Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1061, sondan 5176. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 107. ayetidir. A'raf Suresi 107. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 24 ve toplam ebced değeri ise 1909 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 26:32 ayetleridir. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (5) ل (1) م (1) ص (1) bulunuyor.
Firavun, Hz. Mûsâ’nın tebliğinde gerçeği söylediği ve sağlam kanıtlara dayandığı şeklindeki açıklamalarını yeterli bulmayıp kendisinden doğruluğunu kanıtlayacak bir mûcize göstermesini isteyince Hz. Mûsâ iki mûcize sergiledi: Asânın bir anda yılana dönüşmesi ve –esmer tenli olduğu halde– elini cebinden çıkarınca renginin, olayı takip edenlerin gözleri önünde ve onları hayrete düşürecek şekilde bembeyaz hale gelmesi. Aynı mûcizeler Tevrat’ta da zikredilmektedir (Çıkış, 4:2-8). Her ne kadar bu mûcizeleri bildiren âyetler, kelâm âlimlerince “mülhidler” diye nitelenen bir grup tarafından çeşitli şekillerde (meselâ elin beyazlanması mûcizesi, Mûsâ’nın güçlü ve açık seçik kanıtlar göstermesi tarzında) te’vil edilerek mûcizenin inkârı yoluna gidilmişse de, Sünnî müfessirler bu tür te’villeri, konuyla ilgili mütevâtir bilgilerin kabul edilmemesi ve peygamberin yalanlanması anlamına geldiğini savunarak reddetmişlerdir (bk. Râzî, XIV, 196).
Mehmet Okuyan
(Musa) asasını atmıştı. Bir de ne görsünler, o (asa) apaçık bir yılan (olmuş)!
(1)İbn-i Abbâs (ra)’dan rivâyete göre, Mûsâ Aleyhisselâm asâsını yere bırakınca asâsı, ağzını açmış büyük bir ejderhâ oldu ve sür‘atle Fir‘avun’a doğru hareket etti. Ejderhânın kendisine doğru geldiğini gören Fir‘avun, derhâl tahtından atladı ve ona mâni‘ olması için Mûsâ Aleyhisselâm’a yalvarmaya başladı. Bunun üzerine Mûsâ Aleyhisselâm onu eline alınca, tekrar eski hâline döndü. (Celâleyn Şerhi, c. 3, 85)
İlyas Yorulmaz
Musa asasını yere atınca, asa birden bire açık bir şekilde yılan oldu.
107, 108. Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere bırakıverdi, bir de ne görsün: o koskoca bir ejderha kesilmiş! Elini sıyırıp çıkardı, bir de ne görsün: Bakan kimseler için parlak mı parlak, ışık saçan bir el haline gelmiş! [20, 18-22] {KM, Çıkış 4, 2-8}