Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5308, sondan 929. ayet; 68. sure ve Kalem Suresinin 37. ayetidir. Kalem Suresi 37. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 19 ve toplam ebced değeri ise 1369 olarak hesaplanmıştır. Kalem Suresinin toplam ebced değeri 90861 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure ن hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ن (1) bulunuyor.
Kur’an âhirette müminlere büyük ödüller, (nimetlerle dolu cennetler) müjdeledikçe müşrikler dünyadaki sosyal konumlarına aldanarak böyle bir şey olduğu takdirde kendilerinin daha büyük nimetlere mazhar olmaları gerektiğini savunmuşlardı; âyetler onlara cevap vermektedir. Cevapların soru tarzında sıralanması onların tutumlarının hayret verici ve kabul edilemez olduğuna işaret etmektedir. 37-38. âyetlere göre âhiretteki mutluluk dünyadaki güç ve zenginliğe değil, iman ve iyi amele bağlıdır; bu mutluluğu kimlerin hak ettiğini de en iyi Allah bilir; çünkü hak etme şartlarını ve ölçülerini koyan yalnız O’dur. Bu husustaki rehber de O’nun kitabıdır.
Mehmet Okuyan
37,38. Yoksa içinde beğendiğiniz her şeyin bulunduğu bir kitabınız var da onda(n) mı okuyorsunuz!
1 Siz, bu âlemde neyi beğenirseniz muhakkak sizindir, her neyi isterseniz muhakkak lehinizedir, her neyi hayır sayarsanız hakkınızdır diye kendinizi uydurmağa mecbur olacağınız bir hakikat kanunu yoktur. “Kün” emri sizin elinizdedir, her istediğinizi yaratır, her yaptığınız yanınıza kâr kalır, hayır ve şer mücerret sizin iradenize tabidir diye size mahsus bir düstur mu var? Çünkü Allahu Teâlâ kendine mahsus olan bu hakkı kimseye vermemiş, indirdiği kitaplarda böyle bir delil, bir kaide, bir ilim indirmemiştir. İndirse idi o sevda ile geçen, bu âlemi kimseye vermek istemeyen, bir an başının ağrımasını arzu etmeyen nice mütehakkimler, nice devletler, nice fertler inliye inliye burayı bırakıp gitmemiş, arkalarından kötülükleriyle yâd olunmamış bulunurlardı. Hem herkes de sizin gibi aynı düstur ile mücadele eder, yine sizin dediğiniz olmazdı, yoksa başkalarına bir kitap verilmemiş olduğu halde size mahsus olmak üzere öyle bir ders veren bir kitap mı var? Var da onun nakline istinaden mi öyle hükmediyorsunuz? (Elmalılı)
Muhammed Esed
Yoksa dönüp baktığınız [özel] bir kitabınız mı var,
Mustafa İslamoğlu Kalem Suresi 37. Ayet Açıklaması
[5260] Kitâbun: Nüzul sürecinde mücerret olarak geçtiği ilk yer. Kur’an’da beş anlamda kullanılır: 1) Kur’an’ın tümü veya sûreleri için. 2) Tevrat ve incil için. 3) Tüm vahiylerin ve varlığın tâbi olduğu yasaların kaynağı Levh-i Mahfuz için. 4) İlâhî yasalar için. 5) Âhiret sicili için. Kitâb, “iki şeyi birbirine dikmek” anlamına gelen ketb mastarından türetilmiştir. Harfleri birbirine tutturarak anlamlı kelimeler ve cümleler oluşturma işine ve bu işin sonucunda elde edilen metin ve o metni taşıyan şeylerin tümüne birden kitab adı verilir. Aynı zamanda bir şeyin kayıtlı tabiatını ifade eder. Şer’î anlamı ise, literal anlamının bir uzantısı olarak “aslı ve anlamı Allah katında bulunan ilâhî mesaj”, Kelâmullah adı verilen bu mesajdan herhangi bir rasule indirilen bildiri ve bu bildirinin bir parçasının ya da bütününün içerisinde yer aldığı mukaddes metinlerdir. Kur’an’da el-kitab sözcüğü Kur’an, Tevrat, İncil gibi kendi içerisinde bir bütün teşkil eden ilâhî mesajların tümünün hem bir parçası hem de bütünü için kullanılır. el-Kitab lafzı bazen sûre’ye bazen de Kur’an’da yer alan her bir konuya tekabül eder (Bkz: 19:16, not 23). Kur’an’da ayrıca “hüküm, sonuç, kesin delil, takdir, oluş, yaratış” anlamlarında da kullanılır. Kur’an’da “el-Kitab” 230 yerde geçer.
Ömer Nasuhi Bilmen
Yoksa sizin için bir kitap var da onda mı okuyorsunuz ki?