Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1027, sondan 5210. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 73. ayetidir. A'raf Suresi 73. ayetinin kelime sayisi 35, harf sayısı 134 ve toplam ebced değeri ise 10833 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (23) ل (15) م (13) ص (1) bulunuyor.
Arapça Metin
والى ثمود اخاهم صـالـحا قال يا قوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره قد جاءتكم بينة من ربكم هذه ناقة الله لكم اية فذروها تأكل في ارض الله ولا تمسوها بسوء فيأخذكم عذاب اليم
Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”
Semûd, Hz. Sâlih’in peygamber olarak gönderildiği eski bir Arap toplumunun adıdır. Nûh’un oğlu Sâm’ın soyundan gelmiştir. Dedeleri Semûd’un adıyla anılır. Suriye ile Hicaz arasında bulunan Hicr’de yaşamışlardır. Kur’an’da Ashâbü’l-Hicr diye de anılırlar (Hicr 15:80). Arap kaynaklı olmayan bazı vesikalarda da bu isimde bir kavmin varlığından ve yaşadıkları bölgeden söz edilmektedir (bk. H. H. Brau, “Semûd”, İA, X, 474-475). Bunlar, Vâdilkurâ’da kayaları oyarak evler (Fecr 89:9), düz arazide de saraylar yapan bir Arap toplumu idi.
Sâlih peygamberin şeceresi İslâm kaynaklarında Nûh oğlu Sâm oğlu İrem oğlu Âmir (Âbir) oğlu Semûd oğlu Hâzir oğlu Ubeyd oğlu Mâşih (Mâsih) oğlu Esif (Âsif) oğlu Ubeyd oğlu Sâlih şeklinde Hz. Nûh’a bağlanır. Kavminin helâk edilmesi üzerine Sâlih ve ona inanan topluluğun Mekke’ye göç ettikleri rivayet edilir.
Sâlih’in davetinin özünü de Allah’a kulluk edip O’ndan başkasını tanrı tanımama ilkesi oluşturuyordu. Zamanla tevhid inancından sapmış olan Semûd kavmi, kendilerini yeniden hidayete kavuşturması için gönderilen Sâlih’i yalancılıkla suçlayarak aksini kanıtlaması için mûcize göstermesini istediler (bk. Şuarâ 26:154). Sâlih de “Size rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da size bir mûcize olarak Allah’ın şu devesidir” dedi. Kur’an-ı Kerîm’de fazla bilgi bulunmayan bu mûcize hakkında tefsirlerde ayrıntılı bilgi veren uzun rivayetler kaydedilirse de (Taberî, VIII, 224-225; Râzî, XIV, 162) Kur’an-ı Kerîm’e, sahih hadislere ve güvenilir vesikalara dayanmayan bu rivayetlerin doğruluğu şüphelidir. Hz. Sâlih, çok özel bir yaratık olduğu anlaşılan bu deveye ilişmemeleri, kötülük etmemeleri hususunda kavmini uyarmış; ayrıca Allah’ın kendilerine lutfettiği bazı nimetleri sıralayarak bunları hatırda tutmalarını ve ülkede karışıklık çıkarmamalarını, zihinleri bulandırmamalarını istemiştir.
Mehmet Okuyan
Semûd’a da kardeşleri Salih’i (göndermiştik de onlara) şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için O’ndan başka ilah yoktur. Elbette size Rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir. İşte Allah’ın şu devesi sizin için bir delildir. Onu bırakın da Allah’ın (yarattığı bu) toprakta yesin (otlasın). Ona hiçbir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem verici bir azap yakalar.
[Nâkatullâh] ifadesi “Allah’ın devesi” demektir. Hayvan haklarını ve kamu hakkını temsil etmektedir. Ayette bir delil olarak bahsedilen bu özel deveye tabiatta beslenirken hiçbir şekilde dokunulmaması, aksi takdirde korkunç bir azabın gelebileceği haber verilmektedir.,Benzer mesaj: Hûd 11:64.
Bayraktar Bayraklı
Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz. O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mûcize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakınız, Allah'ın arzında otlasın; ona kötülük etmeyiniz, sonra sizi elem verici bir azap yakalar.”
Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik: “Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabb'inizden açık kanıt geldi. İşte şu Allah'ın dişi devesi¹ size bir âyettir.² Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi can yakıcı bir azâp yakalar.” dedi.
1- Herhangi bir kimseye ait olmayan, toplumun ortak malı olan. Sahibi toplum olan, deve. 2- Göstergedir.
Ahmet Akgül
Semud (toplumuna da) kardeşleri Salih'i (gönderdik. Salih onlara) : "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir: Allah'ın bu dişi devesi size bir belgedir; onu salıverin de Allah'ın Arz’ında otlasın, ona bir kötülükle dokunmayın, sonra sizi acı bir azap yakalar (sakın nefsinize ve şeytani heveslerinize kapılmayın) " diye (uyarmıştı).
Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. Ey kavmin dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil gelmiştir, işte şu Allah'ın mahluku dişi deve, size bir mucizedir o. Bırakın da Allah'ın yarattığı yeryüzünde otlayıp dursun ve ona kötülükle dokunmayın, sonra sizi elemli bir azaba uğratır.
Semûd kavmi, Ad kavminden sonra hüküm süren bir kavimdir.
Abdullah Parlıyan
Ve Semûd toplumuna da, kardeşleri Salih'i gönderdik. “Ey kavmim” dedi. “Yalnızca Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka gerçek ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge de gelmiştir. İşte size bir alamet olmak üzere Allah'ın devesi… Öyleyse bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın, ona fenalıkla dokunmayın; değilse acıklı bir azap sizi yakalar.
Semûd kavmine de soydaşları-kardeşleri Sâlih'i özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Sâlih:
“Ey kavmim, Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edin. Ondan başka ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden peygamberliğimin tasdiki ile ilgili açık hak bir delil gelmiştir. O da, sizin için bir mûcize olan Allah'ın şu dişi devesidir. Bırakın onu, Allah'ın arazisinde yesin içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Sonra siz can yakıp inleten müthiş bir azâba dûçar olursunuz." dedi.
Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. O onlara şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir belge geldi. Şu Allah'ın devesi sizin için bir mucizedir. Onu kendi haline bırakın Allah'ın toprağında otlasın ve ona bir kötülükte bulunmayın. Yoksa sizi acıklı bir azap yakalar.
Semud (halkına da) kardeşleri Salih'i (elçi olarak gönderdik. Salih:) 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir: Allah'ın bu dişi devesi size bir belgedir; onu salıverinde Allah'ın arzında otlasın, ona bir kötülükle dokunmayın, sonra sizi acı bir azab yakalar' dedi.
Semûd (kavmine) de kardeşleri Salih'i (gönderdik) O, Kavmine şöyle dedi: “-Allah'a ibadet ve itaat edin. Ondan başka hiç bir İlâhınız yoktur. İşte size, Rabbinizden açık bir mucize geldi. Şu Allah'ın dişi devesi, size peygamberliğimi isbat eden bir mucize ve alâmettir. Onu bırakın. Allah'ın arzında otlasın. Ona bir fenalıkla dokunmayın ki, sonra acıklı bir azaba uğrarsınız.
Semud kavmine de kardeşleri Salih’i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka ilahınız yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil geldi. İşte Allah’ın bu devesi, sizin için bir mucize olarak duruyor. Bırakın Allah’ın meralarında otlasın. Ona kötülükle dokunmayın, elem verici bir azap sizi yakalar.
Semûd'e de, kardeşleri bulunan Salih'i göndermişiz, o dedi ki: «Ey ulusum! Allah'a tapasınız, ondan özge size hiçbir Tanrı yok, size Tanrı katından açık bir belge geldi, işte bu, Allahın dişi devesi, sizin için bir belgedir, ona ilişmeyiniz, yeye Allahın yeryüzünde o, ona bir kötülük yapmayasınız, acıklı azaba yakalanırsız
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i (elçi olarak görevlendirdik). Dedi ki: “Ey kavmim! (Yalnızca) Allah'a kulluk edin. (Zira) sizin O'ndan başka ilahınız yok. Bakın size Rabbinizden açık bir mucize gelmiştir. İşte şu; Allah'ın devesi. Bu sizin için bir delildir. Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”
Bkz. 11:64, 17:59, 26:155, 54:27-28Semud kavmi, Ad kavminden az bir zaman sonra gelmiş ve Ad kavminin topraklarına sahip olmuş saygın bir toplumdur. Öyle ki; eski Yunan ve Rum tarihçileri de Semud halkından bahsederler. Söylendiğine göre; Kuzeybatı Arabistan’da Hicr denilen bölgede yaşamış bu insanlar, Salih Peygamberden bir mucize isteyerek: “Eğer sen gerçekten peygambersen bizim için Allah’tan dişi bir deve iste” dediler. Salih peygamber de dua etti ve Kamer suresinin 54:27. ayetinde ifade buyrulduğu gibi Allah da onlara dişi bir deve gönderdi. Bu mucize karşısında inananlar olduysa da Hakkı inkâra şartlanmış olanlar inanmadılar. Hz. Salih deveye dokunmamalarını istedi ama onlar inadına deveyi ayaklarını keserek öldürdüler. Hz. Salih’in Kur’an’da muhtelif yerlerde sözü geçen bu sahipsiz hayvana kavminin iyi davranması yönündeki özel ısrarı; zayıf durumda olan herkese kaba kuvvet kullanan despot ve bozguncu kavminin kalplerinin yumuşaması, küstahlıklarının azalması yönünde bir gayreti olduğunu göstermektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Semud milletine de kardeşleri Salih'i gönderdik. "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur. Rabbinizden size bir belge geldi: Allah'ın bu dişi devesi size bir delildir, onu bırakın, Allah'ın toprağında otlasın; ona kötülük etmeyin, yoksa can yakıcı azaba uğrarsınız.
Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mucize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, (içsin); ona kötülük etmeyin; sonra sizi elem verici bir azap yakalar.
Semûd Kavmi’ne kardeşleri Salih (a.s.) peygamber olarak gönderilince, dediler ki: «Eğer sen hakikaten bir peygamber isen dua et de şu taşın içinden bir dişi deve çıksın. O zaman senin peygamber olduğuna inanırız.» Hz. Salih de dua etti, o taşdan istedikleri gibi bir deve çıkıverdi. Bu mucizeyi görenlerden bir kısmı ona iman etti, diğerleri ise kâfirliklerinde devam ettiler. Hz. Salih kavminden, deveye dokunmamalarını, devenin serbestçe yeyip-içip dolaşmasını istediği halde onlar deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Bunun üzerine Salih Peygamber bulunduğu bölgeden hicret etti, kavmi ise şiddetli bir deprem ile helâk oldu.
Edip Yüksel
Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Rabbinizden, size bir beyyine (kanıt) gelmiştir. Şu ALLAH'ın devesi sizin için bir işaret olacaktır. Onu bırakın, ALLAH'ın toprağında otlasın. Ona bir zarar vermeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalar."
Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mucizedir; bırakın onu Allah'ın yeryüzünde yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azap yakalar."
Semûd kavmine de kardeşleri Salih Peygamberi, ey kavmim! Dedi: Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilâhınız daha yok, işte size rabbınızdan açık bir mu'cize geldi, bu, Allahın nâkası size bir âyet, bırakın onu Allâhın Arzında otlasın, sakının ona bir fenalıkla dokunmayın ki sonra elîm bir azâba uğrarsınız
Semud (kavmine) de kardeşleri Saalihi (gönderdik). De ki: «Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Size Rabbinizden apaçık bir mu'cize gelmişdir. İşte size bir alâmet olmak üzere Allahın şu dişi devesi! Onu (kendi haaline) bırakın, Allahın arzında otlasın. Ona bir fenalıkla dokunmayın. Sonra sizi acıklı bir azâb yakalar».
Semûd (kavmin)e de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a ibâdet edin; sizin için O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur! Doğrusu size Rabbinizden apaçık bir mu'cize gelmiştir. (İşte) bu, size bir mu'cize olarak, Allah'ın dişi devesidir; o hâlde onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin); ve ona bir kötülükle dokunmayın; yoksa sizi (pek)elemli bir azab yakalar!”
Semud kavmine de kardeşleri Salih’i elçi olarak gönderdik. Kavmine dedi ki “Ey kavmim! Sizin için Allah tan başka hiç bir ilah yok. Rabbinizden size apaçık deliller gelmiştir. (İşte bu ayetlerden birisi) Şu Allah’ın devesi sizin için nişanedir. Onu bırakın Allah’ın arzında otlasın, kesinlikle bu deveye kötü niyetle dokunmayın. O zaman sizi can yakıcı bir azap yakalar.
Semud kavmine de kardeşleri Salih/i gönderdik. Salih onlara dedi ki: Ey kavmim! Tanrıya tapın, ondan başka sizin için tapacak yoktur. Size Rabbiniz tarafından aşikâr bir mucize gelmiştir.. Size bir alâmet olmak üzere işte Tanrının dişi devesi. Siz onu bırakın da Tanrının yerinde ot yesin. Ona kötülükle dokunmayın, yoksa acıklı bir azaba giriftar olursunuz»;
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a ibadet edin, sizin için O'ndan başka ilâh yoktur. Rabbinizden size bir belge (mucize) geldi: Allah'ın bu dişi devesi size bir delildir. O halde onu bırakın da Allah'ın toprağında otlasın ve de ona sakın bir kötülükle dokunmayın; yoksa elem verici azaba uğrarsınız.”
Sonra Semud halkına, kardeşleri gibi yakından tanıdıkları soydaşları Sâlih’i elçi olarak görevlendirdik. Sâlih, “Ey halkım!” dedi, “Allah’a gönülden boyun eğin ve yalnızca O’na kulluk edin! Zira sizin, O’ndan başka otoritesine kayıtsız şartsız boyun eğeceğiniz bir efendiniz, bir ilâhınız yoktur!” “Bakın,Rabb’inizden size, benim Peygamberliğimi kesin olarak ispatlayan apaçık bir mûcize gelmiş bulunuyor: Allah’ın sizi sınamak üzere gönderdiği şu devesi, sizin için hem dürüstlük ve samîmiyetinizi sınayan bir imtihân, hem de gerçek Peygamberi tanımanızı sağlayan apaçık bir mûcizedir! Bu sahipsiz deveye karşı tavrınız, kaba kuvvete baş vurarak zayıf ve çaresiz insanları ezme huyundan vazgeçip geçmediğinizi ortaya koyan bir ölçü olacaktır. O hâlde bırakın onu, Allah’ın arzında serbestçe otlasın ve sakın ona bir zarar vermeye kalkmayın, aksi hâlde can yakıcı bir azap sizi yakalayacaktır!”
Semûd’e de kardeşleri Salih’i (rasûl gönderdik).
Dedi ki:
-“Ey kavmim!
Allah’a kulluk edin! Sizin için O’nun dışında hiçbir ilah yoktur.
İşte size rabbinizden bir açık belge / beyyine geldi.
Bu, sizin için bir âyet olarak Allah’ın devesidir.
Onu bırakın; Allah’ın arazisinde yesin!
Ona kötülük etmeyin! Yoksa sizi acıveren bir azap yakalar”.
Semûd (toplumuna1 da) kardeşleri Salih’i (gönderdik. O, toplumuna): “Ey kavmim! (Yalnız) Allah’a kul olun, sizin için Ondan başka bir ilâh yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir mûcize geldi. İşte Allah’ın (yarattığı) şu deve, sizin için bir mûcizedir. Onu serbest bırakın, Allah’ın arzında (dilediği gibi) yesin ve (sakın) ona kötülük niyetiyle dokunmayın. (Eğer onu öldürürseniz) sizi acıklı bir azap helâk ediverir.”2 dedi.
1 Semûd Kavmi: Salih (a.s.)’ın peygamber olarak gönderildiği, Hicaz ile Suriye arasında (Medâin-i Sâlih veya Hicr denilen) Vadi’l-Kura’da yaşamış olan, eski bir Arap kabilesidir. Kur’an-ı Kerim’de bu kabilenin ismi yirmi altı yerde geçmektedir. Semûd kavmi, Ad kavminden sonra Allah’a isyan edip, küfre saparak, putlara tapmaya başlamış, ancak peygamberleri Salih (a.s.)’a kavmin ezilenlerinden az bir topluluk îman etmişti. Bu toplum, dünyevî makam ve zenginliklerinden ve sanatı putlaştırmalarından dolayı kendilerinin, diğer insanlardan üstün olduklarını zannediyorlardı. Bunlar kayaları oyarak mükemmel evler inşa ediyorlardı. (Bu toplum helak olmasına rağmen evleri hala sağlam bir vaziyette durmaktadır. Bazıları Ürdün sınırları içerisindeki “Petra” denilen yerin Semud kavminin şehirleri olduğunu söylese de bu doğru değildir.) Salih (a.s.)’dan bir mûcize istediler ve “Ey Salih! Bize şu kayadan bir deve çıkar. Eğer bunu yaparsan sana iman edeceğiz” dediler. Allah onlara mûcize olarak kayanın içerisinden yarattığı bir deveyi gönderdi ve içme suyunun mûcize deve ile insanlar arasında nöbetleşe kullanılacağını, bildirdi. Semud kavminin Salih (a.s)’ın davetine duydukları düşmanlık ve kinleri artınca, deveyi öldürmeyi planladılar. Salih (a.s), gördükleri mucizeye rağmen iman etmekten kaçınan kavmine eğer böyle bir iş yaparlarsa helâk edilecekleri uyarısında bulundu. Ancak onlar, onun bütün uyarılarına kulak tıkayarak deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları yüzünden onları kırıp geçirerek yerle bir etti’ (Şems: 14). (Kamer: 28) Salih (a.s.) ve beraberinde bulunan mü’minleri Allah bu azaptan korudu. 2 Bk. (Hûd: 64, Şuara: 155, Şems: 13)
Muhammed Esed
VE SEMÛD [toplumuna da] kardeşleri Salih'i [gönderdik]. 56 “Ey kavmim!” dedi, “Yalnızca Allah'a kulluk edin; O'ndan başka tanrınız yok. Rabbinizden işte apaçık bir kanıt geldi size: “Allah'a ait olan bu dişi deve bir nişanedir sizin için: öyleyse bırakın onu Allah'ın arzında otlasın ve sakın dokunmayın ona; yoksa çok can yakan bir azap yakalar sizi. 57
Ve Semud kavmine de içlerinden biri olan Salih’i gönderdik, dedi ki: – Ey kavmim, yalnız Allah’a kulluk edin. Zira sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Doğrusu Rabbinizden apaçık bir belge gelmiştir. İşte bu, Allah’ın devesi, sizin için bir ayettir/mucizedir. Bırakın onu Allah’ın arazisinde otlasın, sakın ona bir zarar vermeyin. Yoksa sizi acıklı bir azap yakalar. 11/61
SEMUD’A[1208] da soydaşları Sâlih’i (gönderdik). “Ey kavmim!” dedi, “Yalnızca Allah’a kulluk edin! Sizin O’ndan başka ilâhınız yok. Doğrusu Rabbinizden size açık ve net bir belge gelmiştir: İşte Allah’ın devesi;[1209] sizin için bir delildir: O hâlde bırakın onu, (Allah’ın devesi) Allah’ın arzında otlasın ve sakın ona bir kötülük yapayım demeyin! Yoksa size elem veren bir azap dokunur.
Mustafa İslamoğlu A'raf Suresi 73. Ayet Açıklaması
[1208] ‘Âd ve Semûd’un birlikte anılmasıyla ilgili bkz: 89:6, not 9.
[1209] “Allah’ın devesi”, âyetin devamındaki “Allah’ın arzı” veya “Allah’ın evi” ile aynı vurguya sahiptir. Esasen özel mülkiyet olmayıp kamu malı olduğunu gösterir. Bu uygulamanın cahiliyye Mekke’sinde nasıl bir sahte kutsallık icadına dönüştüğü Mâide 103’te dile getirilmiştir (5:103’ün notuna bkz). Bu devenin bir sınav nesnesi kılınması ile ilgili bkz: 54:27.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Semûd kavmine kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim Allah'a ibadet ediniz. Sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Sizlere muhakkak ki, Rabbiniz tarafından apaçık bir bürhan gelmiştir. İşte Allah'ın şu devesi sizin için bir âyetir. İmdi onu bırakınız, Allah'ın arzında otlasın ve ona bir kötülükle dokunmayınız. Sonra sizi çok şiddetli bir azap yakalar.»
Semud halkına da içlerinden biri olan kardeşleri Salih'i gönderdik. “Ey benim halkım! ” dedi, “yalnız Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. İşte size Rabbinizden açık bir delil, bir mûcize geldi. İşte Allah'ın devesi de size bir âyet! Onu kendi haline bırakın, Allah'ın diyarında otlasın, sakın ona bir fenalık yapmayın. Yoksa sizi acı veren bir azap yakalayıverir. ” [11, 64; 17, 59; 26, 155; 54, 27-28]
Semud, Âd kavminden sonra Arabistan’da en yaygın halktır. Eski Arap şiirinde olduğu gibi, Eski Yunan ve Rum tarihçi ve coğrafyacıları da Semud halkından bahsederler. Bu kavim kuzeybatı Arabistan’da Hicr denilen bölgede otururdu. Başkentleri şimdi, Medayin Salih adı ile anılmaktadır. Bu halkın tepelerde oydukları taş evler, bu güne bile ulaşmıştır. Kur’ân’ın geldiği sırada Mekkeliler Şam’a ticaret için giderken, Hicr kalıntılarının yanından geçiyorlardı. Bir defasında Hz. Peygamber (a.s.) ashabı ile oradan geçerken: “Burası Allah’ın gazabı ile helâk olan bir halkın diyarı idi. Siz de buradan tiksinerek geçin. Burası eğlenecek değil, hüzünlenecek bir yerdir.” deyip oradan çabuk ayrılmayı tavsiye etmiştir.
Süleyman Ateş
Semud(kavmin)e de kardeşleri Salih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mu'cizedir; bırakın onu Allah'ın arzından yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azab yakalar."
Semud halkına da kardeşleri Salih’i elçi gönderdik. Dedi ki “Ey halkım! Allah’a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Bakın, size Rabbinizden mucize olmak üzere bir belge geldi. İşte Allah’ın dişi devesi; bırakın Allah’ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın, yoksa sizi acıklı bir azap çarpar.
Semûd kavmine de kardeşleri Salihi gönderdik. (Salih, onlara) dedi ki:-Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. İşte Rabbinizden kesin bir delil: Bu, Allah'ın dişi devesi, sizin için bir mucizedir. Onu bırakın, Allah'ın toprağında otlasın, ona bir kötülük etmeyin. Sonra sizi acı bir azap yakalar.
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. O da “Ey kavmim,” dedi. “Yalnız Allah'a kulluk edin; çünkü sizin ondan başka tanrınız yoktur. Rabbinizden size bir delil geldi. İşte şu Allah'ın devesi size bir âyettir. Onu kendi haline bırakın, Allah'ın toprağında otlasın. Sakın ona kötü bir niyetle el sürmeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalayıverir.
Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Size Rabbinizden bir beyyine/açık bir kanıt gelmiştir. İşte şu; Allah'ın devesi. Sizin için bir mucize. Rahat bırakın onu, Allah'ın toprağında otlasın. Kötü bir niyetle dokunmayın ona. Yoksa korkunç bir azap yakalar sizi."