Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5173, sondan 1064. ayet; 61. sure ve Saf Suresinin 10. ayetidir. Saf Suresi 10. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 47 ve toplam ebced değeri ise 3233 olarak hesaplanmıştır. Saf Suresinin toplam ebced değeri 61776 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا هل ادلكم على تجارة تنجيكم من عذاب اليم
Bütün varlıkların Allah’ı tesbih ettiği yani Allah’ın evrendeki mutlak egemenliği hatırlatılıp bu gerçeği dikkate alanlar açısından özü sözü bir olmamanın, hele Allah’a karşı zevâhiri kurtarma çabası içine girmenin ne kadar saçma olduğuna dikkat çekilerek başlayan sûrenin sonunda, kurtuluş yolunun samimi bir iman ve bu imana uygun davranışlardan geçtiği bildirilmekte; Hz. Muhammed’den önceki peygamber Hz. Îsâ’nın hayatından canlı bir örnek verilerek Allah’ın dinine içtenlikle destek olanlar büyük fetihler ve zaferlerle, sonunda da en büyük başarı olan âhiret mutluluğuna erişmekle müjdelenmektedir. 13. âyetin “Allah’ın yardımı ve yakın bir fetih! Haydi müminleri müjdele” şeklinde çevrilen kısmı, savaşlarda müslümanların morallerini yükseltici bir ifade olarak sık sık tekrar edilmiş; özellikle Osmanlı’da ordunun muzaffer olacağı inancını pekiştirmek üzere mehteranın icrâ ettiği mûsikinin arasında coşku verecek biçimde seslendirilmiştir. Hz. Îsâ’ya iman etmiş olanlar büyük sıkıntılara mâruz kalsalar da sonunda inkârcılara karşı büyük bir üstünlük elde etmişlerdir. 14. âyet bu tarihî gerçeğe gönderme yaparak müslümanların bundan sonuçlar çıkarmaları istenmektedir. Bununla birlikte gözden kaçırılmaması gereken bir husus, dünyada elde edilecek zafer ve üstünlüğün 13. âyette “hoşunuza gidecek bir şey daha” şeklinde nitelenmiş olduğu ve 12. âyette belirtildiği üzere asıl güzel sonucun, keza kurtuluş ve başarının Allah’ın hoşnutluğuna ve âhiret mutluluğuna erişmek olduğudur. 14. âyetin “Böylece üstün geldiler” şeklinde çevrilen son cümlesi, “Allah Hz. Muhammed’i gönderip iman eden o kimseleri onaylayan bildirimlerde bulununca, özellikle Hz. Îsâ’nın Allah’ın kelimesi olduğunu haber verince, onların delilleri açık hale geldi veya delillerinin üstünlüğü ortaya çıktı” gibi mânalarla da açıklanmıştır (bk. Taberî, XXVIII, 92-93; İbn Atıyye, V, 305; Râzî, XXIX, 319. İman temeline dayalı olarak can ve malla Allah yolunda cihad etmenin ticaret olarak nitelenmesinin izahı için bk. Tevbe 9:111; “cihad” hakkında bk. Nisâ 4:84, 95; Mâide 5:35; Tevbe 9:73; Hac 22:77-78; adn cenneti hakkında bk. Ra‘d 13:23-24; “Allah’ın yardımcıları olma”nın anlamı hakkında bk. Âl-i İmrân 3:52; “havâri”, Hz. Îsâ’nın havârileri ve aralarında geçen konuşma hakkında bilgi için bk. Âl-i İmrân 3:3-4, 19, 45, özellikle 52; Mâide 5:110-115).
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Sizi elem verici bir azaptan kurtaracak ticaret (yolunu) size göstereyim mi?
Ey iman edenler, sizi acı bir azaptan kurtaracak (dünyada zilletten izzete kavuşturacak, ahirette ise cehennemden cennete ulaştıracak) bir ticareti haber vereyim mi? (Allah katında en itibarlı bir girişime delil olup rehberlik edeyim mi?)
10.Ebu Salih`ten rivayet edildiğine göre bu ayeti kerime de yukarıda 2. ayeti kerimenin iniş sebebi olarak anlatılan olayla ilgili olarak indirilmiştir.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, sizi acı bir azabdan kurtaracak bir ticareti haber vereyim mi?
10, 11. Mü/minler! Size, kendinizi acıklı azaptan kurtaracak bir ticaret sağlık vereyim mi? O da şudur: Allah/a ve peygamberine iman ederseniz ve mallarınız ve canlarınız ile Allah yolunda duruşursunuz. Bilmiş olsanız bu hal sizin için her şeyden hayırlıdır.
10, 11. Ey iman edenler! Sizi gayet acı bir azaptan kurtaracak, üstelik size çok kârlı bir ticaret sağlayacak bir iş bildireyim mi? Allah'a ve Elçisine inanır, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla mücahede edersiniz. Eğer bilirseniz bunu yapmak sizin için çok hayırlıdır.