Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1139, sondan 5098. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 185. ayetidir. A'raf Suresi 185. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 87 ve toplam ebced değeri ise 6728 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (13) ل (8) م (7) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
اولم ينظروا في ملكوت السموات والارض وما خلق الله من شيء وان عسى ان يكون قد اقترب اجلهم فباي حديث بعده يؤمنون
Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama[237], Allah’ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?
“Egemenlik” diye çevirdiğimiz melekût kelimesi, yüce Allah’ın gökler üzerindeki mutlak yönetimini, hükümranlığını ifade eder (ayrıca bk. En‘âm 6:75). Bir önceki âyette Hz. Peygamber’in risâletinin hak olduğu, onun üstün kişiliği kanıt gösterilerek ifade edilirken burada da insanların, yüce Allah’ın evren üzerindeki mükemmel yönetimine bakıp düşünerek bundan Hz. Peygamber’in öğretisinin gerçek olduğuna dair deliller çıkarmaları istenmektedir. Göklerin düzeninde olduğu gibi Allah’ın yarattığı diğer bütün şeylerde de –ibretle ve insafla bakılırsa– Allah’ın varlığına, birliğine inanıp Hz. Muhammed’in bildirdiklerini tasdik etmeye götüren kanıtların bulunduğu görülür. Ayrıca âyet, Hz. Peygamber’in tebliğlerine karşı direnmeyi sürdürdükleri takdirde, –benzer şekilde davranan eski inkârcı kavimler gibi– müşriklerin de sonlarının geleceği uyarısında bulunmaktadır. Onları gökler ve diğer yaratılmışlar üzerinde zihin yormaya, kendi âkıbetlerini düşünmeye çağıran bu sözler; yahut Hz. Peygamber’in uyarıları, açıklamaları, başta Kur’an âyetleri olmak üzere onun ağzından çıkan bütün sözler insanlar için böylesine hayırlı ve yararlı uyarılardır. Şu halde insanlar bu sözlere inanmayacaklarsa başka hangi söze inanacaklar? Allah’ın ve resulünün sözlerinden daha doğru, daha hayırlı ve yararlı başka bir söz olabilir mi?
Burada asıl muhatap Hz. Peygamber’in dönemindeki müşrik Araplar olmakla birlikte, âyetin hükmü ve uyarısı, ilâhî yasaları tanımayan bütün âsi topluluklar için geçerlidir. Bütün bu uyarıların amacı da insanları hidayete, yani inançta, yaşayışta, insanlıkta en doğru ve en güzel olana ulaştırmaktır. Fakat eğer insanlar Hz. Peygamber’in bu yoldaki çağrısını iyi niyetle karşılayıp üzerinde düşünmek yerine koyu bir inkâr psikolojisiyle bunları peşinen reddederlerse Allah da onları dalâlet çukuruna düşürür. Allah’a rağmen hiçbir şey yapılamayacağı için bunları içine düştükleri bu çukurdan, bu sapkınlıktan kurtarıp doğru yolu bulmalarını sağlayacak bir güç de asla yoktur.
Mehmet Okuyan
Göklerin ve yerin egemenliği, Allah’ın yarattığı her bir şey ve ecellerinin yaklaşmış olabileceği hakkında hiç mi düşünmediler? Ondan (Kur’an’dan) sonra hangi söze inanıyorlar!
Benzer mesajlar: Yûnus 10:32; Câsiye 45:6; Mürselât 77:50.
Bayraktar Bayraklı
Göklerin ve yerin hükümranlığı konusunda, Allah'ın yarattığı her şeyi ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? O halde Kur'ân'dan sonra hangi söze inanacaklar?[148]
[148] Hadîs kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 438-441.
Erhan Aktaş
Göklerin ve yerin melekûtuna¹, Allah'ın yaratmış olduğu şeylere, sürelerinin yaklaşmış olabileceği ihtimaline hiç bakmazlar mı? Bundan sonra artık hangi hadise² inanacaklar?
1- Egemenliğine, hükümranlığına, nasıl düzenlendiğine. 2- Söze.
Ahmet Akgül
Onlar, göklerin ve yerin melekûtuna (bağlı oldukları İlahi kudret ve kanunlara) ve Allah’ın yarattığı (bütün) eşyaya (tüm varlıklara…) Ve (kesin bir) ihtimalle, ecellerinin (ölüm gelip bu dünyadan göçmelerinin) de pek yakın olduğuna (hiç) bakmıyorlar mı? Bundan (Kur'an’dan) sonra onlar artık hangi söze inanacaklardır?
Bakmazlar mı göklerdeki ve yeryüzündeki saltanat ve tedbire ve Allah'ın yarattığı şeylerden herhangi birine ve ölüm çağlarının gelip çatmakta olduğuna? Bu sözden sonra da hangi söze inanırlar artık?
Peki Allah'ın göklerdeki ve yerdeki mutlak egemenliğini, yarattığı bütün o nesneleri hiç gözönüne almıyorlar mı? Ve sormuyorlar mı kendilerine, ya vakit tükenip ecelleri gelmişse? Artık bundan sonra, başka hangi habere inanacaklar?
Göklerin yerin işleyiş disiplini ve aslî düzeni, Allah'ın yaratmış olduğu herhangi bir şey ve ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceği konusunda hiç düşünerek tahliller yapmadılar mı, sonuçlar çıkarmadılar mı? Artık bu Kur'ân'dan sonra hangi söze inanacaklar?
Onlar göklerin ve yerin hükümranlığı, Allah'ın yarattığı şeyler ve ecellerinin yaklaşmış olabileceği üzerinde düşünmediler mi? Bundan sonra hangi söze inanacaklar?
Onlar, göklerin ve yerin 'bağımlı olduğu egemenliğe ve sünnete' (melekût) Allah'ın yarattığı şeylere ve ihtimal (verip) ecellerinin pek yaklaştığına bakmıyorlar mı? Bundan sonra onlar artık hangi söze inanacaklar?
Ve onlar, Allah'ın göklerde ve yerdeki mülkiyet ve tasarrufuna, Allah'ın yaratmış olduğu herhangi bir şeye ve ecellerinin gerçekten yaklaşmış olması ihtimaline hiç bakmadılar mı? Artık bu Kur'an'dan sonra hangi söze iman edecekler?
Onlar göklerin ve yerin içyüzlerine, Allah’ın yarattığı her şeye bakmıyorlar mı? Ecellerinin yakınlaştıklarını görmüyorlar mı? Bu Kur’andan sonra artık hangi bir söze inanacaklardır?
Onlar, Allah'ın göklerdeki ve yerdeki mutlak egemenliğini, yarattığı bütün o nesneleri hiç göz önüne almıyorlar mı? Ve (sormuyorlar mı kendilerine) ya vakit erişip ecelleri gelmişse? Artık bundan (Kur'an'dan) sonra, başka hangi söze inanacaklar?
Göklerin ve yerin hükümranlığını, Allah'ın yarattığı her şeyi ve ecellerinin yaklaşmış olması ihtimalini düşünmüyorlar mı? Bundan sonra hangi söze inanacaklar?
Göklerin ve yerin hükümranlığına, Allah'ın yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? O halde Kur'an'dan sonra hangi söze inanacaklar?
Göklerin ve yerin egemenliğine ve ALLAH'ın yarattığı şeylere bakmazlar mı? Son anlarının yaklaşmış olabileceğini hiç düşünmezler mi? Bundan sonra artık hangi hadise (söze) inanırlar?
"Hadis" kelimesi, Kuran boyunca, Kuran'dan başka bir şey için kullanıldığında olumsuz bir anlam taşır. Peygamber düşmanlarının uydurdukları iftiraları "hadis" diye adlandıracaklarını elbette Tanrı biliyordu. 12:111; 31:6; 33:38; 35:43; 45:6; 52:34; 77:50 ayetlerine bakınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah'ın göklerdeki ve yerdeki mülkiyet ve tasarrufuna, Allah'ın yaratmış olduğu herhangi bir şeye ve ecellerinin gerçekten yaklaşmış olması ihtimaline hiç bakmadılar mı? Artık bu Kur'ân'dan sonra başka hangi söze inanacaklar.
Bunlar Göklerin ve Yerin ve Allahın yarattığı her hangi bir şey'in bütün tedbir-ü melekûtü (bütün şüunatiyle zapt-u tasarrufunu tedbir ve idare eden kudret ve saltanatın azameti) hakkında bir nazar yürütmedilerde mi? Ve şu ecellerinin cidden yaklaşmış olması ıhtimalini bir düşünmedilerde mi? O halde buna iyman etmedikten sonra hangi söze inanırlar
Onlar (Allahın) göklerde ve yerdeki o muazzam mülk-ü saltanat (ın) a, Allahın yaratdığı her hangi bir şey'e, belki ecellerinin yaklaşmış olduğuna da hiç bakmadılar mı? Artık bundan sonra hangi bir söze inanacaklar ki?
Göklerin ve yerin melekûtuna (İlâhî tasarrufâtın açıkça göründüğü cihetine), Allah'ın yarattığı herhangi bir şeye ve ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? Artık ondan (Kur'ân'dan) sonra hangi söze îmân edecekler.
Onlar göklerin ve yerin yönetimindeki düzenliliğe ve Allah’ın yarattığı şeylere bakmıyorlar mı? Onların zamanlarının yakınlaşmış olması da mümkünken, bundan başka hangi söze inanacaklar.
Göklerin, yerin mülk-i azîmine, hasılı Allah/ın yarattığı şeylerin hepsine ve ecellerinin yaklaşabilmesine ibret ile bakmıyorlar mı, Kur/an/a inanmayınca daha hangi söze inanırlar?
Gökler ve yer ile Allah'ın yarattığı her şeyin egemenliğini ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğini görüp düşünmüyorlar mı? Bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?
Yâhut bu inkârcılar, göklerin ve yerin nasıl muhteşem bir hükümranlık altında idare edildiğini görmüyorlar mı? Allah’ın yarattığı bunca varlıklara ibret nazarıyla hiç bakmıyorlar mı? Ve ecellerinin çoktan gelmiş olabileceğini hiç akıllarına getirmiyorlar mı? Bunlara da inanmıyorlarsa, artık hangi söze inanacaklar?Bütün bunlara rağmen, yine de inanmazlarsa, o zaman sapıklığı hak ediyorlar demektir:
Allah’ın yarattığı şeylere, Yer’in ve Gökler’in melekûtuna / yönetilişine / işleyişine bakmadılar mı?
Ecellerinin iyice yaklaşmış olması mümkün ve muhtemeldir.
Ondan sonra hangi söze inanırlar?
Onlar Allah’ın göklerde ve yerdeki hükümranlığını, Allah’ın yarattığı her hangi bir şeyi ve ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceğini1 hiç düşünmüyorlar mı? Onlar bun(a inanmadık)tan sonra hangi söze inanacaklar ki?
1 Yani kıyametin her an kopabileceğini veya her an ölebileceklerini…
Muhammed Esed
Peki, [Allah'ın] göklerdeki ve yerdeki mutlak egemenliğini, yarattığı bütün o nesneleri hiç gözönüne almıyorlar mı? Ve [sormuyorlar mı kendilerine] ya vakt erişip ecelleri gelmişse? Artık bundan sonra, başka hangi habere inanacaklar? 151
Onlar göklerin ve yerin yönetim sistemine ve Allah’ın yaratmasındaki özelliklere ve ecellerinin yaklaşmış olabilme ihtimaline bakmıyorlar mı? Artık bu haberden sonra daha hangi hadise inanacaklar? 6/2, 7/34, 10/49, 45/6, 52/34
Hem bakmazlar mı göklerin ve yerin mutlak otoritesine, Allah’ın yarattığı her bir şeyin niteliğine? (Düşünmezler mi) ecellerinin yaklaşmış olma ihtimalini? Bu (vahiy) de değilse, artık hangi habere inanacaklar?!
Onlar göklerin ve yerin muazzam mülkiyetine ve Allah Teâlâ'nın yarattığı herhangi bir şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabildiğine bakmazlar mı? Artık bundan sonra hangi bir söze inanacaklardır?
Hiç düşünmezler mi göklerin ve yerin hükümranlığını, o muazzam saltanatı? Düşünmezler mi Allah'ın yarattığı herhangi bir mahlûktaki ilahî düzenlemeyi? Onu da düşünmezlerse bari ecellerinin yaklaşmış olabileceği ihtimalini? O halde buna iman etmedikten sonra, daha hangi söze inanırlar?
Göklerin, yerin melekutuna ve Allah'ın yarattığı şeylere ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bak(ıp ibret al)madılar mı? Peki bun(a inanmadık)dan sonra hangi söze inanacaklar?
Göklerin ve yerin hâkimiyeti konusuna ve Allah’ın yarattığı her bir şeye bakmazlar mı? Belki de sonları yaklaşmıştır. Öyleyse Allah’ın sözü dışında hangi söze inanacaklar?
-Göklerin ve yerin yönetimine ve Allah'ın yarattığı şeylere bakmıyor musunuz? Ecellerinizin yaklaşmış olması muhtemeldir. Bundan sonra hangi söze inanacaksınız?!
Onlar göklerin ve yerin saltanatına, yahut Allah'ın yarattığı herhangi birşeye olsun bakmazlar mı? Yoksa ecellerinin yaklaşmış olabileceğine de mi bakmazlar? Bu Kur'ân'dan sonra daha hangi söze inanacaklar?
Göklerin ve yerin melekûtuna, Allah'ın yarattığı herhangi bir şeye bakmadılar mı; ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? Peki, bu Kur'an'dan sonra hangi hadise/söze iman ediyorlar?