Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1072, sondan 5165. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 118. ayetidir. A'raf Suresi 118. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 25 ve toplam ebced değeri ise 767 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (4) ل (3) م (2) ص (0) bulunuyor.
Hz. Mûsâ’ya Allah tarafından “Asânı at!” buyurulması, onun sergilediği hadisenin, bizâtihî kendisinin bir gösterisi veya bir büyüsü olmayıp Allah’ın iradesi uyarınca gerçekleşen bir mûcize olduğuna; ejderha haline dönüşen asânın yuttuğu şeylerden “onların uydurdukları şeyler” diye söz edilmesi de Firavun’un sihirbazlarınca sergilenen sihrin asılsızlığına işaret eder. Nitekim 118. âyette “Böylece gerçek ortaya çıktı...” buyurulmakla da sihirbazların gösterilerinin asılsız, Mûsâ’nın mûcizesinin de gerçekten vuku bulmuş bir hadise olduğu ifade edilmiştir. Âyetteki “batala” fiili de sihirbazların yaptıklarının hem asılsız olduğunu, yani gerçekten vuku bulmuş bir olay değil, aksine bir aldatmaca olduğunu hem de Firavun’un beklediği sonucu vermediğini göstermektedir. 119. âyette bunun bir yenilgi olduğu, Firavun ve adamlarının bu yenilgiyi kabul ederek küçük düşmüş bir vaziyette gösteri alanından çekildikleri bildirilmektedir.
Mehmet Okuyan
Böylece gerçek ortaya çıkmış ve onların yapmakta olduğu şeyler de yok olup gitmişti.
Cemal Külünkoğlu A'raf Suresi 118. Ayet Açıklaması
Burada Hz. Musa’nın eliyle meydana gelen fiilin gerçek bir mucize, ama düzenbaz sihirbazların yaptıklarının ise illüzyonist bir maharete dayanan bir beceri olduğu dile getirilmek isteniyor. Akılcılık yoluyla “Sünnetullah” üzerinden bu tür ayetleri anlamak zordur. Çünkü varlıklar üzerindeki Allah’ın değişmez yasalarından yola çıkılarak bir ağaç parçası olan asanın canlı bir yılana dönüşmesini kabul etmek mümkün olmaz. Bu konuları anlamak için vahiy ile uzlaşı içinde meseleleri yorumlayan akılla hareket etmek gerekir. Kur’an’daki kıssalar muhataplarına mesaj verme amacını taşıdığına göre bunların yaşanmışlıklarından daha ziyade anlatılan kıssa üzerinden nasıl bir mesaj verilmek istendiğine bakmak lazım.
Böylece, hakîkat tüm berraklığıyla ortaya çıktı ve sihirbazların birer düzenbaz, Mûsâ’nın ise gerçek bir Peygamber olduğu anlaşıldı; ayrıca gerek Firavun’un, gerek sihirbazların yaptıkları işler, kurdukları bunca hile ve entrikalar boşa gitmiş oldu.