa bırak.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
VE İŞTE böylece, Biz, hem insanlar hem de görünmez varlıklar içinden zihin çelmeyi amaçlayan yaldızlı/parlak yarı-hakikatleri 98 birbirlerine fısıldayan şeytanî güçleri her peygambere düşman kıldık. Ama Rabbin dilemedikçe onlar bunu yapamazlardı: o halde, onlardan ve onların mesnedsiz hayallerinden uzak durun!
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Onlar birbirlerine insanları aldatmak için akıl çelici birtakım yaldızlı sözler fısıldamalarından dolayı görünür görünmez şeytanlar, her nebiye düşman oldular. Gerçi Rabbin seçme hakkı vermeseydi onu da yapamazlardı ya. Öyleyse onlardan ve uyduruk dinlerinden uzak dur! 4/60-120, 14/12-22, 16/63, 27/24, 47/24-25
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ve böylece Biz, görünür-görünmez şeytanları[1105] her nebiye düşman kıldık. Onlar aldatmak amacıyla birbirlerine yaldızlı yalanlar telkin ediyorlar.[1106] Ama eğer Rabbin isteseydi, onlar bunu yapamazlardı:[1107] o hâlde onlardan da, uyduruk teorilerinden de uzak dur!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve böyle her peygamber için insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Onların bazısı bazısına, aldatmak için sözün yaldızlısını telkin eder. Ve eğer Rabbin dilemiş olsaydı onu yapmazlardı, artık onları ve iftira eder oldukları şeyleri bırak.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Böylece biz her peygambere, insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Onlardan kimi kimine, aldatmak için birtakım yaldızlı sözler fısıldayıp telkin ederler. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O halde onları, düzmekte oldukları yalanlarıyla baş başa bırak! [3, 184; 6, 34; 41, 43; 25, 31]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Artık onları, uydurdukları şeylerle baş başa bırak.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Her nebiye insan ve cin şeytanlarından, tıpkı bunlar gibi düşmanlar oluşturmuşuzdur. Bu, yaldızlı sözler fısıldayarak (yanlışlar içindeki o kimselerin) birbirlerini aldatmaları içindir. Rabbinin tercihi farklı olsaydı (zorlayıcı bir düzen kursaydı) bunu yapamazlardı. Onları uydurduklarıyla baş başa bırak.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Böylece, Biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Birbirlerini aldatmak için yaldızlı sözler telkin ederler, Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Öyleyse onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Her peygambere insan ve cin şeytanlarını Biz böylece düşman ettik ki, bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler ilham ederler. Eğer Rabbin dileseydi onlar bunu yapamazdı; onun için sen onları uydurduklarıyla baş başa bırak.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böyle, biz [her] peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Bırak onları, düzdükleri iftiralarla baş başa kalsınlar;
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ancılayın eyledük her peyġambere düşmān ādemįler şeyŧānlarını daħı perįlerüñ gizlü söyler bir nicesi bir niceye sözüñ bezenmişini aldamaķ içün. daħı eger dilese- idi çalabuñ işlemeyelerdi anı pes ķo anları anuñ-ile kim yalan baġlarlar.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Anuñ gibi ḳılduḳ her peyġambere düşmanlar ādem şeyṭānlarından, cinşeyṭānlarından. Daḫı biri birine bıraġurlar yaman sözleri azdurmaġ‐ıçun ḫalḳı. Eger dilese‐y‐di Tañrı Ta‘ālā anı işlemezlerdi. Ḳo anları yalan sözleri bile.