Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 797, sondan 5440. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 8. ayetidir. En'am Suresi 8. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 53 ve toplam ebced değeri ise 3775 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وقالوا لولا انزل عليه ملك ولو انزلنا ملكا لقضي الامر ثم لا ينظرون
Bir de dediler ki: “Ona (açıktan göreceğimiz) bir melek indirilse ya!” Eğer (öyle) bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da kendilerine göz açtırılmazdı. (Hemen helâk edilirlerdi.)
Müşrikler görünüşte ilâhî vahyin geliş tarzını inandırıcı bulmadıkları için, hakikatte ise sırf inat ve taassuplarından dolayı başka bir istekte bulunmuşlar, Hz. Muhammed’i kastederek, “Ona bir melek inseydi ya!” demişlerdir. Aslında Hz. Peygamber’e melek inmekle birlikte, müşrikler onun hakiki suretinde gelip Hz. Peygamber’le dolaşmasını ve bunu gözleriyle görmeyi istiyorlardı. Âyetin devamında yüce Allah “Eğer biz (istedikleri şekilde) bir melek indirseydik elbette iş bitirilmiş olur, artık kendilerine mühlet verilmezdi” buyurarak onların bu talebini de reddetmiştir. Tefsirlerde âyetin bu kısmıyla ilgili olarak çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Şöyle ki:
a) Zemahşerî “iş bitirilirdi” ifadesini “Onlar helâk edilirlerdi” şeklinde yorumlamakta ve bunu da şu gerekçeye bağlamaktadır: Meleği görmelerinden sonra –âyette de belirtildiği gibi– artık onlara mühlet verilmezdi; ya meleğin kendi suretinde Resûlullah’a geldiğini ayan beyan gördükleri halde yine de iman etmeyecekleri için veya melek gelip de artık her şey apaçık kesinlik kazanınca yükümlülüğün esası olan ihtiyar (seçme özgürlüğü) ortadan kalkacağı için helâk edilmeleri gerekli olurdu; ya da meleği kendi suretinde gördükleri anda, gördüklerinin verdiği dehşetten dolayı ruhları bedenlerinden ayrılır, yani ölüverirlerdi. Çünkü “şiddetin âniden zuhuru, şiddetin kendisinden daha dehşet vericidir” (II, 4-5).
b) Şevkânî’ye göre müşrikler “Ona bir melek indirilseydi ya!” derken meleğin aslî suretiyle gelerek kendileriyle konuşur, Hz. Muhammed’in hak peygamber olduğunu kendilerine bildirirse ona inanıp tâbi olacaklarını söylüyorlardı. Oysa Allah biliyordu ki, onlara böyle bir melek gelmiş olsa yine de iman etmeyecekler ve bunun sonucunda derhal helâk edilmeye müstahak olacaklardı (II, 117).
c) Elmalılı M. Hamdi’ye göre eğer melek kendi suretinde gelip de hakikat itiraza mahal kalmayacak şekilde apaçık ortaya çıksaydı, artık Hz. Peygamber’in haber verdiği azap hemen uygulanırdı. Özellikle vahiy meleği Cebrâil’i, sıradan insanlar şöyle dursun, peygamberlerden bile pek azı asıl varlığıyla görebilmiştir (III, 1880-1881; ayrıca bk. Necm 53:1-18; Buhârî, “Tefsîr”, 53:1-2). Ayrıca Hz. Muhammed’in dahi vahiy esnasında büyük bir dehşet ve sıkıntı hali yaşadığına ilişkin hadisler vardır (Buhârî, “Bed’ü’l-vahy”, 2-3) .
Hz. Peygamber’in özellikle ilk vahyi aldığı sırada yaşadığı olağan üstü sarsıntıya Kur’an-ı Kerîm de işaret etmektedir (Müzzemmil 73:1; Müddessir 74:1).
d) İbn Âşûr ise “İş bitirilmiş olurdu” ifadesini “Tehdit edildikleri azap gerçekleştirilirdi” anlamında açıklamıştır. Zira Allah’ın gazabına uğrayan bir topluma melekler ancak azap getirmek için inerler. Nitekim Lût kavminin durumu bunu göstermektedir (A‘râf 7:80-84). Muhtemelen Allah Teâlâ melekleri hak uğruna müsamahasız bir sertlik ve öfke tabiatında yaratmıştır (IV, 145). Aynı müfessir ayrıca Cenâb-ı Hakk’ın müşriklerin, aslında mahvolmalarına yol açacak olan bu taleplerini cezalandırmamasını, O’nun inkârcılara karşı bir rahmeti şeklinde yorumlamamak gerektiğini savunuyorsa da bu görüşün isabetli olduğu kanaatinde değiliz. Zira âyette de dolaylı olarak belirtildiği gibi Allah onlara mühlet vermiş ve bu sayede daha sonra bazıları İslâm’ı kabul etme şerefine ermişlerdir ki, bunlar arasında bu sûrenin 7. âyetinin inmesine sebep olduğu rivayet edilen Abdullah b. Ebû Ümeyye de vardır. Hatta bu zat daha sonra Tâif’te şehid düşmüştür (Elmalılı, III, 1180).
Mehmet Okuyan
(Müşrikler) “Ona bir melek indirilseydi ya!” demişlerdi. Biz melek indirseydik elbette iş bitirilmiş olur, artık kendilerine göz bile açtırılmaz(dı).
“Ona bir melek gönderilmeli değil miydi?” dediler. Eğer biz öyle bir melek indirseydik, elbette iş bitirilmiş olur, artık kendilerine göz bile açtırılmazdı.
(Ve O gerçekten Peygamberse) “Ona bir melek indirilmeli değil miydi?" deyip (asılsız iddialarda bulunmuşlardı. Evet Allah buna Kâdir’di. Ama) Eğer (tarafımızdan) bir melek indirilseydi, elbette iş bitirilmiş (ve helak edilmiş) olurlardı da sonra kendilerine asla göz açtırılmazdı.
Diyorlar ki: Ona bir melek indirilseydi. Melek indirseydik iş, olur biterdi ama sonra kendilerine gözlerini yumup açacak kadar bile bir mühlet verilmezdi.
Onlar ayrıca “O'na bizim de görebileceğimiz bir melek gönderilmeli değil miydi?” dediler. Eğer biz öyle bir melek indirseydik, herşeyin hükmü verilip yeryüzünde yok edilmeleri gerçekleşmiş olurdu da, onların tevbe etmeleri de beklenmez, hiçbir fırsat da tanınmazdı.
“Ona, Muhammed'e bir melek indirilseydi ya!" dediler. Eğer biz bir melek indirseydik, elbette ilâhî plan icra edilmiş olurdu. Kendilerine göz açtırılmazdı bile.
Ve derler ki: 'Ona bir melek indirilmeli değil miydi?' Eğer bir melek indirilseydi, elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz açtırılmazdı.
Bir de: “- Peygambere bir melek indirilse de görsek ya...” diyorlar. Eğer öyle bir melek indirseydik (yine iman etmemekle helâklerine dair) iş bitirilmiş olur, sonra tevbeleri için kendilerine bir an göz bile açtırılmazdı.
“(Peygamberin) üzerine neden açıkça melek inmiyor?” dediler. Hâlbuki eğer açıkça melek indirseydik, işleri bitecekti ve onlara asla mühlet verilmeyecekti.
Ve onlar dediler ki: “Ona (Muhammed'e) bir melek indirilseydi ya.” Ama bir melek indirmiş olsaydık (o da kıyamet meleği olurdu), muhakkak ki (o zaman da) her şeyin hükmü verilip bitmiş olurdu ve onlara (pişmanlık için) başka bir fırsat tanınmazdı.
Muhammed'e (görebileceğimiz) bir melek indirilseydi ya! dediler. Eğer biz öyle bir melek indirseydik elbette iş bitirilmiş olur, artık kendilerine göz bile açtırılmazdı.
Bir de «şunun üzerinde bir Melek indirilse de görsek a» diyorlar eğer öyle bir Melek indirse idik her halde iş bitirilmiş olur, kendilerine bir ân bile göz açtırılmazdı
Ona (peygambere «Bizim de görebileceğimiz) bir melek gönderilmeli değil miydi?» dediler. Eğer biz (öyle) bir melek gönderseydik elbette (helakleri) iş (i) bitirilmiş olur, sonra (tevbe etmeleri de beklenmez,) kendilerine göz bile açdırılmazdı.
Bir de: “Ona (peygamberliğini tasdîk eden, bizim de göreceğimiz) bir melek indirilmeli değil miydi?” dediler. Hâlbuki (istedikleri gibi) bir melek indirseydik, (helâkleri için) elbette iş bitirilmiş olur, sonra onlara (bir an bile) mühlet verilmezdi.
“O elçiyle birlikte bir melek indirilseydi ya” derler. Eğer bir melek indirilmiş olsaydı, (inkâr ettiklerinde) onlar hakkında azap hükmü hemen verilirdi, sonra onlar (durumlarını düzeltmeleri için) hiç bekletilmezlerdi.
Onlar «Muhammed/e melek indirilmeliydi de melek onun peygamber olduğunu bildirmeliydi» dediler. Eğer melek indirseydik iş olup biterdi [⁸], sonra onlara mühlet de verilmezdi [⁹].
Fakat onlar, “Madem Muhammed Peygamber olduğunu iddia ediyor, o hâlde ona bir melek indirilseydi ya!” dediler. Eğer Biz öyle bir melek gönderseydik, o zaman imtihân süresi sona ermiş, işleri bitirilmiş olurdu ve artık kendilerine tövbe etmeleri için ikinci bir fırsat verilmezdi.
(Bir de o kâfirler): “Ona bir melek indirilse olmaz mıydı?” dediler. Eğer ona bir melek indirseydik onların işleri bitirilir, sonra kendilerine bir süre bile verilmezdi.1
1 Azap, o kadar ani gelirdi ki gözlerini bile açmaya fırsat bulamazlardı. Önceki peygamberlerin ümmetlerine gelen musibetler genelde meleklerin son uyarıcı olarak gelmesinden sonra olmuştur.
Muhammed Esed
Onlar, ayrıca, “Neden o'na [alenen] bir melek gönderilmiş değil?” derler. Ama bir melek göndermiş olsaydık, muhakkak ki, her şeyin hükmü verilip bitmiş olurdu 6 ve onlara [pişmanlık için] başka bir fırsat tanınmazdı.
Bir de “Sana bir melek indirilseydi ya.” derler. Eğer bir melek indirseydik, karar verilmiş olurdu da kendilerine fırsat verilmezdi. 6/158, 15/7-8, 17/95
Bir de, “Ona (görebileceğimiz) bir melek indirilseydi ya?” dediler. Ama eğer melek indirmiş olsaydık, iş bitirilmiş olurdu ve bir daha da süre verilmezdi.[1020]
Ve dediler ki: «Onun üzerine bir melek indirilmeli değil mi idi?» Ve eğer Biz bir melek indirmiş olsaydık elbette iş bitirilmiş olurdu. Sonra onlara göz açtırılmazdı.
Bir de: “Ona “bizim de görebileceğimiz bir melek gönderilmeli değil miydi? ” dediler. Eğer Biz bir melek gönderseydik elbette iş bitirilmiş olur, sonra kendilerine göz bile açtırılmazdı. [25, 22; 15, 8]
Şunu da söylediler: "Bu peygambere bir melek indirilseydi ya!" Eğer böyle bir melek indirmiş olsaydık iş mutlaka bitirilmiş olurdu da kendilerine göz bile açtırılmazdı.