A'raf Suresi 203. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1157, sondan 5080. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 203. ayetidir. A'raf Suresi 203. ayetinin kelime sayisi 23, harf sayısı 91 ve toplam ebced değeri ise 5765 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (15) ل (7) م (10) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
واذا لم تأتهم باية قالوا لولا اجتبيتها قل انـما اتبـع ما يوحى الي من ربي هذا بصائر من ربكم وهدى ورحمة لقوم يؤمنون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
واذالمتأتهمبايةقالوالولااجتبيتهاقلانـمااتبـعمايوحىاليمنربيهذابصائرمنربكموهدىورحمةلقوميؤمنون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Ve-iżâ lem te/tihim bi-âyetin kâlû levlâ-ctebeytehâ(c) kul innemâ ettebi’u mâ yûhâ ileyye min rabbî(c) hâżâ besâ-iru min rabbikum vehuden verahmetun likavmin yu/minûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
(Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir âyet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: “Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya.” De ki: “Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur’an âyetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir.”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Onlara herhangi bir delil getirmediğin zaman, “Onu da derleyip getirseydin ya!” derler. De ki: “Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu (Kur’an), Rabbinizden gelen öngörülerdir; (ayrıca) inanan bir toplum için yol gösterme ve merhamettir.”
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Onlara bir âyet getirmediğin zaman, “Sen bir tane derleseydin ya!” derler. De ki: “Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu kitap, Rabbinizden gelen göz açıcı belgeler olup, inanmış bir topluma rehber ve rahmettir.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Onlara bir âyet getirmediğin zaman, “Derleyip uydursaydın ya.” derler. De ki: “Ben ancak Rabb'imden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, inanan bir toplum için Rabb'inizden gelen bir basiret¹, bir hidayet ve bir rahmettir.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Ey Resulüm!) Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Sen onu (inmeyen ayeti) derleyip-toplasana" derler. De ki: "Ben, sadece Bana Rabbimden vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir."
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara bir ayet gelmeyince kendinden düzüp koşsaydın derler. De ki: Ben ancak Rabbim bana neyi vahy ederse ona uyarım. Budur Rabbinizden gelen ve can gözlerinizi açacak olan aşikar deliller ve inanan topluluğa doğru yolu gösteren vasıta ve rahmet.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ve sen ey peygamber! Bir ayet getirmediğin veya bir mucize göstermediğin zaman. “Onu şurdan burdan toplayıp derleseydin ya” derler. De ki: “Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her ne ise, ona uyarım. Bu vahiy, inanmak isteyen bir toplum için, Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi, bir yol gösterici ve bir rahmettir.”
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Sen onlara bir âyet getirmediğin zaman, vahiy bir müddet kesilince: “Birşeyler derleyip toparlasaydın ya!" derler. Sen: “Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana, Kur'ân'a tâbi olurum. Bu Kur'ân önünüzü aydınlatan, ufkunuzu açan, güven sağlayan, basiretinizle anlayabileceğiniz âyetleri içeren, Rabbinizden gelen bir kitaptır. İnanacak bir kavim için hidayet rehberi ve rahmettir" de.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Onlara bir ayet (mucize) göstermediğin zaman: "Bir yerlerden buluştursaydın" derler. De ki: "Ben ancak bana Rabbimden vahyedilene uyuyorum." Bunlar, Rabbinizden gerçeği görmenizi sağlayacak işaretler ve iman edenler topluluğu için bir hidayet rehberi ve rahmettir.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: 'Sen Onu (inmeyen ayeti) derleyip-toplasana' derler. De ki: 'Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Onlara (Mekke halkına), istedikleri bir âyeti getirmesen, şöyle derler: “- Sen o âyeti hazırlayıp toplasaydın ya!” De ki: “- Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bütün bu Kur'an âyetleri, Rabbinizden gelen hüccetlerdir; ve iman edecek bir kavim için hidâyettir, rahmettir.”
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Onlara bir ayet (mucize) getirmediğin zaman, “Neden bulup buluşturup getirmedin?” derler. De ki: “Ben ancak Rabbimden bana vahiy olana tabi olurum. Bu Kur’an sizin hakkı görmeniz için açık deliller ve inanan bir toplum için rahmet ve hidayettir.
Besim Atalay
Besim Atalay
Onlara bir âyet getirmez isen sana derler ki : «Neden onu buluvermedin?» diyesin ki: «Ben ancak, Tanrımın vahyettiği bir nesneye uyarım», bunlar Tanrınızdan birer tanıktır, inanan bir ulusa doğru yoldur, rahmettir
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Ve sen (ey Resul,) onlara (kendi isteklerine göre) bir âyet getirmediğin zaman: “Madem Rabbin bizim arzularımıza göre ayet göndermiyor, bari) sen derleyip getirseydin ya!” derler. De ki: “Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse, ona uyarım. Bu (Kur'an), inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi, bir yol gösterici ve bir rahmettir.”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Sen bir tane yapsaydın ya" derler. De ki: "Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu Kitap inanan millete Rabbinizden açık belgeler, yol gösterme ve rahmettir."
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Onlara bir mucize getirmediğin zaman, (ötekiler gibi) onu da derleyip getirseydin ya! derler. De ki: Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basîretlerdir (kalp gözlerini açan beyanlardır); inanan bir kavim için hidayet ve rahmettir.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Kendilerine bir mucize getirmediğin zaman: "Mucize isteseydin ne olurdu," derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum." Bunlar, Rabbinizden aydınlatmalardır, inanan bir toplum için bir hidayet ve rahmettir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara (arzularına göre) bir âyet getirmediğin zaman, derleyip toplasaydın ya derler, sen de de ki; ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım, işte bütünüyle bu Kur'ân, Rabbinizden gelen basiretlerdir (kalp gözünü açacak beyanlardır), iman eden bir kavim için hidayettir, rahmettir.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve sen onlara bir âyet getirmediği zaman derib toplasa idin' a dediler, de ki: ben, ancak rabbımdan bana ne vahiy olunuyorsa ona ittiba' ederim bütün bu Kur'an rabbınızdan gelen basıretlerdir ve iyman edecek bir kavm için bir hidayet ve rahmettir
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Onlara (istedikleri) bir âyet gelmediği vakit derler ki: «(Kendinden derib) onları toplasaydın ya!». De ki: «Rabbimden bana ne vahy olunursa ben ancak ona uyarım. Bu (Kur'an âyetleri, kalblerinize) Rabbinizden (açılan) gözlerdir, îman edecek bir kavm için (mahz-ı) hidâyet ve rahmetdir».
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Ve onlara (arzularına göre) bir âyet getirmediğin zaman: “Bunu da uydursaydın ya!” derler. De ki: “(Ben) ancak Rabbimden bana vahyolunana tâbi' olurum!” Bu (Kur'ân), îmân edecek bir topluluk için Rabbinizden (gelen) basîretler (deliller)dir ve bir hidâyet ve bir rahmettir.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Sen onlara mucize getirmediğin zaman, “O’nu elde etseydin ya” derler. Deki “Bana Rabbimden ne indiriliyorsa, ben yalnızca ona uyarım. Bu (vahye uymak), Rabbinizden gerçekleri görebilme ve doğruya ulaşabilme yöntemidir. Aynı zamanda inanan bir topluma Rabbinizin merhametidir.”
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara istedikleri bir mucize getirmediğin zaman «— Kendinden onu getirmeli idin» derler. Onlara de ki: «— Ben ancak Rabbim tarafından bana vahiy olunan şeye tâbi olurum. Bu Kur/an Rabbiniz tarafından birtakım aşikâr delillerdir. İman getirenler için hidayettir, rahmettir».
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Onlara (bir süre) bir ayet getirmediğin zaman, “Neden (kendi nezdinden) ayetler seçip toplamadın” derler. De ki: “Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu, (Kur'an) Rabbinizden basiretlerdir (kalp gözünü açan sözlerdir) ve iman edecek bir topluluk için de bir hidayet ve bir rahmettir.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Onlara, arzu ve heveslerini okşayacak bir ayet veya istedikleri türden bir mûcize getirmedin diye, “Madem Rabb’in bizim arzu ve beklentilerimize uygun ayetler göndermiyor, bâri sen bir şeyler uydursaydın ya!” derler. Onlara de ki: “Ben, ancak Rabb’im tarafından bana gönderilen emir ve direktiflere uyarım! Siz, dünyada ve âhirette kurtuluşun, mutluluğun yolunu gösteren mükemmel bir rehber, apaçık bir mûcize mi istiyorsunuz? İşte bu Kur’an ayetleri, Rabb’inizden gelen, gönülleri ve hayatı aydınlatan deliller, basiretlerdir; inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet kaynağıdır. Şu hâlde, ey insanlar!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Onlara bir âyet getirmediğin zaman: -“Onu sen derleseydin ya!” dediler. De ki: -“Doğrusu bana rabbimden vahyedilenlere tabi’ oluyorum. Bu, inanacak bir kavim için rabbinizden basîretler, bir hidayet ve rahmettir”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) Sen onlara bir âyet getirmediğin zaman:1 “Kendin bir âyet uydursaydın ya!”2 derler. O zaman sen de onlara:“Ben, ancak bana vahyolunana tâbi olurum. Bu Kur’an (insanların) gözünü gönlünü açan, Rabbinizden gelen bir nur, inanan bir toplum için ise en doğru yol gösterici ve bir rahmettir.” de.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Ve sen [ey Peygamber,] onlara bir mucize getirmediğin zaman, bazı [kimseler]: “Onu [Allah'tan] elde etmeye çalışsan ya!” derler. 167 De ki: “Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse, ona uyarım: bu [vahiy], inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi, bir yol gösterici ve bir rahmettir.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Sen onlara istedikleri bir ayet getirmediğin zaman: – Onu kendin uyduruverseydin ya! Derler. De ki: – Ben, ancak Rabbimden bana vahyedilene uyarım, işte bu Kuran Rabbinizden bir bilinç kaynağı ve iman eden bir toplum için doğru yol kılavuzu ve rahmettir. 6/50- 51, 10/15- 16, 46/9
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ve sen onlara istedikleri âyeti getirmediğin zaman, hemen “Bari sen düzüp koşsaydın ya!” diyerek (alay ederler). De ki: “Ben yalnızca Rabbimden bana vahyedilene uyarım: bu (vahiy) Rabbiniz katından gelen bir bilinç kaynağıdır;[1318] inanacak bir toplum için de kapsamlı bir doğru yol haritası ve bir rahmet pınarıdır.”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlara bir âyet getirmediğin zaman, «Onu kendi tarafından uydurmalı değil miydin?» derler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Onlara keyfî olarak istedikleri bir âyet veya mûcize getirmediğin zaman“Hiç değilse bir şeyler bulup buluştursaydın yâ! ” derler. De ki: “Ben, sadece Rabbimden ne vahyolunursa ona tâbi olurum. Bütün bu Kur'ân Rabbinizden gelen basiretlerdir, gönül gözlerini açan, gerçekleri gösteren nurlardır. İman edecek kimseler için hidâyet ve rahmettir. ” [2, 129; 6, 104]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Bunu da derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basiretler(gönül gözlerini açan nurlar, gerçeğe ileten kanıtlar)dır ve inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmettir!"
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Onlara bir âyet getirmediğin zaman “Derleseydin ya?” derler. De ki “Ben Rabbim tarafından bana vahyedilene uyarım. Bunlar, Rabbinizden size gelen ayetlerlerdir. Bir de inanıp güvenen bir topluluk için yol gösterici ve bir ikramdır.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: -Kendin bir ayet yapsaydın! derler. De ki:-Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım, bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İnanan bir toplum için de yol gösterici ve rahmettir.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Onlara yeni bir âyet getirmediğin zaman, “Kendin derlesene” derler. Sen de ki: Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uyarım. Bu Kur'ân, Rabbinizden size hakkı gösteren delillerdir; iman eden bir topluluk için o bir hidayet rehberi ve bir rahmettir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara bir ayet getirmediğinde, "Onu da şuradan buradan derleseydin ya!" diye konuşurlar. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, Rabbinizden gelen gönül gözleridir, doğruya kılavuzdur, iman eden bir toplum için rahmettir."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķaçan kim getürmedüñ anlara nişān eyittiler pes gendüzünden baġlamaduñ anı?” eyit “bayıķ uyarırı aña kim vaḥy olınur baña çalabundan. [88b] uşbu ya'nį ķur’ān ḥüccetler deliller çalabuñuzdan daħı ŧoġru yol göstermekdür daħı raḥmetdür bir ķavma kim inanurlar.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı ḳaçan özlerine bir āyet getürmeseñ eyitdiler: Niçün sen özüñden söy‐lemedüñ dirler. Eyit yā Muḥammed: Ben uymazın illā baña vaḥy olana Çala‐bumdan. Bu Ḳur’ān ögütlerdür size Çalabuñuzdan, daḫı doġru yol gösteri‐cidür, daḫı raḥmet‐durur bir ḳavme ki īmān getürdiler.