Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 940, sondan 5297. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 151. ayetidir. En'am Suresi 151. ayetinin kelime sayisi 42, harf sayısı 180 ve toplam ebced değeri ise 11708 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل تعالوا اتل ما حرم ربكم عليكم الا تشركوا به شيـا وبالوالدين احسانا ولا تقتلوا اولادكم من املاق نحن نرزقكم واياهم ولا تقربوا الفواحش ما ظهر منها وما بطن ولا تقتلوا النفس التي حرم الله الا بالحق ذلكم وصيكم به لعلكم تعقلون
(Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın.[203] Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin.[204] İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.”
Yukarıda müşriklerin temelsiz hükümleri ve kuralları eleştirildikten sonra bu âyetlerde asıl benimsenmesi gereken başlıca ilâhî kurallar ve hükümler yer almakta; biri tevhid inancına, diğerleri ahlâka dair olmak üzere İslâm’ın dokuz temel buyruğu sıralanmakta, son olarak da bütün bu buyurulanları kapsayıcı küllî bir ödev olmak üzere, Allah’ın dosdoğru olan yolundan gidilmesi emredilmektedir. 151. âyetin başındaki “Gelin, rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım” meâlindeki ifade muhatapların ilgisini, müteakip ifadelerdeki ilkeleri ihtiva eden yolun tek doğru ve izlenmesi zorunlu yol olduğu gerçeğine çekme gayesini gütmektedir.
Bu âyetlerde sıralanan buyruklar şunlardır:
1. “Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayın.” Bu, İslâm’ın ana ilkesi olan Allah’ın her yönden birliği inancının bir gereği olup müslüman olmanın da ilk şartıdır. Fahreddin er-Râzî, ilgili âyetlere göndermeler yaparak, bu sûrede çeşitli müşrik zümrelerin en iyi şekilde açıklandığını belirttikten sonra bunları şöyle sıralamaktadır: Putperestler, yıldızperestler, Yezdân ve Ehrimen’in tanrılığını iddia edenler, Allah’a erkek ve kız çocuk isnat edenler (Râzî, XIII, 232).
2. “Anne babaya iyilik edin.” Âyetin bu kısmında geçen ihsân “güzellik, iyilik” anlamına gelen hüsn kelimesinden türetilmiş olup en geniş anlamda “iyilik etmek, güzel davranmak” demektir. Âyette bu buyruğun, Allah’ın birliğine inanmayı emreden ifadeden hemen sonra gelmesi, anne baba hakkının önemini gösterir (geniş bilgi için bk. İsrâ 17:23).
3. “Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin.” Özellikle geçim kaygısıyla çocuk öldürmenin, Allah’ın hazinesinin herkesi rızıklandıracak kadar zengin olduğundan şüphelenme anlamı taşıdığına bir işaret vardır. Ayrıca burada, sadece eski tefsirlerde söz konusu edilen Câhiliye dönemindeki çocuk öldürme uygulaması (bilgi için bk. En‘âm 6:137, 140) kastedilmeyip özellikle “fakirlik korkusuyla” veya “geçim kaygısıyla” şeklindeki kayıttan hareketle, anne karnındaki çocuğun öldürülmesinin de yasaklandığı dikkate alınmalıdır; ayrıca böyle bir uygulamanın Câhiliye döneminde de mevcut olduğu düşünülebilir. Günümüzde bir baba veya annenin kendi çocuğunu öldürmesi bütün dünyada suç sayılmakta ve nâdiren vuku bulmaktaysa da, bu ve benzeri âyetler, doğum kontrolü ve nüfus planlaması gibi meseleler dolayısıyla güncelliğini korumakta ve bu bakımdan ilgili âyet ve hadislere dayanılarak söz konusu meseleler hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmektedir.
Hz. Peygamber’in, doğum kontrolünün en basit şekli olan azil (meniyi rahimin dışına akıtma) uygulamasına izin verdiğine dair hadisler vardır (Buhârî, “Nikâh”, 96, “Megāzî”, 32; Müslim, “Nikâh”, 125, 134, 136, Ebû Dâvûd, “Nikâh”, 49; Tirmizî, “Nikâh”, 39; Müsned, III, 33, 51, 53, 309; el-Muvatta’, “Talâk”, 95). Çeşitli mezheplerin âlimlerinin çoğunluğu da azlin câiz olduğunu kabul etmişlerdir (geniş bilgi için bk. Gazzâlî, İhyâ’, II, 47-49). Azlin mubah olması, gebe kalmamak için –başka bir yasak çiğnenmedikçe ve zararlı olmamak kaydıyla– daha başka tıbbî önlemlere başvurmanın da câiz olduğunu gösterir. Çünkü Kur’an’da gebe kalmamak değil, çocuk öldürmek yasaklanmıştır. Bununla birlikte evlenmenin asıl amacı, neslin devamı ve gelişmesi için çocuk yapmaktır. Bu sebeple kadının güzelliğinin bozulması, çocuğun bir ayak bağı telakki edilmesi gibi keyfî sebeplerle fıtratın tabii akışına müdahale etmek, özellikle müslüman nüfusun artmasının gerekli olduğu hal ve şartlarda çocuk yapmaktan kaçınmak doğru değildir.
Âyetteki “Çocuklarınızı öldürmeyin” emri, günümüzde yaygın olarak uygulanan ve ciddi tartışmalara yol açan kürtaj konusuyla yakından ilgilidir. Günümüz âlimlerinin büyük çoğunluğu, hamileliğin hangi safhasında olursa olsun, çocuk düşürme ve aldırmanın haram olduğu görüşündedirler.
4. “Kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın.” Burada geçen fevâhiş kelimesi fuhş kökünden gelmekte olup “çirkin ve yüz kızartıcı, utanç verici söz ve davranışlar”ı ifade eder. İbn Abbas’tan nakledilen bir rivayete göre Câhiliye Arapları açıktan zina edilmesini hoş karşılamaz, ancak gizli gizli zina ederlerdi (İbn Âşûr, V, 160). Âyette onların bu anlayış ve tutumları reddedilmiştir. Bununla birlikte, âyetteki fevâhiş lafzı çoğul olduğundan ve ayrıca bununla sadece zinanın kastedildiğini gösteren belirleyici bir ifade bulunmadığından, bu yasağı zina ile sınırlamak doğru değildir. Burada kötülüklerin gizlisinin de açığının da özellikle tasrih edilmesi ilgi çekicidir. Çünkü eğer bir insan, açıktan işlemeye çekindiği bir kötülüğü gizli olarak yapabiliyorsa, bu onun, insanlar tarafından kınanmaktan çekindiği halde Allah’ın buyruğunu ihlâl etmekten çekinmediğini gösterir. Ayrıca kötülüğü “yapmayın” veya “işlemeyin” yerine “yaklaşmayın” buyurulması, insanı kaçınılmaz olarak kötülük işlemeye sevkedebilecek ortam ve şartlardan uzak durmayı öngörmektedir.
5. “Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın yasakladığı cana kıymayın.” Buradaki tahrîmde “yasaklama” yanında “muhterem ve dokunulmaz kılma” anlamı da vardır. Bunun özellikle belirtilmesi, insan hayatının Hz. Âdem’den beri dokunulmaz olduğunu ima eder (İbn Âşûr, VIII, 161). Âyetteki hak kelimesi bâtılın zıddı olup din ve aklın doğru, gerçek, meşrû saydığı durumu ifade eder. Burada “doğru, gerçek, geçerli, meşrû sebep” anlamında kullanılmıştır (geniş bilgi için bk. Mâide 5:32).
6. “Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına sadece iyi tutumla yaklaşın.” Şüphesiz meşruiyet içinde bütün insanların malları dokunulmaz olmakla birlikte, zayıf ve korumasız olmalarından dolayı yetimlerin malları daha çok saldırı veya istismara açık olduğu için âyette bu hususta özellikle titiz olunması gerektiğine dikkat çekilmiştir. Ayrıca yetimin malına bütünüyle ilgisiz kalmak bu malın zaman içinde aşınmasına veya en azından bir artış sağlamamasına yol açacağından, bu malla ilgilenmeye izin verilmiş, hatta “en iyi ve en güzel” (ahsen) kaydından anlaşıldığı kadarıyla ilgilenmek zımnen teşvik edilmiştir. Zira en iyi ve en güzeli yapmak faziletin gereğidir.
7. “Ölçü ve tartıyı adaletle yapın.” İnsanlar arasındaki en yoğun ilişkilerden olan alışveriş sırasındaki ölçü ve tartılarda haksızlıklar sıklıkla vuku bulduğu için hemen her dönemin illeti olan bu duruma özellikle dikkat çekilmiş; ayrıca adaleti her zaman tam olarak yerine getirmek insanın gücünü aşan bir yükümlülük olduğundan, âyetin devamında “Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz” buyurulmakla kasıtsız olarak yapılan yanlış ölçü ve tartıların sorumluluğu gerektirmediğine işaret edilmiştir. Râzî’nin de belirttiği üzere, burada geçen ifa kavramı tam olarak ölçüp tartmayı ifade etmekle birlikte ayrıca bir de kıst (adalet) kelimesinin geçmesinden anlaşılıyor ki, alışveriş sırasında satıcının da müşterinin de karşılıklı olarak adalet ve hakkaniyeti gözetmeleri gerekmektedir.
8. “Söz söylediğiniz zaman, yakınlarınız bile olsa, adaletli olun.” Bu buyruk, çeşitli konularla ilgili bilgi, haber, hüküm, övgü, yergi, sözleşme, yemin, vaad, vasiyet, öğüt, eleştiri, emir, istek, istişare gibi her türlü sözlü ilişkilerde adaletli, dürüst ve doğru olmayı; haksızlık, zulüm, incitme, eziyet, hakaret gibi ahlâka aykırı amaçlar güden sözler sarfetmekten sakınmayı kapsamaktadır. İnsanların yakınlarına duydukları sevgi ve acıma gibi sübjektif sebeplerle haksızlık yapmaları sıklıkla karşılaşılan beşerî zaaflardan olduğu için âyetteki “yakınlarınız bile olsa” kaydıyla bu hususta özellikle uyarıda bulunulmuştur.
9. “Allah’ın ahdini tam olarak yerine getirin.” Allah’ın ahdinden maksat, O’nun kullarına yüklediği her türlü vazifelerdir. Müslüman olan kişi, bir bakıma Allah ile ahidleşmiş, O’nun hükümlerine uymayı taahhüt etmiş olduğundan âyette bu durum hatırlatılmaktadır. Ayrıca insanlara meşrû bir vaadde bulunulduğunda bunun yerine getirilmesi de Allah’ın buyruğu olup söz konusu âyet bu buyruğu da kapsamaktadır.
10. “Bu benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun, (başka) yollara uymayın.” 153. âyetin bu kısmı yukarıdaki bütün emir ve yasakları kapsamakta, devamında ise bunun dışındaki bütün yolların, yani burada başlıca ilkeleri belirtilmiş bulunan İslâm’a aykırı her türlü düşünce ve hayat tarzlarının, insanları Allah’ın yolundan, hak dinden uzaklaştıran sapmalardan ibaret olduğu ifade buyurulmaktadır.
Mehmet Okuyan
De ki: “Gelin Rabbinizin size neleri saygın kıldığını [tilavet] edeyim (okuyup aktarayım): O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın ve ana babaya iyilik (edin)! Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; (çünkü) sizi de onları da biz rızıklandırmaktayız. Çirkinliklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın! Allah’ın saygın kıldığı (öldürülmesini yasakladığı) canı haksız yere öldürmeyin! İşte bunlar (Allah’ın) size emrettikleridir. Umulur ki akıl edersiniz.
Benzer mesajlar: Bakara 2:83; Nisâ 4:36; İsrâ 17:23-24; Meryem 19:14, 32; ‘Ankebût 29:8; Lokmân 31:14; Ahkâf 46:15.,Bu üç ayet yani En‘âm 6:151-153. ayetler, Bakara 2:83-84, Ra‘d 13:19-25, İsrâ 17:23-39, Mü’minûn 23:1-11, Furkân 25:63-77 ve Me‘âric 70:22-35. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayınız; anne babaya iyilik ediniz; fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyiniz! Sizin de onların da rızkını biz veririz; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayınız ve Allah'ın yasakladığı cana haksız yere kıymayınız! İşte, aklınızı kullanasınız diye Allah size bunları emretti.”[125]
[125] Temel haklar hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 13-20.
Erhan Aktaş
De ki: “Gelin, Rabb'inizin size haram kıldığı şeyleri bildireyim: O'na şirk koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. Yoksulluk endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de onların da rızıklarını Biz veririz. Fuhşiyatın¹ açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Haklı bir gerekçe olmadıkça Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. İşte O, size bunları öğütledi, umulur ki aklınızı kullanırsınız.”
De ki: “Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi (hiçbir şekilde) asla ortak koşmayın. Ana Baba’ya ihsan ve ikramla (hizmet yapın), yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeye (kalkışmayın. Nüfus planlaması bahanesiyle anne karnında şekillenmiş bebekleri aldırmayın.) Sizin de, onların da, rızıklarını Bizim verdiğimizi (unutmayın.) Çirkin kötülüklerin (her türlü fuhuş ve rezaletlerin) açığına da, gizli saklısına da yaklaşmayın. (Savaş, eşkıyalık, devlete isyan, adam öldürmek gibi,) Hak etmeleri dışında, Allah’ın haram kıldığı bir cana kıymayın. İşte (Allah) bunlarla size tavsiye ediyor. Umulur ki akıl erdirir (ve düşünüp gereğince amel edersiniz) .”
De ki: Gelin de Rabbiniz, size neleri haram etti, ben okuyup anlatayım: Sakın ona hiçbir şeyi eş ve ortak saymayın, ananıza, babanıza karşı iyilikte bulunun ve yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizi de ancak biz rızıklandırırız, onları da ve açığa çıkan kötülüklere de yaklaşmayın, gizli kalan kötülüklere de ve hiçbir cana kıymayın, çünkü Allah, haklı olmadıkça haram etmiştir bunu. İşte aklınızı başınıza alasınız diye size bunları emretmiştir o.
De ki: “Gelin Allah'ın gerçekten neyi yasakladığını size anlatayım: O'ndan başka şeylere asla ilâhlık yakıştırmayın; annebabanıza iyilik yapın ve onlara karşı saygısızlıkta bulunmayın; ve çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin; çünkü sizin de, onların da rızıklarını sağlayacak olan biziz. Açık veya gizli hiçbir utanç verici fiil işlemeyin ve adaleti yerine getirmek dışında, Allah'ın kutsal saydığı insan hayatına haksızca kıymayın. Allah size aklınızı kullanasınız diye bunları emreder.
"Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını, nelere riayeti emrettiğini okuyayım:
İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında O'na kanunlarının üzerinde câri olduğu hiçbir varlığı ortak koşmayın.
Anaya, babaya devamlı iyilik edin, ihsanda bulunun, kesinlikle kötü davranmayın.
Masrafların artacağı, yoksulluğa düşeceğiniz endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de onların da rızkını, ekmeğini, aşını biz veriyoruz.
Büyük günah ve ayıpların, meşrû olmayan şehevî fiillerin, gayrimeşrû ilişkilerin, zinanın açığına da, gizlisine de yaklaşmayın.
Haklı bir sebep olmadıkca Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı, saygıya lâyık bulduğu cana kıymayın. İşte bunlar, Allah'ın tekrar tekrar size riayeti emrettiği hususlardır. Umulur ki, aklınızı başınıza toplar düşünürsünüz" diye ilan et.
De ki: "Gelin Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anne babaya iyilik edin, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin -sizi de onları da biz rızıklandırmaktayız- kötülüklerin açık olanına da gizli olanına da yaklaşmayın ve Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmeyin. Olur ki akıl edersiniz diye (Allah) size böyle emretti."
De ki: 'Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın, anne-babaya iyilik edin, yoksulluk-endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. -Sizin de, onların da rızıklarını biz vermekteyizÇirkin-kötülüklerin açığına ve gizli olanına yaklaşmayın. Hakka dayalı olma dışında, Allah'ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akıl erdirirsiniz.'
De ki: “-Geliniz, size Rabbiniz neleri haram etmiştir, okuyayım: Ona hiç bir şeyi ortak koşmayın, anaya babaya iyilik edin, fakirlik yüzünden çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızıklarını biz veririz. zina gibi kötülüklerin açığına da, gizlisine de yanaşmayın. Allah'ın muhterem kıldığı nefsi (canı) haksız yere öldürmeyin. İşte bu yasaklara riayet etmeyi, Allah size tavsiye etti, olur ki, düşünür ve akıl erdirirsiniz.”
De ki: “Gelin, Allah’ın size neyi haram kıldığını size okuyayım: Allah’a hiçbir şeyi eş koşmayın. Ana babaya güzelce davranın. Fakirlik konusunda çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da rızıklandıran biziz. Açık gizli hiçbir fuhuş ve günaha yaklaşmayın. Allah’ın haram kıldığı nefsi (canı) haksız yere öldürmeyin. İşte idrak edersiniz diye Allah bunları size tavsiye etmiştir.()
Bahaeddin Sağlam En'am Suresi 151. Ayet Açıklaması
(*) İsra Suresi, 22-38
Besim Atalay
Diyesin ki: «Geliniz, Tanrınızın size haram ettiğin, okuyayım ben, hiçbir şeyi Allaha eş koşmayınız, anaya, babaya iyilik ediniz, yoksulluk korkusiyle çocukları öldürmeyin, onların da, sizin de azığınızı veririz, açık, gizli fuhşa yaklaşmayın, hak yüzünden olmayıp da, Allahın öldürmeyin dediği bir kimseyi öldürmeyin, bunu Allah sizlere, işte böyle buyurur», ola ki anlarsınız
De ki: “Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını ben söyleyeyim: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın! Anaya-babaya iyilikten ayrılmayın (onlara karşı saygısızlık yapmayın. Fakirlik korkusuyla) çocuklarınızı öldürmeyin! (Allah buyuruyor ki:) Sizin de onların da rızkını biz veririz. İster açık olsun ister gizli, kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun! Haklı bir gerekçeye dayanmaksızın, Allah'ın haram kıldığı bir cana kıymayın!” İşte (Allah), aklınızı kullanasınız diye size bunları emretti.
Cemal Külünkoğlu En'am Suresi 151. Ayet Açıklaması
Bkz. 4:32“Allah’a eş koşmak”, Kur’an’da en büyük zulüm olarak tanımlanır (Lokman 31:13). Nisa suresi 4:48. ayette; Allah’ın kendisine şirk koşulmasını asla affetmeyeceğini bildirmektedir. İnsan, Allah’a eş koşamaz ve O’na ulaşmak için araya birilerini ya da bir şeyleri sokamaz. O doğrudan Allah’a ulaşır. Çünkü Allah ona can damarından daha yakındır (Kaf 50:16). “Her nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadid 57:4). “Kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidinden uzak durun!” emri de diğer emirler gibi zımnî bir hassasiyeti ihtiva eder. Burada gizli, açık her türlü kötülük yasaklanıyor. Ama Müslümanların hayatlarında kötülükler büyük günahlar adı altında şirk, adam öldürmek, kumar, zina, içki ve faiz gibi birkaç eylemle sınırlandırılmıştır. Oysa ki ayet kötülüğün ve ahlaksızlığın her çeşidini yasaklıyor. Örneğin; yalan, gıybet, hırsızlık, aldatmak, tefecilik, riya, kibir, haset, cimrilik, su-i zan, israf, aldatma, kayırma, torpil vb. kötülükler Allah’ın uzak durulmasını emrettiği ahlaksızlıklardandır. Onun için Müslüman keyfine göre Allah’ın yasaklarını kategorize ederek rahatça günah işleyemez. Bir eylemin içinde bir başkasının hakkı geçiyorsa ya da birileri zarara uğratılıyorsa veya toplumun düzeni bozuluyor, manevi ve ahlaki değerlerini yozlaştıracak bir aksiyon bulunuyorsa o eylem haramdır.
Diyanet İşleri (Eski)
De ki: "Gelin size Rabbinizin haram kıldığı şeyleri söyleyeyim: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anaya babaya iyilik yapın, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin ve onların rızkını veren Biziz, gizli ve açık kötülüklere yaklaşmayın, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Allah bunları size düşünesiniz diye buyurmaktadır."
De ki: Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin -sizin de onların da rızkını biz veririz-; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Allah'ın yasakladığı cana haksız yere kıymayın! İşte bunlar Allah'ın size emrettikleridir. Umulur ki düşünüp anlarsınız.
De ki: "Gelin, Rabbinizin size neleri haram ettiğini söyleyeyim: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya iyi davranın. Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; sizi de onları da biz besliyoruz. Büyük günahların açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve ALLAH'ın kutsal saydığı cana haksız yere kıymayın. Bunlar, düşünesiniz diye O'nun size verdiği öğütlerdir.
De ki: Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin de onların da rızkını biz veriyoruz. Kötülüklerin açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haksız yere Allah'ın haram kıldığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları emretti.
De ki: geliniz size rabbınız neleri haram kıldı okuyayım: ona hiç bir şey'i şerik koşmayın, babanıza ananıza iyilikten ayrılmayın, yoksulluk yüzünden evlâdınızı öldürmeyin, sizin de onların da rızkınızı biz veririz, fevahışe: açığına da, gizlisine de yanaşmayın, Allahın muhterem kıldığı nefsi haksız öldürmeyin, işittiniz a, işte size o bunları ferman buyurdu, gerektir ki aklınız erer
De ki: «Gelin, üzerinize Rabbinizin neleri haram etdiğini ben okuyayım: Ona hiç bir şey'i ortak yapmayın. Anaya babaya iyilik edin. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızkını biz vereceğiz. Kötülüklerin açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. (Kısas ve zina gibi şeylerden dolayı meşru) bir hak olmadıkça Allahın haram etdiği cana kıymayın. İşte (Allah) size, aklınızı başınıza alasınız diye, bunları emretdi».
De ki: “Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi şirk koşmayın! Hem ana-babaya iyilik (edin)! Ve fakirlikten dolayı çocuklarınızı öldürmeyin! Sizi de onları da (ancak) biz rızıklandırırız. (Zinâ gibi) çirkin işlere, açığına da gizlisine de yaklaşmayın! Hem hak bir sebeb olmadıkça, Allah'ın haram kıldığı canı öldürmeyin! İşte bunlar (Allah'ın) size o emrettiği (şeyler)dir; tâ ki akıl erdiresiniz.”
Deki “Gelin, Rabbinizin size neyi haram ettiğini okuyayım. Kendisine her hangi bir şeyi ortak koşmanızı haram etmiş, ana babaya iyilik yapmanızı emretmiştir. Çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin, sizin de onlarında rızıklarını biz veriyoruz. Açık veya gizli Allah’ın yasakladığı kötülüklere yaklaşmayın. Allah’ın yasakladığı bir nefsi geçerli bir neden olmadan öldürmeyin. Allah size bu kitapla tavsiyelerde bulunuyor ki, belki aklınızı kullanırsınız.”
Onlara de ki «— Gelin Rabbinizin size haram kıldığını haber vereyim: O/na hiçbir şeyi şerik koşmayın; anaya, babaya iyilik edin; fakr-u zarûret korkusuyle çocuklarınızı öldürmeyin; biz sîzlerin de, onların da rızkını veririz. Hayasızlığa, aşikâresine de, gizlisine de yaklaşmayın. Allah/ın katlini haram kıldığı şahsı öldürmeyin. Meğer ki kısas gibi bir hak ile ola. İşte tavsiye ettiğimiz [⁴] bunlardır, ta ki akıl erdiresiniz».
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 151. Ayet Açıklaması
[4] Beş teklifin biri emir diğerleri nehiydir, Kur'an-ı Kerîm'deki on vasiyet buradan başlıyor ki hepsi de her şeriatta muhkemdir.
Kadri Çelik
De ki: “Gelin size Rabbinizin haram kıldığı şeyleri söyleyeyim: O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın, anaya babaya iyilik yapın, sizin ve onların rızkını veren biz olduğumuz halde yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, gizli ve açık kötülüklere yaklaşmayın, hak dışında, Allah'ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin.” Allah bunları size düşünesiniz diye buyurmaktadır.
Onlarade ki: “Gelin, Rabb’inizin asıl neleri haram kıldığını size Kur’an’dan okuyayım:”Hiç kimseyive hiçbir şeyi ilâhlık makâmına yüceltip de O’na ortak koşmayın; anne. babaya iyilik yapın ve onlara karşı son derece saygılı, edepli ve şefkatli davranın!Fakirlikten dolayı,çocuklarınızı —onlara bakamayız yetemeyiz endişesiyle— öldürmeyin! Unutmayın ki, sizi de, onları da besleyen Biziz! O hâlde, tarih boyunca şeytanın istediği gibi yaparak çocuklarınıza kıymayın! İster açık ister gizli olsun, fuhşun ve ahlâksızlığın her çeşidinden uzak durun! Haklı bir gerekçeye dayanmaksızın, Allah’ın dokunulmaz kıldığı bir cana kıymayın!İşte Allah, aklınızı kullanasınız ve gerçek haramlardan kaçınabilesiniz diye, size bunları emrediyor!
De ki:
-“Gelin! Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım:
O’na hiçbir şeyi şirk / ortak koşmayın!
Ana-Baba’ya iyilik edin!
Yoksulluk yüzünden çocuklarınızı öldürmeyin!
Onları da, sizi de biz rızıklandırıyoruz.
Dışa vurmuş (görünen) ve saklı kalmış (görünmeyen) Kötü İşler’e / Fuhş’a yaklaşmayın!
Hakk’lı olmadıkça, Allah’ın haram kıldığı şekilde Can’a kıymayın!”.
İşte size onu tavsiye etti.
Umulur ki akledersiniz.
(Ve onlara): “(Ey kâfirler!) Gelin size Rabbinizin; ‘Ona hiçbir şeyi ortak koşmamanızı, anaya ve babaya iyi davranmanızı, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmemenizi, sizin de onların da rızkını Bizim verdiğimizi,1 açık ve gizli bütün namussuzluklara2 yaklaşmamanızı, Allah’ın haksız yere3 öldürülmesini haram kıldığı bir kimseyi4 öldürmemenizi,’ emrettiğini anlatayım. Şunu iyi bilin ki (Allah) bütün bunları, akıl edesiniz diye size tavsiye etti.” de.
1 Konuyla ilgili olarak Bk. (İsra: 31)2 Fahşa: Zina, adam öldürmek, hırsızlık ve her türlü günâh, Allah’ın yasakladığı aşırı arzular, demektir. Buradaki açık fuhuş: müşriklerin babaları ölünce, onların karılarıyla evlenmeleri ve eşleriyle boşandıkları halde nikâhlı gibi yaşamaları, gizli fuhuş ise: gizlice yapılan zinadır denilmiştir. (Kurtubî)3 İslâm hukukuna göre; kasten adam öldürenler, Müslümanlarla savaşanlar, İslâm devletini yıkmaya çalışanlar, zina yapan evli kadın veya erkekler ve mürtedler, “haklı olarak öldürme” sınırına girer ve bu işi, sadece devlet yapar. Bk. (İsra: 35)4 Bu âyete göre intihar etmek haramdır.
Muhammed Esed
De ki: “Gelin, Allah'ın [gerçekten] neyi yasakladığını size anlatayım: O'ndan başka şeylere asla ilahlık yakıştırmayın; anne-babanıza iyilik yapın [ve onlara karşı saygısızlıkta bulunmayın]; 146 ve çocuklarınızı yoksulluk korkusuyla öldürmeyin; 147 [çünkü] sizin de onların da rızıklarını sağlayacak olan Biziz; açık veya gizli hiçbir utanç verici fiil işlemeyin; ve adalet[i ifa etmek] dışında Allah'ın kutsal saydığı insan hayatına kıymayın: Allah bunu size emretti ki aklınızı kullanabilesiniz; 148
De ki: “Gelin, size Rabbinizin neyi haram/dokunulmaz kıldığını bildireyim: Allah’a hiçbir şeyi eş ve ortak koşmayın,1 anaya babaya iyi davranın,2 fakirlik korkusundan dolayı çocuklarınızı öldürmeyin. Zira sizin de onların da rızıklarını veren biziz! Utanç verici her hayâsızlığın açığından ve gizlisinden uzak durun.4 Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana haksız yere kıymayın.5 İşte, bütün bunları Allah, size bildiriyor. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.”6, 14/36, 22/26-31, 24/36, 17/23, 36/137, 17/31, 47/33, 17/32, 24/30-31, 52/178, 4/92-93, 5/32, 17/33, 62/44, 10/100, 21/10, 28/60
De ki: “Gelin, Allah’ın size neyi hürmete layık ve dokunulmaz kıldığını[1142] aktarayım: O’ndan başka şeylere kesinlikle ilâhlık yakıştırmayın; anne-babaya iyi davranın; rızkınıza ortak çıkar endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin,[1143] zira sizin de onların da rızkını Biz veriyoruz; açık ya da gizli, sizi mahcup edecek bir günaha yanaşmayın; haklı bir gerekçeye dayanmaksızın Allah’ın kutsal saydığı insan hayatına kıymayın:[1144] Allah size işte bunları emretti ki aklınızı kullanabilesiniz.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 151. Ayet Açıklaması
[1142] Harrame, hem “yasak kıldı” hem de “hürmete layık ve dokunulmaz kıldı” anlamına gelir. Aslında her yasak zımnî bir dokunulmazlığı içerir. Haramlığın temelinde de hürmete riayet yatar. Harama yaklaşmamak hem Allah’ın hürmetine, hem eşyanın hürmetine hem de insanın kendi hürmetine riayettir.
[1143] ‘İmlâk konusunda bkz: 17:31, not 45.
[1144] Krş: 17:33; 25:68. Kürtajı da bu yasak kapsamında değerlendirmek gerekir.
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Geliniz, Rabbinizin, üzerinize neleri haram kılmış olduğunu okuyayım: O'na hiçbir şeyi şerik koşmayınız, ve ana ile babaya iyilik ediniz. Ve çocuklarınızı yoksulluktan dolayı öldürmeyiniz. Sizi de onları da Biz merzûk kılarız. Ve fuhşiyata, onlardan alenî olana da, gizlice olana da yaklaşmayınız, ve Allah Teâlâ'nın haram kıldığı herhangi kimseyi de öldürmeyiniz, bihakkın olan müstesna. İşte bunlar ile size tavsiyede bulunmuştur. Tâ ki âkilâne düşünesiniz.»
De ki: “Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını ben okuyup açıklayayım: O'na hiçbir şeyi ortak yapmayın, anneye babaya iyi davranın, fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin, çünkü sizin de onların da rızkını veren Biz'iz. Kötülüklerin, fuhşiyatın açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Allah'ın muhterem kıldığı cana haksız yere kıymayın. İşte aklınızı kullanırsınız diye Allah size bunları emrediyor. [4, 48; 17, 23; 31, 14-15; 2, 83; 17, 31; 7, 33; 6, 120] {KM, Çıkış 20}
Fuhşiyat (fevahiş) çirkinliği meydanda olan her türlü kötü davranışı kapsar. Kur’ân; zina, eşcinsellik, edep yerlerini açma, üvey anne ile evlenme gibi davranışları, fuhşiyattan sayar. Hadislerde hırsızlık, sarhoş edici içki içme hakkında da bu tabir kullanılır. (Krş. Tevrat, Çıkış, 20, 3-17; Matta İncîli, 5,17-33)
Süleyman Ateş
De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; sizi de onları da biz besliyoruz. Fuhuşların açığına da, kapalısına da yaklaşmayın ve haksız yere Allah'ın yasakladığı cana kıymayın! Düşünesiniz diye Allah size bunları tavsiye etti.
De ki “Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını sıralayayım: Hiçbir şeyi Allah ile bir tutmayın, anaya babaya iyilikten geri durmayın, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; onların ve sizin rızkınızı veren Allah’tır[1]. Fuhşun açığına da gizlisine de yaklaşmayın, Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın; haklı sebeple[2] olursa başka. İşte bunlar, Allah'ın size yüklediği görevlerdir; belki aklınızı kullanırsınız.
Süleymaniye Vakfı En'am Suresi 151. Ayet Açıklaması
[1] Ayetin tam anlamı, "onların da sizin de rızkınızı veren biziz" şeklindedir. Bu şekilde anlam verilmesi Türkçe bakımından doğru anlaşılması için uygun görülmüştür. [2] Haklı sebep "بِالْحَقِّ" sözünün karşılığıdır. Kelimenin başındaki "ال" kelimesi dolayısıyla belli bir hak yani Kur'an'da belirlenmiş sebeplerle demek olur.
Şaban Piriş
De ki:-Gelin, Rabbinizin size neyi haram kıldığını okuyayım: O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. Yoksulluk yüzünden çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızıklarını veren biziz! Ahlaksızlığın açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. İşte, (Allah) size, düşünesiniz diye bunları tavsiye etti.
De ki: Gelin, Rabbinizin size neyi haram ettiğini okuyayım: Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne ve babaya iyilik edin. Yoksulluk korkusuyla evlâdınızı öldürmeyin; sizi de, onları da rızıklandıran Biziz. Fuhşiyatın(26) açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Allah'ın haram ettiği bir cana haksız yere kıymayın. Akıl edersiniz diye, Rabbiniz size işte bunları emretti.
(26) Genel anlamıyla, çirkinliği aşikâr olan kötü davranışlar. Büyük günahlar, bu sözcüğün kapsamına girmekle birlikte, fuhuş yahut fuhşiyat denince ilk akla gelen anlam gayrı meşru cinsel ilişkilerdir ki, 17:32’den de bu anlaşılmaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki onlara: "Hadi gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını yüzünüze karşı okuyayım: Hiçbir şeyi O'na ortak koşmayın. Ana-babaya çok iyi davranın. Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin; biz sizi de onları da rızıklandırırız. Kötülüklerin görünenine de gizli kalanına da yaklaşmayın. Allah'ın saygın ve aziz kıldığı cana, bir hakkı savunmak dışında kıymayın. Allah size bunları önerdi ki, aklınızı işletebilesiniz."
eyit: “gelüñ oķıyam anı kim ḥarām eyledi çalabuñuza sizüñ üzere kim ortaķ eylemeyesiz aña neşene daħı ataya añaya eylük eylemek daħı depelemeñ oġlanlaruñuzı yoħsullıķdan biz virürüz rūzį size daħı anlara daħı yaķın gelmeñ zişt işlere ol kim belürdi andan daħı ol kim gizlendi daħı depelemeñ nefsi ol kim ḥarām eyledi Tañrı illā ḥaķk-ıla. şol ıśmarladı size anı anuñ-içün kim siz anlayasız.”